Kaygı

Geçmiş hakkında senaryolar kuruyor olabilir miyim

Gizli Kullanıcı1 Temmuz 2025 13:48

Geçmişte yaşadığım şeyler için çok pişman oldum ve yaklaşık 25 gündür her şeyi teker teker düşündüm . Başka bir şey bulamadım ama sanırım kaygının etkisiyle beynim yaşamadığımı bildiğim şeylerden korkmama sebep oldu .

Öyle bir olay olmadığını biliyorum ama ya olduysa korkusu oluyor içimde . Bu olay yaşanmış ve ben unutmuş muyumdur yoksa beynim korktuğumdan dolayı senaryo kurarak bana oyun mu oynuyor ? Ya olduysa senaryosu gerçek mi yoksa beynim mi üretiyor

Bu soru 1 Temmuz 2025 20:13 tarihinde Klinik Psikolog İrem Aşıkkutlu tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabalar,

Yazdıklarını okurken yaşadığın içsel karmaşayı, sorgulamaları ve o “ya olduysa?” döngüsünün ne kadar yorucu olduğunu hissedebiliyorum. Özellikle geçmişe dair pişmanlıklar gün yüzüne çıktığında, zihin kendini sürekli bir tarama moduna alır. Her detayı gözden geçirmeye, hiçbir şeyi atlamamaya çalışır. Sanki “bir eksik kalırsa felaket olurmuş” gibi…

Bu yaşadığın şey, aslında kaygının çok tanıdık bir hali.

Kaygı zihni o kadar tetikte tutar ki, yaşanmış olayları değil; yaşanmamış ihtimalleri gerçekmiş gibi sunabilir. Bu yüzden “Öyle bir şey olmadığını biliyorum ama ya olduysa?” dediğinde, bu mantıksal bir şüphe değil duygusal bir kaygı.

Zihin bu noktada bazen senaryo üretmeye başlar:

– “Ya hatırlamıyorsam?”

– “Ya bir şeyi atladıysam?”

– “Ya bastırdıysam ve unuttuysam?”

Bu düşünceler çok gerçekmiş gibi hissettirebilir. Ama dikkat et: Bu sorular kanıtlara değil, varsayımlara dayanır.

Ve sen zaten çok önemli bir şeyi fark etmişsin:

“Biliyorum yaşanmadı ama yine de korkuyorum.”

Bu cümle, aslında zihninin gerçeği bildiğini, ama kaygının duygusal alanı sarstığını gösteriyor. Bu da demek oluyor ki; burada çalışmamız gereken şey, geçmişin kendisi değil geçmişle ilgili zihninin ürettiği kaygı temelli senaryolar.

Şunu hatırla:

Kaygılı zihin, boşlukta duramaz. Mutlaka bir şey üretir. Ve çoğu zaman bu üretim gerçek değil, ihtimal üzerinden işler.

Senin de yaşamadığını bildiğin şeyler birer “ihtimalmiş” gibi zihninde dönmeye başlamış olabilir. Ama bu, onların yaşandığı anlamına gelmez. Zihin “anlamlandıramadığı duyguları” senaryoya dökerek açıklamaya çalışır. Ama bu açıklamalar her zaman gerçekle örtüşmez.

Ne yapabilirsin?

– Bu düşünce geldiğinde “Kanıtım ne?” sorusunu kendine sor. Gerçekten yaşandığına dair kanıtın var mı, yoksa sadece korkun mu var?

– Kendine güvenli bir iç ses geliştir: “Bu sadece kaygımın bana oynadığı bir oyun. Zihnim geçmişi tararken anlam bulmaya çalışıyor ama bu düşünce, benim gerçeğim değil.”

– Sürekli geçmişi taramak bir kontrol çabasıdır. Ve kontrol etmek yerine kabul etmek seni daha fazla rahatlatır: “Geçmiş geçti. Artık benim görevim hatırlamak değil, iyileşmek.”

– Eğer bu düşünceler sıklaşır ve işlevselliğini etkiliyorsa, bir uzmandan profesyonel destek almak bu süreci daha sağlıklı yönetmene yardımcı olabilir.

Unutma, kaygının sesi çok gür çıkabilir ama gerçek, sessizdir. Sen gerçek olanı zaten biliyorsun. Sadece kaygının sesini biraz kısmaya ihtiyacın var. 


Umarım bu cevabım size yardımcı olmuştur. Aklınıza takılan başka sorular olursa bizimle her zaman iletişime geçebilirsiniz.


Sağlıcakla kalınız.

Klinik Psikolog İrem Aşıkkutlu


alinti

harika çok yardımcı oldu inanılmaz rahatladım

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Gizli Kullanıcı

hocam peki yaşadığım kaygıyı oluşturan yaşanmamış şeyler yaşanmış olabilir mi , yani ben bunları unutmuş ve beynim şu an karşıma çıkarıyor olabilir mi

1 Temmuz 2025 20:45

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.