İrem  Aşıkkutlu

Kl. Psk. İrem Aşıkkutlu

Türkiye, İstanbul

Bdt/Şema terapi/ Duygu odaklı terapi/Oyun terapisi/ Çift terapisi

5.0
(26 Yorum)

Uzman Hakkında

Merhaba, ben Klinik Psikolog İrem Aşıkkutlu.

Üsküdar Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun oldum. Lisans eğitimim süresince Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Başakşehir Çam Sakura Hastanesi, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi ve NP Beyin Hastanesi kurumlarında staj yaparak bilgi ve deneyim kazandım.

Lisans eğitimimin ardından Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programına başladım. Bu program, klinik psikoloji alanında derinlemesine bilgi edinmemi ve profesyonel becerilerimi geliştirmemi sağladı. Kendimi sürekli geliştirmeye ve psikoloji alanında katkı sağlamaya yönelik motivasyonum, mesleki yolculuğumun temel taşlarını oluşturuyor.

Çalışmalarımda, eğitimini tamamladığım Bilişsel Davranışçı Terapi, Duygu Odaklı Terapi, Şema Terapi, Psikodinamik Terapi, Çocuk Merkezli Oyun Terapisi ve Çocuk-Ergen Bilişsel Davranışçı Terapi, Çift terapisi gibi çeşitli terapi ekollerinden yararlanmaktayım. Anksiyete bozuklukları, depresyon, ilişki problemleri, beslenme ve yeme bozuklukları, sınav kaygısı ve iletişim sorunları gibi farklı alanlarda çocuk ve yetişkin danışanlarla çalışıyorum.

Şu anda aktif olarak Bakırköy ve Kadıköy’de bulunan kliniklerde hem yüz yüze hem de online seanslar gerçekleştirmekteyim. Seanslarımda, bireylerin psikolojik ihtiyaçlarına yönelik bilimsel temelli yaklaşımlarla destek sunarak yaşam kalitelerini artırmayı hedefliyorum. Danışanlarımın duygusal süreçlerini daha iyi anlamalarına ve çözüm odaklı stratejiler geliştirmelerine yardımcı oluyorum.

Mesleki gelişimimi desteklemek amacıyla çeşitli seminer, atölye ve kongrelere katılarak alanımdaki güncel yaklaşımları takip ediyorum. Bu etkinlikler, hem mesleki bilgi ve deneyimimi zenginleştirmekte hem de profesyonel ağımı genişletmeme katkı sağlamaktadır. Edindiğim yeni bilgilerle danışanlarıma daha etkili bir terapi süreci sunmayı amaçlıyorum.

Aynı zamanda toplumsal farkındalığı artırmak ve ruh sağlığı konusunda bilgilendirme yapmak amacıyla çeşitli seminerler düzenliyorum. Bu seminerlerde psikolojik sağlamlık, zihinsel sağlık ve kişisel gelişim gibi konulara odaklanarak bireylerin farkındalıklarını artırmayı hedefliyorum. Aldığım geri bildirimler doğrultusunda içeriklerimi geliştirmeye devam ederek topluma katkı sunmayı sürdürüyorum.

Psikolojik danışmanlık sürecinde bireylerin içsel dünyalarına eşlik etmek ve onlara güvenli bir alan sunmak benim için büyük bir motivasyon kaynağı. Bu yolculukta sizlere destek olabilmek için buradayım.

Paylaş

Eğitim

  • Üsküdar üni - Lisans
  • Üsküdar üni - Yüksek Lisans

Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)

  • Bilişsel davranışçı terapi eğitimi
  • Çocuk merkezli oyun terapisi eğitimi
  • Duygu odaklı terapi eğitimi
  • Duygu odaklı çift terapisi eğitimi
  • Çocuk -ergen bilişsel davranışçı terapi eğitimi
  • Moxo dikkat testi eğitimi

Uzmanlık Alanları

Depresyon
Travma ve TSSB
Anksiyete
Öfke Yönetimi
Duygudurum Bozuklukları
Yetişkin Psikolojisi
Değersizlik / Yetersizlik Hisleri
Psikosomatik Bozukluklar
Mükemmelliyetçilik
Stres
Yeme Bozuklukları
İlişki Sorunları
Mindfulness/ Farkındalık
Şema Terapi
Evlilik ve Evlilik Öncesi Konular
Zaman Yönetimi
Dikkat Eksikliği
Çift Terapisi
Narsistik Kişilik

Çalışma Ekolleri

  • Bilişsel Davranışçı Terapi
  • Çocuk Merkezli Oyun Terapisi
  • Duygu Odaklı Terapi
  • Şema Terapi
  • Çift terapisi

Cevaplar (98)

Merhabalar, hoş geldiniz. ✨Öncelikle, yaşadığınız terapi sürecinin sağlıklı yürütülmediğini belirtmek isterim. Herhangi bir psikolog karşısında, özellikle böylesine hassas ve sizi derinden etkileyen bir konu hakkında, durumu küçümsemek ya da gülerek “boşanma nedeni sayılmaz” gibi yaklaşmak doğru değildir. Bu yaklaşım, kişinin kendini anlaşılmamış ve değersiz hissetmesine yol açar ve sizin de hissettiğiniz gibi karmaşık duyguları artırır. Bu yüzden terapi sürecinizin işe yaramamış gibi hissettirmiş olabilir. Çünkü doğru terapi alınmadığında fayda sağlamaz. Olayın kendisine bakacak olursak: Eşinizle yaşadığınız bu sorun uzun süredir devam ediyor ve çözüm bulamadığınız için çaresiz hissetmeniz tamamen normal ve anlaşılabilir bir durum. Siz eşinizin her seferinde pişman olup yapmayacağını söyleyip tekrar aynı davranışları sergilemesini, saygısız ve size zarar verici buluyorsunuz. Bu durum sizi sürekli kırıyor, üzüyor ve mental olarak yıpratıyor. Burada önemli olan nokta, partnerinizin cinsel olarak farklı heyecanlar veya hazlar arayışı olabilir; bu yüzden porno izlemesi veya başka kadınların fotoğraf ve videolarına bakması gibi eylemlerini sürdürmesi mümkün. Ancak, bu davranışlar sizin sınırlarınızı ve değerlerinizi ihlal ediyor, evlilikte tatmin ve güveni zedeliyor olarak anlaşılıyor. Bu noktada, boşanma gerekçesi olarak “pornoya bakıyor, başka kadınlara ilgi gösteriyor” demek bazı kişiler için yeterli görülmeyebilir, ama sizin yaşadığınız duygusal ve psikolojik yıpranmayı göz önünde bulundurduğumuzda, evliliğinizi sürdürmenizi zorlaştıran, ilişkinizi olumsuz etkileyen ve huzurunuzu kaçıran bir durum söz konusudur. Eşiniz iyi bir insan ve iyi bir baba olabilir; fakat eş olarak sizin ihtiyaçlarınızı karşılayamıyor ve sürekli olarak sınırlarınızı ihlal ediyorsa, bu durum evliliğinizi sürdürülemez hâle getirir. Eş olmak ayrıdır baba olmak ayrıdır. Rol içi çatışmalar mevcut olarak gözüküyor. Çözüm yollarına gelirsek:Bu durumu tek başınıza çözmeye çalışmak çok yıpratıcı olabilir. Yakın dost akrabalardan destek alınabilir gün içerisinde onlarla derdinizi paylaşabilirsiniz. Çift terapisi, doğru ve tarafsız bir profesyonel eşliğinde yapılırsa, eşinizin davranışlarını anlamak ve sınırlarınızı netleştirmek açısından yardımcı olabilir. Ayrıca hem sizin hem de eşinizin bireysel terapi süreçleri, bu davranışların nedenlerini keşfetmek, güveni yeniden inşa etmek ve kişisel sınırları güçlendirmek açısından faydalı olabilir. Eğer bu davranışlar sizin ruh sağlığınızı bozuyor, günlük yaşamınızı ve çocuklarınızın huzurunu kaçırıyorsa boşanma kararınızı ona göre vermenizi öneririm. Boşanma, “saçma” bir sebep yüzünden değil; sizin güveninizin, huzurunuzun ve psikolojik sağlığınızın korunması için makul bir neden olabilir. Sonuç olarak, bu durumun sizi yıpratmaya devam etmesi, konuşmaların ve uyarıların işe yaramaması, sizin için kabul edilemez sınırları oluşturuyorsa, bu bir boşanma sebebi olarak değerlendirilebilir. Sizin için önemli olan, hem kendi ruh sağlığınızı korumak hem de çocuklarınızın olumsuz etkilenmesini en aza indirmektir. Bu süreçte, profesyonel destek almanız ve sınırlarınızı net şekilde belirlemeniz, hem karar verme sürecinizi hem de ruhsal iyileşmenizi kolaylaştırabilirUmarım cevabım yardımcı olmuştur. Kafanıza takılan başka sorunuz olursa sorabilirsiniz. Eğer bu süreci beraber yönetmek istersenizde profilimden bana ulaşabilirsiniz. Sağlıcakla kalınız. Klinik Psikolog İrem Aşıkkutlu

Devamını Oku...

Merhabalar, hoş geldiniz. Anladığım kadarıyla sizi kötü etkileyen bir süreçten geçmişsiniz ve şu an bu etkilenmeyi ne kadar azaltmak istediğinizi görebiliyorsunuz. Hayatınızda güvendiğiniz en yakın arkadaşınız ve eski partnerinizle ilgili yaşadığınız iletişim problemleri ve travmalar, sizin güven duygunuzu zedelemiş. Şu an hayatınıza yeni bir düzen vermek, belki eskisinden daha güçlü olmak, sınırlarınızı bilen, özgüvenini yüksek ve kendini iyi hisseden bir birey olmak istiyorsunuz; ancak bunu nasıl ve nereden yapacağınızı bilmediğiniz için soruyorsunuz. Bu farkındalık, aslında değişimin ilk ve çok önemli adımıdır. Siz bunu atmış bulunuyorsunuz. Siz kendinizle ilgili bir şeyleri değiştirmek istiyorsanız, öncelikle kendinizi tanımanız çok önemli. Duygularınızı, düşüncelerinizi ve davranışlarınızı gözlemleyin; size neyin iyi geldiğini, neyin gelmediğini fark edin. Hangi ortamlar sizin için güvenli ve sağlıklı, hangileri değil bunu anlamak önemli. Geçmişte yaşananlar silinmiyor ama etkilerini azaltabilirsiniz; onları kabul edebilir, yazabilir ve bilinçli şekilde tepkilerinizi yönetebilirsiniz. Buna ek olarak, size bazı somut adımlar önerebilirim:Duygularınızı yazıya dökmek: Günlük tutmak veya duygularınızı kağıda aktarmak, zihninizdeki karmaşayı azaltır ve hislerinizi daha net görmenizi sağlar. Küçük sınırlar koymak: İnsanlarla etkileşimde kendinizi zorlamayın; sizin için sağlıklı olanı belirleyin ve buna sadık kalın. Kendinize iyi gelen rutinler oluşturmak: Spor, yürüyüş, hobiler, meditasyon veya nefes çalışmaları gibi aktiviteler, bedeninizi ve zihninizi sakinleştirir. Güvenli ilişkiler kurmak: Yeni insanlarla yavaş yavaş iletişim kurun, güven duygusunu yeniden inşa etmeye odaklanın. Terapi veya destek almak: Bu süreci tek başınıza yönetmek zor olabilir; bir psikolog eşliğinde çalışmak, hem travmaları işlemek hem de sağlıklı ilişki kurma ve sınırlar koyma becerilerinizi güçlendirmek açısından çok faydalıdır. Zamanla bu süreç adım adım ilerleyecek ve hem güveninizi hem de sağlıklı ilişki kurma yetinizi yeniden inşa edebileceksiniz. Eğer isterseniz, bu süreci birlikte yönetebilir ve sizin kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacak bir yol haritası çıkarabiliriz. Destek almak isterseniz;Profilimdeki araçlardan iletişime geçebilirsiniz. Sağlıcakla kalınız. Klinik Psikolog İrem Aşıkkutlu

Devamını Oku...

Merhabalar, hoş geldiniz. ✨ Anladığım kadarıyla kafanızı karıştıran ve sizi kötü hissettiren bazı durumlar mevcut. Öncelikle belirtmek isterim ki, yaşadığınız rahatsızlık tamamen anlaşılır bir duygu tepkisidir; özellikle duygusal bağın derin olduğu bir ilişkide, geçmişe dair bilgiler zaman zaman sizi tetikleyebilir. Ancak burada önemli bir nokta var: söz konusu olay gerçekleştiğinde siz hayatınızda yoktunuz ve kız arkadaşınız sizin partneriniz değildi. Dolayısıyla bu geçmiş, sizin değerinizi veya ilişkinizin şu anki niteliğini belirlemez. Onun geçmişte yaşadıkları, sizin ilişkiyi nasıl deneyimlediğinize dair bir ölçüt değildir. Eğer bu durumla baş etmek sizin için zorlaşıyorsa, özellikle kardeşiniz dediğiniz kişiyle mesafe koymayı düşünebilirsiniz. Bu, yalnızca fiziksel bir mesafe olmak zorunda değil; iletişim sıklığınızı azaltmak, bir araya geldiğiniz ortamları sınırlamak veya zihinsel olarak bu kişinin aklınıza geldiğinde kendinizi yönlendirecek stratejiler geliştirmek de birer yöntemdir. Buradaki amaç, tetikleyici unsurların sizi sürekli rahatsız etmesini önlemektir. Unutmayın, kız arkadaşınız şu anki partneriniz ve sizinle bu ilişkiyi sürdürüyor; geçmişteki kişiler ise artık hayatınızın merkezi değil. Buna ek olarak, bu durumun tamamen zihinsel bir süreç olduğunu anlamak önemlidir. Düşüncelerimizi ve zihnimize gelen imgeleri kontrol edemeyebiliriz, ancak onlara nasıl tepki vereceğimizi seçebiliriz. Düşünceler aklınıza geldiğinde, onları bastırmak veya yok saymak yerine fark edip kabul etmek daha sağlıklıdır. Örneğin, “Evet, bu düşünce aklıma geldi, ama şu anki ilişkimi veya değerimi etkilemez” diyebilirsiniz. Bu şekilde, düşüncelerinizin üzerinizdeki etkisini azaltabilirsiniz. Ayrıca duygularınızı ifade etmek ve gözlemlemek de önemli bir adımdır. Üzüntü, kıskançlık veya öfke hissetmek normaldir; önemli olan bu hislere takılıp kalmamak ve onlara esir olmamaktır. Kendinize bu hisleri yaşama izni verin, fakat onları sürekli besleyecek senaryolar yaratmamaya çalışın. Günlük olarak farkındalık çalışmaları, nefes egzersizleri veya kısa meditasyonlar, bu düşünceleri yönetmenize ve zihninizi sakinleştirmenize yardımcı olabilir. Son olarak, düşüncelerinizi yönetmeyi öğrenmek, bu süreçte en güçlü araçlardan biridir. Zamanla, geçmişle ilgili düşünceler modunuzu düşüren bir yük olmaktan çıkar ve ilişkinizi bugünkü gerçekliği üzerinden deneyimleyebilirsiniz. Siz değerli bir bireysiniz ve ilişkinizin niteliği, yalnızca geçmiş değil, şu anki bağınızla belirlenir. Umarım cevabım size yardımcı olmuştur eğer bu süreçte zorlanma durumu yaşarsanız benimle tekrardan iletişime geçebilir veya psikolojik destek almak isterseniz profilimden bana ulaşabilirsiniz sağlıklı günler dilerim . Klinik Psikolog İrem Aşıkkutlu

Devamını Oku...

Merhabalar, hoş geldiniz✨Yaşadığınız durumun sizin için kafa karışıklığına ve ne yapacağınızı bilmeme durumuna yol açtığından bahsetmişsiniz. Aldatılmak, kişinin hem kendilik algısını hem de ilişkiye olan güvenini derinden sarsabilir. Sizin hem eşinizi seviyor olmanız hem de içinizin bu kadar acıması aynı anda var olabilen duygulardır; bir çelişki değil, insan olmanın doğal bir parçasıdır. Evlilik sürecinizde uzun yıllar cinselliğin olmaması ve sonrasında bir aldatma yaşanması; ilişkinizde hem duygusal hem de fiziksel bağın zedelendiğini gösteriyor. Şu anda bir araya gelmiş olmanız elbette önemli bir adım; fakat cinselliğin hemen düzelmemesi, eşinizin bahaneler üretmesi ya da yakınlaşmadan kaçınması da çoğu ilişkide görülen bir durumdur. Çünkü aldatma sonrası hem sizde hem eşinizde yoğun suçluluk, utanç, kaygı ve yetersizlik duyguları tetiklenebilir. Bu duygular cinsel isteği de doğrudan etkiler. Burada kendinizi suçlamak size zarar verecektir; aldatan kişi siz değilsiniz ve yaşananlar sizin değerinizi belirlemez. “Beni arzulamıyor, ama ucuz bir kadını arzuladı” düşüncesi aslında kırılganlığınızın ve kabullenmek istemeyişinizin göstergesi olabilir. Aldatma davranışının çoğu zaman kişinin karakteri, duygusal boşluğu veya çözülmemiş ilişkisel sorunlarıyla ilgili olduğunu; sizin değerinizi yansıtmadığını hatırlatmak isterim. Bu noktada yapabileceğiniz birkaç şey önerebilirim;1. Duygularınıza isim verin. Kırgınlık, öfke, değersizlik, güvensizlik… Bunların hepsi doğal. Bu duyguların bastırılması değil, fark edilmesi iyileşmeyi başlatır. 2. Eşinizle kontrollü bir iletişim kurun. Cinsellik konusunu suçlamadan, “Ben şu an yakınlaşmamızın olmamasını kaygı verici buluyorum, kendimi değersiz hissediyorum” gibi duygusal bir dille ifade edebilirsiniz. Davranışı suçlamadan duyguyu paylaşmak, savunmayı azaltır. 3. Cinselliğin gelmemesi normal olabilir ama kalıcılaşırsa önemlidir. Aldatma sonrası çiftlerde cinselliğin hemen toparlanmaması yaygın; fakat bahanelerin devam etmesi, yakınlaşmadan kaçınma, duygusal kopukluk gibi durumlar profesyonel destek gerektirir. 4. Kendinizi daha az severek bu süreci yönetmeniz gerekmiyor. Sizin sevginiz ilişkiyi devam ettiriyor olabilir ama tek başınıza çabalamanız gerekmiyor. Bu ilişkiyi iyileştirmek iki kişinin sorumluluğunda. 5. Eğer süreç düzelmiyorsa profesyonel destek alabilirsiniz. Aldatma sonrası ilişkide güveni, yakınlığı ve cinsel bağın yeniden kurulmasını kendi başınıza çözmek çok zor olabilir. Bu, profesyonel bir sürecin rehberliğinde çok daha sağlıklı ilerler. Eğer düşünürseniz, çift terapisi desteği hem online hem de yüz yüze olarak veriyorum. Bu süreçte duygularınızı anlamlandırmanız, aldatma sonrası güveni yeniden kurmanız ve ilişkinizdeki cinsel yakınlığı sağlıklı şekilde onarmanız konusunda profesyonel bir çerçevede birlikte çalışabiliriz. Ulaşmak isterseniz profilimden bana ulaşabilirsiniz. Sağlıcakla kalınızKlinik Psikolog İrem Aşıkkutlu

Devamını Oku...