Kaygı

28 yaşındayım iş yerlerinde tutunamıyorum

seyda97kpln14 Temmuz 2025 07:16

İş yerlerinde sıkıntı basıyor beni 15 günde zor duruyorum bu durumu aşamıyorum hiçbir şekilde ailem beni çalış diye zorlamiyor bipolar bozukluk olduğu için bir günüm İyi bir günüm mutsuz geçiyor sürekli ağlamak istiyorum iş yerlerinde 1 hafta güzel çalışıyorum sonrası da bozuluyor neden yaşadığım bile belirsiz bu hayatta hiç amacım yok hayalim yok bu dünyada neden yaşadığımı bile bilmiyorum inanın ki

Bu soru 15 Temmuz 2025 09:41 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba Sevgili Danışan,


Böylesine yoğun bir içsel çalkantı yaşarken yardım istemen, yaşadığın durumun farkında olman ve çözüm araman senin için çok kıymetli bir adım. Duygularının bu kadar inişli çıkışlı olması, bir gün umutla başlayıp diğer gün tükenmiş hissetmen, iş yerlerinde tutunamaman ve hayatına dair amaçsızlık hissetmen seni yalnızca yormuyor; aynı zamanda yaşam enerjini, motivasyonunu ve geleceğe dair hayallerini de gölgeleyebiliyor. Anlattıklarının ışığında, yaşadığın bu döngünün altında yalnızca ruhsal yorgunluk değil, derin duygusal ihtiyaçlar, tanımlanamamış içsel çatışmalar ve belki de yeterince görünmeyen bir psikolojik zemin yatıyor olabilir. Senin de belirttiğin gibi, daha önce bir bipolar bozukluk tanısı aldıysan, bu tanının getirdiği duygu durum değişimleri hayatının birçok alanını etkileyebilir; ancak bu, iş yaşamında kendine yer edinemeyeceğin ya da bir amaç bulamayacağın anlamına gelmez. Sadece bu sürecin biraz daha dikkatli, destekle ve anlayışla yürütülmesi gerekir.


İş yerinde tutunmakta zorlanman, bir hafta iyi gidip sonrasında hiçbir neden yokken her şeyin bozulması gibi görünen durumlar aslında iç dünyandaki bazı dengesizliklerin yansıması olabilir. Bipolar bozuklukta, özellikle depresif dönemlerde motivasyon azalması, değersizlik düşünceleri, yaşama karşı isteksizlik ve ağlama nöbetleri gibi belirtiler sıkça görülür. Bu durumlar senin performansını, ilişki yönetimini, stresle başa çıkmanı doğrudan etkileyebilir. Ancak bu süreç yalnızca tıbbi bir tanıyla açıklanamaz. Kendine şu soruyu sorman da önemli olabilir: “Ben iş yerinde neden sıkışmış hissediyorum? Orada beni bunaltan sadece görevler mi, yoksa daha derinlerde başka duygular mı var?” Belki de yeterli olamama korkusu, hata yapma endişesi, onaylanma ihtiyacı ya da kendi potansiyeline olan güvensizlik seni bastırıyor olabilir. Özellikle de kendine ait bir hayat amacı tanımlayamamış olmak, yaşamına anlam katamadığını hissetmek, seni boşluk duygusuyla baş başa bırakmış olabilir.


Bu noktada önce içinde bulunduğun ruh haline karşı bir savaş açmaktan vazgeçmen ve onunla ilişki kurmayı denemen olacak. Kendini kötü hissettiğinde “neden böyleyim?” ya da “neden tutunamıyorum?” diye kendini suçlamak yerine, “şu an içimde hangi ihtiyaç görülmemiş olabilir?” diye kendine şefkatle yaklaşman çok önemli. Çünkü senin yaşadığın zorluk, temelde bir yetersizlik değil; duygularının taşımakta zorlandığı bir yük olabilir. Kendine yönelttiğin bu sorularla birlikte küçük adımlar atarak bir yön belirlemeye çalışabilirsin. Örneğin sana uygun olan bir iş ortamı nasıl olmalı? Daha az stresli, daha düzenli bir tempoya sahip bir iş seni daha güvende hissettirebilir mi? Ya da şu an için çalışmak değil, önce ruhsal dayanıklılığını artırmak ve içsel gücünü toparlamak mı sana iyi gelir? Bu soruların cevabını yalnızca sen verebilirsin ama bu cevapları bulman için bir psikologla düzenli görüşmeler yapmak sana çok büyük katkı sağlayacaktır.


Ayrıca hayatında bir anlam bulamamak, hayal kuramamak, neden yaşadığını bile bilmemek gibi düşünceler sana varoluşsal bir boşluk yaşattığını gösteriyor olabilir. Bu duygular, ruhsal dünyada çok ağır gelir ve yalnız başa çıkması kolay değildir. Böyle durumlarda bireysel destek süreci; hem kendini daha iyi tanımanı, hem geçmişten gelen duygusal yüklerini anlamanı, hem de gelecekte neye doğru gitmek istediğini netleştirmeni sağlar. Hayal kurmak zorunda değilsin ama yaşadığın her günün senin için ne ifade ettiğini anlamaya çalışmak, kendine küçük bir anlam yaratmak bile iyileştirici olur. Bazen büyük bir amaç bulmak değil, yalnızca kendine iyi gelecek bir sabah rutini oluşturmak bile çok değerli bir başlangıçtır. Senin için yaşamın tamamen anlamsız görünmesi, şu anda içinde bulunduğun karanlık bir dönemin ifadesi olabilir. Ama unutma, hiçbir duygu sonsuza kadar sürmez. Karanlık ne kadar baskın olursa olsun, içindeki en küçük umut ışığı bile o karanlığı delmeye yeter.


Son olarak, bipolar bozukluk tanın varsa ve bu durum için bir psikiyatristten düzenli takip ya da ilaç tedavisi almıyorsan, mutlaka bu konuda da bir destek almanı öneririm. Çünkü duygudurum bozukluklarında yalnızca psikolojik değil, biyolojik destek de çok önemlidir. Doğru tedaviyle duygu dalgalanmaların hafifler, stresle baş etme becerin artar ve işlevselliğin gelişir. Bu da iş yaşamında tutunmanı kolaylaştırır.


Bu hayatta neden yaşadığını sorman aslında çok derin ve insanın içini sarsan bir sorudur. Bu sorunun net bir cevabı olmayabilir ama bu soruyu kendine sorman, aslında içten içe yaşamla kurduğun bağı yeniden kurmak istediğini gösterir. Yani sen hâlâ hayata tutunmak istiyorsun, hâlâ umut var içinde. Bu duygunun izinden gidersen, senin için daha anlamlı bir yol mutlaka şekillenecektir. Kendine karşı daha şefkatli, daha anlayışlı ve daha sabırlı ol. Bir yere ait hissetmek, hayatta bir yön bulmak zaman alır ama bu yolda ilerledikçe sen de kendi gücünü daha yakından tanımaya başlarsın.


Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğiniz farklı bir soru veya aklınıza takılanları yeni bir soru oluşturarak bizlere iletebilirsiniz.


Sevgiler,

Psikolog Betül Canbel

alinti

Çokk teşekkür ederim cevabınız çok güzeldi ve akıcı bir şekilde yorumlamışsınız Allah sizden razı olsun inşallah 🙏🙏

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Psk. Betül Canbel

Merhaba Sevgili Danışan, Güzel geri dönüşleriniz için ben de teşekkür ederim. Tekrar bir sorunuz olduğunda buradayız. Kendinize iyi bakmanız dileğiyle. Sevgiler, Psikolog Betül Canbel

15 Temmuz 2025 16:58

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.