Şirketiniz için teklif alın

Bu form üzerinden hassas bilgileri (kredi kartı numarası, şifre, vb.) kesinlikle paylaşmayın.

  • Psikologca
  • Blog
  • Savunma Mekanizmaları ve Kişilik Organizasyonları: Kernberg Perspektifi
Psikoloji

Savunma Mekanizmaları ve Kişilik Organizasyonları: Kernberg Perspektifi

Psk. Hamide Güven 1 Şubat 2026
Savunma Mekanizmaları ve Kişilik Organizasyonları: Kernberg Perspektifi

Savunma mekanizmaları, kişinin karşılaştığı durumlarla baş edebilmek için bazen bilinçli, çoğu zaman ise bilinçdışı olarak kullandığı psikolojik araçlardır. Bu savunmalar, bireyin en erken dönemlerinden itibaren gelişmeye başlar. Başlangıçta kişiyi dış tehditlerden korumak, ambivalansla başa çıkmak ve yoğun stresi düzenleyebilmek amacıyla kullanılan savunma mekanizmaları, birey için işlevseldir. Ancak gelişimsel olarak yeni dönemlere geçildikçe, kişinin erken dönemlerde kullandığı ilkel savunmaların yerini daha olgun savunmalarla değiştirememesi, günlük yaşamda çeşitli güçlüklerine yol açabilir. Bu durum, ilişkilerde tekrar eden çatışmalar, duygulanım düzenleme güçlükleri ya da benlik algısında kırılganlık şeklinde kendini gösterebilir.

Otto Kernberg’e göre savunma mekanizmaları, bireyin içsel çatışmalarla ve yoğun duygulanımlarla baş etme biçimini yansıtmakla kalmaz; aynı zamanda kişinin kişilik organizasyonu hakkında da önemli ipuçları sunar. Kernberg, kişilik organizasyonlarını temelde sağlıklı, nevrotik, borderline ve psikotik düzeyler üzerinden ele alır ve savunma mekanizmalarını da bu yapılar çerçevesinde değerlendirir.

Sağlıklı/Olgun Savunma Mekanizmaları

Kişinin gerçeklikle bağını koparmadan duygulanımını düzenleyebilmesini sağlar. Otto Kernberg’in tanımladığı sağlıklı kişilik organizasyonunda benlik bütünlüğü korunmuştur. Kişi kendisini ve başkalarını iyi ve kötü yönleriyle birlikte algılayabilir. Ambilavansa karşı kişi daha esnektir. Bu düzeyde kullanılan savunmalar da esnek, uyum sağlayıcı ve işlevseldir.


Sublimasyon, mizah, özgecilik ve bilinçli bastırma (baskılama/supression) gibi olgun savunmalar; toplumsal olarak kabul görülmeyen, kişide suçluluk gibi istenmeyen duygular uyandıran dürtü ve duyguların daha kabul edilebilir yollarla ifade edilmesine olanak tanır. Örneğin kişi duygusal olarak zor bir dönemden geçmesine rağmen çalışması gereken önemli bir sınavı olması durumunda yaşadığı olumsuz durumu bilinçli olarak sonraya erteleyebilme kapasitesine sahiptir. Bu duygulanımı erteleyebilme durumu baskılama ile ilişkilendirilir.

Nevrotik Savunma Mekanizmaları

Bireyin gerçeklikle bağını hala koruduğunu görürüz. Kişinin işlevselliğinde spesifik bazı alanlar dışında herhangi bir bozulma görülmez. Otto Kernberg’e göre bu düzeyde benlik bütünlüğü temelde korunmuştur. Kişi kim olduğu ve başkalarının kim olduğu konusunda genel bir sürekliliğe sahiptir. Ancak kabul edilemeyen bazı dürtü ve duygular doğrudan yaşanmak yerine bastırılır ya da dolaylı yollarla ifade edilir.


Bastırma (Repression), yer değiştirme, yalıtma ve karşıt tepki oluşturma gibi savunmalar nevrotik düzeyde sıklıkla kullanılan savunmalardır. Birey yoğun kaygıdan geçici olarak korusa da duygularını yaşanmakta zorluk yaşar. Bunun sonucunda bedensel yakınmalar, takıntılı düşünceler ya da ilişkilerde tekrar eden çatışmalar ortaya çıkabilir. Nevrotik savunmalar, işlevselliği tamamen bozmaz fakat bazı alanlarda kişilik katılığı yaşandığı gözlemlenir. Bu düzeydeki kişiler için terapistin görevi kişinin deneyimlemekten kaçındığı bastırılan duygu, düşünce ne ise onunla kişinin yüzleşmesini sağlamaktır.

Borderline Düzey Savunma Mekanizmaları

Benlik bütünlüğünün kırılgan olduğu ve duygulanımların yoğun biçimde yaşandığı kişilik organizasyonlarında görülür. Otto Kernberg’e göre bu düzeyin en ayırt edici özelliği, ilkel savunmaların baskınlığı ve kendilik ile nesne temsillerinin bütünleşememiş olmasıdır. Bölme, idealizasyon ve değersizleştirme, yansıtmalı özdeşim ve kısmi inkâr bu düzeyde sıklıkla kullanılan savunmalardır.


En ayırt edici savunma olan bölme savunması ile birlikte kişi kendisini ve başkalarını aynı anda hem iyi hem kötü özellikleriyle algılamakta zorlanır; bunun yerine ilişkiler hızlı biçimde “tamamen iyi” ya da “tamamen kötü” olarak deneyimlenir. Bu durum, kişilerarası ilişkilerde ani yakınlaşmalar ve keskin kopuşlar, yoğun öfke patlamaları ya da terk edilme korkuları şeklinde kendini gösterebilir. Borderline savunmalar, bireyi yoğun kaygı ve dağılma tehdidinden korumaya çalışsa da, uzun vadede duygulanım düzenleme güçlüklerine ve ilişkilerde tutarsızlık ve istikrarsızlığa yol açar. Bu düzeydeki kişiler için öncelikli amaç kişinin bölmesinin kapanması için çalışmalar yapılmasıdır. Kişinin dünyayı daha bütünlüklü algılaması hedeflenir.

Psikotik Düzey Savunma Mekanizmaları

Benlik bütünlüğünün ciddi biçimde tehdit altında olduğu ve gerçeklik testinin bozulduğu kişilik organizasyonlarında görülür. Otto Kernberg’e göre bu düzeyde savunmaların temel işlevi, benliğin dağılmasını ve yoğun içsel kaosu engellemeye çalışmaktır. Psikotik düzeyde belirgin olan özellik kişinin sağlıklı savunmalara sahip olmayışıdır. Borderline düzey ile de bu noktada ayrılır.


Borderline düzeyde kişi yoğun olarak ilkel savunmalar kullansa da olgun savunmalardan da yoksun değildir. Fakat psikotik düzeyde kişi sadece ilkel savunmaları kullanmaktadır. Kernberg bu düzeydeki bireylerle çalışırken öncelikle benlik bütünlüğünü desteklemeyi ve gerçeklik testini güçlendirmeyi hedefler. Savunmaların doğrudan kaldırılmaya çalışılması veya yorumlanmasından ziyade yapılandırıcı ve destekleyici bir çerçeve sunmayı tercih eder.

Sayfa içeriği yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka bir uzmana başvurunuz.

Psikoloğa Ücretsiz Danış
İyi olmak hepimizin hakkı. Bir soru sorarak başlayabilir, psikoloğumuza ücretsiz danışarak yoluna ışık tutabilirsin.
Psikoloğa Soru Sor!

Etiketler:

savunmalar
kernberg
kişilikörgütlenmeleri
nevrotik
psikotik
savunmamekanizmaları
splitting
repression
borderline

Kaynaklar

Kernberg, O. F. (1975). Borderline conditions and pathological narcissism. Jason Aronson. Kernberg, O. F. (1984). Severe personality disorders: Psychotherapeutic strategies. Yale University Press. Kernberg, O. F. (1996). A psychoanalytic theory of personality disorders. In J. F. Clarkin & M. F. Lenzenweger (Eds.), Major theories of personality disorder (pp. 106–140). Guilford Press. Clarkin, J. F., Yeomans, F. E., & Kernberg, O. F. (2006). Psychotherapy for borderline personality: Focusing on object relations. American Psychiatric Publishing. McWilliams, N. (2011). Psychoanalytic diagnosis: Understanding personality structure in the clinical process (2nd ed.). Guilford Press.