Kaygı problemini aşmak
Ben bugün minibüse bindim. bir saat içinde belki üç-dört kez rezil oldum—ya da daha doğrusu ben kendimi rezil olmuş gibi hissettim. İlk olarak, durakta yanlış yerde beklemişim; orada otobüs durmuyormuş. Bunu da rezil olmak gibi görüyorum, biri bana burada otobüs durmuyor dedi. İçinde belkide cahil dedi. Sonra otobüse bindim, kartımı yanlış almışım, içinde bakiye yokmuş. Birinden kart istemem birkaç dakika sürdü, neredeyse panik atak geçirecektim. O da benden para almadı, ben yine rezil oldum gibi hissettim.Sanki 10 klo bir şey ala biliyor marketden bakiyesi yok demiş gibi. Sonra şoför “burada mı indireyim” neden önceden söylemiyorsun dedi, biraz bana ters davrandı. O anda yine hiçbir şey söyleyemedim. Çünkü o an bir şey olduğunda tepki veremiyorum. Saatler geçtikten sonra ne demem gerektiğini hatırlıyorum. O anda sanki donup kalıyorum. Bunlar size belki küçük şeyler gibi gelebilir, ama bana öyle geldi ki herkes bana gülüyor, içinden “rezil oldu” diye düşünüyor gibi hissettim. Elimde poşet, kartımda bakiye yok—oysa yanlış kartı almıştım. Bunu size açıkça anlatmamın sebebi şu: belki büyük bir şey değil ama ben bunu en az bir ay düşüneceğim. Kendi kendime “rezil oldun, hiçbir şey diyemedin” diyeceğim. Kafamın içinde sürekli dönecek. Ve çoğu zaman gerçekten böyle oluyorum: bir yere gittiğimde eğer o an iyi giyinmemişsem, mesela topuklu ayakkabı giymemişsem, kendimi çok değersiz hissediyorum. Sanki dilenciymişim gibi. Biraz özgüven hissettiğim tek zaman, iyi giyindiğim, hazırlandığım, süslendiğim zamanlar. Yoksa normalde de asla bakımsız gitmem ama yine de sanki insanlar bana “ne kadar kötü giyinmiş, ne kadar da çirkin” diye bakıyormuş gibi geliyor. Biliyorum bu psikolojik bir problem, ama aşamıyorum. Kendimi çok kötü hissediyorum. Bunu mesela bir ay boyunca kafamda döndürüp duracağım. O an ne yapmam gerektiğini bilmiyorum ve kendimi çok kötü hissediyorum. Benim bütün günüm, yani gün içinde olan iyi şeylerin hepsi sanki bunun yüzünden zihnimde silindi. Bütün gün bunu düşüneceğim, buna odaklanacağım: “şöyle oldu, ben böyle rezil oldum” diye. Dışarı çıkacağım, birden otobüsteki o insanlar yine beni görecek ve “aa, geçen sefer rezil olan kız” diyecekler gibi geliyor. Biliyorum, küçük bir şeyi büyütüyorum, pireyi deve yapıyorum, ama bu elimde değil. Bu beni o kadar yoruyor ki bazen yaşamak bile istemiyorum, inan. Evden dışarı çıkmak istemiyorum, “niye çıktım ki” diyorum. Keşke hiç çıkmasaydım diyorum. Çıktığım zaman da kendimi rezil olmuş gibi hissediyorum. Zaten kilolu biriyim, çok da güzel değilim. Nasıl davranmam gerektiğini, nerede nasıl hareket etmem gerektiğini bilmiyorum gibi hissediyorum. Sanki elim yüzüme dolaşıyor, ne yapacağımı şaşırıyorum. Yani zaten bir iş hayatım da yok. Çok dışarı çıkan biri değilim. Sadece mecbur kaldığımda çıkıyorum. Ama çıktığım zaman da sudan çıkmış balık gibi oluyorum sanki. Herkes bana bakıyormuş gibi geliyor. Herkes normal, bir tek ben orada normal değilmişim gibi hissediyorum. Sanki herkes bunu fark ediyor, hissediyor. Ben onlara ait değilim, onlar gibi değilim. Benim özgüven dediğim şey yüzde yüz ise, bende onun sadece yüzde sıfır nokta beşi var. Onu bile hissedebilmem için çok iyi giyinmem, çok iyi hazırlanıp süslenmem gerekiyor. Zaten her zaman da öyle giyinemiyorum. Yani bu hayatta neyi başarabildiğimi bile bilmiyorum. Neyin üstesinden gelebileceğimi bilmiyorum. Bu yüzden dışarı çıkmak istemiyorum, iş hayatına da atılamıyorum. Çünkü donup kalıyorum. Birine bir şey sormaya bile korkuyorum, çekiniyorum. Bu gerçekten çok yorucu. Sizden ricam şu: bana bir yol gösterin. 25 yaşındayım ve bunu aşamıyorum, gücüm de yetmiyor.
Bu soru 7 Mayıs 2026 10:11 tarihinde Psikolog Simge Akgül tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba, yaşadığınız durumların sizde bu kadar yoğun bir utanç, kaygı ve değersizlik hissi yaratması gerçekten çok yorucu görünüyor. Özellikle anlattığınız noktada mesele yalnızca minibüste yaşanan birkaç olay değil; zihninizin bu olayları “rezil oldum”, “herkes bana baktı”, “ben yetersizim” düşünceleriyle büyütüp günlerce tekrar tekrar işlemesi. Bu da gün içinde yaşanan tüm iyi anların görünmez hale gelmesine neden oluyor.
Anlattıklarınızda özellikle sosyal kaygı, yoğun öz eleştiri ve “zihinde felaketleştirme” dediğimiz düşünce biçimi dikkatimi çekti. Örneğin birinin “burada otobüs durmuyor” demesi sizin zihninizde yalnızca bir bilgi olarak kalmıyor; otomatik olarak “beni cahil gördüler”, “rezil oldum” anlamına dönüşüyor. Oysa insanların büyük çoğunluğu bu tür anları birkaç dakika içinde unutuyor. Fakat kaygı yükseldiğinde beyin tehdit algısına geçtiği için o an yaşanan olay çok daha büyük ve ağır hissedililyor sizin tarafınızdan.
“Donup kalıyorum, sonradan ne diyeceğim aklıma geliyor” kısmı da kaygı yaşayan birçok kişide görülür. Çünkü yoğun stres anında beyin savunma moduna geçer; düşünmek, cevap üretmek ve rahat davranmak zorlaşır. Bu sizin beceriksiz olduğunuzu değil, kaygınızın bedeninizi ve zihninizi ele geçirdiğini gösterir.
Dikkatimi çeken bir diğer nokta ise özgüveninizi büyük ölçüde dış görünüşe bağlamanız. Güzel giyindiğinizde kendinizi biraz daha güçlü hissetmeniz anlaşılır bir durum; ancak değer hissinin yalnızca görünüşe bağlı olması zamanla kişiyi çok kırılgan hale getirir. Çünkü en küçük aksilikte zihniniz tekrar “çirkinim, yetersizim, insanlar beni küçümsüyor” noktasına dönüyor olabilir.
Burada önemli olan şey, bu düşüncelerin sizde “gerçek gibi” hissettirmesiyle gerçekten doğru olmalarının aynı şey olmamasıdır. Kaygı çoğu zaman ihtimali gerçek gibi gösterir.
Şu noktada kendinize şunu hatırlatmanız önemli olabilir:
- Hata yapmak rezil olmak değildir.
-Toplu taşımada yanlış durakta beklemek, yanlış kart almak ya da ne diyeceğini o an bulamamak birçok insanın yaşayabileceği durumlardır.
- İnsanlar çoğu zaman sandığımız kadar bizi incelemez ve uzun süre hatırlamaz.
- Bir olayın zihinde günlerce dönmesi, olayın büyüklüğünü değil kaygının yoğunluğunu gösterir.
Ayrıca mesajınızda geçen “bazen yaşamak bile istemiyorum” cümlesini önemsedim. Eğer bu düşünceler sıklaşıyorsa, günlük yaşamınızı ciddi şekilde etkiliyorsa ve artık tek başınıza taşımakta zorlanıyorsanız, bir psikolog desteği almanız sizin için gerçekten faydalı olabilir. Özellikle sosyal kaygı ve özdeğer çalışmaları konusunda terapi süreci oldukça destekleyici olabilir. Gerekirse bir psikiyatri değerlendirmesi de kaygı düzeyiniz açısından yardımcı olabilir.
Şimdilik küçük bir başlangıç olarak şunu deneyebilirsiniz: Gün içinde yaşadığınız bir olayı zihniniz “rezil oldun” diye yorumladığında kendinize şu soruyu sorun: Bunu yaşayan başka biri olsaydı ona da aynı acımasızlıkla mı yaklaşırdım?
Çoğu zaman başkalarına gösterdiğimiz anlayışı kendimize göstermediğimizi fark ederiz. İsterseniz bu düşüüncelerinizi ve kaygınızı nasıl yönetebileceğinizi birlikte daha detaylı konuşabiliriz. Yalnız başetmek zorunda değilsiniz.
Sevgiler.
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.