Kaygı

Özgüven problemi aşmak

Gizli Kullanıcı19 Nisan 2026 08:55

Dediklerim belki çok karışık olacak. Çünkü şu an içim de böyle, yani karmakarışık. O yüzden olduğu gibi devam etmeyi düşünüyorum. Ben kendimi iyi hissetmiyorum. Daha doğrusu, kendimi mutlu hissetmiyorum, hiçbir yere ait hissetmiyorum. Çok dışarı çıkan biri değilim. Bazen çıkarım o zamanda çabuk eve gelmek istiyorum sıkılıyorum.Dışarısı bana güvensiz geliyor . Sanki ben bir balık misali sudan kuruya düşüyorum.25 yaşım var ve bir işim bile yok. Çünkü çalışacak gücü kendimde bulamıyorum. Tembel değilim ama korkuyorum. Başarısız olma korkusu. Mükemmel olacağım diye diye hiçbir şey olamadım. En iyisi olsun diye bekledim, bekledim ve yaşım 25’e geldi. Ve kendimi birçok şeye geç kalmış gibi görüyorum. Herkes sanki bu hayatta yolunu bulmuş ama ben bulamıyorum. Şimdi diyebilirsiniz ki bir işe gir. Ama bana o kadar zor geliyor ki… Sanki yapamam diye korkuyorum, utanıyorum. Yani sıradan işlerde çalışmak bile—mesela satış danışmanı gibi—utanılacak bir şeymiş gibi geliyor. Çünkü etrafımdaki insanların çoğunun devlet işi var. Benim böyle acınası bir durumda olmam beni çok üzüyor. Kendimi çok küçümsüyorum. Mesela kiloluyum, stresten yiyorum. Tabii ki bunun dışında insülin direncimin olması, D vitaminimin çok düşük olması da kilo almama sebep oluyor. Ama bilmiyorum… Sanki herkes beni aşağı görüyormuş gibi geliyor. Sanki herkes bana gülüyor, “şişman”, “çirkin”, “hiçbir işe yaramaz” diyormuş gibi. Bu cümleleri kendime kurmak istemiyorum. Çünkü diyorlar ki bir şeyi ne kadar söylersen o kadar gerçek olur. Ama bu benim elimde değil ki. Dilimi susturabilirim ama içimi nasıl susturayım? Yani benim oturup derin derin konuşabileceğim biri yok. Öyle bir dostum yok. Ama ben herkese ulaşmışım. Herkesin hayatı yoğun, bu normal, kimseyi de suçlamıyorum. Ama birine 5-10 dakika ayırıp telefonda “nasılsın?” yazmak bence o kadar zor değil. Artık ben de yazmıyorum. Bunun dışında başarılı insanları da kıskanıyorum. Bu duygu beni kötü yapıyor. Bende ne eksikse onu kıskandığımı fark ettim. Ve biliyor musun, neredeyse artık her şeyi kıskanıyorum. Bu da demek oluyor ki hiçbir şeyim yok. “Olsun” diyorum ama bir şey yapamıyorum. Belki birine “şunu yap, bunu yap” demek kolaydır. Ama benim için çok büyük geliyor. Korkuyorum, korkularım var. Bu özgüvensizliği aşamıyorum. Artık… bilmiyorum, gerçekten zor.

Bu soru 22 Nisan 2026 18:44 tarihinde Psikolog İlayda Akoğlu tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Kendini bir tren garında, herkes hareket halindeyken senin yerinde sayıyormuşsun gibi hissetmen çok anlaşılır. Sanki herkes bir yerlere gidiyor ama sen hangi trene bineceğini bilemiyorsun gibi… Bu durum tembellik değil; daha çok korku, kaygı ve mükemmel olma baskısının seni durdurmasıyla ilgili.

Başarısız olma korkusu o kadar büyümüş ki, başlamamak daha güvenli gelmeye başlamış. Bu da zamanla ‘hiçbir şey yapamıyorum’ hissine dönüşmüş. Ama bu senin yetersiz olduğun anlamına gelmez, sadece şu an zorlandığını gösterir.

Kendine karşı çok sertsin. İçindeki ses seni sürekli eleştiriyor, küçümsüyor gibi. Ama bu ses gerçek değil; sadece zihninin ürettiği düşünceler. Onları susturmak zorunda değilsin, sadece her söylediğine inanmak zorunda değilsin.

Başkalarıyla kendini kıyaslaman ve kıskanman da aslında neye ihtiyacın olduğunu gösteriyor. Bu seni kötü biri yapmaz, sadece içinde bir şeylerin eksik olduğunu hissettiğini gösterir.

Şu an hayatını tamamen değiştirmek zorunda değilsin. Büyük adımlar gözünde büyüyebilir. Bunun yerine çok küçük şeylerle başlamak daha gerçekçi olur. Mesela kısa bir yürüyüş yapmak, bir iş ilanına sadece bakmak ya da gün içinde kendinle ilgili tek bir olumsuz düşünceyi fark etmek bile bir başlangıçtır.

Ve şunu unutma: 25 yaş geç kalmak değil. Bu, birçok insanın yönünü sorguladığı, kendini aradığı bir dönem. Sen geri kalmış değilsin, sadece kendi hızında ilerliyorsun. Herkesin ritmi farklıdır. İbre her zaman diğer insanlarınkiyle aynı olmak zorunda değildir. Dilersen sayfamdaki saatlerle ilgili gönderiyi de inceleyebilirsin, tam olarak bu konuyu ele almıştım.

Ayrıca şunu kendine sorabilirsin: Eğer korku olmasaydı, en küçük haliyle neyi denemek isterdin?



💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
Bulut Meditasyonu
Bulut meditasyonu, zihinden geçen düşünceleri yargılamadan fark edip nazikçe bırakmayı öğretir. Düşü...
Meditasyon⏱️ 4 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →
alinti

Sayfanızın ismini yazarmısınız lütfen gönderiyi görmek istiyorum

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Psk. İlayda Akoğlu

Tabi ki yazabilirim, @psk.ilaydaakoglu adlı adresten saatlerin olduğu üzerinde “Her zaman başlamak için geç kaldığını düşüneceksin… “ adlı gönderiyi inceleyebilirsiniz.

26 Nisan 2026 17:37

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.