Huzurlu olamıyorum ………………………
Yani, öncelikle söze nasıl başlayacağımı bilmiyorum çünkü kendimi çok yorgun hissediyorum. Etrafımda aslında çok fazla insan yok. Yani iki-üç tane arkadaş var ama onlara da tam anlamıyla ‘dostum’ diyemem, sadece yıllar önce tanışmışız, öyle kalmış. Bir de üç yıllık bir ilişkim var ve annem, babam, kardeşlerim. Yani dediğim gibi, etrafımda çok fazla insan yok. Ve acı olan şu ki, ben onların hiçbirinin yanında rahat olamıyorum, kendim gibi hissedemiyorum. Sanki bir role bürünüyorum ve hiçbiriyle mutlu değilim. Bu da beni üzüyor.Kendimi herkesin yanında o kadar sıkıyorumki ay yanlış söylerim, rezil olurum. Kendim olamıyorum sanki içimde korkular var.Çalışma hayatım zaten yok özgüvensiz olduğum için CV bile atmaktan korkuyorum. Aile içinde sorunlar var, aynı evde iki düşman gibi olma durumları… Arkadaşlarım da herkes kendi hayatına bakıyor. Tabii ki bu normal, böyle olmalı. Ama en azından derdini biraz paylaşamıyorsan, seni kötü etmeden dinleyemiyorsa, bence o kişi zaten gerçek dost değildir. Ayrıca içinde bulunduğum ilişki de bana uygun bir ilişki değil. Yanlış anlaşılmasın, hakaret yok, şiddet yok, bir sevgilim var. Ama mutlu değiliz, düşüncelerimiz uyuşmuyor. Aslında hayalimdeki insan da belki yok, çünkü benim kafamda hiçbir zaman net bir insan profili olmadı. Çünkü ben ilk ilişkimi 22 yaşımda yaşadım. Öncesinde bana bu yanlış geliyordu. Çünkü bize ‘erkekle ilişki yaşamak ayıptır, daha çocuksun’ diye öğretildi. Ben de kendimi böyle yetiştirdim. 22 yaşımda ilişkiye başladığımda ise bir yıl boyunca kendimi suçladım, sanki yanlış bir şey yapıyormuşum gibi hissettim. Bunu biraz aştım ama hâlâ içimde ‘ayıp, biri görür’ düşüncesi var ve bu beni rahatsız ediyor. Genel olarak rahatlık nasıl bir şey, onu bile bilmiyorum. İnsan nasıl huzurlu olur, bilmiyorum. Çünkü ben 25 yıldır sürekli diken üstünde yaşıyorum. Kendimi hep sıkıyorum, asla rahat bırakmıyorum. Hatta fotoğraflarıma bakıyorum, omuzlarımı o kadar yukarı kaldırıyorum ki, fark ediyorum ki beden olarak da rahat değilim. Ruhumu bir kenara bırakmışım zaten. Çok çabuk sinirleniyorum, çok tahammülsüzüm. Küçük bir şeyi büyüten insanlardan biriyim ben de. Sabredemiyorum çünkü beni mutlu eden bir nokta yok. Tutunabileceğim bir şey yok. Hayatımda güçlü bir insan istiyorum, her anlamda güçlü. Ama öyle biri yok. Benim de gücüm yok. Sanki çabalıyorum ama çabaladıkça daha da dibe batıyorum.”**
- Paylaş: