Kaygı

psikiyatriye gideceğim korkuyorum

Gizli Kullanıcı29 Nisan 2025 17:33

yarın kendimde okbden şüphelendiğim için ilişkimi riske attığımı düşündüğüm için psikiyatriye başlıyorum. ama korkuyorum da her şeyi psikiyatriye anlatmalı mıyım? hayata geri dönmek istiyorum her gün mide krampları ile uyanmaktan çok yoruldum.. devlet hastanesindeki psikiyatriler işe yarar mı? ilaç kullanmak istemediğimi belirtsem bir etkisi olur mu? sanki anlattığım her şeyi başkasıda bilecekmiş gibi korkuyorum... durumum olmadığı için devlete gidebiliyorum

Bu soru 2 Mayıs 2025 19:35 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba Sevgili Danışan,


Yarın psikiyatriye gidecek olmanın sende yarattığı heyecan, korku, belirsizlik çok anlaşılır… Birçok insan ilk kez bir uzmana başvururken benzer kaygılar yaşar: “Acaba doğru anlar mı?”, “Her şeyi söylemeli miyim?”, “İlaç kullanmak zorunda kalır mıyım?”, “Devlet hastanesindeki psikiyatrist gerçekten işe yarar mı?” gibi sorular zihni sarar. O yüzden şu anda hissettiklerin gayet normal. Şunu bilmeni isterim: Yardım arıyor olman bir zayıflık değil, aksine büyük bir cesaret örneği. Sen bugün burada yardım istemeyi başarabildiysen, bu bile iyileşme yolunda çok değerli bir adımdır.


Devlet hastanesindeki psikiyatristler de tıpkı özelde çalışan meslektaşları gibi tıp fakültesinden mezun olmuş, uzmanlık eğitimi almış kişilerdir. Yani yetkinlikleri vardır. Ancak randevu süresi kısa olabilir (çoğu zaman 10–15 dakika) ve seni çok detaylı dinlemeye vakit bulamayabilirler. Bu seni kaygılandırmasın. Psikiyatristin temel görevi, yaşadığın belirtileri dinlemek, tanı koymak ve gerekirse tedavi (ilaç, yönlendirme vb.) planlamaktır. Terapi gibi duyguların uzun uzun konuşulduğu bir süreç değildir. Ama doğru anlatım ve açık iletişimle bu kısa süreden bile verim alabilirsin.


Her Şeyi Anlatmalı mısın?


Bu çok sık sorulan bir sorudur. Kısa cevabı: Evet, elinden geldiğince açık olman tedavi için çok önemlidir. Çünkü psikiyatrist, senin söylediklerin üzerinden değerlendirme yapar. “Bunu söylersem yanlış anlar mı?”, “Acaba beni yargılar mı?” diye düşünmen çok doğal. Ancak psikiyatristler her gün çok farklı hayat hikayeleri, düşünceler, korkular, hatta utanç verici gibi görünen ifadeler duyarlar. Görevleri yargılamak değil, anlamaktır. O yüzden kendini ifade ettiğinde seni yadırgamazlar. Elbette başta çekinmen çok normal ama unutma: Sen yaşadığın şeyleri anlatırken iyileşmenin ilk adımını atıyorsun.


Ayrıca psikiyatri görüşmeleri gizlidir. Yani sen özellikle istemedikçe başkalarına anlatılması, paylaşılması gibi bir durum söz konusu değildir. Bu tür görüşmeler sağlık hizmeti kapsamında mahremdir. Senin iznin olmadan üçüncü bir kişiye bilgi verilemez. Bu konuda için rahat olsun.


İlaç Kullanmak Zorunda Mıyım?


Psikiyatrist sana ilaç önerebilir ama sen bunu kullanmak istemediğini açıkça belirtebilirsin. Şöyle diyebilirsin:


“İlaç kullanmaya şu anda hazır değilim. Öncelikle başka yollarla (terapi, yaşam düzeni, destek) ilerleyebilir miyiz diye merak ediyorum.”


Bu ifadeyle hem isteklerini net ortaya koymuş olursun hem de saygılı bir iletişim kurarsın. Psikiyatrist bunu anlayışla karşılayacaktır. Ancak sana bir ilaç önerirse, mutlaka nedenini sor, nasıl etki ettiğini öğren. Karar vermeden önce kendine düşünme payı bırak. Unutma: İlaç tedavisi bir seçenek, zorunluluk değil. Kimi zaman yaşam kalitesini ciddi oranda artırabilir, bazen de terapiyle birlikte yürütülmesi gerekebilir.


Sen şu anda OKB’den şüpheleniyorsun. Bu alanda hem ilaç tedavisi hem de bilişsel davranışçı terapi oldukça etkili olur. Yani psikiyatrist değerlendirme yaparken seni terapiye yönlendirebilir, gerekirse seni bir psikoloğa da sevk edebilir.


Mide kramplarıyla, karamsarlıkla, “ilişkimi bile riske atıyorum” düşüncesiyle baş başa kalmak gerçekten çok yorucu. Gün içinde başka insanlarla normal gibi görünmek zorundayken, içten içe sürekli düşünmek, sorgulamak, suçluluk duymak seni bitkin bırakabilir. Sen zaten çok uzun zamandır bir yükü yalnız taşıyorsun. Şimdi bu yükü bir profesyonelle paylaşmaya hazır olman, hayatında belki de en önemli dönüm noktalarından biri olabilir. Hayata geri dönmek istiyorum cümlen aslında her şeyin özeti. Bu bir yardım çağrısı değil, yaşamı yeniden kurma isteği. Bu cesareti gösterdiğin için kendinle gurur duyabilirsin.


Son Tavsiyelerim:


Randevuda kısa da olsa net bir şekilde yaşadıklarını özetle: “Son aylarda ciddi şekilde takıntılı düşüncelerim oldu, kontrol etmekte zorlanıyorum, bu ilişkime ve günlük yaşamıma zarar veriyor.”


Midende yaşadığın sıkıntıları da belirt. Psikiyatrist hem psikolojik hem fiziksel şikayetlerini bir arada değerlendirir.


Dilersen bir not hazırlayarak yanında götürebilirsin. Zorlandığında oradan okuyarak anlatmak işini kolaylaştırabilir.


İlk görüşmeden sonra kendini kötü hissedersen bu süreci bitmiş sanma. Bu bir başlangıç. Gerekirse ikinci görüşmeyi al, seni dinleyecek başka bir uzmanla devam et. Senin için doğru kişi mutlaka vardır.


Unutma: Bu yalnızca bir muayene değil, senin “yeniden kendine dönüş” yolculuğunun ilk adımı.

Kendine karşı merhametli ol. Mükemmel anlatmak, her şeyi çözmek zorunda değilsin. Orada yalnız olmayacaksın, çünkü bu sefer seni anlamaya çalışan biri olacak.


Sen bu dünyaya acı çekmek için gelmedin. Yardım istemek zayıflık değil, iyileşmenin en cesur şeklidir.


Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğin farklı bir soru veya aklına takılanları sorabilirsin.


Sevgiler,

Psikolog Betül Canbel




Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.