Kaygı

Atak geçirdiğimi bilmiyorum

Gizli Kullanıcı16 Nisan 2025 10:47

Kalbim carpiyo nefesim daralio ama ben yapıyormuşum gibi hissediyorum ama durduramıyorum nefesim cok daralio ve kendime zarar veriyorum ama geri pisman oluyorum ne yapicam bilmiyorum yani her agladigimda kendime zarar vermek istiosun neden bole oluyo bilmiyorum piskayetriste gittim ama ilac kullanmak istemiyorum yani konusup rahatlamak istiyorum gercekten

Bu soru 22 Nisan 2025 14:58 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba Sevgili Danışan,


Öncelikle seninle bu duyguları paylaştığın için çok teşekkür ederim. Yazdıklarını büyük bir dikkatle okudum ve yaşadıklarının ne kadar zorlayıcı olduğunu anlıyorum. Kalp çarpıntısı, nefes darlığı, ağlama isteği, kendine zarar verme düşünceleri gibi yaşadıkların seni çok yıpratıyor olabilir. Bu duyguların içinde sıkışıp kalmış gibi hissetmen de çok doğal. Ama şunu bilmeni isterim: Sen yalnız değilsin ve bu duygularla baş etmenin yolları var.


Bahsettiğin fiziksel belirtiler – kalp çarpıntısı, nefesin daralması – aslında birçok kişinin yaşadığı yoğun stres ya da duygusal dalgalanma anlarında ortaya çıkabilir. Bunlar bir tür “panik hali”nin ya da “duygusal atak”ın belirtisi olabilir. Bu tarz anlarda, kişi kontrolünü kaybediyormuş gibi hissedebilir; ama aslında bu durumun seni ele geçirmesi, senin zayıf ya da yanlış biri olduğunu göstermez. Aksine, bu tepkiler, vücudunun bir şeylerin zorlayıcı olduğunu anlatma şeklidir. Hissettiğin "sanki kendim yapıyormuşum gibi ama durduramıyorum" hali de çok tanıdık bir duygudur. Bu, farkındalığın güçlü olduğunu ama başa çıkmakta zorlandığını gösteriyor.


Ağladığında kendine zarar verme isteği, büyük olasılıkla duygularını ifade etmekte zorlandığında kendine yönelttiğin bir öfke biçimi olabilir. Bu da yine, birçok gençte görülebilen bir durumdur. Duygularını kelimelere dökemediğinde ya da seni anlayacak birini bulamadığında bu iç patlamalar kendine zarar verme isteğine dönüşebilir. Fakat şunu bil: Bu duygularla baş etmek için başka yollar da var. Ve sen konuşmak istediğini, ilaç değil de anlatmak istediğini söyleyerek çok önemli bir adım atmışsın.


Bir psikiyatri uzmanına gitmen elbette önemli bir adım olmuş ama eğer ilaç kullanmak istemiyorsan, bu isteğini bir psikoloğa da rahatlıkla anlatabilirsin. Psikologlar seninle konuşarak, duygularını ifade etmene yardımcı olabilirler. Bazen birinin sadece dinlemesi bile çok iyileştirici olabilir. Kendini ifade edebileceğin güvenli bir alan, zamanla bu atakların azalmasına yardımcı olabilir.


Peki şimdi ne yapabilirsin? İşte sana birkaç öneri:


Ne hissettiğini yazmak, bazen konuşmaktan daha kolay olabilir. Bir defter alıp her gün “bugün kendimi nasıl hissediyorum?” diye sorman, içindeki karmaşayı azaltabilir.


Nefes Egzersizleri: Nefes darlığı yaşadığında, bir kağıt torba olmasa bile, burnundan yavaşça 4 saniyede nefes al, 4 saniye tut ve 6 saniyede ağızdan yavaşça ver. Bu, panik halini yatıştırabilir.


Konuşabileceğin, seni yargılamadan dinleyecek biri var mı? Bir öğretmen, bir rehberlik öğretmeni, aileden biri ya da bir psikolog? Duygularını paylaşmak seni hafifletir.


Kendine zarar verme isteği geldiğinde, buz tutmak, soğuk suyla ellerini yıkamak ya da bir kağıdı buruşturmak gibi yöntemlerle bu yoğun duyguları yönlendirebilirsin. Bu fiziksel alternatifler sana zarar vermez ama duygusal yoğunluğu azaltır.


Senin yaşadıklarını sadece “ilaçla” geçirme fikri seni rahatsız etmiş olabilir. Bu çok anlaşılır. Ama terapi, yani sadece konuşarak yapılan destek, senin için çok etkili olabilir. Bir uzmana gidip bu isteğini net bir şekilde söylemen, hem seni dinlemelerini hem de ilaçsız yöntemleri kullanmalarını sağlar.


Son olarak şunu da söylemek istiyorum: Yaşadıkların senin suçun değil. Duyguların çok ağır olabilir ama sen bu yükün altında ezilmek zorunda değilsin. Yardım istemek bir zayıflık değil, aksine çok güçlü bir adımdır. Sen zaten bu adımı atmışsın. Şimdi seni anlayacak, yanında duracak bir yetişkine ya da uzmana ulaşma zamanı.


İçinden çıkılmaz gibi gelen bu duygular zamanla hafifleyebilir. Yeter ki kendine karşı nazik ol, sabırlı ol ve bu süreçte yalnız olmadığını bil.


Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğin farklı bir soru veya aklına takılanları sorabilirsin.


Sevgiler,

Psikolog Betül Canbel

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.