İlkay Altay

Psk. İlkay Altay

Türkiye, Bursa

İlişki Danışmanlığı, Bireysel Danışmanlık. Varoluşçu ve BDT ekolleri

5.0
(2 Yorum)

Uzman Hakkında

Psk. İlkay ALTAY Hacettepe Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. 2020-2022 yılları arasında Ankara Hemdem Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde psikolog olarak görev yapmıştır. Bu süre zarfında Varoluşçu Terapi ekolünü tamamlayarak kendi danışanlarıyla da yüz yüze ve online görüşmelere devam etmiş ve de Başkent Üniversitesi’nde İlişki ve Evlilik Danışmanlığı Sertifikası almıştır. 

2022-2023 yılları arasında Ağrı’da Türk Silahlı Kuvvetlerinde Rehberlik ve Danışma Subayı olarak görev yapmıştır. Ardından 2023 yılında Bursa’da Bilgitepe Özel Öğretim kursunda rehberlik ve danışma alanında hizmet vermiştir, bu süreçte Bilişsel Davranışçı Terapi ekolünü tamamlamıştır. 2024 yılı itibariyle çalışmalarını Asya Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde devam ettirmekte ve danışanlarını Bilimsel Psikoloji Merkezi’nde almaktadır.

Eğitim

  • Hacettepe Üniversitesi - Lisans

Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)

  • Endüstri ve Örgüt Psikolojisi

Uzmanlık Alanları

Depresyon
Duygular
İntihar Düşüncesi
Otizm
Akran Zorbalığı
Varoluşsal Kaygılar
Aile ve Çift Terapisi

Çalışma Ekolleri

  • Varoluşçu Terapi
  • Bilişsel Davranışçı Terapi

Cevaplar (3)

Merhabalar Arya Hanım, seçtiğiniz isim operada bir solistin kendi melodisini tek başına seslendirdiği bölümleri temsil ediyor. Bu açıdan bakıldığında, kendinizi yalnızlığı seven ve bağımsız bir ruh olarak tanımlamanızla isminiz arasında çok güzel bir uyum var. 👏🏻 İstediğiniz o "dobra" aynayı birlikte tutmaya başlayalım:Psikoloji ve felsefe gibi insan ruhunun derinliklerine odaklanan alanlara ilgi duyup, mesleki olarak daha kuralcı ve sınırları belli olan hukuk alanını seçmeniz ilgimi çekti. -> Hukuk sizin için adaleti sağlama tutkusunu mu temsil ediyor, yoksa kendinizi tanımlarken kullandığınız o sabitlik ve dürüstlük ihtiyacını karşılayacak güvenli ve prestijli bir yapı mı? -> Sizce hukukun katı kuralları arasında bağımsızlığınızı koruyabileceğinize inanıyor musunuz?Kendinizi içe kapanık ve bağımsız olarak tanımlarken diğerlerinin sizin hakkınızdaki fikirlerine duyduğunuz merak, bana onların vereceği cevaplara göre davranmaktansa onların üzerinden sizin kendinizi tanımaya çalışmanız gibi hissettirdi. Amacınızın kendinizi geliştirmek olması çok değerli çünkü çevremizdekilerin fikirleri bizim için ne kadar önemli olsa da asıl öncelik kendi arzularımız ve ihtiyaçlarımızdır. -> Gerçekten kim olduğunuzu mu merak ediyorsunuz, yoksa dışarıdan nasıl bir imaj çizdiğinizin (ve bu imajın kabul görüp görmediğinin) onaylanmasına mı ihtiyaç duyuyorsunuz?-> İnsanlara kendinizi analiz ettirmek istemeniz, aslında o mesafeli duruşunuzu bozmadan kurduğunuz bir sosyalleşme aracı olabilir mi?-> Yani doğrudan bağ kurmak yerine, analizler ve sorular üzerinden daha kontrollü bir köprü mü kurmaya çalışıyorsunuz?Buradaki sorulardan hangisi size kendinizi en yakın hissettirdi? Veya hangi soru üzerine hiç düşünmediğinizi fark ettiniz? Bu sorulara vereceğiniz dürüst yanıtlar, kendi karakter inşa sürecinizi de güçlendirecektir.

Devamını Oku...

Merhabalar, bu içten paylaşımınız için teşekkür ederim. Bazen hayat, üst üste yaşadığımız olumsuz tecrübelerle bize köşeye sıkışmış gibi hissettirebiliyor. Birkaç kez reddedilmek veya beklediğiniz ilgiyi alamamak, sanki bu durum sizin kaderinizmiş gibi hissetmenize yol açabilir. Bu noktada zihnimiz bizi yanlış genellemeler yapmaya sürüklüyor da olabilir…2006 doğumlu olduğunuzu görüyorum, bu yaş grubundaki dinamiklere baktığımızda, ciddi ilişki arayan, hayatı daha derinlikli yaşayan kişilerin maalesef daha az sayıda olduğunu söyleyebiliriz. Sizin ifadenizle diğerleriyle takılmadığınız, daha mesafeli ve seçici bir duruş sergilediğiniz için ister istemez daha dar bir sosyal çevreyle etkileşimde kalıyorsunuz. Bu durum, sizinle aynı istekleri ve ciddiyeti paylaşan o sınırlı sayıdaki erkekle karşılaşmanızı doğal olarak zorlaştırıyor. Yani bu durum sizin sevilmediğinizle değil, aradığınız iletişimin şu anki yaş grubunuzda daha az bulunmasıyla ilgili de olabilir. Şu an hissettiğiniz evde kalma korkusu veya hiç sevgilim olmayacak endişesi, dikkatinizi yanlış yere odaklamanıza neden olabilir. İlişkilerimizde odak noktamız birini bulmak veya yalnız kalmamak olduğunda, bu durum maalesef bizde duygusal baskı yaratıp ters tepebiliyor. Çünkü o zaman attığımız adımlarda, kurduğumuz cümlelerde bu kaygı hissedilebiliyor. Bu da bizi doğal halimizden uzaklaştırıp, karşı tarafa olduğumuzdan daha farklı görünmemize neden olabiliyor. Asıl mesele, dışarıdaki insanların ne düşündüğü ya da size nasıl tepki verdiği değil. Biz kendi hikayemizi tamamladığımızda, kendi içimizde bir bütün olduğumuzda doğru kişi de bir şekilde o hikayeye dahil oluyor. (Belki bu ifade kulağa çok bilimsel gelmiyor olabilir ama meslek hayatımda sayamayacağım kadar çok kez buna şahit oldum). Siz kendi değerinizi başkasının onayına emanet ettiğinizde, o onay gelmediği her an kendinizi eksik hissedersiniz. Sosyal medyada birini gördüğünüzde onun sizinle ilgilenmeyeceğini düşünüp moralinizin bozulması, kimse sizi reddetmeden, sizin kendi kendinizi reddetmeniz durumuna dönüşmüş. Birinden hoşlanmaktan korkmanızı, reddedilmekten veya duygularınızın karşılıksız kalma endişesinden dolayı olarak yorumluyorum. Ancak bu korku sizi hayattan izole ederse, kendinize olan güveninizi zedeleyebilir. Siz kendi yolunuzda yürümeye ve kendinizi geliştirmeye devam ettiğinizde, o kaygı duyduğunuz boşluklar kendiliğinden dolacaktır. Duygularınızı samimi bir şekilde paylaştığınız için ben de kendi düşüncelerimi, yorumlarımı paylaşmaya çalıştım. Aklınıza gelen bir soru, katıldığınız veya katılmadığınız yerler varsa tekrar iletişime geçebilirsiniz.

Devamını Oku...

Merhabalar, öncelikle kısa bir sürede yoğun bir deneyim yaşamışsınız ve zaman geçtikçe cevaplardan ziyade soruların sayısı artmış gibi görünüyor. Sorunuzu soralı birkaç gün olduğunu görüntülüyorum, eminim bu süreçte aklınızdaki soru işaretleri daha da çoğalmıştır. Belki başkaları size “şu zaman yazar ya da şu güne kadar yazmaz” gibi ifadeler kullanabilir fakat ben insan söz konusu olduğunda netlikten uzak durmaya çalışan bir kişiyim. Belirsiz bir geleceğe odaklanmak yerine yaşanan durumları doğru anlamlandıralım ve bundan sonra nelere dikkat edebileceğimizi konuşalım. Öncelikle sorunuzu detaylı bir şekilde sorduğunuz için teşekkür ederim, cevabınızı da aynı detayda vermeye çalışacağım. Şimdi asıl konuya geçelim:Karşınızdaki kişinin 5 yıllık bir ilişkiden yeni çıkmış olması ve sadece 10 gün içinde evlilik konusunu açması, bana sizinle kurduğu bağın derinliğindense, kendi içindeki boşluğu kapatma ve yaşadığı acıdan kaçma çabası gibi göründü. Bu kadar hızlı gelen büyük kararlar, sağlıklı bir temelden ziyade o anki duygusal sığınma ihtiyacından kaynaklanabilir. Onun yaralarını sarma çabanız gerçekten çok şefkatli bir davranış ve iyi niyetinizi kanıtlar nitelikte. Siz ona yardımcı olmaya çalışırken konuşmak istememesi ve sizden uzaklaşması, bu mücadeleyi vermeye ve yeni ilişkilere hazır olmadığını gösteriyor olabilir fakat bence bunu siz de biliyorsunuz. Bir kişinin tabiri caizse bizim yardımımıza muhtaç olması bize hayatlarında bir rol verebilir fakat rolü devam ettirebilecek olan onların müsaadesidir. Kafede karşılaşmanızda yanlış anlaşılmamak için mesafeli durmanız yine çok ince bir davranış, onunsa yan masaya gelip gitmesi bu durumu kendi içinde çözemediğini ve kafa karışıklığının devam ettiğini gösterir nitelikte. “ Bana geri yazar mı” sorusuna cevap vermekten çekindiğimi ifade etmiş olsam da, sizi buraya soru sormaya getiren asıl konunun bu olduğunun farkındayım. Yaşadığı zor durumu ,kendisi, atlatmaya hazır olduğunda, ,farklı, bir kişiyle ,yeni, bir bağ kurmaya hazır olduğunda ve sizinle kurduğu iletişimi özlediğinde tekrar yazabileceğini düşünüyorum. Gördüğüm kadarıyla iletişime ara vermenize neden olan sebep sizin bir davranışınızla ilgili değil sonuçta. Fakat bence asıl soru onun ne zaman yazacağı değil sizin bu süreci nasıl yönetmek istediğiniz. ”Neden karşı tarafın talepleri böyle hızlı ve netken ben kendimi böyle bir rolde buldum” sorusuna odaklanmak ve bununla ilgili gidebildiğiniz kadar geriye gitmek size daha faydalı olacaktır. İlişkinin başında iyileştirici rolünü üstlenmeniz, sizi hak etmediğinizden fazla bir sorumluluğun altına atabilir ve kendi ihtiyaçlarınızın geri plana atılmasına yol açabilir. İletişiminiz devam ettiğinde bunlara dikkat etmenizi öneririm. Sürçü lisan ettiysem affedin …

Devamını Oku...