Psikolojik Destek ve İyi Oluş Platformu
Zihinsel sağlığınıza dair sorulara uzman psikologlardan yanıt alın. Psikolojik desteğin en ulaşılabilir adresindesiniz.
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Filtrele
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Mesafeli olmam gerekiyor
Merhabalar. Çok çekici bir kadınım. Hayatıma giren erkek inanılmaz mutlu oluyor ama 1 ay sürüyor ve sonra ilgi yok. İlk başta asla fazla ilgi vermiyorum ama verince uzaklaşıyorlar. Dengeyi sağlamak çok zor. Ne yapmalıyım. Şu anki ilişkimdeki adam beni uzun zamandır istiyordu ama ben kaçıyordum. Elde edince mücadele etmiyor. Evli bir de ayrılmak istedim ama olmuyor. Yardımcı olun lütfen. 🙏 Teşekkürler 🙏
Arkadaşlık ilişkilerinde neden aynı karşılıgı göremiyorum
Merhaba, sevdiğim insanlara karşı kendimden bile daha çok değer verip daha çok sevgi gösteriyorum ve bu sevginin karşılığını alamıyorum. İlişkiler karşılıklıdır ama ilişkide hep çok değer veren, çok seven ve ilişkiyi sürdürmeye çalışan ben oluyorum. Arkadaşım hiç yok ve arkadaşlarım dostum diyebileceğim insanlar olsun istiyorum ama hep kullanılan taraf ben oluyorum ve karşı tarafa gösterdiğim sevgiyi ben alamıyorum, hissedemiyorum. Herkesin sevgi gösterme biçimi farklıdır ama ben karşı tarafa sevgi gösterdiğim zaman, karşı tarafın da bana, mesela beni sevdiğini söylemesini, bana sarılmasını ve bana değer verdiğini hissettirmesini istiyorum. Hep kullanıldım, sevgim suiistimal edildi, arkamdan konuşuldu, saf, aptal, salak yerine konuldum. Bu yüzden arkadaş edinmek istemiyorum ama bir yandan da sosyalleşmek istiyorum. Şu an iki tane yakın kız arkadaşım var ve onları artık yakın arkadaşım olarak görmüyorum. Çok hayal kuran bir insanım, kafamdaki arkadaşlığı bulabilir miyim, sizce? İyi düşünmek ve umudumu kaybetmek istemiyorum. Kafamdaki arkadaşlığı bulmak için dualar ediyorum. Hayal ettiğim arkadaşlığı bir türlü bulamadım ve bulamayacağım gibi de hissediyorum. Bu histen nasıl kurtulurum? Dediğim gibi, hayalimdeki arkadaşlığı yaşamak istiyorum ve beni seven, bana değer veren insanlar olsun istiyorum. Çünkü artık arkadaşlık ilişkilerimde kullanılan taraf olmaktan bıktım. Diyalog kuramadığım ve özgüvensiz olduğum için insanlarla konuşmaya çalıştığımda çekingenliğimden dolayı zorlanıyorum. Acaba nasıl sohbet başlatabilirim diye düşünüyorum. Kendimi çok yalnız hissediyorum ve bu yalnızlık hissinden bıktım. Kendimim zaman konuşabileceğim arkadaşlarım olsun istiyorum. İnsanlar tarafından çok sevilmek, çok değer görmek ve bu sevgiyi hissetmek istiyorum. Sevd kötü hissettiğiiğim insanlara onları sevdiğimi, benim hayatımdaki yerlerini, bana verdikleri değeri söylüyorum ve karşı taraftan da bunu bekliyorum. Sevdiğim insanlar tarafından güzel sözler duymak istiyorum. Beni sevip sevmediklerini bilmek ve onların hayatındaki yerlerini görmek istiyorum. Bana sarılmalarını istiyorum; sarılmak iyi geliyor. Ne yapmalıyım, hiç bilmiyorum ve karşı taraftan sevgi göremediğim için çoğu arkadaşlığımı bitirdim. Ne yapmalıyım, yardımcı olursanız çok sevinirim. Şimdiden teşekkürler.
Bu durumda ne yapmalıyım
Merhaba, insanlar ilişkilerde iyileşir derler. Ben olan neşemi de kaybettim. Bir ilişki yaşadım, onlara içimi açtım. Beni hep yargıladılar. En yakın arkadaşımın zamanında ilişkisinde çok yanlış şeylere şahit olan ama çocuğuna kadar yanında olan biriydim. Bu kişi yakın arkadaşımın grubundandı. O ilişkide güvenim o kadar zedelendi ki yine kaldım. En son o ayrıldı. Çünkü ben çok bağlandım; kendi hayatımda da anksiyete bozukluğu yaşıyordum. Hayatım ilerlemedi, eve kapandım. Yaşadıklarım beni kötü etkiledi. Arkadaş grubum onlardı ve onlara içimi, öfkem, açamıyordum, çünkü laf yiyordum. Diğer tarafta hemen kendini savunuyordu. İlişki bitince göndermeler yaptı; yine de dönmedim. Kendi hayatıma dönünce herkesten bir ima yedim. Onu arayınca da fedakârlık yapmadığım için doğru olan bu dedik; kendisi hep arayıştaydı. Ortaklarla buluşunca bana laf sokmaya başladıklarını gördüm, kendi hayatımı seçtiğim için. Kendimi açıkladıkça hep kötüye çektiler. Neden dönmediğimi anlatmaya başladılar. Ben de aynı şekilde cevap verince yakın arkadaşım beni kıskanç olarak, hasta olarak etiketledi; onları kıskandığım için laf soktuğumu sandı. Ona durumu anlattım, göndermeleri söyledim; o yüzden öfkeliyim, dedim. Haberim yoktu, dedi. İnandırıcı gelmedi, çünkü güvenim kaybolmuştu . Dertleşiyormuş gibi yapıp konuştuklarımı diğer tarafa attı. O kızı çıkarınca kıskanç diye repost attı, sonra bunları kaldırınca kendimi ispatlayamadım. Ona aynı şekilde karşılık verince de beni kötü bildiler. Ben onun özelini anlatmıyordum kimseye ama o beni hep rezil etti. İnsanlar mı yanlış ben mi sorunluyum
Kafamdaki düşünceleri yalnız olduğumda nasıl susturabilirim
Kendimi hiç iyi hissedemiyorum. Özellikle eve gelince tek kaldığımda kafamdaki düşünceler durmuyor, sürekli eskiden yaptığım hatalar geliyor aklıma. İçim daralıyor, kötü hissediyorum. Oturup ağlıyorum tek başınayken, iyi hissettiğim anlar olmuyo. Sadece kalabalıkla nörtlenebiliyor duygularım, yaptığım hataların sonuçları ve sorumlulukları hiç geçmeyecek, bitmeyecek gibi hissediyorum. Çok vicdan azabı çekiyorum. Her anlamda geçmiyor. Neredeyse iki ay oluyor, geçmiyor. İçimde hep böyle kötü his, üzüntü oluyor ve geçmiyor. Tam geçiyor diyorum, tekrar o içimde bir bunalım var, geçmiyor.
1 aydır isteksizlik, uyku artışı, ders yok. Depresyon mu? 3 somut çözüm?
1 aydır hiçbir şey yapmak istemiyorum. Ders çalışmıyorum, arkadaşlarımla konuşmak istemiyorum, ailemle bile iletişimim azaldı. Sürekli uyumak, telefonda vakit geçirmek ve yemek yemekle vakit geçiriyorum. Eskiden zevk aldığım şeyler artık boş geliyor ve kendimi kötü hissediyorum. Bu yüzden derslerim boş geçiyor, kendimi suçlu ve umutsuz hissediyorum. Eskiden yaptığım aktivitelerden keyif alamıyorum, motivasyonum tamamen kayboldu ve yalnız hissediyorum. , hiçbir şeyden keyif almıyorum.
Psikoloji mezuniyet sonrası gelişim süreci hakkında bilgi
Merhaba, Ben psikoloji bölümünde okuyorum ve mezuniyet sonrası kariyer yolumu daha bilinçli planlamak istiyorum. Bu yüzden size birkaç konuda danışmak istedim: - Mezun olduktan sonra klinik psikoloji alanına yönelmek istiyorum. Sizce yüksek lisans sürecine ne zaman ve nasıl hazırlanmalıyım? - Lisans sürecinde kendimi geliştirmek için özellikle hangi alanlara ağırlık vermeliyim? - Klinik psikoloji dışında bana alternatif olabilecek alanlar neler olabilir? (örneğin: endüstri, danışmanlık, akademi) - Yeni mezun bir psikolog olarak iş bulma süreci genelde nasıl ilerliyor? İlk iş deneyimi için neleri göze almak gerekir? - Danışan almaya başlamak için ortalama ne kadar deneyim ve eğitim gerekir? - Maddi açıdan kendini toparlama süreci genelde ne kadar sürer? Bu süreçte ek iş veya farklı alanlara yönelmek mantıklı mı? - Sizin geriye dönüp baktığınızda “keşke şunu daha erken yapsaydım” dediğiniz şeyler neler? - Bu alanda gerçekten başarılı olmak için sizi diğerlerinden ayıran en önemli özellik ne olmalı? Cevaplarınız benim için gerçekten çok yol gösterici olacak. Şimdiden çok teşekkür ederim.
Yetersizlik, anksiyete, birikmişlik
Ben hiçbir yere ait hissedemiyorum. Sanki herkes bu hayatta kendine bir yer bulmuş ama ben bulamamışım. Ne ailede, ne dostlukta, ne sevgide, ne de hayatta… hiçbir yerde tam olarak ‘buraya aidim’ diyemiyorum. Kendimi bazen sudan çıkarılmış bir balık gibi hissediyorum; yaşıyorum ama sanki bu dünyaya uyum sağlayamıyorum. Yoruldum. Çok yoruldum. Artık içimde bir şeylere tutunacak güç de kalmadı. Eskiden en azından bir hedefim vardı, bir şey için dayanıyordum. ‘Üniversite bitsin, sonra her şey düzelir’ diyordum. Ama şimdi ne hevesim kaldı, ne amacım, ne de içimde beni ayağa kaldıran bir şey. Kendimi başarılı hissetmiyorum, güzel hissetmiyorum, yeterli hissetmiyorum. Sanki elimde hiçbir şey yokmuş gibi geliyor. Bu da beni hem utandırıyor hem de insanlardan uzaklaştırıyor. İnsanlarla görüşmek istemiyorum, çünkü herkesin ağzında aynı soru var: ‘İş buldun mu? Çalışıyor musun?’ Ve ben bu soruların altında eziliyorum. Çünkü herkes bir yere varmış gibi, ben ise olduğum yerde kalmışım gibi hissediyorum. Korkularım yüzünden adım atamıyorum. Rezil olurum, utanırım, yapamam diye düşünüyorum. Hatta bazen dışarı çıkmak, markete gitmek, mahallede yürümek bile bana ağır geliyor. Sanki herkes bana bakıyor, herkes beni fark ediyor, herkes beni yargılıyor gibi hissediyorum. Bu yüzden yalnız kalmayı seçiyorum. Çünkü yalnızlık bazen insanlardan daha az yoruyor. Ama bu sefer de insanlardan kaçtıkça kendi kafamın içinde boğuluyorum. İlişkimde bile rahat değilim. Sevdiğim insan bana kötü davranmıyor, aksine beni motive etmeye çalışıyor, yanımda olmaya çalışıyor. Ama ben yine de içimdeki savaş yüzünden onu da kırıyorum. Küçücük şeyleri büyütüyorum, büyük tepkiler veriyorum, beynimde senaryolar kuruyorum ve sonra o senaryoların içinde ağlayıp üzülüyorum. Bana hiç ihanet etmemiş bir insan için bile, ‘ya bir gün ederse, ya beni bırakırsa, ya bir gün canımı yakarsa’ diye düşünüyorum. Ve bu düşünceler o kadar gerçekmiş gibi geliyor ki, sanki olmamış şeylerin acısını şimdiden yaşıyorum. En kötüsü de şu: Bunların birçoğunu istemiyorum ama yine de durduramıyorum. Yani mesele sadece üzgün olmak değil… ben sanki kendi zihnimin içinde sıkışıp kalmış gibiyim. Ve bazen gerçekten her şeyin bitmesini isteyecek kadar yoruluyorum. ”Ama asıl mesele şu ki, gerçekten hiçbir şey yolunda gitmiyor. Biz sevgili olalı üç yılı geçti, dördüncü yıla girdik ve bir ilişkimiz var. Maddi durum yüzünden evlenemiyoruz. Karşımdaki insanı suçlamıyorum, çünkü onun da hiçbir desteği yok, elinden geleni yaptı. Ne işim yolunda, ne aile içindeki durum, ne de hayat… Her tarafta sorun var. Annemle babam konuşmuyor, aynı evin içinde iki düşman gibiler. Babamın karakteri çok zor. Gözü döndüğünde her şeyi yapabilecek biri. Benim tutunacak hiçbir şeyim yok, dayanacak gücüm de kalmadı. Biliyor musun, gerçekten bugüne kadar çok istediğim bir şeyin tam anlamıyla olduğunu pek hatırlamıyorum. Olan şeyler de yarım yamalak oldu, yani tam istediğim gibi olmadı. Ben de bu hayatta kırılıyorum. Sanki hiçbir şey, hiçbir insan beni gerçekten görmüyor, beni duymuyor gibi hissediyorum. İnsan böyle nasıl yaşayabilir ki?”Lütfen bana iyi gelecek bir şey deyin onu yapayım.
Uzak mesafe
Erkek arkadaşımla uzak mesafe ilişkisi yaşıyoruz, fakat o cinsel ilişki yaşamak istiyor. Ben de istemediğimi söylediğimde, benden ayrılmak istediğini söylüyor. İlişkimiz 3 yıl oldu. Artık seni istiyorum, dedi ama benden ayrılır diye korkuyorum. Bana dedi ki, gelirsen seni kaçırırım ya da zorla yaparım, dedi. Ne yapacağımı bilmiyorum çok daraldım ayrılmak doğru bir seçenek mi Bilmiyorum ama evlenmeden cinsel birliktelik yaşamak istemiyorum bundan eminim kesinlikle ama ayrılır diye korkuyorum
Her şey beni çok etkiliyor herkes bana bakıyor gibi hissediyorum.
Kendimi o kadar sevmiyorum ki, kilolu olmam, 25 yaşında olmama rağmen hâlâ hiçbir işimin, başarımın olmaması beni artık çok utandırıyor. Her şey beni çok etkiliyor ve en küçük, en anlamsız şeyde bile ağlıyorum. Bir yere giderken, yolda yürürken sanki herkes bana bakıyor gibi hissediyorum. Kilomla, görünüşümle ya da konuşmamla dalga geçiyorlar gibi geliyor. Zayıflayamıyorum. Kötü hissettiğimde yemek yemek istiyorum. Ben kendimi güçlü, başarılı biri olarak görmek istiyorum. Ama artık her şeyden korkar oldum. Biriyle konuştuğumda sanki panik atak geçiriyorum heyecanlanıyorum ve kelimeleri yanlış söylemeye başlıyorum. Sürekli “ya bir şey olursa” diye düşünüyorum. Kafamda sık sık senaryolar kuruyorum ve bunlar çoğu zaman kötü düşünceler oluyor. Sonra da ağlıyorum. En küçük şeyi bile büyütüyorum. İçimde kin tutuyorum. Lütfen bana yardımcı olun
Sınav anında o sessizlikte aşırı stresli hissediyorum
Sınav anında o sessizlikte aşırı stresli hissediyorum. Sürekli bir hareket yapıyorsun, ses çıkaracak diye sınava odaklanamıyorum. Bir rezillik yaparım diye kafamda hep endişe oluyor. Sınava çok az kaldı ve aylardır bu endişe içindeyim. Denemede karnım guruldadı ve ondan sonra bu düşünceyi hiç atamadım kafamdan. Genelde olmuyor zaten ama hep ya olursa düşüncesi kafamdan cıkmıyor nasıl geçebilir bir öneri istiyorum teşekkürler