Kaygı

Suçluluk hissi

havvanur209 Mayıs 2026 18:59

Öncellikle merhaba, ben 20 yasindaydim. psikolojik danismanlik okuyorum ve ilk senemdeyim. Belcikada dogdum, buyudum. genel olarak cocukken cok zorbaliga ugradim ve notlarim kotuydu. Zor bir cocukluk gecirdim. terapi goruyorum, antidepresan kullaniyorum. yetersizlik hissiyle surekli mucadele etmis biriyim. kaygi, depresyon ve stress cok yasiyorum. ozellikle okulda ve ailemde, dinimde, sucluluk duygusu cok baskin. ya iyi biri degilsem? ya basarisiz olursam? ya okulumu bitiremezsem? ya iyi bir musluman olamazsam? ya kotu bir evlatsam? gibi gibi. universitenin ilk doneminde derslerimden kotu notlar aldim baya. simdi ise hala mucadele ediyor ve birakmiyorum ama surekli tetikte hissediyorum. ya sinavlar iyi gecmezse? surekli bir sucluluk duygusu, bir tetikte olma hali. surekli hayat mucadelesi veriyormusum gibi geliyor. surekli kabus gordugumden, zinde bile uyanamiyorum. dersle ilgilenmedigimde bile "yapmadin iste, basarisizsin, aptalsin" diye dusunebiliyorum. psikologum disinda konusabilecegimde pek kimse yok aslinda. neden surekli tetikte, suclu ve basarisiz hissediyorum? neden huzurlu hissedemiyorum? bazen oyle kaygilaniyorum ki, cogu zaman nefes darligi yasiyorum. 3 hafta sonra yine sinavlarim var, cok kaygili hissediyorum.

Bu soru 3 Haziran 2026 13:24 tarihinde Uzman Psikolog Gizem Yıldırım tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan, yazdıklarınızdan gördüğüm kadarıyla kendinizi eleştirmek ve yargılamak yaşantılarınızın size öğrettiği bir şey olmuş. Dini baskı ve yaşadığınız zorbalıklar bunun en temeli gibi görünüyor. Eğer aile yapınızda da eleştirel ve baskıcı bir tutum varsa, çocukken size “ben yetersizim” veya “yeterince iyi değilim” gibi olumsuz inançlarla kodlanmış olmalı. Sanki her alanda “iyi olmak zorundayım” diye çabalayan, ama bir yandan da sürekli yargılanan bir tarafınız var gibi.


Bir mizacıyla dünyaya gelir. Belki sizin mizacınız temelden kaygılı bir yapıyı da içeriyordu ve aile ortamı, okul ortamı, arkadaşlıklar mizacın şekillenip kişiliğin/karakterin şekillenmesini sağlar. Sizin yaşadığınız bu olumsuz tecrübeler kaygılı yapınızı tetiklemiş ve bir yerden sonra “suçu kendine yükleme” evresine ulaşmış olabilir. Ve o inanç, şu an üniversitedeki her sınavda, her aile beklentisinde, dini konularda bile tekrar tekrar tetikleniyor olabilir. Yani çocuk halinizin size seslenişi gibi de düşünebilirsiniz.


Ancak olumlu veriler de var elimizde. Pes etmek ve köşeye sıkışmayı kabullenmek yerine kendinize sürekli yeni bir çıkış noktası aradığınızı görüyorum. Bir yandan psikiyatri tedavisi, bir yandan terapi alırken başka uzmanların görüşünü alabilmek için bizlere ulaşmışsınız, okulla ilgili olumsuz deneyimlerinize rağmen üniversite eğitimine hatta psikolojik danışmanlık bölümünde eğitim almaya başlamışsınız. Aslında bu yaptığınız cesurca bir davranış. Ama o güç, şu anda sürekli “tetikte kalma” haliyle karışmış. Sanki beyniniz “rahatlarsam, dağılırım, tamamen başarısız olurum” diye düşünüyor olabilir. O yüzden de huzur anını bile tehlike gibi algılıyor.


Psikoterapi seanslarınızda mutlaka bu travmatik konuları terapistiniz sizinle çalışacaktır diye düşünüyorum Fakat bu kaygının tavan yaptığı anlarda işinize yarayabileceğini düşündüğüm bazı nefes egzersizlerini cevaba eklemiş olacağım.


Son olarak düşünmenizi istediğim bir konu var. “Ben değerli bir insan olmak için, gerçekten %100 kusursuz olmaya mı mecburum?” Bu sorunun cevabını acele etmeden, yavaş yavaş keşfetmek… hem inancınızla, hem öğrenciliğinizle, hem de kendinizle ilişkinizi daha yumuşak bir yere taşıyabilir. Belki bu sorunun cevabını ararken dini bilgisine güvendiğiniz bir kişiyle de görüşmeniz işe yarayabilir. Yani gerçekten herkes mükemmel mi? Mükemmellik ne ile ölçülebilir? Mükemmellik herkes için aynı mı? Ve en önemlisi sizin için iyi ve değerli bir insan olmanın kriterleri nelerdir? Kim için ve ne için bunları düşünmenin yanı sıra öncelikli olarak sizin ruhsal inancınız ne söylüyor bunları bulmalısınız.


Sevgilerimle

Uzm. Psk. Gizem Yıldırım  



💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
4-7-8 Nefes Tekniği
4-7-8 nefes tekniği, bedenin doğal gevşeme tepkisini harekete geçirerek stresi azaltan, uykuya geçiş...
Nefes Egzersizleri⏱️ 3 dakika
Psikoloğun Notu: Kaygınızı yönetemediğiniz anlarda sakinleşmenizi sağlayabilir.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.