Psikolojik Destek ve İyi Oluş Platformu
Zihinsel sağlığınıza dair sorulara uzman psikologlardan yanıt alın. Psikolojik desteğin en ulaşılabilir adresindesiniz.
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Filtrele
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Bende şizoid kişilik yapısı olabilir mi?
Merhaba hocam, 29 yaşında bir erkeğim. Çocukluğumdan beri hep asosyal biri oldum. Çocukluğumdan beri duygusal empati becerim de hep kısıtlı oldu. Başkasının sevinci bende genellikle sevinç uyandırmıyordu, başkasının üzüntüsü de bende genellikle üzüntü uyandırmadı, bazı istisnai olaylar hariç. Ama filmlerdeki karakterle duygusal empati kurabiliyordum. Gerçek hayatta duygusal empati becerim kısıtlı olsa da en azından duyarlıydım, hala da duyarlıyım. Ama insanlarla duygusal bağ kurabiliyordum. İnsanlara bağlanmak açısından yani. 26 yaşımdan itibaren annem dahil hiç kimseye duygusal bağ kuramıyorum. 27 yaşımdan itibaren karşı tarafın gülümsemesi durumunda o yüzündeki pozitif duygu bana geçerdi ve ben de gülümseme uyandırırdı. Ama 2 yıldır karşı tarafın anlattığı hiçbirsey bende gülümseme duygusu uyandırmıyor. Ayrıca 27 yaşımdan beri sevinç hissetmedim. 28 yaşımdan beri de üzüntü hissetmedim. Şu an 29 yaşındayım. 15 yaşımdan 25 yaşıma kadar en büyük arzum romantik bir ilişki yaşamaktı ama 2 yıldır romantik bir ilişki yaşama isteği duymuyorum. Önceki 2 yıl sevinç,üzüntü ve duygusal bağ hissedemiyor olmaktan şikayetçiydim, ama son 1 yıldır sevinç, üzüntü ve duygusal bağ hissedememekten rahatsızlık bile duymuyorum, ki bunun sağlıklı bir tutum olmadığını kabul ediyorum. Film ve dizilerdeki olaylar karşısında samimi bir şekilde gülümseyebiliyorum, üzüntü de duyabiliyorum. Ama gerçek hayatta hiç yapamıyorum. Ama kendimi keyifsiz hissetmiyorum. Hiç psikoz da geçirmedim. Kendimde şizoid kişilik yapısı olabilir mi?
Ne yapmam lazım?
Ben memleketteyim yaklaşık 10 gündür bu geldiğimde bir gariplik hissettim eşimde. Ama ne olduğunu çözemedim eşimin telefonunu çocuğumun telefonuna bağlı arama kayıtları gogle filan hep burayada düşüyor. (Oğlum 5 yaşında) bugün google geçmişe baktım ben geldiğikten 4 gün sonra porno izlemiş ve devamda etmiş hergün bakmış. Ne yapsam nasıl tepki versem bilemiyorum kendimi aldatılılmış gibi hissediyorum. Lütfen yardımcı olur musun ne yapmam lazım
eşim ile nasıl iletişim kurmalıyım?
esim porno izliyor birkaç kere gecmisinde yakaladim ama reddetti bilmiyorum dedi bende uzerine gitmedim ama ara ara gecmisinin silindigini gorup sordugumda hep bir savunmaya geciyor veya reddediyor bu normal zamandada boyle rahatsiz oldugum ozelliklerinden bahsedincede savunmada oluyor dünde aynısı oldu nasil konusmam tavır takınmam lazim çok yıprandım çocugumuz var ve eşimden çok soğudum güvenebilecegim kimsem yok ruhsal olarak dagilmak üzereyim
Ailem ve Evliliğim Arasında Sıkışmışlık
Üç kardeşiz: ben, erkek kardeşim B. (23) ve M. (20). 2023’te atandım; aynı yıl annemle babam anlaşmalı boşandı, babam altı ay sonra yurtdışına gitti. Atandığımda annemle hayaller kurdum; “Seni buradan götüreceğim, Karadeniz’e gideceğiz, gezeceğiz” diyordum. Maaşım 22 bin lirayken kiradan sonra kalan paramın 5-6 binini anneme gönderiyor, kardeşlerime de harçlık veriyordum. 2025 Ekim’de evlendim. Babam düğünüme, istememe ve nişanıma gelemedi. Evlendikten sonra da aileme desteğimi sürdürdüm; eşim ise kardeşlerimin çalışmamasına ve benden para istemelerine kızıyordu. 2026 Mayıs’ta M. ’yi kaybettik. O zamandan beri “keşke”lerle yaşıyorum: Keşke daha çok arasaydım, daha fazla destek olsaydım, evimize gelseydi, kafası dağılsaydı, düğünümün sabahı “Bowling’e gidelim mi?” dediğinde kabul etseydim. Şimdi B. ’de aynı pişmanlıkları yaşamamak için elimden geleni yapmak, annemi ve kardeşimi gezdirmek, eğlendirmek, ihtiyaçlarını karşılamak istiyorum. Eşim kötü niyetli olmadığını biliyorum ama “Evin erkeği sen değilsin; erkek kardeşin sorumluluk almalı” diyor. B. ’nin çalışmamasına da kızıyor. Ayrıca gelecekte çocuğumuz olursa “baba rolüne girmeni istemem; tek rolün çocuğunun annesi, istersen bu evin hanımı olmak” dedi. Bu sözler beni baskılanmış ve kimliğim daraltılmış hissettiriyor; hatta çocuk sahibi olma düşüncesinden uzaklaştırıyor. Doğduğum ailemle kurduğum ailem arasında sıkışmış hissediyorum; ikisinden de vazgeçemiyorum. Aileme sahip çıkmak istememin sebebi babalık yapmak değil; sevdiğim insanları kaybetmeden önce yanlarında olmak istemem, hepsinden önce.
EŞİMLE BİRLİKTELİK SORUNU
merhaba. henüz 11 aydır evliyiz. doğru tabir olduğundan emin değilim ama başlarda çok daha verimli olan cinsel birlikteliğimiz artık verimini düşürmeye başladı. ben bu durumdan daha çok kaçar oldum. eşim talep ediyor ama ben kaçınıyorum. çünkü işten zaten yorgun geliyorum işteyken tek düşüncem biran önce eve gidip uyumak oluyor. eve geliyorum yemek yap, onlaro toparla sonrasında birliktelik bana zor geliyor. sadece bununla da kalmıyor, birliktelik sonrası odadaki herşeyi siliyorum. yatağın başlığını, komidinleri, dolap kapaklarını, çekmeceleri, kapıyı, birliktelikten sonra bunları yapacağımı düşünmek çok zor geliyor. bir de eşim devamlı temas istiyor. bu da beni uzaklaştırıyor gibi hissediyorum. ama eşime de bu konuyu söyleyince 'e sen hiç yaklaşmıyorsun ki' diyor. ona da birşey diyemiyorum o da kendince haklı. eşimi seviyorum, beni heyecanlandırıyor ama birliktelik esnasında da asla anı yaşamıyorum. kendimi o ana odaklayamıyorum bu yüzden de zevk alamıyorum. ama sonrasında kendimi rahatlatıyorum. ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.
İki arada kaldım ve ne yapacağımı bilmiyorum
eşimle kaçarak evlendık sonra dugun oldu düğünü,eşyaları takılarla yaptılar benim ailem konuşmadı bu sürede sonra konuşmaya başladık ve aimdi konuşuyoruz eşim gelmelerini gitmeyi istemiyor hiçbirsey yapmadılar bana dıyor ama kendının aılesı de düğündeki altınlarla yaptı bunu düşünmüyor şimdi ailemi sevmiyor iki arada kaldım ne yapacağım bılmıyorum ama eşimi ailesinin doldurduğunu düşünüyorum eşim beni aileme götürüyor kendisi içeriye girmiyor oda ailesine gidiyor ve bu da benım sinirimi bozuyor ne yapacağım bılmıyorum ne kadar konuştuysam da bişey yapmadılar bıze sımdı evlat sahıbı oluyorlar dıyor
Evliyim ama eşimin beni düşünüyor gibi yapıp eleştirmesi artık yoruyor.
3 yıldır evliyiz. Görücü usulü evlendik ama severek evlendim. Şu an Vajinusmus tedavisi görüyorum 3. Yılımda tatlı bir doktor buldum. Birlikte gidiyoruz sorun belki bundandır diye belirtmek istedim. Eşim sağlıksız yediğim ya da fazla yediğim ekmekten tutun benimle ilgili her konuda yorum yapıyor. 36 yaşındayım ve alışkanlıklarım var her gün bir hata yaptığımda “bir kerede sözümü tur beni ciddiye al” diye bir başlıyor bitmiyor. Ben bir şey söylesem dinlemiyor bana göre hatalı olduğunu konularda ben abartan taraf oluyorum. Yani basagrısı çekiyorum her hata yaptığımda. Bana sağlıksız beyaz ekmek yeme diyor ya ben ekmeği çok seven biriyim ailem nasıl adamız iki ekmeği bitiremedik der az yendiğimizde. Diyorum alışkanlık çok severim ama yok her ekmek yediğimde yine başlıyor. Okulda zaten stresteki bir ortamdayım. Eve geldiğimde sakin içe dinlenmek istiyorum. Ev ilerinde yardım etmesi çok güzel ama kendi hatalarını kabul etmemesi benim eksiklerim hakkında saatlerce konuşması çok yoruyor beni. Ben ilk tanışmamda çok konuşkan yapım var demiştim sanki bilmiyor arkadaşları geldiğinde ya da akrabamıza benim kendi akrabama gittigimde çok konuşuyorsun bırak onlarda konuşsun diyor. Cıldıracağım. Gelip seviyor sayıyor ama azıcık tartışma geçsin işim var der tarlaya gider daha da akşama kadar aramazz. Ne yapmalıyım bilmiyorum
Sevmediğim sesler geldiğinde ne yapmam gerek
Ağız şapırtısı yemek yeme sesleri bir şeyler içme sesi ya da bir şeyleri okurken fısıldama sesi buna benzer şeyler aşırı sinirlendiriyor kriz eşiğine geliyorum bu olduğunda kimse anlamasın diye içimde tutmaya çalışıp kendimi kasıyorum bazen ses bittiğinde de devam ediyor kafamda o anda o kişiden nefret ediyorum aklımdan çıktığında iyi aklıma gelirse aşırı kötü oluyorum kendime hakim olmak çok zor geliyor bana ne yapmam gerek bilmiyorum bazen kendime zarar verecek raddeye geldiğin oluyor ama saçımı çekmek elimi ısırmak harici ileriye gitmiyorum bu konuda kendimi tutabiliyorum
İlişki okb'si.
. yaklaşık 3 buçuk yıldır bir ilişkim var ve 7 yıldır OKBliyim. arkadaşımın evinde içmeye gittik, evde 6 kizdik sanırım ve birde arkadaşımın sevgilisi vardı. Biz cocukla aynı semtte oturuyorduk birlikte döndük. Metrobüste aklımdan anlık olarak ilgimi cekiyor mu tarzında klasik obsesyonlar geçiyordu tam hatırlamıyorum bu şekilde olmayabilir gün için de de ufak ufak oldu (bazı zamanlar dönemsel olarak bazı arkadaslarima ,tanıdıklarına karşı anlik oluyor bu kalıpta düşüncele) sanırım çok hatırlamıyorum. Sonra bir şey söylemek için çok hafif yaklastim ağzımı kapayarak ve mesafe de vardi, fakat daha önce konuşuyor muydum yoksa a an sanki yakınlaşmak için mi yaptım diye düşündüm. . Ya o an aklımdan bu geçiyorsa ve biletek yaptıysam diye düşündüm. Çünkü konuştuktan sonra bir an elektrik çarpması hissettim suçlu bir şey yapmışım gibi, sanki o an aklımdan bir şey söylemek için yaklaşmak geçiyordu, amacım yakınlaşmak miydi diye düşünmeye başladım. Sonra dediğim elektrik çarpması hissi oldu hafif. Alkollüydüm o anı tam hatırlamıyorum bu da tam kesinlik aramamı engelliyor ve ben günlerce kendime gelemedim. İlk bir kax gün takmadım, sonra secgilime anlattım o çocuktan hoşlanıyor musun diye sorunca üstüne iyice suçlu hissettim ve ben aldattım mi diye düşünmeye başladım kafayı ywdim,psikiyatr gittim hala kötüyüm. Kendimi soyutladim sevgilimden. korkunc hissediyorum. Ya isteyerek yaptıysam, ya amacım yakınlaşmaksa diye. Şimdiden cevap için teşekkürler.
Durumum hakkındaki düşünceniz nedir ve depresyon böyle bir duruma sebep olabilir mi?
Merhaba hocam, 29 yaşında bir erkeğim. Çocukluğumdan beri hep asosyal oldum. Ama insanlarla sohbet etmek beni rahatsız etmedi hiç. Çocukluğumdan beri duygusal empati becerim de hep kısıtlı oldu. Ama insanlara duygusal bağ hissedebiliyordum. Kendimle ilgili olaylar bende sevinç ve üzüntü uyandırabiliyordu. 26 yaşımdan itibaren annem dahil hiç kimseye duygusal bağ hissedemedim. 27 yaşımdan itibaren karşı tarafın gülümsemesi durumunda o yüzündeki pozitif duygu bana geçip ben de gülümseme isteği uyandırmadı hiç. Karşı tarafın anlattığı hiçbirşey bende gülümseme tepkisi uyandırmıyor. Ayrıca 27 yaşımdan beri hiç sevinç hissetmedim. psikotik bir nöbet de geçirmedim. Kendimde şizoid kişilik olup olamayacağına dair Masterson Ekolüne göre değerlendirme yapan bir uzman psikologla 2 seans görüşme yaptık. Kendisi bende çocukluğumdan beri hafif şizoid yapı olduğunu ve üniversitede ve sonrasında yaşamış olduğum bazı üzücü olayların, özgüven kaybı ve umutsuzluk gibi tekrarlayan olayların depresyona neden olduğunu, depresyonun da bende bulunan şizoid yapının üzerine duygusal küntlük getirerek sevinç,üzüntü ve duygusal bağ hissetmemi engellediğini söyledi. Benim durumumda bende bulunan şizoid yapı ve depresyonun birbiriyle bağlantılı olduğunu da söyledi. Ama kendimi keyifsiz hissetmiyorum, anhedoni de yok. Bende keyifsizlik ve anhedoni yok ama duygusal bağ, sevinç ve üzüntü hiç hissedememe var, hem de 2 yıldır. Bu şartlar altında duygu hissetme yetimi kaybetmiş olmama depresyonun sebep olması mümkün mü?