Kaygı

İlişkiler

pelin353522 Ağustos 2026 20:03
Sevgilimin iki tane çocuğu var ikisi de annesinde kalıyor. 15 yaşındaki oğlu babasına çok düşkün ya da değil bilemiyorum ama sürekli babasında kalmak istiyor ve kalıyor da kalmasında sıkıntı yok ama kaldığı zaman sevgilimin özel hayatı kalmıyor sadece eve mahkum yaşıyor oğlu geldiğinde. Ben de sevgilimle vakit geçirmek istiyorum 15 günde iki gün görüştük ne yapmam lazım. Bu aynı zamanda ben de gelecek kaygısı yaşatıyor acaba hep böyle mi geçecek ben bir noktada çocuğun annesine de sorun buluyorum çünkü bir anne olarak düşünmesi lazım eski kocasının bir hayatı var mı özel alanı var mı yok mu bence anne adamın hayatını sabote etmek için hiçbir şeye karışmıyor. Sevgilim de kendince haklı kaç parçaya bölünceğim diye sitem ediyor ama ben de onu özlüyorum sonuçta üç yıllık ilişkimizin iki yıllık süre zarfında o evliydi ve çok kısıtlı bir hayatımız vardı şimdi boşandı bir sene oldu ve birlikte yaşayamıyoruz hala ne yapmam lazım

Bu soru 12 Ekim 2026 15:17 tarihinde Psikolog Yasemin Gedik tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,


İlişkinizde partnerinizle dilediğiniz sıklıkta zaman geçirememenizin, ortak alan yaratmakta zorlanmanızın ve bu durumun gelecek konusunda yarattığı belirsizlikleri yazdıklarınızdan anlayabiliyorum.


Ancak gelişimsel açıdan değerlendirildiğinde; 15 yaşındaki bir erkek çocuğunun babasına yakınlık duyması ve onunla vakit geçirmek istemesi, doğal ve sağlıklı bir tablodur.Ergenlik döneminde bireyselleşme, arkadaş çevresi edinme ve bağımsızlaşma süreçleri hız kazanır. Fakat bu periyot devam ederken babaya yakın olmak bu gelişimi engellemez; her iki süreç birlikte var olabilir.


Ayrıca, ebeveynlik ve ilişki dinamiklerinin eş zamanlı yürütüldüğü süreçlerde uyum sağlanması zorlayıcı olmanın ötesinde zaman da alabilir. Burada eski eşin tutumunu bir engelleme olarak değerlendirmeden önce, ebeveynlik sorumluluklarının getirdiği doğal zorunlulukları ve günlük hayatın akışını göz önünde bulundurmak önemlidir. Bununla birlikte, özel alan ihtiyacı her iki taraf için temel bir gereksinimdir. Ek olarak, çocuğu olan bireylerin, ebeveynlik yükümlülükleri gereği birbirleri veya çocuklarıyla ietişimlerini sürdürmeleri beklenen bir durumdur.


Diğer yandan, ilişkinizin başlangıç koşulları ve geçmiş kalıplar, bugünkü işleyiş biçimini doğrudan etkileyebilir. Tüm bunlar ışığında, kaygıyla hareket etmek yerine; ihtiyaçlarınızı, sınırlarınızı ve partnerinizin ebeveynlik rolüne dair hislerini açık, net ve suçlayıcı olmayan bir dille konuşmanız ilişkinizin seyri açısından değerli olacaktır. Bu noktada karşılıklı olarak kendinizi ifade edip alan açabilirsiniz.


Son olarak, çocuğun babadan hiç ayrılamadığı, yoğun ayrılık kaygısı yaşadığı veya sosyal uyumunun belirgin şekilde bozulduğu durumlarda profesyonel destek mekanizmalarını değerlendirmeniz kritik bir durumdur.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.