Kaygı

Neden sürekli geçmişteki insanları düşünüyorum

Gizli Kullanıcı1 Nisan 2026 14:53

Aynı döngüde sıkışmış hissediyorum. Herkes önüne bakmışken ben sürekli onlara bakıp neler yaptıklarıyla ilgilenip kendi önüme bakmıyorum ve sürekli geçmişi düşünüyorum. Geceleri uyku uyayamıyorum, nefes darlığı çekiyorum. Üzüldüğümde midem bulanıyor . Sürekli beynimin içinde isyan üzülmeye zorunluymuşum gibi bir acı asla geçmişimdeki kimseyi geçmişte bırakamıyorum unutamıyorum git gide kötü bir hal almaya başladı kendimi sürekli başkalarıyla kıyaslıyorum ve bu hiç geçmicek gibi

Bu soru 4 Nisan 2026 13:16 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan, anlattıkların hem duygusal hem de bedensel olarak ne kadar yoğun bir yük taşıdığını gösteriyor ve bu döngünün içinde sıkışmış hissetmen çok anlaşılır. Zihnin sürekli geçmişteki insanlara ve yaşananlara dönüyor gibi görünüyor, ama aslında bu çoğu zaman “orada kalan bir şeyi tamamlama” çabasıdır. Yani zihnin seni yormak için değil, anlamlandırmak ve bir kapanış bulmak için aynı yerlere götürüyor. Fakat bu süreç tek başına ve tekrar tekrar yaşandığında iyileştirmek yerine daha çok derinleştiren bir döngüye dönüşebiliyor.


Geçmişteki insanlara odaklandığını ve onların ne yaptığını düşünürken kendi hayatından uzaklaştığını söylemen önemli. Bu durum genelde kişinin kendi yönünü kaybettiği zamanlarda değil, yönünü başkalarının üzerinden tanımlamaya başladığı zamanlarda ortaya çıkar. Özellikle kıyaslama devreye girdiğinde, zihnin sanki sürekli bir değerlendirme yapıyormuş gibi çalışır ve bu da hem duygusal olarak yetersizlik hissini hem de bedensel belirtileri artırabilir. Uykusuzluk, nefes daralması ve mide bulantısı da bu yükün sinir sistemine yansıyan hali olabilir.


Burada nazikçe fark edilmesi gereken şey şu, sen aslında geçmişteki insanları değil, o ilişkilerde hissettiklerini ve belki de eksik kalan duyguları düşünüyorsun. Belki anlaşılmamış olmak, belki değer görmemek, belki de yarım kalmış bir hikaye hissi. Bu yüzden zihnin “orada bir şey var” diyerek seni tekrar tekrar o noktaya götürüyor. Ama bu ihtiyaçlar geçmişteki kişilerle değil, bugün kurduğun ilişkiyle, yani kendinle, temas ederek de karşılanabilir.


Şu egzersizi daha geniş bir şekilde denemeni önerebilirim. Gün içinde geçmişten biri aklına geldiğinde önce bunu fark et ve kendine içinden şu cümleyi söyle “şu an zihnim geçmişe gitti ve bu sadece bir düşünce”. Ardından hemen kendine şunu sor “şu an burada, bugün, benim neye ihtiyacım var”. Bu çok küçük bir yön değişimi gibi görünür ama zamanla odağı geçmişten bugüne taşır. Sonrasında bulunduğun ortamda beş şey gör, dört şeye dokun, üç ses duy, iki koku fark et ve bir tane de içsel ihtiyacını adlandır. Bu egzersiz hem zihni regüle eder hem de bedeni sakinleştirir.

Bir diğer küçük çalışma da şunu yazmak olabilir. Aklına en çok gelen kişi için bir sayfa ayır ve şu başlıkları doldur. Ondan ne bekledim, ne alamadım, bu bende nasıl bir his bıraktı ve bugün bu hissi kendime nasıl verebilirim. Bu çalışma geçmişi silmek için değil, orada kalan duyguyu bugüne taşımak ve dönüştürmek için.


Unutma, bu durum kalıcı değil ama kendi kendine geçmesini beklemek yerine üzerine yumuşakça çalışmak iyileşmeyi hızlandırır. Eğer bu döngü seni günlük yaşamında çok zorluyorsa, bir uzmanla yüz yüze ya da online destek almak da süreci daha güvenli ve derin bir şekilde ele almanı sağlayabilir.

Aklına takılan başka bir soru olduğunda tekrar burada olacağım, istediğin zaman sorabilirsin, umarım yardımcı olabilmişimdir🙏🏻


Psikolog Lara Yelda Aktaş

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.