Kafamdaki seslerin susması için ne yapmalıyım?

Gizli Kullanıcı30 Nisan 2024 13:24

Kafamdaki seslerden beni suçlayan ve ya yaşadığım, yapdığım kötü olayları, anları bana hatırlatıp, beni suçlu hissettiren seslerden dolayı uyuyamıyorum.Bazen işimi yapamıyorum.Artık rahat uyumak istiyorum. Hiç bir şey düşünmeden.Kendimi suçlamadan. Çocukluğumdaki gibi sadece uyumak istiyorum. Amma susmuyor. Sadece suçluyor. Tek yaptığı beni suçlamak, stres altına sokmak. Artık çocukluğumdaki gibi olmasını istiyorum. Gözümü kapattığım gibi uyumak. Düşünmeden, dertlenmeden. Bazen onun konuşması bana artık baş ağrısı bile veriyor.

  • Cevaplandı

Merhaba, zihnimizi gün içerisinde düşünce üretmekle oldukça meşgul olan bir makine gibi düşünebiliriz.

Bazen zihnimize bizi çok rahatsız eden düşünceler gelebilir. Bu düşünceler kendimize yakıştırmadığımız, düşünmekten sıkılıp utandığımız, alışık olmadığımız, tiksinç gelebilecek düşünceler olabilir. Bunlar genellikle obsesif düşüncelerdir.

Biz bu düşüncelere tutunduğumuz zaman bu düşüncelerle savaşmaya başlarız. Bu düşüncelere vesvese, obsesyon, takıntılı düşünce, saplantılı düşünce denir.

Çoğu insan bu düşünceleri kimseye anlatamaz haldedir.

Aslında zihnin temel amacı düşünce üretmektir.

Mesela arkadaşlarımızla sohbet ediyoruz. Bu esnada zihnimizden çeşitli düşünceler ve görüntüler geçebilir. Ve böylece zihin düşünce üretmeye devam etmiş olur.

Zihnin düşünce üreten yapısını ve duyguların değişebilen yapısını kabul eden kişiler kendilerine karşı oldukça yol katetmiş sayılacaktır. Çünkü zihnin düşünce üretiyor olması, duyguların değişebiliyor yapıda olması bir hastalık değildir.

Olumsuz olan bu düşüncelerin anormal olduğunu düşünmektir.

Bu durumlar zihnimizdeki iç ses için de geçerlidir. Zihnimizde bizi yargılayıcı, aşağılayıcı, eleştiren ve aldatıcı iç seslerimiz varsa önce bunları fark etmekle adım atabiliriz. “Duygusal olarak nasıl hissediyorum?” sorusunu kendinize sormakla başlayabilirsiniz.

“Zihninizde baskın gelen ve durmadan devam eden, geviş getiren düşünceler neler?” bunları ayrıştırmakla devam edebilirsiniz.

Daha önce dediğim gibi zihnimiz düşünce üreten bir makine gibidir. Hangi düşünceyi beslerseniz, o büyür ve görüş açınızı kapatır. Mesela “Ben çok kaygılı biriyim.” diye kendinize söylediğinizde bu cümle size nasıl hissettiriyor bunu fark edin.

Sizce sizin kurduğunuz düşüncenin size bir faydası var mı?

Sizce bu düşünce kaç yaşınızdan beridir var?

Düşünceniz kaç yaşında?

Bu düşünceler size mantıklı geliyor mu? sorularını kendinize yöneltin.

Düşünceler gelip geçer. Düşüncelerinizin gelip geçmesine izin verin. Pencereden baktığınızda geçen arabalar gibi düşünceleriniz gelsin ve geçsin.

Beslediğiniz düşünce devam eder ve büyür. Büyüyen bu düşünce sizi tüketir.

Bazen hayatta bazı şeyler ters gidebilir.

Düşüncelerinizi kabul etmeyi öğrenerek, bu düşünceler konusunda yalnız olmadığınızı fark edin. Bunu yaşayan ilk kişi ya da son kişi siz değilsiniz.

Sürekli geçmişi ve geleceği zihninizde tekrarlamak yaşadığınız anı görmenizi engelleyebilir.

Farkındalığınızı geliştirmeye odaklanın. Hayat zihninizdeki düşüncelerden ibaret değildir. Neyi düşünürseniz, o sizi esir alır. Siz düşünceleriniz değilsiniz.

Kısaca düşüncelerinizi fark edip, düşüncelerinizin sadece bir düşünce olduğunu, onlara uzaktan bakarak mesafe koymanız, değiştirebileceğiniz düşünceler varsa değiştirmek, değiştiremeyeceğiniz düşünceler için ise geçip gitmelerine izin vermek sizin için faydalı olacaktır.

Tüm farkındalığınızla odaklandığınızda zihninizdeki sesler bir anda susmaya başlayacaktır.

Son olarak size bir soru yöneltmek istiyorum.

Siz zihninizdeki sesler kavga etmeye başladığında neler yapıyorsunuz? Sevgiler.