Kl. Psk. Selin Kaya
Türkiye, Antalya
Depresyon, kaygı, kişilerarası ilişki problemleri, stres, sınav kaygısı, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
Uzman Hakkında
Ben Klinik Psikolog Selin KAYA. Çankırı Karatekin Üniversitesi Psikoloji lisans eğitimimi yüksek onur derecesiyle, bölüm ve fakülte birincisi olarak tamamladım. Devamında Antalya Bilim Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programından 'Mutluluğa Aşırı Değer Verme ve Depresyon, Anksiyete, Stres Belirtileri Arasındaki İlişkide Pozitif ve Negatif Duygu Düzenleme Yetkinliğinin Aracı Rolü' adlı tezimi başarıyla savunarak uzmanlığımı tamamladım. Eğitim hayatım süresince katıldığım klinik stajlar ve mesleki eğitimler, teorik bilgilerimi uygulama sahasında geliştirerek mesleki gelişimime çok değerli katkılar sağladı. Eğitim sürecim boyunca Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ekolü üzerine yoğunlaşarak; ergen ve yetişkin bireylerle çalışma yetkinliği kazandım. Bu kapsamda gerçekleştirdiğim bireysel görüşmelerde depresyon, kaygı, kişilerarası ilişkiler, stres gibi alanlara odaklanıyor; bireylerin kendilerini daha iyi tanıma ve anlama yolculuklarına eşlik ediyorum.
Eğitim
- Çankırı Karatekin Üniversitesi - Lisans
- Antalya Bilim Üniversitesi - Yüksek Lisans
Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)
- Psikolojik İlk Yardım Eğitimi
- Oyun Terapisi Eğitmen Eğitimi
- Çocuk ve Ergenlerde Bilişsel Davranışçı Terapi
Uzmanlık Alanları
Çalışma Ekolleri
- Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
Cevaplar (2)
Merhaba sevgili danışan,2 sene boyunca karşılıklı olarak ilmek ilmek işlediğiniz ve belki bu süreçte sizin de büyüdüğünüz bir ilişkinin erkek arkadaşınızın ailesinin onaylamaması gibi elinizde olmayan sebeplerden dolayı sonlanmasının yarattığı üzüntü ve hayal kırıklığı duygularının sizde kötü hisler uyandırması, emek verdiğiniz bir şeyin kaybıyla ortaya çıkan oldukça doğal tepkiler olarak görünüyor. Erkek arkadaşınız tarafından ‘ikimiz için daha iyi olur’ denilerek ilişkinin sonlandırılması ve ilişkiyi sürdürme çabanızın karşılık bulmaması, kendinizi bu konuda çaresiz kalmış veya haksızlığa uğramış hissetmenize temel oluşturmuş olabilir. İlişkilerde taraflardan birinin kız arkadaşı/erkek arkadaşı ile ailesi arasında kalmış olması, aidiyet ve sadakat duygularının zarar görmesini, ek olarak bu duygularla ilgili konuların tartışma konusu olarak ortaya çıkmasını etkileyebilir. Bireyin kendisini yetiştiren ailesinin değer yargıları ile kendi duyguları arasında kalması yoğun kaygı yaşamasına temel oluşturur. Bu durumda erkek arkadaşınız bu kaygı verici durumdan kurtulmak için bir çıkış yolu olarak gördüğü ayrılığı seçmiş görünüyor. Aslında burada sizinle ilgili değil, erkek arkadaşınızın yoğun kaygı uyandıran bu baskıyı yönetme şekli ve aile dinamikleriyle ilgili bir süreç işlemekte. Erkek arkadaşınızın ailesinin sahip olduğu bazı kültürel önyargıları sebep göstererek ilişkiyi sonlandırması, sizin bu olayı ‘değer’ algınıza tehdit oluşturan bir unsur olarak yorumlamanızı tetiklemiş olabilir. Fakat bu durum erkek arkadaşınızın ailesinin kalıplaşmış düşünceleri ve kişisel görüşleriyle ilgili. Bu sebeple sizin gerçek değerinizi belirlemez 😊 İlişkinin sonlanmasıyla başlayan unutma süreci ise yas süreciyle paralellik gösterir. Zihniniz alışkın olduğu durumu bırakırken direnç gösterebilir ve zaman geçtikçe bu durumun sizin üzerinizdeki etkisinin azalması doğal bir şekilde işleyen sürecin sonucu gelişen bir tepkidir. Bu durumda kendinize şu soruları sormanız iç dünyanıza ve sürecinize dair farkındalığınızı geliştirebilir:‘Bu süreçte erkek arkadaşımın benim yanımda durma veya çözüm üretme konusundaki tutumu, bana kendimle ilgili ne hissettiriyor?’‘İlişkimdeki zorluklar karşısında erkek arkadaşımın benimle birlikte bu zorluklara karşı mücadele etmek yerine ayrılığı bir çözüm olarak sunması, onun bağlılık anlayışına dair bana neler söylüyor olabilir?’‘Beni olduğum gibi kabul etmeyen bir ailenin parçası olsaydım, bu durum uzun vadede psikolojimi ve mutluluğumu nasıl etkileyebilirdi?’‘Eğer bu durum bir arkadaşımın başına gelseydi ve arkadaşım bana danışmış olsaydı, ona bu ilişkinin geleceği hakkında ne söylerdim?’Bu soruların cevapları size neler hissettiriyor? Ek bir sorunuz olursa tekrar iletişime geçebilirsiniz. Klinik Psk. Selin KAYA
Merhaba sevgili danışan,Yaşam deneyimleriniz psikolojik olarak ne kadar dayanıklı olduğunuzu gösteriyor. Ailenizle ilgili aktardığınız olumsuz durumlar ve sizi iş ortamında da yalnız bırakmayan eleştirel iç sesinize rağmen çabalamaya devam ederek ayaklarınızın üzerinde durabilmeniz büyük bir başarıdır. Çocukluğunuzda sahip olmadığınızı söylediğiniz kaostan ve yüksek seslerden uzak, güvenli bir ortamı kendi emeğinizle oluşturmanız, özgüvensizlik gibi sizi aşağı çeken hislerinize rağmen derinlerinizdeki dayanma gücünün ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Kendi evinizi almanız yalnızca ekonomik bir başarı değil, geçmişten beri içinizde taşıdığınız sınır çizme isteğini ve ‘hayır’ diyebilme/karşı koyabilme gücünü elde ettiğinizi ifade etmektedir. Şu an ise, sağlığınızdaki belirsizlikler ile mevcut ilişkinizdeki beklenti farklılıkları temelinde kendinizi çıkmazda hissettiğinizi anlıyorum. Sizin için zorlu geçen bu süreçte yaşadıklarınız, stres tepkileri ile belirsizliğe tahammülsüzlükle uyumlu görünüyor. Yani; geçmişinizde annenizden duyduğunuz eleştiri dolu cümleler, zaman içinde öz saygınızı düşürerek ve karar mekanizmalarınızı bozarak şu an ‘yeterince iyi olamıyorum’ gibi düşüncelerinizi veya hata yapma korkunuzu açığa çıkarmış olabilir. Doktorunuzla yürüttüğünüz sürecin sizde bıraktığı gerginlik hissi ise vücudunuzun stres tepkisi oluşturmasına temel hazırlamış ve nihayetinde psikolojik olarak aslında olduğunuzdan daha kırılgan veya güçsüz hissetmenizle sonuçlanmış olabilir. Bu noktada kan değerlerinizin ve diğer tetkiklerinizin takibini doktorunuzla yapmaya devam ederken bedeninizin strese gösterdiği tepkileri tanımanız için bir fırsat olarak değerlendirmeniz, gelecekteki stresli yaşam olaylarına karşı daha dayanıklı olmanıza zemin hazırlayabilir. Yetişkinlik döneminde yürütülen ilişkilerin dinamikleri, ağırlıklı olarak erken çocukluk döneminde şekillenir. Yani, bu dönemde benimsediğimiz aile içi dinamikleri yetişkinlikte devam ettirme eğiliminde oluyoruz da diyebiliriz. Çocukluk döneminizde aile içinde yaşanan çatışmalar ve annenizin gösterdiği psikolojik şiddet, duygusal ihtiyaçlarınızın karşılanmadığı ve güvende hissetmediğiniz bir ortamda büyüdüğünüzü gösteriyor. Devamlı olarak eleştirilmeniz ve küfür duymanız, annenizin söylediklerini içselleştirdiğiniz bir yetersizlik inancı oluşturmanızda etkili olmuş olabilir. Yetersizlik inancı, iş hayatınızda ne kadar başarılı olsanız da peşinizi bırakmayan ve sizi engelleyen bir unsur olarak karşınıza çıkıyor görünmektedir. Diğer yandan erkek arkadaşınızla yaşadığınız bu fikir ayrılığı, içinizde bir yerlerde sizi olası bir başarısızlık hikayesinin ‘yetersizlik’ düşüncesiyle sonuçlandığı o kısır döngüye götürüyor olabilir. Şu an yaşadığınız zorlanma ise bu durumla uyumludur: Hayatınızın iplerini eline almışken beklentinizin karşılanmadığı bir ilişki istiyor musunuz? Eğer çocuk sahibi olmak vazgeçemeyeceğiniz bir beklenti ise, erkek arkadaşınızın bu konudaki tutumu karşısında sınır çizmeniz gerekebilir. Erkek arkadaşınızla bu konuda gerçekleştireceğiniz açık iletişim, belirsizliğin içinde kaybolmanızı engelleyebilir ve geleceğinizdeki o sisin dağılmasında etkili olabilir. Bu süreçte kendi içinize dönmek ve ‘gelecekteki ben’e sorular sormak farkındalık sağlayabilir:‘Çocuk isteğimden vazgeçmenin gelecekteki ben için taşıdığı anlamlar neler?’‘Karar vermemin önündeki engeller neler? Beni neler durduruyor olabilir?’‘Erkek arkadaşımla olan ilişkim benim için ne anlam ifade ediyor?’Bu soruların cevapları sizde hangi duyguları uyandırıyor, zihninizde belirlenen düşünceler neler? Sizin için özellikle zor gelen, anlamlandıramadığınızı düşündüğünüz bir kısım olursa paylaşabilirsiniz. Klinik Psk. Selin KAYA