ESRA KÜTLE

Psk. ESRA KÜTLE

Şişli, İstanbul

EMDR Terapisi, Dinamik Psikoterapi, Depresyon, Kaygı Bozuklukları, Disosiyatif Kimlik Bozuklukları, Obsesif Kompulsif Bozukluk, Fobiler, Sınav Kaygısı

0.0
(0 Yorum)

Uzman Hakkında

Merhaba, ben Esra Kütle. 13 Ocak 1998ʼde Finikeʼde doğdum. Lisans eğitimimi Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Psikoloji Bölümüʼnde 2019 yılında tamamladım. Mezuniyetimin ardından Antalyaʼda çeşitli kurumlarda staj ve iş deneyimleri edindim. 2021 yılının Eylül ayında psikoloji alanında derinleşmek ve kariyerime yeni bir yön vermek amacıyla İstanbulʼa taşındım. İstanbulʼdaki sürecimde, psikolojiye olan ilgimi bilişim sektörüyle birleştirerek dijital pazarlama ve sosyal medya uzmanlığı eğitimleri aldım. Aynı zamanda satış, pazarlama ve insan kaynakları gibi operasyonel alanlarda görev aldım. Psikoloji alanındaki gelişimimi ise çeşitli eğitimler, süpervizyon süreçleri ve bireysel terapi ile desteklemeye devam ettim. Itır Tarı Cömertʼten aldığım Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) eğitimi sonrası süpervizyon eşliğinde danışan görmeye başladım. Ağustos ayından bu yana Fulya Psikolojiʼde aktif olarak danışan görmekteyim. DBE Davranış Bilimleri Enstitüsüʼnden EMDR 1. ve 2. Düzey eğitimlerini tamamladım; şu anda bireysel ve grup süpervizyon sürecine devam etmekteyim. Bu süreçte ağırlıklı olarak EMDR ekolüyle travma ve kişilik bozuklukları üzerine çalışıyorum. Terapist Akademisiʼnin İleri Düzey Terapist Yetiştirme Programıʼnı tamamladım. Bu programda Borderline, Şizoid ve Narsistik kişilik örgütlenmelerine yönelik derinlemesine teorik ve klinik bilgi edindim. Doğan Şahinʼden Temel Dinamik Psikoterapi eğitimini tamamladım. Ardından Aktarım Odaklı Psikoterapi eğitimimi tamamladım ve halihazırda Doğan Şahinʼden Rüya Yorumlama Atölyesiʼne katılmış bulunmaktayım. Aynı zamanda İstanbul Psikoterapi Okuluʼndan Psikanalitik Psikoterapi Eğitimi tamamladım. Şu anda da Cem Kaptanoğlu'ndan Destekleyici Dinamik Psikoterapi eğitimi almaktayım. Mesleki gelişimi sürekli bir süreç olarak görmekteyim. Bu doğrultuda süpervizyon ve bireysel terapiyi profesyonel gelişimimin ayrılmaz bir parçası olarak sürdürmekteyim.

Eğitim

  • Sivas Cumhuriyet Üniversitesi - Lisans

Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)

  • İstanbul Psikoterapi Okulu – Psikanalitik Psikoterapi Eğitimi
  • Doğan Şahin – Aktarım Odaklı Psikoterapi Eğitimi
  • Moxo Dikkat Testi
  • İleri Düzey Terapist Yetiştirme Programı
  • ‑Temel Dinamik Psikoterapi
  • EMDR 2. Düzey Eğitimi
  • EMDR 1.Düzey Eğitim
  • Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi
  • Objektif‑Projektif Testler Eğitimi.

Uzmanlık Alanları

Depresyon
Obsesif Kompulsif Bozukluk
Yetişkin Psikolojisi
Ergen Psikolojisi
Değersizlik / Yetersizlik Hisleri
Bedenselleştirme-Somatizasyon
Fobi
Travma ve TSSB
Duygudurum Bozuklukları
Duygusal Yeme
Sınav Kaygısı
Antisosyal Kişilik
Cinsel İstismar
Borderline Kişilik Bozukluğu

Çalışma Ekolleri

  • EMDR Terapisi
  • Dinamik Psikoterapi

Cevaplar (1)

Merhaba,Burada haklı–haksız aramaktan ziyade, sevdiğiniz biri tarafından incitilmeye maruz kalmış olmanın ve sınırlarınızın tekrar tekrar ihlal edilmesinin sizde uyandırdığı öfke ve üzüntü duygularından söz ediyorsunuz. Bu duygular çok anlaşılır; çünkü bir yandan bağ kurduğumuz kişiden zarar görmek, diğer yandan buna rağmen ilişkide kalmış olmak insanın kendiyle ilgili de sorgulamalar yapmasına yol açabiliyor. Belki de bu noktada durup şunu sormak anlamlı olabilir: Tüm bu yaşananlara rağmen sizi ilişkide tutan neydi? İhtiyaç mıydı, umut mu, yalnız kalmama arzusu mu, yoksa “belki değişir” düşüncesi mi? Ve hâlâ içinizde bir yerde “Doğru mu yaptım, yanlış mı?” diye soran, bunu bir başkasıyla teyit etmek isteyen bir taraf var gibi görünüyor. Bu da yine çok insani bir ihtiyaç; insan, yaşadığı acının boşa olmadığını duymak ister. Ancak belki bundan sonraki süreçte yönü biraz dışarıdan içeriye çevirmek yardımcı olabilir. “O ne yaptı, ben nerede hata yaptım?” sorularından önce, “Ben şu anda neye ihtiyaç duyuyorum?” diye sormak… Güvende hissetmeye mi, anlaşılmaya mı, sınırlarımın tanınmasına mı, yoksa sadece dinlenmeye mi? Bu soruyu kendinize sorabilmek, yaşadıklarınızı küçümsemeden ama kendinize de sert davranmadan bakabilmenin bir yolu olabilir. Bu da öz-şefkatle temas eden bir yer. O an elinizden gelenle hayatta kalmaya, ilişkiyi taşımaya çalıştığınızı; bugünkü farkındalığınızın o günkü koşullardan farklı olduğunu kabul etmek… Belki de şimdi mesele, geçmişte neyi neden yaptığınızı yargılamak değil; bugünden sonra kendiniz için daha koruyucu, daha ihtiyaç odaklı bir pozisyon alabilmek.

Devamını Oku...

Değerlendirmeler (0)

No results
Henüz görüş bulunmuyor.