Aile

bu hissi nasıl atlatırım

Gizli Kullanıcı8 Mayıs 2026 23:32

ben babamın telefonunda başka bi kadınla mesajlarını gördüm annemi aldatıyordu ve anneme söyledim kavgalar oldu ama bir şekilde olay kapandı çünkü aldatmanın dozu anneme göre küçük bir olaydı ya da başka bir sebep bilmiyorum ama ben atlatamıyorum bu olay 2-3 sene önce yaşanmasına rağmen her üzgün oluşumda kendimi bu olaya ağlarken buluyorum herkes çok mutlu herkes unuttu ama benim aklımın bir köşesinde çıkaramıyorum çok yoruldum yalvarırım unutmam için yardımcı olun gerçekten çok yoruldum bazen kendime kızıyorum şu an babam iyi unutmamakla ona haksızlık mı ediyorum diye ama aşamıyorum

Bu soru 9 Mayıs 2026 10:35 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,


Yaşadığınız şeyin sizi bu kadar derinden etkilemesi çok anlaşılır. Bir aile içinde güven duygusu, çoğu zaman fark etmeden insanın dünyayı algılayışının temelini oluşturur. Anne ve babanın ilişkisi sadece onların arasında yaşanan bir bağ gibi görünse de çocuk için çok daha fazlasını temsil eder; evin güvenliğini, düzenini, sevginin neye benzediğini, sadakatin gerçek olup olmadığını.


Bu yüzden böyle bir olaya tanık olmak yalnızca bir aldatma olayını öğrenmek değildir. Aynı zamanda zihninizde kurduğunuz aile bütünlüğünün sarsılmasıdır. Dışarıdan bakıldığında mesele kapanmış gibi görünebilir, anneniz bunu geride bırakmış olabilir, babanız değişmiş ya da her şey yoluna girmiş olabilir. Ama sizin için o anda yaşanan kırılma noktası zihninizde tam olarak işlenmeden kalmış olabilir. İnsan bazen olayın kendisini değil, olayın yarattığı anlam boşluğunu taşıyor. Sizin taşıdığınız yük de büyük ihtimalle tam olarak bu.


Zihniniz bazen çözümlenemeyen olayları tekrar tekrar gündeme getirir çünkü bir parçası hala anlamlandırmaya çalışıyordur. Sanki içinizde bir yer bu olaya dönüp dönüp bakarak net bir cevap arıyor olabilir. Neden oldu, neden devam edildi, neden herkes sustu, neden ben bunu bu kadar ağır yaşıyorum, neden annem bu kadar kolay devam edebildi, neden bende hala acıyor. Bu sorular cevapsız kaldığında zihin onları kapatamaz. Kapanmayan her dosya, duygusal olarak tetiklenilen anlarda yeniden açılır.


Üzgün olduğunuz zamanlarda bu anıya dönmeniz tesadüf değil. İnsan zihni bugünkü duygusal acıyı geçmişteki çözümlenmemiş yaralarla birleştirme eğilimindedir. Bugün yaşadığınız herhangi bir kırgınlık, yalnızlık, hayal kırıklığı ya da değersizlik hissi, bilinçdışında o eski kırılmayı aktive ediyor olabilir. Çünkü o olay sadece babanızın bir davranışı değildi; aynı zamanda belki de ilk kez hayatın sandığınız kadar güvenli ve net olmadığını fark ettiğiniz andı. Böyle anılar insanın içinde bir çeşit sembole dönüşür. Artık sadece geçmişte olmuş bir olay değil, güvenin kırılmasının, hayal kırıklığının, çaresizliğin temsili haline gelir.


Kendinize kızmanız da çok tanıdık bir savunma mekanizması. Çünkü zihniniz iki taraf arasında sıkışmış gibi görünüyor. Bir yanınız gördüğünüz şeyi unutamıyor, incinmiş ve hayal kırıklığına uğramış hissediyor. Diğer yanınız ise babanızın şu anki halini görüyor, belki iyi davranışlarını görüyor ve vicdan yapıyor. Acaba haksızlık mı ediyorum diye düşünüyorsunuz. Oysa burada bir taraf seçmek zorunda değilsiniz. Bir insan hem şu anda iyi davranıyor olabilir hem de geçmişte sizi derinden yaralamış bir şey yapmış olabilir. Bu iki gerçek aynı anda var olabilir. Bunu kabul etmek zor ama iyileşmenin önemli bir parçası. İnsanları tamamen iyi ya da tamamen kötü olarak görmek yerine, hem yaptıkları güzel şeyleri hem de verdikleri zararı aynı anda tutabilmek duygusal olgunlaşmanın bir parçasıdır.


Annenizin tavrı da içinizdeki karmaşayı büyütmüş olabilir. Çünkü bir çocuk için ebeveynlerden biri bir olaya güçlü bir tepki vermediğinde, zihinde şu karışıklık oluşabilir: Eğer annem bunu büyütmediyse neden ben hala etkileniyorum? Acaba ben mi fazla tepki veriyorum? Ama her insanın sınırları, ilişkiyi değerlendirme biçimi ve baş etme mekanizması farklıdır. Annenizin bunu nasıl ele aldığı, sizin nasıl hissetmeniz gerektiğini belirlemez. Belki anneniz korumak için sustu, belki kabullenmek zorunda kaldı, belki gerçekten farklı yorumladı. Sebebi ne olursa olsun, sizin yaşadığınız duygunun geçerliliğini azaltmaz.


Asıl mesele unutmaya çalışmak değil. Unutmak çoğu zaman zorla olmaz. Bastırılan duygular silinmez, yalnızca şekil değiştirir. Sizin ihtiyacınız olan şey büyük ihtimalle bu olayı içinizde başka bir yere koyabilmek. Şu anda bu anı sanki zihninizde aktif, açık bir yara gibi duruyor. Onu kapatabilmek için önce ona dürüstçe bakmanız gerekir. Kendinize şu soruyu sormayı deneyin: Beni en çok ne yaraladı? Babamın annemi aldatmış olması mı? Ailem hakkındaki inancımın yıkılması mı? Bunu öğrenen kişi olmak mı? Bu yükü tek başıma taşımış olmak mı? Herkes unutmuşken benim hala orada kalmış olmam mı?


Bu sorulara vereceğiniz cevaplar çok önemli. Çünkü bazen olayın yüzeyde görünen kısmı değil, onun temsil ettiği daha derin bir anlam acıtır. Belki de içinizde kırılan şey sadakat inancıydı. Belki erkek figürüne duyduğunuz güven sarsıldı. Belki sevginin güvenli olduğuna dair inancınız çatladı. Belki de çocukluğunuzdaki korunaklı aile imgesi parçalandı. Hangisiyse, onu isimlendirmek iyileşmenin ilk adımıdır.


Size somut bir yöntem önerebilirim. Bu anı geldiğinde ondan kaçmak ya da kendinizi suçlamak yerine oturup yazın. O gün ne gördünüz, ne hissettiniz, içinizden ne geçti, kimsenin anlamadığını düşündüğünüz ne vardı. Sonra bugünkü halinizle o günkü kendinize cevap verin. Ona ne söylemek isterdiniz? Onun ne duymaya ihtiyacı vardı? Bu egzersiz zihnin yarım kalmış işleme sürecini tamamlamasına yardımcı olabilir.


Bir diğer önemli şey de babanızla ilgili hislerinizi netleştirmek. Affetmek zorunda değilsiniz. Kızgın olmak zorunda da değilsiniz. Bazen insanlar arada bir yerde kalır. Ne tamamen affedebiliriz ne tamamen reddederiz. Bu da geçerli bir duygusal pozisyondur. Kendinizi kesin bir sonuca zorlamayın. Şu an tek yapmanız gereken hissettiğiniz şeyi dürüstçe kabul etmek.


Bu olayın yıllardır aklınıza gelmesi aslında zihninizin size bir şey anlatmaya çalıştığını gösteriyor. Belki sadece bu olayı değil, hayatınızdaki güven, bağlanma ve hayal kırıklığı temalarını konuşmanız gerekiyor. Eğer imkanınız varsa bir terapistle bunu detaylı çalışmanız çok iyi gelebilir. Çünkü bazen tek bir aile olayı, insanın ilişkiler, güven ve kendilik değeri üzerine kurduğu birçok içsel yapıyı etkileyebilir.


Umarım yazdıklarımın size faydası dokunur. Eğer konuşmak veya soru sormak isterseniz burada olacağım. Görüşmek dileğiyle.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular