Psikolojik Destek ve İyi Oluş Platformu
Zihinsel sağlığınıza dair sorulara uzman psikologlardan yanıt alın. Psikolojik desteğin en ulaşılabilir adresindesiniz.
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Filtrele
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Ayrılmak üzere olduğum nişanlım
Ben nişanlımla ayrılmak üzereyim bir suçum yok ailesinin bana iftira atması üzerine oldu bu ve nişanlım bitti demiş ama bana demiyor konuşmuyor bu ilişkiyi sen bitirdin diyor. Bitsin istemiyorum yalvarıyorum resmen aileler bile birbirine girmiş ama bu çocuk beni sevse bile arkamda duramadı zoruma gidiyor aramızda şehirler var ama gelmiyor da napcam bilmiyorum ya yardım edin bana nolursunuz çok kötüyüm
Sorunumun ne olduğunu bulamıyorum
Merhaba ben çok içe dönük biriyim. Genelde hayatımı kimseye kolay kolay açmam çok büyük arkadaş çevrelerimde yoktur. Ama şimdi kimse kalmadı çevremde. Stresli olaylarda çok midem bulandığı için iş ve sosyal hayattan uzağım. Hayatıma biri girdi ve ben geçmişte ilişki yaşadım yalnız kalacağım korkusuyla ona çok bağlandım ve bana ne hata yaparsa yapsın affettim. Ama mutsuz içe kapanık hemen bir olay yaşayınca suratı asılıyor diye terk edildim. Yaşatılan olay büyüktü. Yani bu kırık cam teorisi gibi mi öne atılıyor yoksa ben hiçbir ilişkiyi yürütemiyor muyum anlamıyorum. Arkadaşım beni hergün arıyordu ee haliyle sürekli biten ilişkimden 6 ay boyunca konuştuk sonra bana hep derdini anlatıyorsun diyerek bitirdi arkadaşlığımızı ben ona çok yazdım o ben dengeyi kuramıyorum insanlarla ya çok yakın ya çok uzağım dedi. Tüm suçu üstüme almalı mıyım bilmiyorum şimdi. Diğer grup biten ilişkimin olduğu grup bu durumu öğrendiler sonra arkadaşım bana alttan alttan laf sokmaya beni denemeye başladı ayrıldığım ortak arkadaşlarla neden görüşmüyorum diye o çocuk uzun zamandır bana göndermeli şarkılar yolluyordu dönmüyordu. Dönmeyince dalga geçiyorlardı. Arkadaşım bana kafada kuruyorsun dedi ve o çocuğu arayınca yoo bilmeden bir şey mi yaptım dedi arkadaşım bana sen herkesi yıpratıyorsun diyip kendi hatalarını görmeyip kırık cam teorisi gibi hayatından çıkardı beni. En zor günümde yanımda bile değildi. Eski arkadaşımın söylediklerini kullandı sen zor günümde bana bunu yapıyorsun diye Oysa ki onlar yapıyordu yanımda bile olmuyordu ama herkes beni suçlu biliyor ya onlar da beni suçlu hissettirdi.
Evlilikte cinsel istek ve isteksizlik savaşı
Merhabalar 37 yaşında 6 yıllık evli bu süreçte 3 çocuk doğurmaya zorlanmış bir kadınım ilk günden itibaren başta erken boşalma kalkmama sonrasında aşırı sertlesme derken cinsel ilişki yasayamadim eşimle istediğim için zorbalandim. şimdi engel yok ama esim aylarca ilişkiye girmiyor artık bende istemiyorum banane dedim diye olmuyor onunda işine geliyor bu durum çok mutsuzum sevgisizlikten olduğunu düşünüyorum çünkü bir erkek cinsel isteksizliği neden olsun doğuran ben lohusa olan ben 6 yılda 3 çocuk yapıp perişan olan ölümlerden dönen ben 2 çocukta sürekli neden olmuyor sorun varsa çözelim gidelim dedim hiç oralı olmadı hep kavga etti. 3. Çocukta bende rahatsızım zaten omuzumda aşırı ev çocuk yükü var ayni zamanda ek is yapıyorum evden çanta kaplaması gece cocuklar uyuyunca dinlenmem gereken zamanda onları yapıyorum çünkü harçlığım yok ilk günden eksideyiz nedeni ise tek başına çalışmasıymış sırf sussun diye bütün altınlarımı verdim ben şuan 6aylik bebeğimle çocuklarımla mutlu gibiyim ama hergun eşime öfke duyuyorum hicbirsey yapmasada duyuyorum öylesine beni bu durumda bıraktığı için ilk Evliliğim de cinsellik yaşadım hep bu evliligimde sıfır ve bu bilmişlik beni daha mutsuz yapıyor bosanmak istedim ama 3 çocuğum var bu benim bu dünyadaki sınavım mı ne yapmalıyım. Bu arada ona göre cinsellik istemeyen benmişim afedersiniz hem beceriksiz hem bilmiş 3 ayda bir cinsellikmi olur soruyorum
Ailevi sorunlar anne baba boşanması
21 yaşındayım. Annem babamı aldatmıştı, daha küçüktüm, sustum, bir şey demedim. 2. kez aldatıyor şu an ve babamaı hissettim. Aylarca bunu düşündüm, önce annemle konuştum, ama annem önemsemedi, kendiliğinden dedi, hatta babana söylersen söyle dedi, babanla benim bildiğim ama senin bilmediğin şeyler var dedi. Bu da beni daha da çıkmaza soktu ve sonrasında hiç bir şey olmamış gibi davrandı. Ben de ertesi günü babama söyledim, boşanmak istediğini söyledi ve bunun için delil toplamam gerek, mahkemeye sunmak için çünkü mesaj yok, yazışıp engellediği için. Onunla hep ben yan yana olduğum için ben almaya çalışıyorum, mahkeme için şimdiden bir mesaj ya da ses kaydı almam gerek ve bunu yaşarken çok daha kötü bir şey öğrendim. Annemden zaten tiksinmişken, bunu da yaşadım. En küçük kardeşim, annemin aldattığı kişinin çocuğuymuş ve babam üvey kardeşim 4 yaşındayken öğrenmiş. Kardeşim şu an 11 yaşında bunu ve buna rağmen kabullenmiş, çocuğu gibi. Biliyorum o çocuğun suçu yok ama çok ağır bir dönemden geçiyorum, ne yapmam g söyleme ihtiyacerektiğini bilmiyorum. Annemin bilmediğin şeyler var dediği mesele buymuş, meğer zaten şüphem vardı. Orası ayrı konu ama emin olmak, duymak daha üzücü oldu. Babam da annene söz verdim, o yüzden söylemedim, imasını bile etmedim. Ama annen böyle bir şeyi kendisi başlatıp öne sürdüğü için, 'Bende söyleyeyim' dedi, ama ben tahmin ettim, oİşte çok kötü ve garip hissettim. Annem benim için hiçbir şey ifade etmiyor artık, ama kardeşime da doğru dedi. üzüldüm. Öz olmasa da kardeşim, normalde iyi anlaşamam, çünkü annem her konuda onu korur, savunur, daha ilgi gösterir. Bu yüzden de anlaşmazlık oluyordu hep, ama nedense onun daha çok üzerine düşüp korumak istiyorum. Ben küçükken de zor şeyler yaşadım. O da yaşanmasını istemiyorum. Ama maalesef ki yaşayacak, ileride gerçeği öğrenecek. Sonra nasıl olur bilmiyorum. İşte onu daha çok sarıp sarmalayasım geldi. Tüm bunlar bir yana, en yakınım bunu yaptı. Güvenim herkese karşı sarsıldı artık ve üstüne de hiçbir şey olmamış gibi davrandı. Annem, ben ona panik atak yaşadığımı, her çıktığını söyledim. 'Benim yüzümden mi oldu?' dedi. 'Tek stres kaynağın ben miyim?' deyip geçiştirdi. En ufak bir yerimde egzama, üzüntü, pişmanlık yoktu ve şu an benle babam anneye hiçbir şey söylemedik. En kısa ve doğru zamanda, kanıtlarla birlikte dava açılacak. İşte, ben de ne yapsam bilmiyorum, bir şey yapamam ama yıpranıyorum. Bir de bir şey sormak istiyorum, belki bu başka bir konuya girer ama sevgilime bundan bahsetmek istiyorum. 3 yıllık ilişkim var, ona güveniyorum. Aslında tabii, hemen söylemek zorunda değilim ama hayatımı paylaşmayı düşündüğüm biri olduğu için söylemek de istiyorum. Tek korkum, kavgada, tartışmada yüzüme vurur mu diye. İşte, neyse, hem bu hem de aylardır babama nasıl anlatacağım diye düşünüp bahsettiğim gün, bunun ağırlığı zaten üzerimdeyken, bir de üzücü gerçeği öğrendim. Aynı gün, hem kötü ve öfkeli hissediyorum, hem de aptal yerine konmuş gibi hissediyorum. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Hayır demek için ne yapmalıyım
Hocam ben iş yerindekilere özelikle hayır diyemiyorum görevim olmayan işleri bile verdiklerinde tamam diyorum ama bu sevilmeme ve dışlanma korkumdan değil tartışma çıkar korkumdan tartışma çıkar cevap veremem diye korkuyorum ben yardımcı öğretmenim üstüm olan öğretmenler mesela elimde bir iş varken bile şunu getirir misin dediğin de bile küçük bir iş de bile yapıyorum korkuyorum kızarlar diye bana ne isteseler emir kulu gibi yapıyorum onlarda bunun farkında olduklarından nasıl olsa hayır demez her şeyi ne istesek yapar diye korktuklarından kullanıyorlar kendimi salak gibi hissediyorum yardımcı öğretmenden çok mesela fotoğraf çekmek için bile çağırdıklarında gidiyorum nasıl aşıcam bunu
Huzurlu olamıyorum ………………………
Yani, öncelikle söze nasıl başlayacağımı bilmiyorum çünkü kendimi çok yorgun hissediyorum. Etrafımda aslında çok fazla insan yok. Yani iki-üç tane arkadaş var ama onlara da tam anlamıyla ‘dostum’ diyemem, sadece yıllar önce tanışmışız, öyle kalmış. Bir de üç yıllık bir ilişkim var ve annem, babam, kardeşlerim. Yani dediğim gibi, etrafımda çok fazla insan yok. Ve acı olan şu ki, ben onların hiçbirinin yanında rahat olamıyorum, kendim gibi hissedemiyorum. Sanki bir role bürünüyorum ve hiçbiriyle mutlu değilim. Bu da beni üzüyor. Kendimi herkesin yanında o kadar sıkıyorumki ay yanlış söylerim, rezil olurum. Kendim olamıyorum sanki içimde korkular var. Çalışma hayatım zaten yok özgüvensiz olduğum için CV bile atmaktan korkuyorum. Aile içinde sorunlar var, aynı evde iki düşman gibi olma durumları… Arkadaşlarım da herkes kendi hayatına bakıyor. Tabii ki bu normal, böyle olmalı. Ama en azından derdini biraz paylaşamıyorsan, seni kötü etmeden dinleyemiyorsa, bence o kişi zaten gerçek dost değildir. Ayrıca içinde bulunduğum ilişki de bana uygun bir ilişki değil. Yanlış anlaşılmasın, hakaret yok, şiddet yok, bir sevgilim var. Ama mutlu değiliz, düşüncelerimiz uyuşmuyor. Aslında hayalimdeki insan da belki yok, çünkü benim kafamda hiçbir zaman net bir insan profili olmadı. Çünkü ben ilk ilişkimi 22 yaşımda yaşadım. Öncesinde bana bu yanlış geliyordu. Çünkü bize ‘erkekle ilişki yaşamak ayıptır, daha çocuksun’ diye öğretildi. Ben de kendimi böyle yetiştirdim. 22 yaşımda ilişkiye başladığımda ise bir yıl boyunca kendimi suçladım, sanki yanlış bir şey yapıyormuşum gibi hissettim. Bunu biraz aştım ama hâlâ içimde ‘ayıp, biri görür’ düşüncesi var ve bu beni rahatsız ediyor. Genel olarak rahatlık nasıl bir şey, onu bile bilmiyorum. İnsan nasıl huzurlu olur, bilmiyorum. Çünkü ben 25 yıldır sürekli diken üstünde yaşıyorum. Kendimi hep sıkıyorum, asla rahat bırakmıyorum. Hatta fotoğraflarıma bakıyorum, omuzlarımı o kadar yukarı kaldırıyorum ki, fark ediyorum ki beden olarak da rahat değilim. Ruhumu bir kenara bırakmışım zaten. Çok çabuk sinirleniyorum, çok tahammülsüzüm. Küçük bir şeyi büyüten insanlardan biriyim ben de. Sabredemiyorum çünkü beni mutlu eden bir nokta yok. Tutunabileceğim bir şey yok. Hayatımda güçlü bir insan istiyorum, her anlamda güçlü. Ama öyle biri yok. Benim de gücüm yok. Sanki çabalıyorum ama çabaladıkça daha da dibe batıyorum. ”**
Karar vermekte zorlanıyorum
Karar vermekte zorlanıyorum, her konuda ne yapmam gerektiğinden emin değilim. Kararsızım, hep destek almalı mıyım? Bu neden kaynaklanıyor? Kendimden emin olamıyorum. Nereden destek almalıyım? Psikolog mu, PDR mi, koç mu? Sebepleri neler olabilir?
Hiç iyi değilim lütfen yardımcı olun
Merhaba, ben yıllardır sevdiğim çocukla gayet mutlu bir ilişki içerisinde, çok severek nişanlandım. Fakat nişan yapmadan önce de sonra da sürekli "Ya eşimi aldatırsam?" korkusu var; birini yakışıklı bulsam sürekli "Hoşlandım mı?" diye kendimi test etme ihtiyacı duyuyorum ama hoşlanmadığımı da biliyorum. Ben 13 yaşındayken annem babamı aldatmıştı, acaba bununla bağlantılı olabilir mi? Ben daha önce kimseyi aldatmadım ve eşime çok aşığım. Gördüğüm herhangi biri hakkında bunu düşünebiliyorum ama kafamda soru işaretleri bitmiyor, testler bitmiyor; anlamsız olduğunun farkına varsam bile geçmiyor. Sosyal medyada gördüğüm biri, sokakta yüzünü bile görmediğim biri, hatta var olmasa da düşüncelerimden kaçtığım o soru: "Ya eşimi aldatırsam, ya başkasından hoşlansam?" Bu suçluluk beni bitiriyor ama sorsanız "Eşin mi bir başkası mı?" diye, eşimi tercih ederim; eşimin tırnağını dünyaya değişmem. O gördüğüm insanların evlenmesi ya da sevgili yapması hiç umurumda olmaz, beni kıskandırmaz; yani hoşlanmış olsaydım korku yerine heyecan hissederdim sanırım ve onları kıskanırdım ama öyle bir durum da yok. Daha çok eşimi özlüyorum, yanımda istiyorum; şu an işinden dolayı uzak mesafedeyiz. Bana yardımcı olabilir misiniz, bu yaşadıklarım neden oluyor?
Nasıl umursamaz birisi olurum?
Okulda öğrencileri umursamak istemiyorum çünkü umursayınca bana olan saygıları azalıyor bide ben hiçbirisini sevmiyorum zorba insanlar kötüler ama birisi ile değil hepsini umursamicam işte bu nasıl olucak çok takıntılı birisiyim takmak istemiyorum artık yeter herşeyi ama herşeyi takıyorum takınca zarar kendime hayattan zevk alamıyorum bana birisi bişey diyince o 5 saniye sonra benim umrumda olmasın istiyorum ben kendime odaklanmak istiyorum yardımcı olurmusunuz?
Ya hep ya hiç Mükemmeliyetcilik.
Selamlar öncelikle buraya uykudan sonra en büyük sorunum için geldim ya hep ya hiç ya hep kötü olmalı yada çok mükemmel olması gerekçesiyle hayatımı mahvettim nerdeyse mesela bugun 40 dk yürüyüş yerine 15 dk yapınca geri kalan tüm günü çöpe atıyorum kitap okumuyorum bakım yapmıyorum dışarı çıkmıyorum hatta sağlıklı besleniyorsam onu bile bozuyorum ve sürekli telefonla vakit geçiriyorum veya şöyle soyliyim 40 dk yürüyüş yaptım ama telefonu 1 saatten fazla aldım yine günün tamamını çöp ediyorum sorunun telefon yüzünden olduğunu düşünüyorum telefonu elime aldıysam o gün çöp olmalı gibi arkadaşlarımla konuşunca onlara odaklanıyorum onların işi çıksa bile bekliyorum bir hayatımın olduğunu unutuyorum bu yüzden bütün arkadaşlarımla aramı bozdum bunun için hergün ağlıyorum yalnız kaldım sosyal medyayı silemedim annemler falan var diye ama instagrama falan girince çıkamıyorum reels kaydırıyorum kendimi durduramıyorum çok anormal gibi hissediyorum asla birine işim var sonra görüsürüz demedim hep onlar dedi isim olsa bile demedim telefon bağımlılığı hayatımı kaydırdı ben 16 yaşındayım ve hayatım yokmuş gibi hissediyorum berbat hissediyorum yetersizlik uyku düzenim yok kendimi aşırı saldım gençliğimi çocukluğumu çöp ettim nerdeyse bir sanal uğruna ve mükemmeliyetcilik yüzünden hep yarın yaparım öbür gün yaparım diye diye 2 yıl geçti dayanamıyorum artık herşey üst üste geliyor keşke normal insanlar gibi hissetseydim kendini düşünen ve seven ama ben hep başkalarına baglı yaşadım onları sildim fakat şimdi de yalnız hissediyorum sürekli aklıma onlar geliyor odaklanamıyorum ne yapsam aklımdalar ve canımı yakıyor ve bu sayede günümü mahvediyorum kendim için birşey yapmıyorum kendimi kötü hissediyosam o gün çöp olmalı ya tam mükemmel hissedip kendine yatırım yapıcaksın diyorum yada berbat hissedip o telefona gomulup kafanı dagıtacaksın gibi. .. 🙂 sadece arkadaşlarımla veya video izleyerek de günün kalanını çöpe atmamak ve kendim için yatırım yapmak istiyorum 30 dk mesajlasıcam diyip bırakmak istiyorum iradem düşük sanırım. Umarım anlaşılmısımdır ben bile kendimi anlamıyorum bazen 😔