Kaygı

Hayatıma nasıl devam etmeliyim?

Gizli Kullanıcı16 Mart 2026 20:57

42 yaşındayım. Tek başıma mücadele ettim ailem vardı ama bağlar çok güçlü değildi. Küçükken hep ağlardım her gün kavgalar. Okudum güçlü olmak için ama içimdeki o özgüvensizlik ve bastırılmışlık, eleştirilmek iş yaşantımda çok ileri götürmedi beni. Geçen sene senelerce uğraşıp biriktirdiğim para ve ek aileden alarak ev aldım tek başıma başardım. Şimdi evimde oturuyorum bu benim hayalimdi. Aşkta çok başarılı olamadım. Mutlu olmayı severek evlenmeyi istedim yanlışlar yaptım aile içinde özellikle annem tarafından psikolojik şiddete uğradım. Sözel olarak en çok küfürler işittim. Kendi öz saygımı yitiriyordum. Şimdi evimde bunları aştım. Yakın zamanda sağlıkla uğraşıyorum. Kalp doktorum benim ajsiper sintigrafisine yönlendirdi. Geçen hafta iki gün iki kere çekim yaptırdım. O ortamı solumak beni yeterince gerdi. Bir buçuk ay önce tam kan sayımı da bazı değerlerim düşüktü yine vitaminler verip sonrasında tekrar test istedi. Bugün gittim yaptırdım. Ama yine düşük çıktı. Kan hastalıklarına yönlendiririm demişti. Abartı yok ama yine de can sıkıcı. Ama seviyem düşük çıktı. Erkek arkadaşım çocuk istemiyordu evlilik yazın razı oldu başta çocuk fikri evet ama istemediğini tekrar geçenlerde dedi. Kafam kaskatı. Evlenmeli miyim? Nolacak? Çocuk olayı zor gibi. Zaten istemiyor. Çıkmazsa gibiyim. İyi değilim. Destek istiyorum. Teşekkür ederim.

Bu soru 27 Mart 2026 02:38 tarihinde Klinik Psikolog Selin Kaya tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Yaşam deneyimleriniz psikolojik olarak ne kadar dayanıklı olduğunuzu gösteriyor. Ailenizle ilgili aktardığınız olumsuz durumlar ve sizi iş ortamında da yalnız bırakmayan eleştirel iç sesinize rağmen çabalamaya devam ederek ayaklarınızın üzerinde durabilmeniz büyük bir başarıdır. Çocukluğunuzda sahip olmadığınızı söylediğiniz kaostan ve yüksek seslerden uzak, güvenli bir ortamı kendi emeğinizle oluşturmanız, özgüvensizlik gibi sizi aşağı çeken hislerinize rağmen derinlerinizdeki dayanma gücünün ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Kendi evinizi almanız yalnızca ekonomik bir başarı değil, geçmişten beri içinizde taşıdığınız sınır çizme isteğini ve ‘hayır’ diyebilme/karşı koyabilme gücünü elde ettiğinizi ifade etmektedir.


Şu an ise, sağlığınızdaki belirsizlikler ile mevcut ilişkinizdeki beklenti farklılıkları temelinde kendinizi çıkmazda hissettiğinizi anlıyorum. Sizin için zorlu geçen bu süreçte yaşadıklarınız, stres tepkileri ile belirsizliğe tahammülsüzlükle uyumlu görünüyor. Yani; geçmişinizde annenizden duyduğunuz eleştiri dolu cümleler, zaman içinde öz saygınızı düşürerek ve karar mekanizmalarınızı bozarak şu an ‘yeterince iyi olamıyorum’ gibi düşüncelerinizi veya hata yapma korkunuzu açığa çıkarmış olabilir. Doktorunuzla yürüttüğünüz sürecin sizde bıraktığı gerginlik hissi ise vücudunuzun stres tepkisi oluşturmasına temel hazırlamış ve nihayetinde psikolojik olarak aslında olduğunuzdan daha kırılgan veya güçsüz hissetmenizle sonuçlanmış olabilir. Bu noktada kan değerlerinizin ve diğer tetkiklerinizin takibini doktorunuzla yapmaya devam ederken bedeninizin strese gösterdiği tepkileri tanımanız için bir fırsat olarak değerlendirmeniz, gelecekteki stresli yaşam olaylarına karşı daha dayanıklı olmanıza zemin hazırlayabilir.


Yetişkinlik döneminde yürütülen ilişkilerin dinamikleri, ağırlıklı olarak erken çocukluk döneminde şekillenir. Yani, bu dönemde benimsediğimiz aile içi dinamikleri yetişkinlikte devam ettirme eğiliminde oluyoruz da diyebiliriz. Çocukluk döneminizde aile içinde yaşanan çatışmalar ve annenizin gösterdiği psikolojik şiddet, duygusal ihtiyaçlarınızın karşılanmadığı ve güvende hissetmediğiniz bir ortamda büyüdüğünüzü gösteriyor. Devamlı olarak eleştirilmeniz ve küfür duymanız, annenizin söylediklerini içselleştirdiğiniz bir yetersizlik inancı oluşturmanızda etkili olmuş olabilir. Yetersizlik inancı, iş hayatınızda ne kadar başarılı olsanız da peşinizi bırakmayan ve sizi engelleyen bir unsur olarak karşınıza çıkıyor görünmektedir. Diğer yandan erkek arkadaşınızla yaşadığınız bu fikir ayrılığı, içinizde bir yerlerde sizi olası bir başarısızlık hikayesinin ‘yetersizlik’ düşüncesiyle sonuçlandığı o kısır döngüye götürüyor olabilir.


Şu an yaşadığınız zorlanma ise bu durumla uyumludur: Hayatınızın iplerini eline almışken beklentinizin karşılanmadığı bir ilişki istiyor musunuz? Eğer çocuk sahibi olmak vazgeçemeyeceğiniz bir beklenti ise, erkek arkadaşınızın bu konudaki tutumu karşısında sınır çizmeniz gerekebilir. Erkek arkadaşınızla bu konuda gerçekleştireceğiniz açık iletişim, belirsizliğin içinde kaybolmanızı engelleyebilir ve geleceğinizdeki o sisin dağılmasında etkili olabilir.

Bu süreçte kendi içinize dönmek ve ‘gelecekteki ben’e sorular sormak farkındalık sağlayabilir:

‘Çocuk isteğimden vazgeçmenin gelecekteki ben için taşıdığı anlamlar neler?’

‘Karar vermemin önündeki engeller neler? Beni neler durduruyor olabilir?’

‘Erkek arkadaşımla olan ilişkim benim için ne anlam ifade ediyor?’


Bu soruların cevapları sizde hangi duyguları uyandırıyor, zihninizde belirlenen düşünceler neler? Sizin için özellikle zor gelen, anlamlandıramadığınızı düşündüğünüz bir kısım olursa paylaşabilirsiniz.


Klinik Psk. Selin KAYA

alinti

Çok teşekkür ederim Selin Hanım, samimi değerlendirmeniz için ve zaman ayırdığınız için.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Kl. Psk. Selin Kaya

Rica ederim, Desteğe ihtiyaç duyduğunuz herhangi bir konu için tekrar iletişime geçebilirsiniz. Sağlıklı günler dilerim 🌿

28 Mart 2026 23:14

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.