Kaygı

Geçmişteki Travmalardan nasıl kurtulurum

Gizli Kullanıcı13 Haziran 2025 16:38

Merhabalar. Geçmişte yaşadığım olayları, haksızlıkları unutamıyorum. Mesela o zamanlar bana kötü bir şey söylese çok da cevap vermiyordum ya çok önemsemiyordum ya da kendimi korumanın farkında değildim galiba. Ama şu anda yaşadığım şeyleri düşününce canım çok sıkılıyor, öfkeleniyorum hatta bazı geceler bunu düşünürken uyuyamıyorum. O zamanlar neden kendimi korumadım neden ona bunu söylemedim neden haddini bildirmedim neden o bana bunları söylerken,yaparken ben hiçbir şey yapmadım bunları çok takıyorum, düşünüyorum. Kendimi çok fazla sevdiğim söylenemez ama yine de neden kendimi korumadım diye düşünüyorum neden haksızlığa izin verdim ki. Mesela aynı sınıfta olduklarım, öğretmen ya da hoşlandığım kişi. Sınıftakiler bazen dışlıyordu yanlarında olmama rağmen kötü şeyler söylüyorlardı öğretmen herkesin içinde, tüm sınıfın önünde rezil ediyordu sanki duygularım yokmuş, söylediği şeyleri anlamıyormuşum gibi davranıp herkesin içinde her şeyi söylüyordu. Hoşlandığım kişi ise önce seviyormuş gibi yapıp çok berbat bir şekilde reddetti . Sanırım en çok da bu etkiledi. Neden ona haddini bildirmedim o bana kötü şeyler söylediği zaman ben neden ona bir şey söylemedim neden onunla yüzleşmedim kendimi koruyamadım yani ve şimdi düşününce kötü oluyorum . Biraz abartı olacak belki ama intikam almayı bile düşündüm.Geçmiş travmalarından nasıl kurtulurum ?

Bu soru 14 Haziran 2025 14:29 tarihinde Psikolog M. Çağla Karataş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:


Merhaba sevgili danışan,


Yazdıklarınızı dikkatle ve özenle okudum. Cümlelerinizden, zamanında ifade edemediğiniz ama şimdi ses bulmaya çalışan duygularınızın ne kadar güçlü olduğunu hissettim. Geçmişte yaşanan olayların zaman geçtikçe zihninizde yeniden canlanması, “Keşke şöyle deseydim” ya da “Kendimi neden korumadım?” gibi sorularla karşılaşmanız oldukça insani bir durum. Çünkü o zaman sessiz kalan tarafınız, şimdi görünmek ve anlaşılmak istiyor olabilir. Bu da aslında kendinizle temas kurmak, geçmişe yeniden bakmak ve iyileşmek istediğinizin bir göstergesidir.


O anlarda kendinizi ifade edememiş olmanız, sizi asla güçsüz biri yapmaz. Çünkü o dönemlerde yaş, deneyim, ortam, duygusal hazırlık gibi birçok etken devredeydi. Çocukluk ve gençlik döneminde, sosyal çevreyle uyum içinde olmak, otorite figürlerine karşı gelmemek ya da duygularımızı bastırmak çoğu zaman bir tür kendimizi koruma yolu olarak ortaya çıkar. Belki o sessizlik, o gün sizin için en güvenli yoldu. Şimdi ise geçmişte yaşananlara bugünün gözünden bakınca kendinizi sorgulamanız çok doğal. “O an da aynı yoğunlukta mı üzülmüştüm?” diye sormak bile bazen bu farkı gösterebilir.

.

Bugün geldiğiniz noktada o zamanki sessizliğinizi yargılamadan, onun sizi korumaya çalışan bir çözüm olduğunu kabul etmek; kendinize daha yumuşak ve anlayışlı yaklaşmanın yollarından biri olabilir. Bunu fark etmek, iyileşme sürecinizin önemli bir adımıdır.


Geçmişin hesabını zihinde tekrar tekrar yapmak sizin için gerçekten yorucu olabilir. Özellikle yüzleşilmeyen duygular, içten içe bahsettiğiniz "intikam" gibi düşüncelerle ortaya çıkabilir. Bu da, aslında size zarar verenin davranışından çok, onun bıraktığı izlerle sizin hâlâ mücadele ettiğinizi gösterir. Ve bu mücadelede yalnız olmadığınızı cevaplarımla yanınızda olduğumu bilmenizi isterim.


Yaşadıklarınız, duygusal olarak sizde derin izler bırakmış olabilir. İnsan bazen sadece büyük olaylarda değil; küçük gibi görünen ama tekrar eden kırılmalarla da yıpranabilir. Özellikle öğretmen gibi otorite figürlerinden gelen değersizleştirici sözler, arkadaşlarınızla iletişiminizin iyi olmaması ya da hoşlandığınız kişinin saygısız yaklaşımı... Bunların her biri, zamanla içinizde sizin değerli olmadığınızı size hissettirecek inançların gelişmesine neden olmuş olabilir. Bugün, bu inançların farkına varmanız ve onları sorgulamanız, içsel iyileşme süreciniz için çok kıymetli bir adım.


Geçmişte sizi etkileyen bu deneyimlerle başa çıkabilmek biraz zaman isteyen bir süreç olabilir, ama mümkündür. Bu süreçte kendinizi suçlamak yerine, hissettiklerinizi anlamaya çalışmak çok önemli.


Duygularınızı içinizde sıkıştırmak yerine yazmayı deneyebilirsiniz. Ufak bir defter edinip, o anlarda neler hissettiğinizi, ne söylemek istediğinizi, şimdi olsa nasıl davranmak isteyeceğinizi yazabilirsiniz. Bu, zihninizde sıkışıp kalan duygulara bir çıkış alanı tanıyabilir.


Bir başka önerim ise, geçmişte kendinizi ifade edemediğiniz anlar için şimdi küçük bir adım atmanız olabilir. Sizi üzen kişiyi zihninizde karşınıza alarak, ona söylemek istediklerinizi bir mektuba dökebilirsiniz. Bu mektubu kimseye vermek zorunda değilsiniz, önemli olan duygularınızı ifade edebilmenizdir.


Eğer bu duygularla baş etmekte zorlanıyorsanız, bir uzmandan destek almak; hem duygularınızı daha güvenli bir şekilde tanımanıza hem de bu durumun üzerinizdeki etkisini anlamlandırmanıza yardımcı olabilir. Bu süreçte, yaşadığınız olaylardan ziyade, bu olayların sizde oluşturduğu duygularla çalışmak daha kalıcı bir rahatlama sağlayabilir.


Ve şunu hatırlatmak isterim: O zaman konuşamadınız belki ama şimdi konuşuyorsunuz. Bu, sizin güçlenme yolculuğunuzun başlangıcı. Kendinizi yargılamak yerine, geçmişte ihtiyacınız olan anlayışı şimdi kendinize verebilirsiniz. Bu şekilde, zamanında yarım kalmış duygulara alan açmak ve bugünkü “siz”le tamamlamak mümkün olabilir.


Dilerseniz bu süreci birlikte konuşarak sürdürmeye devam edebiliriz. Unutmayın, her duygu bir çıkış yolu arar. Sizinki de bugün burada, anlaşılmak için kendine yer açtı.


Sevgilerle...

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.