Psikolojik Destek ve İyi Oluş Platformu

Zihinsel sağlığınıza dair sorulara uzman psikologlardan yanıt alın. Psikolojik desteğin en ulaşılabilir adresindesiniz.

Soru sor
Filtrele
filtre ikon
Kategoriler

Filtrele

Soru sor
Filtrele
filtre ikon
Kategoriler
Psikoloji

Geçmişi unutamama problemi

Ben hep geçmişe takılı kalan biriyim önüme bakamıyorum eski hayatım, eski ortamlar eski arkadaşlarım hep aklıma geliyor yeni sayfalar açamıyorum, hayatımdan çıkan insanları bile çok özlüyorum yerlerini dolduramıyorum. Yeni insanları alabiliyorum ama onlar eskilerin yerini doldurmuyor. Bu kadar geçmişte yaşamak bana zarar veriyor beni unutmuş olabilecek insanları bile düşünmek beni takıntılı, küçük duruma düşürüyor gibi geliyor. Rüyalarıma giriyorlar ben istemesemde geliyorlar, belkide o insanları değil yaşanılan şeyleri özlüyorumdur bilmiyorum ama daha çok gencim 19 yaşında bir kızım belkide o yüzden böyle geliyordur. Geçmişi silip atmak düşünmemek istiyorum ne yapabilirim

Psikoloji

Yaşadığım sorunlar ne anlama geliyor

Merhaba, ben çok sessizim, hep evdeyim ve kaygı bozukluğu yaşayan biriyim. Kendimi zor durumlarda ifade edemeyip bazen içime kapanıyorum, hakkımı savunamıyorum. Sosyal bir ortamım olmadığı için de sessiz kalıyorum. Arkadaş ortamından biri doğum günü planı yaptı bana, ama hesabın hepsini erkek arkadaşım ödedi ve bana da 3 kere söyledi. Ben arkadaşımdan teşekkür etmesini istedim, arabulucu olmak için, ama bu o kadar yanlış anlaşıldı ki bunu siz aranızda halletmeliydiniz diyerek beni suçladı; suçlu ben oldum. Ben para istemiş durumuna düştüm. Erkek arkadaşım çok önemli değildi. Neden böyle bir şey yaptın? dedi. Bütün suç doğum günümde bana kaldı. Sonra ben hepsinden uzaklaştım, ayrıldık ve ben iyice içime kapandım, dönmedim o ilişkiye, hakkımda çok şeyler konuşulduğunu hissediyordum. Arkadaşımın düğün vs. her şeyinde yanındaydım, ona hediye almıştım; kalitesine bakıp alttan alta laf sokmaya başlamıştı. Güya doğum gününde ona bunu yaptım diye, o da bana karşılığında bu hediyeyi veriyor diye düşünüyordu. Bunun üzerine defalarca beni denemeye başladı; ortak arkadaşımız üzerinden neden görüşmüyorsun, kıskanıyor musun, tarzında laflar ortaya attı. Kırık cam teorisi gibi herkes o an bana yüklendi. Ben yönümü kaybetmiştim. Herkes bana yükleniyor ama kimse yanımda olmuyor. Aksine, beni yargılamaya başladılar. Hepsini çıkardım hayatımdan. Benim o kişiyle beraber olmak için arkadaşımı öne attığımı ileri sürdüler. Yönümü kaybettim. Bunları tasarladığımı ileri sürdüler. Ben bile kendimi sorgular hale geldim. Eksiğim yanlışım diye şimdi sosyalleşemeye korkuyorum

Psikoloji

Sevilme konusunu nasıl çözerim

Ben hep başkaları tarafından çok sevilmek istedim; herkes beni sevsin. Ailemden yeterince ilgi ve sevgi alamadım, belki de bundandır. Ama ne yazık ki bu kadar istediğim şeyi bir türlü elde edemedim. Sevdim, sevilmedim; beni seveni sevemedim; hep bir yerde sıkıntı oldu. Sevilmeye, aşka olan inancım yok oldu çünkü hiç sevilmedim. Çevremdeki kızların ilişkileri var ve benim olmayınca ben de eksik diyorum. Asıl sıkıntı, bu zamana kadar hiç sevgilim olmadı. 20 yaşındayım, illa olması gerekmiyor yani. Ama insan başkasında olup kendinde olmayınca acaba ben sevilmeyecek biri miyim, diyor. Kendimi yeterince beğenip sevmiyorum; dış görünüş olarak bundan da kaynaklı olabilir. Ama o sevilme duygusunu çok tatmak istedim; sırtımı yaslayabileceğim biri olsun. Ben kendi evimde bile kendime yük hissettim; belki de bu yüzden insanların kalbine girebilmeyi çok istiyorum. Olduğum hâlimle sevilmek, ama nasip olmadı; bazen hiç olmayacak gibi geliyor. Dışarıdan bakılınca bunlar çok saçma sorunlar gibi gelebilir, ama bence sevilmek insanın en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biridir. Hayatta sevilmeye olan inancımı kaybettim; hayalini kurduğum hiçbir şeyi yaşayamadım; sanki hiç yaşayamayacak gibi hissediyorum. Ne yapabilirim?

Aile

Geçmiş

Merhaba , 2017'de evlilik yaşadım ve 1 çocuğum var. Aldatılma olayıyla ayrılık gerçekleşti . Sonrasında hayatıma farklı birini aldım ve de uzun bir ilişkiye girdik nişanlılık arifesinde bana biriyle birlikte olduğunu belirtti ama ben bekaret var sanıyordum , sonra sorgulayarak daha başkasj diye 2 kişi daha olduğunu hata yaptığınu güvendiğini beni kaybetmekten korktuğu için anlatmadığını söyledi , sonra nişanlandık ama sorgulamalar devam etti derken eşim hamile kaldı ve hemen evlenmek durumunda kaldık , her sabah kalkınca bu durumu hatırlıyorum içim kötü oluyor vede sürekli nasıl oldu dürüst müsün artık tarzı haftafa 2 gün bu konuları konuşuyoruz . Hatırlamak bu konuları beni çok rahatsız ediyor ve de nasıl yapacağımı sorguluyorum. 3 benim için büyük bir rakam çünkü. Bu durumu atlatabilir miyim, duygularımı acaba baskılıyorum , kabul edemiyorum tarzında düşünmeye başladım . Nasıl bir yol izlemeliyim.

Psikoloji

Depresyon

Yaklaşık 2 yıldır redepra 30mg gece yatmama yardımcı olması için 50. mg misol kulanıyordum gündüzleri son 1 yıldır iki ilacı da yarıma düşürdüm çok harika gidiyordum her şey yoluna girmişti iyileşmiştim kamu dairesine atandım falan benim yılım oldu öyle diyeyim. Sonra Ailem artık sen iyileştin dediler bende kendime inanıyordum iyileştim diyordum misolu gündüz yarım kulandığım ilacı tam kestim son 1 buçuk aydır içmiyorum ardından 1 hafta sonrada redeprayı 1 gün iç bir gün içmeme usulüyle azaltım şu anda kendimi çok kötü hissediyorum şöyle diyeyim içimde ve yüzümde mutluluk adına bir şey kalmadı yüzüm sürekli kasılıyor sanki sinirlerim alınmış gibi uyuşuk bir yüzüm var bazen nefes alamıyorum geceleri tam uykuya dalarken aniden yataktan zıplıyorum uykuya bazen hiç dalamıyorum redeprayı içmediğim günler gün içinde hep içimde sıkıntı kaygı var hep of çekiyorum yüzümde kuruluk iştahsızlık kafamda hep bir ağrı her şeye sinirleniyorum uykudayken istemsizce hareketler yaşım 25 ben ne yaşadığımı bilmiyorum bana bir yol gösterin lütfen içime çok kapanığım ilaç içtiğim zaman ailem diyor iyileştin o ilaçlar zararlı kalp ritmini bozuyor vs. Diyorlar soldurtuyorlar içme diyorlar şimdi bu halimide böyle görünce ilacını içmeye devam et diyiyorlar bu sefer ben inatlaşıyorum içmiyorum ben eskiden çok neşeli yerinde durmayan enerjisi hiç bitmeyen birisiydim çok mutluydum şu anki mutsuzluğum beni bitiriyor

Psikoloji

bir insan hayatında kendısını bır yere neden koyamaz?

Kendimi hiç bir yere ait hissetmiyorum. Okulda ve evde sanki bir uçurumun kenarındayım. Elimden tutan kimse yok, tutmak isteyen de ben değilim. Artık böyle bir yaşam sürüyorum; duygularıma anlam veremiyorum. Her şeyle başa çıkmak beni yordu; bedenimi ve ruhumu tüketti. Artık duygularımı hissetmek istiyorum, bunları bastırmak istemiyorum. Peki, bunun için nasıl bir yöntem deneyebilirim? Hayatımı nasıl daha yaşanabilir hale getirebilirim? Ben de mutlu olmak, duygularımı hissetmek istiyorum. Bazı şeyler ile yüzleşmek istiyorum; ama nasıl?

Aile

Eşim sohbet amaçlı başka bir kadınla konuşmuş

Eşimle evlendik evleneli sorunlar yaşıyoruz ailesi yüzünden son zamanlarda kendi ailemin evine haftada bir küs gittim tartıştığımız için eşim de yakın zamanda ben yokken boşlukta olduğu için eski sevgilisiyle işi için biryerde denk gelmiş ve sonrasında numarasını bulup sohbet etmek için aramış kadın da evlisin konuşmayalım demiş ben bunu öğrendim boşanma dilekçesi verdim anlaşmalı imzaladık 3 hafta var mahkememize yanlış mi yapıyorum doğru mu yapıyorum bilmiyorum bir şans daha vermeli miyim?

Psikoloji

Hevessizlik

Hiçbir şeye bı hevesim kalmadı eskiden beni heyecanlandıran içime Umut olan şeylere bile hiçbir şeyin bi anlamı yok artık ot gibiyim ne heyecan ne sevinç sadece yaşıyorum ne yapicagimi da bilmiyorum birşey yapmaya da halim yok yoruldum artık sırf benim çabamla olucak şeye de Arzum yok kimse de çabalamiyor en kolayı beni suçlamak sanki herşey benim elimde kendime çok uzağım

Psikoloji

Uyuma sorunum var napmaliyim

Uyuyamıyorum keşke uyuyabilseydim fakat çok zor uykuya dalmakta zorlanıyorum ve uyumaya calısırken iskence gibi geliyor 3 saat falan geçiyo dalmak için çok yoruldum nası geçeceğini bilmiyorum surekli geç dalıp geç kalkmaktan nefret ediyorum çok büyük uyku sorunum var ve bu hayatımı mahvediyor napıcam bilmiyorum bıktım usandım keşke diğerleri gibi yatağa geçtiğim an uyuyabilseydim umarım çözebilirim ama sanmam çok denedim olmadı zor

Kaygı

şey sanırım tükenmişlik sendromu??

Her şey ikinci sınıfın bahar dönemi için yurda gitmemden yaklaşık 2 ay önce başladı. Bir yaz akşamı sokaktaki küçük çocukların beni de oyunlarına dahil etmek istemesiyle onlarla keyifli bir vakit geçirdim daha sonrasında akşam yemeği için hepimiz dağıldık. Ailem farklı bir şehirde yaşıyor bense doğup büyüdüğüm yerdeki evimizde tek başıma kalıyorum alt katımda da halam oturuyor. Konudan sapmayayım; O gün yeterince yorulduğum için dışarıdan bir şeyler sipariş etmeye karar verdim. Fakat tam o anda içime bir sıkıntı girdi üzerinden epey geçtiği için pek anımsayamıyorum ama muhtemelen geçmişimle ilgili bir şeyler düşünürken boşluğa kapıldım yine de tavuk dürüm siparişimi oluşturmaktan geri kalmadım. İçerideki hava son derece bunaltıcı olduğundan laptopumu da alıp bahçeye kuruldum daha sonrasında tavuk dürümüm geldi. İzleyecek bir şeyler aradım rastgele bir yayıncının oyun videosuna tıklayıp yemeye başladım. 2. ısırıkta bana bir çarpıntı geldi, nefesim daralmaya başladı bu daha önceki ataklarımdan çok daha kuvvetliydi. Kendime alışık olduğum içinde panik atak geçirdiğimin farkındaydım sadece biraz daha fazla hissediyorum diye içsel bir şekilde rahatlamaya çalıştım ama geçmedi. Ağlama krizim tutunca da bahçeden eve geçip cenin pozisyonunda (rahatlatıcı bir etkisini gözlemledim bedenimin üzerinde) halamın işten dönmesini bekledim. Araba sesini duyduğumda kendimi dışarıya atıp evhamlı evhamlı ne olduğunu anlattım. Hastaneye gidelim mi diye sordu, ilk baştaki halimden daha iyiyim diyince yine de rahatlamam için arabayla gezintiye çıktık arkadan hafif müzik açıp dondurmacının önünde park etti. Dondurmalarımızı alıp biraz yürüdük sonra iyi olduğumu hissedince geri döndük bende onun yanında kaldım ama uyumakta zorluk çektim. Bu ataklar üst üste yine tekrarlanınca bir kardiyolojiye randevu oluşturdum. Sonuçlar temiz çıkmıştı ama içimdeki şüphe asla temizlenmedi, değişik bir şeyler vardı. 1 hafta boyunca uyku uyuyamadım doğru düzgün. Göz altlarım çökmüştü betim benzim atmıştı ve stres seviyem arşta olduğu içinde midem. .. Kilo verdim işte öf. Aile hekimine de bir randevu oluşturdum randevu günü doktorum sonuçların temiz turp gibisin diyince salya sümük ağlamaya başladım. Sonra beni rahatlatmaya çalıştı sonuçlarımı tekrar inceledi kansızsın diyince hali hazırda taşıyıcı Akdeniz anemisi olduğumu belirttim sonra diğer değerlerime baktı b12 iğnesi yazdı biraz rahatlamaya başlamıştım ki kızının kuantumla ilgilendiğini anlatmaya başlayana kadar. Korkma korktuğun şey başına gelir diyince bir endişeye kapıldım (ailemin 3 ferdi kanserden vefat etti. bu genetik olabilir. ) Sağlıkla endişelerim işte o zamanlarda tetiklenmişti. 2 ay sonra yurda yerleştim, endişelerimide beraberinde getirmeyi unutmadım. İsteksizlik vardı üzerimde geçen yıl ki gibi canlı ve sosyal değildim bu durumda ilişkilerimi epey yıprattı. Şuan çok uzun olacağı için özet geçeceğim: odamızda o kişinin yaveri hariç herkes kızın kokusundan rahatsız oluyordu asla duş almıyordu ve her gün odanın içerisinde baharatlı şeyler tüketiyordu. Havalanması için açtığımız camları kapatıyor perdeleri de çekiyordu oda güneş almıyordu. Temizlik günlerinde bile (iki kişi iki kişi olarak belirlemiştik) kendisi yatıyor temizliği diğer arkadaşı yapıyordu. Bazı hassas konularda "cahilce ve canice" söylemleri oluyordu ve biz bundan rahatsızlık duyuyorduk. Yine de koku meselesini belki bir hastalığa sahiptir diye açmamıştık. Söylemeyi unuttum birde kapıları pat pat vurarak açıyordu çok gürültülü bir insandı fakat bizim en ufak tıkırtımızda kendi kendine söylenirdi. Bizim katımızdaki odalarda olan diğer kızlarla da gürültülü telefon konuşmaları yüzünden bir husumet çıkmıştı önceki yurdundan da yine kendi ahmaklığı yüzünden geçmiş sanırım bu yurda. Neyse böyle birisiydi işte. Alt ranzamda yatan sevdiğim arkadaşım bazı arkadaşlarıyla ayrı eve çıkmışlardı bu durum zaten beni çok üzüyordu bahsettiğim kız ve onun hakaret yemekten keyif alan mazoşist beyin yoksunu arkadaşı pardon "kölesi" sürekli kendi aralarında gülerek odamızdan giden arkadaşımız hakkında atıp tutuyorlardı ve yeni gelen kızı altı boş cümlelerle doldurmaya çalışıyorlardı. O günlerde kavga etmemek için kendimi ne kadar zor tuttuğumu hatırlıyorum. Deniz hayatımda tanık olduğum kendini geliştirmeye adamış, olaylara çok yönlü bakabilen, sosyal zekası oldukça kuvvetli bir kızdı. Onun hakkında bile iğrençleşerek konuşabilecek ahmaklarla aynı odada olmaktan tiksinti duyuyordum. Sonra bir patlama noktam oldu zaten. Bu sefer de benim hakkımda konuştuklarını duydum. Masamdan şikayet etmeye başlamışlardı. Bölümüm gereği masamda bir çok teknolojik ekipman ve kitaplarım var ayrıca ortak prizde tam masamın üzerinde olduğu için diğer arkadaşım benim masamda çalışıyordu. Bu yüzden biraz dağınık gözüküyordu. Ama dağınıklığımı "pislik" olmamla ilişkilendirecek kadar hadsizleşmişti ve kavga etmeye başladık. Yeni gelen kız, kölesi ve zanlı olmak üzere üçü birden üzerime yürüyüp sakin bir şekilde yürütmeye çalıştığım tartışmayı höt höt bağırarak devam ettirince bir yıllık kinimi kustum bende ve asıl pisliğin haftada 0 kez duş alan kendisi olduğunu söylediğimde ağzından köpükler çıktığını hatırlıyorum. Ve sonra evet ölüm tehditleri. Uzatmadan idareye gittim durumu anlattım idare de ilkokul çocuğuymuşuz gibi sarılıp barışın diyince nakil talebi oluşturdum ve bu avelin sağı solu belli olmaz diye geceleri nöbet tutarak geçirdim. Nakilim 2 gün içerisinde çıktı. Yeni yurduma yerleştim fakat hâla bir tetikte olma durumum olduğundan psikolojik olarak çöküşteydim. Sonra. .. yankı fanusuna hapsoldum. Medyada karşıma sürekli olumsuz haberler çıkıyordu ve hepsi aynı türdeydi. Normalde görüp yaşlı insan hurafesi işte diye adlandırıp gülüp geçeceğim durumlara o dalga geçtiğim insanlar gibi bakar oldum. Bir haftada 3 kez acile kaldırıldım, ve yaklaşık üç ayım daha hastane köşelerinde geçti. En sonunda yine bir terapiste gittim ve ilaç tedavisine başladık. Bu üç ay çok zor geçti o kadar stresliydim ki bruksizm, kaşınmalar, uykusuzluk, aile tartışmaları bir çok şeyle savaşmam gerekliydi en çokta soğukla. .. Oda da nefes alamadığım için sık sık dışarıya çıkıyordum ve neredeyse sabahlayıp soğuktan donana kadar içeri girmiyordum (bu yüzden zatüreye yakalandım) Ama bir bug bulmuştum. İnsanın temel ihtiyacı> istekleri. Ve bazen yurtta kalmak istemek için kendimi soğuğa maruz bırakıyordum bu sayede isteğimle girecek ve uyuyabilecektim. Yine bu olanların üzerinden bir ay geçti şimdi uyku problemleri çekmiyorum ve bazı sorunları aştım da. Artık bir kimlik çatışmasının içerisine düştüm ve hayatta kalmaya çalışan biri olmaktan yaşayan biri olarak beni bulamıyorum bu süreçte çok yıprandım belirsizlikle savaşmaktan da. ..