Kaygı

Aşırı kaygı yaşıyorum

Gizli Kullanıcı30 Haziran 2025 11:52

Aşırı stresli ve kaygılım sürekli elim ayağım terler ve buz kesiyor nefes alışverişim düzensiz nabzım çok hızlı ve bu genelde iş yerimde , ciddi ortamlarda, toplantılarda aşırı artıyor. Heyecandan izin isterken bile derdimi doğru düzgün anlatamıyorum, toplum içinde bi kitap okuyamıyorum veya sunum yapamıyorum. Herşeyi kafamda çok kuruyorum an da kalıp tadını çıkaramıyorum arka planda sürekli kafamda bişiler dönüyor çok zorlanıyorum çok aşırı yakınlarım dışında(eşim annem kardeşim ablam) kimseyle başbaşa kalmak istemiyorum konuşacak sohbeti devam ettirecek cümleleri bulamıyorum. Karşı tarafın beni çok sıkıcı ve sohbeti sarmayan biri olarak görüdüğünü düşünmeden edemiyorum

Bu soru 30 Haziran 2025 18:32 tarihinde Psikolog İrem Bor tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabalar Sevgili Danışan,

Yaşadığınız durumun sadece bir kaygı ya da heyecan olmadığını anlayabiliyorum. Bu, gününüzü etkileyen, zihinsel ve bedensel olarak sizi yoran bir yerde gözüküyor.

Bu yükün, dışarıdan anlaşılması genellikle zor oluyor. İnsanlar sizi belki sessiz ya da mesafeli sanıyor ancak iç dünyanızda neler oluyor ve bitiyor siz biliyorsunuz. Şimdi burada yardım istemeniz, kendinizle ilgili bir adım atmanız çok kıymetli.


Anlattıklarınız, özellikle sosyal ortamlar ve ciddi durumlarda bedensel uyarılmalar, zihninize gelen olumsuz düşünceler ve kaçınmaya dair davranışlar yaşadığınızı gösteriyor. Ellerinin terlemesi, nefes düzeninin bozulması, kalp atışlarının hızlanması gibi belirtiler, bedeninizin size “bir tehlike var” uyarısıyla ilgili. Yani aslında gerçek bir tehdit olmasa da, zihniniz bunu bir “tehdit” gibi algılıyor ve vücut tepki veriyor olabilir.


Bu noktada şunu bilmek önemlidir ki:

Bu durum sizin kişilik yapınızdan, zekanızdan ya da “sıkıcı” biri olmanızdan kaynaklanmıyor. Bu, beynin kaygıya karşı geliştirdiği bir alarm sistemidir sevgili danışanım. Ancak bu alarm sistemi şu anda çok hassas çalışıyor ve sizi sürekli tetikte tutuyor olarak düşünebilirsiniz.


Peki neler yapabilirsiniz?


Öncelikle kaygının her zaman hayatımızda olduğunu bilerek, şu döngüyü anlamalıyız. Kaygı tetiklenince vücut bir tehdit var sanıyor → semptomlar artıyor → semptomlar seni korkutuyor → kaçınma ya da içe çekilme oluyor.

Gündelik hayatınıza nefes ve beden farkındalığı eklemelisiniz. Bedeninizin verdiği tepkiyi yönetebilir hale getirmek çok rahatlatıcı olacaktır. Nefes egzersizi (4-7-8 tekniği) ve gevşeme tekniklerini detaylı olarak araştırarak bunları deneyebilirsiniz.

Düşünceleriniz sıklıkla sizi rahatsız ettiğinde ‘şu an bu düşünceler otomatik olarak geliyor ama değiştirilebilirler’ cümlesini hatırlayabiliriz.


Sevgili danışan, bu durum kalıcı değil. Beyin değişir, düşünce değişir, beden tepkiyi yeniden öğrenir. Eğer mümkünse psikolojik destek alarak sürecinize bir eşlikçi de edinebilirsiniz.


Kendinize karşı biraz daha nazik olmayı öğrenirken, bu sürecin sizi nasıl güçlendireceğine tanık olmanız mümkündür. Umarım cevabım sizin için yeterli olmuştur. Ancak tekrar sorularınızı dilerseniz sorabilirsiniz. Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın…


Psikolog İrem Bor

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.