Psikolojik Destek ve İyi Oluş Platformu
Zihinsel sağlığınıza dair sorulara uzman psikologlardan yanıt alın. Psikolojik desteğin en ulaşılabilir adresindesiniz.
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Filtrele
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Kaygılarımı nasıl azaltabilirim
Bir ilişkiye başlayamıyorum. Hep eski ilişkimde yaşadığım olayları hatırlıyorum. Hep mutsuz olacakmışım gibi hissediyorum. Normal hayatımda da böyle yalnızlığa alışmış gibiyim. 2 senedir kimse yok hayatımda olsa da, 2 gün sonra hemen sıkılıyorum çünkü sanki insanlar hep bana yanlış yapacaklarmış, sanki hiçbir tarafından sevilmeyecekmişim gibi hissediyorum. Bir o kadar da kendimi çok seviyorum; birine ihtiyacım yok ama dağ olsun istiyorum, birini de bana bulamıyorum.
Baba sorunları, hep olgun olmak ve yaşlı adamlara ilgi
Korkuyorum ve istiyorum, ciddi anlamda bebekliğimden bu yana hep anlayışlı herkesi iyileştiren çocuk oldum. Babama 2 yaşındayken benden büyük kardeşlerimle ve babamın kendisinden 28 yaş küçük annemi terk etti ve diğer eşiyle kızının yanına gitti. Yani yaklaşık hiç baba sevgisi görmedim ve hiç ailede tercih edilen çocuk da olmadım. Annem abilerime karşı erkek olduğu için daha ilgiliydi ve kız çocuk olduğumdan küçük de olsam görülmedim ve her zaman olgun birey oldum . Çok fakir olduğum için hem hiç şımartılmadım hem de hep özgüvensiz oldum ve dışlandım. Ailem hep sorunluydu ve ben hiç çocuk olamadım. Asıl sorun şuydu: 7. sınıfta benden hoşlanan biri vardı, herkes bizi shiplerdi ama ben gram ilgi duymamıştım. Çocuğun ilgimi çekmek için hep uğraşmasına rağmen, bir gün yaşı büyük fen hocam tüm sınıf içinde soruduğum sorulardan beni zeki bulup herkesin içerinde benimle ilgilendi. Sadece beni laboratuvara götürdü. Aramızda hiçbir şey geçmedi ama ondan uzun süre hoşlandım. Liseye geçtim. Birileri hoşlandı benden. Yine ilgisizdim, çünkü hepsi çocuk, eğlence ve aşk istiyorlar, bana göre. Yine büyük adamlar ilgimi çekti ve fark ettim ki ben babamın aksine, beni tutacak, seçecek, güçlü birini istiyorum, yanında fiziksel ve zeka olarak olgun, ruhen önemsenen, şımartılabilen kız çocuğu olacak sevgili değil, baba arıyorum.
Geri kalmış hissediyorum umutsuzum
İki kere kazandığım üniversiteye gidemedim, uzaklara gitmekten korktuğum için şimdi tekrar hazırlanıyorum. Ankara’ya da puanım yetmedi. 23 yaşındayım ve geri kalmış hissediyorum. Yedi yıldır panik atağım da var, ama şu anki olay umutsuzluk ve motivasyonum da yok. Nasıl çalışacağım, hocam? Ailemle de anlaşamıyorum, özellikle babamla, inatçı bir adam, görüşmüyoruz. Bir de kendimdeki sağlık sorunlarını çok önemsiyorum, kusmaktan falan çok korkuyorum.
Onu en yakın arkadaşım görüyorum, peki ya o benii?
Merhaba, Lisede tanıştığım ve hâlâ görüştüğüm bir kız arkadaşım var. 4 yıllık bir yakın arkadaşlığımız var. 10. sınıfta tanıştık. 10. sınıfın ikinci döneminde başka bir okula gittiği için ayda yılda bir kere görüşebiliyorduk ve hâlâ da pek sık görüşemiyoruz. Arkadaşım şu an üniversite okuyor. Kendimi çok kötü hissettiğim zamanlarda onu arardım; onunla konuşmak bana çok iyi gelirdi. Bazen ulaşamazdım, telefona çok bakmadığını söylerdi. Ben de annesine yazıp müsait olup olmadığını sorardım. Çok ders çalıştığı için telefona fazla bakmadığını söylüyordu. Bu arkadaşıma gerçekten çok değer veriyorum. Hatta kendime göstermediğim sevgiyi ona gösteriyorum. Ona sık sık onu çok sevdiğimi, benim için çok değerli olduğunu ve onu kız kardeşim gibi gördüğümü söylüyordum. Ama ondan bu karşılığı pek alamıyordum. Yakın olarak gördüğüm iki arkadaşım var ve onlardan başka konuşacak kimsem yok. Sevginin karşılıklı olması gerektiğini düşünüyorum ama uzun zamandır bu arkadaşımın beni sevmediğini hissediyorum. Beni yakın arkadaşı olarak gördüğünü de düşünmüyorum. Üniversiteye gidince yeni arkadaşları ve bir sevgilisi oldu. Onlarla vakit geçirmesine tabii ki bir şey demiyorum ama beni unuttuğunu hissediyorum. Ondan sevgi sözcükleri duymak, beni sevip sevmediğini bilmek istiyorum. Onunla bir ara konuşmadığımızda bunu çok kafama taktım, kendimi yemeğe verdim ve kilo aldım. Sonrasında tekrar barıştık. Lise yıllarını çok net hatırlamıyorum ama onunla geçirdiğimiz günler çok güzeldi ve eğlenceliydi. Ailesiyle tanıştım, o da benim ailemle tanıştı. Ama şu an kendimi çok kötü hissettiğim zamanlarda onunla konuşmak istiyorum. Fakat ben yazmazsam o bana yazmıyor, beni aramıyor. Sürekli “unuttum” diyerek yazmıyor. Ben hatırlatıyorum, “konuşacaktık” diyorum; “sınava çalışıyorum, dışarıdayım, yurda geçince konuşalım” diyor ama yine unutuyor. Sürekli böyle oluyor. Ama ben gerçekten unuttuğunu düşünmüyorum. Mesajlara bazen 8 gün boyunca bakmadığı oluyor. Bir yanım onu hâlâ çok seviyor ama bir yanım da ondan soğumaya başladı. ona, beni sevip sevmediğini nasıl sorabilirim.
Mağdur psikolojisi nedir
İnsan farkında olmadan mağdur psikolojisine tutunabilir mi? Aslında böyle olduğumu düşünmüyorum ama sanki mağduriyetlerimi çok benimsemiş haldeyim ve bu ilerlememi engelliyor gibi gelmeye başladı. İnsan buna neden tutunur? Aslında geçmişi, dezavantajları bir yana bırakıp devam etmek istiyorum, ama adım atamıyorum, hata yapmaktan korkuyorum. Durdukça kendime olan öfkem artıyor, buna da alışmış gibiyim kendimi suçlamaya. Bu nasıl değişir lütfen yardım edinn teşekkür ederim
Duygularımı ifade edemiyorum
İnsanlara anlık tepki vermekte zorlanıyorum. Ve sonradan kafamda aynı şeyler dönüp duruyor, kendimle tartışıyorum şöyle deseydim diye. Bana iletişim kesmek, iletişim içindeyken haklı da olsam olumsuz bir tepki vermekten daha kolay geliyor. Bu çok sürdürülebilir bir şey değil. Hayatımdan çıkarmaktan korkmasam da, neden hala bu bana zor geliyor, anlamıyorum. Bunu nasıl pratik hale getirebilirim anlık olarak duygularımdan bahsetmek konusunda gelişmeyi çok istiyorum, cevap verirseniz memnun olurum teşekkürler
Utanç duygusu hayatımın merkezinde
Geçen günlerde fark ettim ki hayatımın her döneminde büyük küçük birçok konuda utanç ve suçluluk duygusu hakim. Bu neden olur ve nasıl değiştirebilirim? Ve bu yargılayıcı insanların ağına çok kolay düşmeme neden oluyor. Kötü bir eleştiri aldığımda ani cevap veremiyorum; sanırım ben de içten içe haklı bulduğum için diyorum. Fark ettim ki bu içimde çok büyük yer etmiş bir duygu. Bu elbette ailede öğrenilmiş bir durum olabilir, ama artık böyle hissetmek istemiyorum. Benim de iyi hissetmeye ve yanlış yapabilmeye hakkım var.
Sürekli sevgimi sorgulama eğilimi içerisindeyim
Sürekli olarak sevgilime karşı olan sevgimin gerçek olup olmadığını sorguluyorum bazen geliyor ki gerçekten çok sevdiğimi hissediyorum bazende hayatım boyunca tek başıma kalmak istiyorum yakın bir ilişki hissiyatı beni tetikliyor ve bunalıma sokuyor ama aslında sevgilimi sevdiğimi biliyorum fakat bu çelişkili durum acaba gerçekten seviyor muyum yoksa kendimi bu sevgiye zorluyor muyum gibi düşünmeme sebebiyet veriyor ilişki içerisinde bu çelişkileri yaşamaktan çok yoruldum ve karşımdaki insanı kaybetmek istemiyorum ama olabildiğince yalnız olmakta istiyorum bu karışıklığı nasıl giderebilirim ne istediğimi ve ne hissettiğim konusunda kafam çok karışık
Bu evliliği devam ettirmeli miyiz?
Eşim ve ben 6 yıldır birlikteyiz. 1,5 sene önce evlendik ve yaklaşık iki ay önce bir çocuğumuz oldu. Her zaman tartışıp barışan çiftlerden olmuştuk anlaşamama problemlerimiz oluyordu. Ancak en azından benim nezdimde severek yapılan bir evlilikti. Evlenmeden önce de kumarla ilgili bazı sıkıntıları olmuştu, ancak toparlayıp devam ettik. Evlenmemizin akabinde önce annem ve babam daha sonra ise kardeşim ve eşi arka arkaya boşandılar. Bu süreçte ben ve eşim yanlarında olmak ve biraz iç içe olmak durumunda kaldık. Bunun getirdiği rahatsızlık ile eşim tekrar kumar oynayarak battığını babamda olan paramızı alarak oynamaya devam ettiğini söyledi. Çocuk olmadan önce bu problemi yaşadık ve tekrar olmayacağını düşünerek ailecek toparlanarak devam ettik. Ancak bebeğimiz 40 günlükken eşimin kolay yoldan para kazanmak adına benden gizli işler yaptığını fark ettim. Bu olayın üzerine gitmemin akabinde aileler araya girdi ve eşim aileme, kardeşime çok ağır laflar etti. Onu çok seviyorum. Şu anda 40 günlük çocuğumuzla aile evine döndüm. Annem ve babam her zaman bana destek oluyorlar. Onlarla ilgili söyledikleri nedeniyle kesinlikle eşimi görmek istemiyorlar. Eşim para konusunda tedavi olacağını, iyileşeceğini, ailemizi yeniden kurmak istediğini söylüyor, ama ailem ona asla güvenmiyor ve güvenmeyecek de. Bu saatten sonra işler nasıl toparlanabilir? Mantıklı olan bu kadar çıkmaza girmiş bir evliliği bitirmek midir?
Kendimi her zaman mutsuz hissediyorum
Hayatımda büyük bir sorun olmamasına rağmen, gün içinde sürekli düşük enerjili ve mutsuz hissediyorum. Çoğu zaman hiçbir şey yapmak istemiyor ve motivasyon bulmakta zorlanıyorum. Özgüvenim düşük; konuşurken kendimi rahat ifade edemiyor, doğru kelimeleri bulmakta zorlanıyorum. Bu da hem iletişimimi hem de kendime olan güvenimi olumsuz etkiliyor. Çabuk sinirleniyorum ve sabrım çabuk tükeniyor. Bir şeye başlasam bile kısa sürede sıkılıp bırakıyorum. Disiplinli ve istikrarlı ilerlemekte zorlanıyorum. Yapmam gereken işler (mailleri silmek, fotoğrafları düzenlemek, düğün planı yapmak gibi) gözümde büyüyor. Bunları düşündükçe anksiyete hissediyorum ve bu yüzden kaçınma davranışı gösterip hiçbirine başlayamıyorum. İş hayatımda da zorlanıyorum. Yaklaşık 4 aydır ihracat departmanında çalışıyorum. Küçük bir hata yaptığımda müdürümün bana “kızım” diye hitap etmesi, hatta bazen “çekirge” demesi beni rahatsız ediyor ve saygısız hissettiriyor. Elimden geleni yapmama rağmen, çok sayıda mail ve mesaj atsam da online bulduğum kişiler sipariş vermiyor. Buna rağmen müdürlerim sürekli benden satış beklediklerini söyleyerek baskı kuruyor. Çok çalışmama rağmen iş yükümün artması ve beklentilerin sürekli yükselmesi beni bunaltıyor. Kendimi başkalarıyla kıyaslıyor ve üzerimde yoğun bir beklenti baskısı hissediyorum. Bu durum özgüvenimi daha da düşürüyor. Kendimi yeterince güzel ya da iyi bulmuyorum. Kilo vermeye çalışıyorum ancak bu süreçte bile kendime karşı çok eleştirel davranıyorum ve motivasyonum düşük. Hareket etmek bile istemediğim zamanlar oluyor. D vitamini eksikliğim var ve bunun için ilaç kullanıyorum, ancak buna rağmen enerjimde ve ruh halimde belirgin bir iyileşme hissedemiyorum. Eskiden istediğim şeylerden artık emin değilim; ne istediğimi tam olarak bilmiyorum. İçinde bulunduğum, mutlu olmam gereken anlarda bile kendimi gerçekten mutlu hissedemiyorum. Bu durum beni daha da huzursuz ediyor. Geçmişi sık sık düşünüyorum. Aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen, eski toksik ve narsistik ilişkilerim aklıma geliyor ve bu durum beni hâlâ kötü hissettiriyor. Sürekli bir kaygı hali içindeyim. Kendimi çoğu zaman anlaşılmamış hissediyorum; sanki kimse beni gerçekten dinlemiyor ya da anlamıyor. Sosyal hayatım oldukça sınırlı. Genelde işe gidip geliyorum ve hafta sonları da benzer şekilde geçiyor. Bu da kendimi yalnız, geri kalmış ve başarısız hissetmeme neden oluyor.