Psikolojik Destek ve İyi Oluş Platformu
Zihinsel sağlığınıza dair sorulara uzman psikologlardan yanıt alın. Psikolojik desteğin en ulaşılabilir adresindesiniz.
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Filtrele
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Yalnızlıktan kırılıyorum ?
26 yaşında erkeğim bugüne kadar romantik ilişkilerde dikiş tutturamadım. Uzun ilişkim olmadı. Evlilik düşündüğümüz bir ilişkim çok kısa sürede bitti. Kimle tanisaam spesifik vakalara denk geliyorum iki ay sonra yurtdışına taşınan, yakın zamanda ailesinden birini kaybedip ilişkiye hazır olmayan vesaire. Artık kendimde kusur arıyorum yaşıtlarıma bakıyorum benim neyim eksik acaba çirkinim veya boyum kısa diye mi olmuyor diyorum hep böyle mi devam edecek ilerde biri çıksa bile tecrübeli olacak ve ben afallayacagim veya durumumu öğrenen biri beni küçümseyecek diye düşünüyorum ve neden sevilmiyorum diyorum.
artık unutmak istiyorum
haftanın 5 günü gördüğüm birini nasıl unutabilirim, önceden sevgili olmuştuk ayrılmamıza rağmen iletişim halinde oluyorduk bir şekilde. Aramızda garip bir bağ var, neyse sevgilim varken bana tekrardan yazdı. Onu o kadar çok seviyodum ki cevap verdim ve 2 hafta falan konuştuk sevgilim varken bu durumdan pişmanım çünkü kesinlikle haketmiyor. Sevgilimden ayrıldıktan sonra onla konuşmaya devam ettik, kısa sürede sevgili olamayacağımızı ikimizde biliyorduk zaten daha cok arkadaş flört sevgili üçü bir arada gibiydik. Neyse daha uzatmayayım. Hayatımda daha önce hiç bu kadar kötü hissetmemiştim. İçim hep daralıyor, sürekli derin içler çekiyorum artık onu görünce bir şey hissetmek istemiyorum. Not: 1 yıldır tanışıyoruz sadece
İlişkim bitti ne yapmaliyim
Biz çok güzel bir ilişki yaşadık. İlişkinin başında birbirimize nasıl bakıyorsak, iki yıl boyunca da aramızdaki enerji ve sevgi hiç değişmedi. Elbette kavgalarımız ve birbirimizi anlamadığımız zamanlar oldu ama çoğu zaman konuşup her şeyi çözmeyi başardık. Aramızda ciddi bir sorun yoktu. Sonra onun Work and Travel ile Amerika’ya gitme fırsatı çıktı ve bunu değerlendirmek istedi. Gitmeden önce ağlayarak vedalaştık ama birbirimize karşı hiç soğumadık. Amerika’ya gittiğinde aramıza 8 saatlik zaman farkı girdi. Ben çalışıyordum, o ise sabah 8’den akşam 10’a kadar iki işte çalışıyor ve çok yoruluyordu. Konuştuğumuzda sık sık ağlıyor, orada çok zorlandığını ve beni özlediğini söylüyordu. Çiftleri gördüğünde bizi özlediğini anlatıyordu. Ben ise hayatımda ilk defa ilişkide bu kadar zorlandım. Güven problemim kesinlikle yoktu; sadece onu çok merak ediyordum. Bana 15-20 dakika yazmadığında kızıyor, trip atıyor, ona destek olmam gerekirken yeterince ilgilenmediğini düşünüyordum. Sanırım bu süreçte onu fazlasıyla bunaltmış olabilirim. Bir sabah yine geç yazdığı için tartıştık ve aynı akşam ayrılmak istediğini söyledi. İki yıllık ilişkimiz yaklaşık 20 dakikada bitti. Son kez konuşmak için çabaladım ama kararını vermişti. Yaklaşık bir aydır ayrılığı düşündüğünü söyledi. Şimdi üzerinden 20 gün geçti ve bugün bizim ay dönümümüz. Ne yapacağımı, yazıp yazmamam gerektiğini ve Türkiye’ye dönmesini beklemenin doğru olup olmadığını bilmiyorum.
Erteleme Döngüsünden Nasıl Çıkılır
Merhaba. Yaklaşık beş yıldır hayatımda hiçbir şeyi değiştiremediğim, sürekli olarak erteleme ve tükenmişlik döngüsünün içinde sıkışıp kaldığım bir ruh haliyle yaşıyorum. Dümdüz, hiçbir sapması ve varacağı yeri olmayan bir yolda sadece sürükleniyor gibiyim. Zaman akıp giderken ben yerimden bir adım bile kıpırdayamıyorum. Yapmak istediğim birçok şeyi, koymak istediğim her hedefi sürekli erteliyor, en ufak bir eylemi bile gözümde aşılamaz bir dağa dönüştürüyorum. Her şeyin üstüne bu kadar düşününce vazgeçecek bir neden bulmakta zorlanmıyorum. Erteledikçe ve yerimde saydıkça kendimi suçluyor, yetersiz hissediyor ve yoğun bir suçluluk duygusuyla boğuşuyorum. Bir şey yapmadığım ya da dinlenmeye çalıştığım zamanlarda bile zihnim susmuyor, ne durup nefes alabiliyorum ne de ileriye doğru hareket edebiliyorum. Bu döngüden kendi başıma, sadece kendi kafamın içinde düşünerek çıkmaya çalışmaktan artık tamamen tükendim. Yıllardır süren bu erteleme ve kilitlenmişlik halini kırabilmek için nasıl bir yol izlemeliyim, bu sürece nereden başlamalıyım?
Konuşmak istemiyorum
Kimseyle konuşmak istemiyorum başkaları da bana uzun uzun birşeyler anlatsın istemiyorum sadece sessizlik ve kendimle baş başa kalıp vakit geçirmek istiyorum kendimleyken hiç başkasıyla olmadığım kadar mutlu ve güvende hissediyorum ancak başkası yanımdayken bu duygular geçerli değil tam tersi bıkınlık ve uazklaşma isteğiyle doluyorum ancak bu durum etrafımdakileri olumsuz etkiliyor bana birşey yapmışlar da ben ondan onlarla özelikle konuşmuyormuşum gibi bir algı yaratıyor ve onları kırıyor kişisel olmadığını söylememe rağmen beni tam anlamıyla anlamıyorlar ben onları kırmak da istemiyorum hata bir arkadaşımı bu konuda kırdığım için çok pişmanım bir insanı kırmak üzmek en son isteyeceğim bir şey bile değil ama elimde olmadan kırdım özür diledim hakklı olduğunu kabul ettim tövbe de ediyorum ancak içim de rahatlamış değil beni affetiğinden emin olduktan sonra ancak biraz olsun rahatlatabilirim onu tekrar kırmamak için onunla konuşuyor ve sohbet açmaya çalışıyorum bunların yanı sıra da konuşmak istediğim anlar da oluyor o kadar duyguyu içimde yaşamak bazen yoruyor ve paylaşmaya ihtiyaç duyuyorum bu ihtiyacımı da ya sevdiğim bir öğretmenle sohbet etmek oluyor yada yanında rahat olabildiğim ve çok da söylediklerimin altından binlerce anlam aramayan arkadaşımla havadan sudan konuşmak oluyor. Böyle mutluyum kendimle olmayı seviyorum ancak etrafımdakilere de kötü bir enerji yaymak istemiyorum
Ayrılığın ardından nasıl kendimi toparlayabilirim?
Merhaba,1. 5 yıllık bir ilişkim vardı kendisi benim için çok özel yere sahipti 3 kez ayrılıktan sonra yaklaşık 4 ay önce haksız yere yeniden beni terk etti şuan da sanal ilişkisi olduğunu öğrendim. Onunla denk gelemiyorum yüzünü göremiyorum ama çevremde sürekli onun anıları var o canlamıyor gözümde 4 ay boyunca sürekli benim kafamdaydı kötü hissediyorum ne yaparsam yapayım atlatamadım unutamıyorum ;gün içinde iyiyim ama gece olunca sürekli ağlıyorum hayatıma odaklanamıyorum ne yapmam gerektiğini bilmiyorum zihnim sürekli çalışıyor ve aklımdan çıkmıyor. arkadaşlarımlayken iyiyim ama dediğim gibi yalnız kaldığım anda çöküyorum. Hala yarım kalan birşeyler var içimde. Ayrıldıktan sonra o bir kavgaya karıştı; küçümsendi,arkadaşları ona ihanet etti,ayrılma nedenimiz olan kişilerde onla arkadaşlığını sonlandırdı ama o buna rağmen dönmedi bana. Ben yine bekledim döner diye ama dönmedi. Onun yanındaki mutlu halimi özledim. Önceden mutluydum rahattım asla içimde birşeyleri tutmaz konuşur dururdum. Şimdi yapay zekayla konuşuyorum. ..
Sosyal Dışlanma ve Grup İçinde Görünmez Hissetme
Üniversiteye gidiyorum. Sınıfta başka konuşacak kimse yoktu, herkes kendi grubunda takılıyordu. Önceden tamamen yalnızdım; ceketimi alıp dışarı çıkıyor, eve gidiyordum, kimseyle konuşmuyordum ve bana garipmişim gibi bakıyorlardı. Sonra sınıftan biriyle tanıştım ve onun grubuna dahil oldum. Tanıştığım arkadaşım iyiydi, dinlerdi, tavsiye verirdi, beni ciddiye alırdı. Ama o şimdi başka sınıfta, dersleri farklı olduğu için sadece teneffüslerde grup olarak konuşabiliyoruz. O olmadığında diğerleriyle teneffüste yokmuşum gibi hissediyorum. Yanlarında sanki yokmuşum gibi gidip geliyorum. Birbirlerine bakarak konuşuyorlar, gülüşüyorlar. Telefona falan bakıyorum nereye kadar bilmiyorum. Bir de ağızları bozuk, çok küfürlü konuşuyorlar. Ben normal ciddi bir şey sorsam hemen küfürlü cevap geliyor, özellikle birinden. Böyle kalesiz gibi, garip bir cins. Konuşmayı kessem çok tuhaf olur. İllaki grup ödevleri olacak, dışarda kalmak istemem. Stratejim grubu tamamen en yakın arkadaşlarım olarak değil, sınıf içi bir sosyal ağ ve ödevleri garantiye alma alanı olarak görüyorum. Onlardan duygusal bir yakınlık beklemiyorum, sadece pratik bağları koparmıyorum. Böylece o manzarayı çekmek zor olsa da en azından gelecekteki projelerde dışarıda kalmamış oluyorum. Bu durumda ben kendimi daha fazla hırpalamamak için tam olarak ne yapmalıyım? Görünmez hissettiğim, ciddiye alınmadığım, küfürlü bir üslupla karşılaştığımda nasıl idare edebilirim? Tamamen kopmak yalnızlık ve ödevler yüzünden riskli, ama katlanmak beni çok yoruyor. Dengeyi kurarken bana ne tavsiye edersiniz?
Gebelik hk
Merhaba panik atak ve anksiyete geçmişi olan 30 yaşında yım hamileliğini öğreneli 1 gün olan biriyim, ve korkuyorum ilk bebeğim olacak ama 1 saat sonra kadın doğuma gideceğim aldırmak geliyor içimden bu sorunluluğu alabileceğimi düşünmüyorum eşim istiyor ama bana da saygı duyuyo , sonrasındabu yükün altında ezilmekten korkuyorum lütfen yardım edin napacağımı bilmiyorum çocugumu sevememekten korkuyorum benimseyememekten çünkü şuan ona dair hiçbişey hissetmiyorum
Konuşulamamış duygular
Merhaba hocam. Ben 9ay önce duygularım olan kişinin nişanlandığını öğrendim. O günden bugüne çok daha iyiyim. Fakat hala o bana açılmadan ve kendini ifade etmeden gitti bende aynı şekilde ifade edemedim. Yarım kalmış bir hikaye gibi olmasından dolayı ve benim ona duygularımı ifade edememiş olmam nedeni ile kendimi kötü hissediyorum . Bazen pişman oluyorum kendime kızıyorum kendimi ifade edemediğim için . Çekingen ve utangaç yapım nedeni ile kendimi o dönemlerde zorlamış olsam da soramadım bir başka sebebi güven vermeyen davranışlarıydı tabi aylarca ortadan kaybolup bir anda beliryordu ama yine de kendimi suçlu hissediyorum ve pişmanım. O başka bir yola girmiş olsa da üzülüyorum bunu nasıl aşarım. Ben kendimi ifade edememiş olsam da ona alan açtım kendisini ifade etmesi için 2 yıl böyle olunca dayanamadım yoruldum sonra mesafe koyunca pasif agresif şekilde mesaj silerek sessizce gitti. Bende bu yüzden unutamıyorum.
Büyük bir belirsizlik içindeyim.
Öncelikle selamlar. 20 yaşında son 3 senedir stres dolu bir ortamda her gün çalışmış ve artık bu stres 3 sene sonunda anksiyete, panik atak ve varoluşsal kaygıya dönüştüğü için işe ara verme ve memlekete dönme durumu almış birisiyim. Evet psikoloğa da gittim nefes egzersizi, yürüyüş, not tutma vb zaten yaptığım şeyleri söyledi ben de devam ediyorum hala. Son birkaç aydır sadece yoğun bir şekilde düşünme eylemi gerçekleştirmekteyim. Her şeyi, hayatı, insanları, insan doğasını ve amaçları bile sorgular hale geldim yoğun bir şekilde. Ve bu sorgulama şeyini nedense bırakamıyorum. Kafamda sorular durmak bilmiyor. Hayat sanki otomatikten farkında olduğum manuel bir şeye dönüşmüş gibi ve anın tadını çıkaramıyorum. İleriyi ve bilinmezi çok düşünen herhangi bir şeyi çok fazla araştıran meraklı bir insanım fakat bazı şeyleri ne yazık ki kafam kaldırmıyor. Genelde tek başıma bu zamana kadar bir şey yapmadım yeni yeni tek kalmaya basladıkça tek yaşamaya alıştıkça hayat benim için biraz daha monoton hale geldi gibi hissediyorum. Başlarda bu farkındalık hissi bana hayatta her şeyi yapabileceğim konusunda inanılmaz bir tepkime sunardı (özgüvenin artınca göğsünün kabarması hissiyatını örnek verebilirim). Fakat şu zamanlardaysa içimde korku ve panik hissiyatı durmak bilmiyor. Ne yapabilirim her yolu denemeye çalışıyorum fakat eskisi kadar basit şeylerden bile zevk alamıyorum artık.