Psikolojik Destek ve İyi Oluş Platformu
Zihinsel sağlığınıza dair sorulara uzman psikologlardan yanıt alın. Psikolojik desteğin en ulaşılabilir adresindesiniz.
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Filtrele
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Nişan süreci ve aile
Ben babamı kaybettim sorunlu bir abim var daha önce madde kullanıyordu onun yüzünden kaçıp baska sehire geldim burda şansım oldu atandım ataninca o da kurtulsun annem de rahat etsin diye yanima aldim onları maddeyi bıraktı ama alkole düştü tek yaptığı akşama kadar çalışıp içip eve gelmek huzur bırakmadı annem de o sadece iciyo diye ondan hicbir sey beklemiyor evin hayatin tüm yükü bende ben o kısımda degilim evladıyım tabi ki yapacağım ama görev oldu ve ben artik anneme hicbir sekilde yaranamaz oldum. Şimdi asil mesele 30uma geldim artik sevgilim vardi evlenmek istedim 1 senedir annemle savaşıyorum istemiyordu evlenmemi hala da alışamadı düğüne 2 ay var suan da nişanlım devamli olarak annemin abimin bu durumundan rahatsiz oluyor devamli olarak bu boyle nasil olacak annenin kocasi gibisin devamli ariyo devamli hersey sende bize de karışacak vs gibi korkulari var devamli o beni bu sekilde strese sokuyo annem devamli olarak nisanlimla ilgili bi sıkıntısı var kapi disari ciksak zaten gideceksin benle durma benle gezme onla gez onla dolan kafasında ben cok boğuluyorum kimse anlamıyor. gecen gun nisanlim geldi oturduk falan sonra abim geldi icmis bi halde o da cok sohbete girmedi biraz durdu gitti annem simdi bana diyor ki saygısızlık yapti önemsemiyor gibi davrandi abin gıcık aldi şimdi dogru ne?
İlişkimi nasıl düzeltebilirim?
İlişkimi sürdüremiyorum öfkemi kontrol edemiyorum kaygılı bağlanmam var ve çok korkuyorum ilişkim biticek diye daim onay arayışındayım sevgiye muhtaç gibiyim her an bana ilgi sevgi versin istiyorum benimle ilgilensin mesajlarıma çabuk baksın ama yapmıyo onda da problem var bende de çok çaresiz hissediyorum kendimi ben artık çok takmamak çok düşünmemek detaylara takılmamak ve rahat olmak istiyorum kendimi sevmek kendime saygı duymak istiyorum sevgilime sanki muhtacım onun sevgisine ama kendi hayatım olmasını istiyorum onun sözüyle günüm güzelleşedebilir berbat da olabilir
Bu yaşananlardan ne çıkarmam gerekiyor
Merhaba 6 aylık bir ilişki serüvenim oldu ben geçmişte bir ilişki yaşadığım için kendimce de onun hayatında bazı şeylerden fedakarlık yapmıştım sonra üzerine daha büyük hatalar geldi ve ben bu ilişkide kaldım şans verdim bağlandım sevgim ağır bastı o da düzelteceğini çabalayacağını söyledi bu kişi beni sürekli deniyordu maddi bir beklentim mi var intikam mı alıyorum yaptığı şeyden dolayı yoksa seviyor muyum bunu ölçme niyetindelerdi. Ben aylarca üzüldüm ağladım bir beklentim yoktu gerçekten sevmiştim ve o çevresini çok dinleyen biriydi. Aile içi anlattığım şeylerden dolayı beni kendini acındıran negatif biri olarak gördüler kurban rolünde acındırıyorum sandılar ne anlatsam bana karşı kullandılar. Benim samimiyetimi iyi niyetimi ölçüyorlardı sürekli. Sonra ben o fedakarlıkları yapmaktan vazgeçince kendi yolumda devam edince beni bak gördün mü seninle oynuyor intikam alıyor dediler o da hiç gelip benden özür bile dilemedi olanlar için. Ya da sana takıntı yapmış bırakmıyor dediler. Yaşanılanları en çok çevresi yapıyordu beni en yakın arkadaşım üzerinden bile denemeye kalktılar arkadaşımla aram bozuldu. Sürekli sanki bir planım varmış gibi benim yaptıklarımın altında bir şey arıyorlardı. Sonra ben tepki gösterince ara bozucu duruma ben düşüyordum. O kadar yorulmuştum ki kendimi anlatmaktan hepsini çıkardım hayatımdan. İnsanın bu kadar sene çabalayıp kendini kimseye anlatamaması çok yorucu geliyor. Vazgeçince de kendilerini haklı gördüler.
Kız kardeşim hakkında ne yapabilirim?
Ben ablasıyım ve iki kız kardeşiz. Kız kardeşim 16 yaşına yeni girecek. Onunla ilgili artık ne yapacağımı bilemiyorum. Kendi hayatı ile ilgili cok korkunc kararlar veriyor. Çok asi ve hırçın bir çocuk. Onunla konuşmamız mümkün olmuyor, ne zaman konuşmaya çalışsak ya kaçıyor ya da bize bağırıyor. Ailesi olarak onu cok seviyoruz ve elimizden geldiğince ilgileniyoruz ama onun hâl ve tavırları bizden nefret edercesine. Sürekli bağırma, bizden uzaklaşma, kavga etme içinde. Çevresinde çok fazla uyuşturucu kullanan, alkol ve dahasını kullanan insanlar var. Kendisi de alkol içiyor. Ve erkek çevresi cok fazla. Konuştuğu kişilerin çoğunda cinsellik gördüm. Telefonunda olan konuşmaları bu yöndendi. Çıplak fotoğraflar ve cinsel içerikli konuşmalardı. Ve bu yaptığı bir değil, iki değil. Bunu bildiğimden haberi yok, onunla ne zaman konuşmaya çalışsam bana kızıyor ve konusmuyor. Zaten beni saymıyor. Ve bu aralar biriyle konuşuyor, konuştuğu kişi 24 yaşında bir uyuşturucu kullanıcısı. İkisinin bazı konuşmaları cinsel ve yaş farkını sorun etmeyeceği yöndendi. Bunu söylemek zor ama bugün eve boynu mor bir şekilde geldi, o 24 yaşında ki ile bir şeyler yaşamış anladığım kadarıyla. Bu konu hakkında ne yapacağımı bilemiyorum. Defalarca anlattım, konuştum ama nafile. Bu konuda aileme danışamadım çünkü ailem onun hayatını mahveder. Her şeyini elinden alırlar. Bu sebeple size yazmak istedim. Psikolojik olarak iyi olmadığı çok açık. En basitinden asla yanımızda bile oturmuyor, sürekli başka yerlerde. Sürekli sinirli, hırçın tavırlı. Bu konuda ne yapabilirim?
İçimdeki gerginliği nasıl sona erdirebilirim kafamdaki kötü düşünceleri silebilirim?
Son yaşanan okul baskınından çok etkilendim korkuyorum düşünmesem bile içimde bir karamsarlık oluşuyor sadece bu olay değil normal hayatımda da tedirginim bu gelecek kaygısı da olabilir mutsuz ve halsiz hissediyorum kendimi insanlara güvenim kalmadı hep bir açık arıyorum karşımdakinde isteksizim moralim bozuk geceleri uyuyamıyorum hava karanlık olunca boğuluyor gibi hissediyorum üzerimde kötü bir enerji var çoğu zaman beni mutlu hale getirmek için ne çözüm üretebilirsiniz
Eş ailesi ile sorun
Eşimin ailesi nişanlılıktan beri sorunlar çıkardı ve hep huzurumuzu kaçırdı. Eşim de onları tuttu. Çocuğum olduğunda sevemedim; alışamadık. Dediler ki duygusal bir bağ olarak eşime sınır çizmesi gerektiğini söyledim. Bana konuştuğunu söyledi, ama aslında konuşmamış. Ardından, ailesi bizim torunumuz yok, bu zamana kadardı. İyi ki de almadık, dediler. O günden beri ne gidiyorum ne deiyorum. Eşim de onların görmeye hakkı var. Seni sevmedikleri için böyle söylüyor, hiçbir şey alma çocuğumu gösterlar, diyor. Ben ise, ben ayrı, çocuğum ayrı; bana kızıp ona bunu diyemezler, diyorum. İllaki görecekler, diyorlar. Ve sürekli tartışıyoruz; bu durumu ne yapabilirim.
Yalnızlık Kaygısı
Merhaba, 28 yaşında bir kadınım. Uzun yıllardır ciddi ilişki yaşamadım ve geçmişte yaşadığım birkaç ilişki hariç karşıma hep bağlanma sorunu olan erkekler çıktı. Son 3 senedir hiç kimseyle denk gelmedim ve tamamen yalnız geçti. Son zamanlarda, tamamen yalnız geçen üç yılın ardından bir arkadaşımla flört etmeye başladık ancak o da ciddi ilişki istemediğini söyledi: Pek çok farklı sosyal ortama girmeme karşın yaşıtım, hoşlanabileceğim yeni insanlarla da karşılaşmıyorum. Bu durum bende ciddi bir kaygıya yol açıyor. Sanki birisiyle tanışmak için çok geç kalmışım ve asla sevilmeyeceğim, evlenemeyeceğim gibi yoğun kaygılar yaşıyorum. Kendimi eksik hissediyorum. Bu durumdan nasıl kurtulabilirim?
Son zamanlardaki kaygım
Merhaba, 18 yaşındayım ve son dönemde yoğun kaygı ve zihinsel takılmalar yaşıyorum. Bu durum düşüncelerimi, kendimi algılama biçimimi ve günlük huzurumu belirgin şekilde etkiliyor. Genel olarak cinsellik ve fiziksel yakınlık konularına karşı mesafeliyim ve çoğu zaman rahatsızlık hissediyorum. Son günlerde istemediğim halde kısa süreli bir mastürbasyon davranışı yaşadım ve hemen durdurdum. Bu olaydan sonra yoğun suçluluk, tiksinme ve “kirlenmişlik/pislik” hissi oluştu. Özellikle bazı nesnelerin (örneğin çarşaf gibi) kirlenmiş olduğu düşüncesi zihnimde takılı kalıyor. En zorlayıcı nokta davranışın kendisi değil; sonrasında başlayan zihinsel süreç. “İstemediğim birine dönüşür müyüm, zamanla değişir miyim ve bunu normalleştirmeye başlar mıyım?” düşüncesi sürekli tekrar ediyor. Burada “değişmek” derken kastım; istemediğim davranışlara alışmak, değerlerimden uzaklaşmak ve kendimi kaybetmek hissi. Ayrıca inanç ve dinî konular da zihnimi etkiliyor. Özellikle kader ve irade ile ilgili düşünceler (“bir şey kaderdeyse Allah’ın bunu kalbime koyması ve bunun beni değiştirip değiştirmemesi”) kafamı karıştırıyor ve kaygımı artırıyor. Son dönemde ek olarak: - YKS sürecinde yoğun stres yaşıyorum (hedefim hukuk) - Aşırı düşünme, zihinsel döngüler ve kendini sürekli analiz etme arttı - Evlilik, bağlanma ve çocuk sahibi olma gibi gelecek temaları bende kaygı ve uzaklaşma hissi yaratıyor - Aile içinde bazı mahrem konulara maruz kalmam bu düşünceleri tetikliyor Sormak istediğim temel konular: - Yaşadığım durum yoğun kaygı ve obsesif düşünce döngüsü ile ilişkili olabilir mi? - İstemediğim kısa süreli davranışlar kişiliğimi veya değerlerimi değiştirir mi? - Yaşadığım “kirlenmişlik/pislik” hissi psikolojik bir tepki olabilir mi? - Dinî/inançsal düşünceler bu kaygı döngüsünü tetikliyor olabilir mi? - Bu tablo klinik düzeyde bir kaygı/obsesif süreç olarak değerlendirilebilir mi? Amacım kendimi daha iyi anlamak ve bu zihinsel döngüyü sağlıklı şekilde yönetebilmek. Utanarak yazdığımı da söylemek isterim.
Kendime nasıl iyi davranırım?
Ben bu mesajı size ağlayarak yazıyorum. 25 yaşındayım ve size attığım her mesajda bu yaşımdan bahsediyorum. Çünkü 25 yaş bana hiçbir şey başaramadığım, hiçbir şey elde edemediğim ve her şeye geç kaldığım bir yaş gibi geliyor. Bugün içimdekileri ağlayarak anneme boşalttım. bana kendimi değersiz hissettirmeleriyle ilgili… Oysa ben onlara hep iyi davrandım. Her işlerini yaptım. Ev işlerinde yanlarında oldum, hasta olduklarında başlarında bekledim. Sanki bir anne gibi. . Onlara o kadar öyle oldumki artık görevim gibi sayıldı. Babamla zaten gün içinde 2-3 kelmeyi geçmez sohbetimiz. Ben ona yemek, çay ister misin diye soruyorum , o bana evet-hayır diyor o kadar. Bir kez nasılsın, kızım, saçımı okşadığı yoktur mesela. Annem bana diyor ki sanki eskisi gibi düşünmüyorsun beni. Ben de diyorum ki, eğer kendimi düşünüyorsam, buna sevinin. Demek ki artık kendimi seçmeye başlıyorum. Ama yine de diyorum ki, içim hâlâ size karşı yanıyor. Size artık göstermek istemiyorum. Keşke hissiz olsaydım, ama olmuyor. Bir de o kadar konuştum, yine anlaşılmadım. O kadar ağır ki… İnsan konuşuyor, anlatıyor ama anlaşılmamak çok zor. Ben yüz defa bir şey yapıyorum, bir kere yapmayınca o bir kere göze batıyor. Yanlış anlamayın, annem kötü biri değil . O da çok zor hayat yaşıyor, çocukluktan beri. Yetimhanede büyüdü, büyüyüp babamla tanıştı. O da ona hem psikolojik hem fiziksel şiddet gösterdi. Gün yüzü göstermedi. Şimdi de bir hiç uğruna annemi sildi. Aynı evde yaşıyorlar, ama babam annemle konuşmuyor. Annem çok değersizleştirdi. Annem çok ağlıyor, ben onu iyi yapayım diye kendimi düşünmez oldum. Sanki onun için kendimi yıpratmam hoşuna gidiyor, böyle olmasını istiyor, belki hiç böyle his yaşamamış diye. Ama yine o 4-4'lük evlat olamıyorum, ne kadar böyle iyisin, öyle iyisin dese de, bunu biliyorum. İki erkek kardeşim var, onlardan böyle şeyler beklemiyor. Ben hepsini kendimden, hayatımdan önde koydum onlar iyi olsunlar diye. Hatta ben çocuk istemiyorum; eşimle kendime hayatımı adamak istiyorum. Evlenirim; eğer onlar torun görsün diye çocuk yapmayı bile düşündüm, yine hatta onu arada düşünüyorum. En kötüsü sürekli bana vicdan yaptırıyor… O zaman ben kötü bir anneyim, kötü bir insanım, her şey benim yüzümden oluyor. Ama anlatıyorum, bunu yapmamalarını söylüyorum, yine aynı şey devam ediyor. Size Azərbaycandan yazıram. Artık gücüm kalmadı. Onları düzeltmeye çalışırken kendi hayatım mahvoldu. Bıktım.
Bana bi kaygı bıraktı
Sevgilim vardı herşey çok güzelken tartışma oldu hiç yazmadı konuşmadık ama ben yazmaya devam ettim yakın bi tarihte konuştuk tam buluşacağız çok güzel içimde bı kırıklık var ama çok seviyorum buluşmadan bir gün önce ben yapamıyorum dedi ve beni her yerden engelledi ve bı gün sonra benim doğum günümdü şimdi kimle konuşsam korkuyorum 2 saat yazmasın engelledi mi diye bakıyorum deli oldum