Kız arkadaşımdan ayrılmakta haklı mıyım?
2 yıllık ilişkimi kız arkadaşımın duygularımla alay etmesi ve erkekliğime dair aşırı hakaretleri ve bu 3 yıllık ilişki içinde eski sevgilisini olumsuz şekilde ilişkimize dahil etmesinden dolayı bitirdim. Asıl ayrılışımın sebebi ise ağırlıklı olarak bana karşı başka erkekleri kullanması ve benim erkekliğime dair çok kötü onur ve gururuma yediremeyeceğim şekilde aşşağılamasıydı ki kendimden asla bir şüphem yok canımı böyle yakmak istedi. Hiçbir şeyin sorumluluğunu almadı, en son kavgada yine erkekliğime dair kimlik hakareti duyunca ayrıldım ve pişman değilim bunun olması gerektiğini düşündüm. önceki süreçlerde üzülüyordum. Şimdi ise daha rahat hissediyorum. Ayrılmadan önce günlük yaşantımda sinirleniyordum bu tarz yaptığı şeylerden dolayı şuan daha iyi hissetsem de arada sırada yine öfkelenip çok düşünebiliyorum kendimi oyalamak için başka şeylere yormalıyım diye düşünüyorum. Nasıl bir yol izlenmeli?
Bu soru 19 Ocak 2026 13:39 tarihinde Psikolog ESRA KÜTLE tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba,
Burada haklı–haksız aramaktan ziyade, sevdiğiniz biri tarafından incitilmeye maruz kalmış olmanın ve sınırlarınızın tekrar tekrar ihlal edilmesinin sizde uyandırdığı öfke ve üzüntü duygularından söz ediyorsunuz. Bu duygular çok anlaşılır; çünkü bir yandan bağ kurduğumuz kişiden zarar görmek, diğer yandan buna rağmen ilişkide kalmış olmak insanın kendiyle ilgili de sorgulamalar yapmasına yol açabiliyor.
Belki de bu noktada durup şunu sormak anlamlı olabilir: Tüm bu yaşananlara rağmen sizi ilişkide tutan neydi? İhtiyaç mıydı, umut mu, yalnız kalmama arzusu mu, yoksa “belki değişir” düşüncesi mi? Ve hâlâ içinizde bir yerde “Doğru mu yaptım, yanlış mı?” diye soran, bunu bir başkasıyla teyit etmek isteyen bir taraf var gibi görünüyor. Bu da yine çok insani bir ihtiyaç; insan, yaşadığı acının boşa olmadığını duymak ister.
Ancak belki bundan sonraki süreçte yönü biraz dışarıdan içeriye çevirmek yardımcı olabilir. “O ne yaptı, ben nerede hata yaptım?” sorularından önce, “Ben şu anda neye ihtiyaç duyuyorum?” diye sormak… Güvende hissetmeye mi, anlaşılmaya mı, sınırlarımın tanınmasına mı, yoksa sadece dinlenmeye mi? Bu soruyu kendinize sorabilmek, yaşadıklarınızı küçümsemeden ama kendinize de sert davranmadan bakabilmenin bir yolu olabilir.
Bu da öz-şefkatle temas eden bir yer. O an elinizden gelenle hayatta kalmaya, ilişkiyi taşımaya çalıştığınızı; bugünkü farkındalığınızın o günkü koşullardan farklı olduğunu kabul etmek… Belki de şimdi mesele, geçmişte neyi neden yaptığınızı yargılamak değil; bugünden sonra kendiniz için daha koruyucu, daha ihtiyaç odaklı bir pozisyon alabilmek.
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.