Dilan Keleş

Psk. Dilan Keleş

Türkiye, İstanbul

Çalışma Alanlarım Çocuk, ergen ve yetişkin terapisi Kaygı Bozukluğu Anksiyete Hafif düzey depresyon Öfke kontrolü ve duygu düzenleme Stres yönetimi Yas, ayrılık ve yaşam geçiş süreçleri Özgüven ve benlik saygısı problemleri İletişim ve ilişki sorunları Aile içi çatışmalar Çocuk ergenlerde davranış problemleri İş ve okul yaşamına uyum sorunları Akran zorbalığı Çocuk ve ergenlerde bağlanma problemleri Akademik motivasyon ve sınav kaygısı Tırnak yeme ve alt ıslatma gibi davranışsal sorunlar Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi Oyun Terapisi

0.0
(0 Yorum)

Uzman Hakkında

Hakkımda

2024 yılında psikoloji lisans eğitimimi tamamladım. Mezuniyetimden bu yana aktif olarak danışan görmekte ve mesleki gelişimimi bilimsel temellere dayalı eğitimlerle sürdürmekteyim.

Terapi süreçlerinde ağırlıklı olarak Kısa Süreki Çözüm Odaklı Terapi yaklaşımını benimsemekte; her danışanın ihtiyaçlarını bireysel olarak değerlendirerek etik ilkeler doğrultusunda güvenli ve destekleyici bir çalışma ortamı sunmayı hedeflemekteyim. Bununla birlikte Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) alanındaki eğitim sürecime devam ederek mesleki yetkinliğimi sürekli geliştirmekteyim.

Çeşitli gelişim, zeka, dikkat-algı ve projektif değerlendirme testlerinin uygulayıcısı olarak psikolojik değerlendirme süreçlerinde bilimsel ve objektif yöntemlerden yararlanmaktayım.

Mesleki yaklaşımımın temelini; etik ilkelere bağlılık, bilimsel güncellik, gizlilik, koşulsuz saygı ve bireyin ihtiyaçlarına duyarlı bir çalışma anlayışı oluşturmaktadır. Amacım, danışanlarıma kendilerini güven içinde ifade edebilecekleri, güçlü yönlerini keşfedebilecekleri ve yaşamlarında kalıcı değişim sağlayabilecekleri profesyonel bir terapi süreci sunmaktır.

Eğitim

  • FMV Işık Üniversitesi - Lisans

Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)

  • Kayıp ve Yas
  • Empati ve stres yönetimi
  • Kırılganlık ve yetersizlik hissi
  • Çocuklara cinsel eğitimin verilmesi
  • Travmatik deneyimler sonrası kabul ve iyileşme
  • Kısa süreli çözüm odaklı terapi
  • Gelişim testleri uygulayıcı
  • Zeka testleri uygulayıcı
  • Dikkat testleri uygulayıcı
  • Projektif testler uygulayıcı

Uzmanlık Alanları

Yas
Ergen Psikolojisi
Değersizlik / Yetersizlik Hisleri
Duygular
Uyum Sorunları
Yalnızlık
İletişim Problemleri
Mükemmelliyetçilik
Stres
Erteleme Davranışı
Fobi
Sosyal Kaygı
İlişki Sorunları
Öğrenme Güçlüğü
Çocuk ve Ergen Psikolojisi
Duygudurum Bozuklukları
Aldatılma
Duygusal Yeme
Sınav Kaygısı
Kardeş Kıskançlığı
Zaman Yönetimi
Kariyer Rehberliği
Otizm
Akran Zorbalığı
Dikkat Eksikliği
İnternet Bağımlılığı
Varoluşsal Kaygılar

Çalışma Ekolleri

  • Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi
  • Oyun Terapisi

Cevaplar (7)

Merhaba Sevgili Danışan, Öncelikle bu kadar kişisel ve derin bir konuyu benimle paylaşma cesaretini gösterdiğiniz için size teşekkür ederim. Yazdıklarınızı okurken bu kişiye karşı hissettiğinz duygununun bugün yeniden ortaya çıkmış bir duygu değil, geçmişte yaşadığınız dönemin sizde bıraktığı hissin yeniden hatırlanması gibi göründüğünü düşündüm. Anlattıklarınız o dönemde bazı yönlerinizin uyuşmadığını fark ettiğinizi, kendi sınırlarınızı koruyarak iletişimi sonlandırdığınızı ve bu kararınızdan uzun yıllar boyunca pişmanlık duymadığınızı gösteriyor. Bu nedenle bugün yaşadığınız his yeniden onunla birlikte olma isteğinden çok, o yıllarda hissettiğiniz heyecanı ve hayatınızın o döneme ait duygusal canlılığı hatırlatmakla ilişkili olabilir. Bunun yanı sıra bazen bir kişiyle karşılaşmak aslında o kişiyi değil, onun temsil ettiği zamanı, yaşantıyı ya da o dönemdeki kendimize dair olan duygumuzu fark etmek olabilir. Bu durum geçmişe dönme isteği anlamına gelmeyebilir. Zihnimiz bazı anıları yaşanan ilişkinin tamamından bağımsız olarak belirli duygularla birlikte saklayabilir. Bununla birlikte benzer bir karşılaşma bu duyguları yeniden görünür hale getirebilir. Belki de şu soruyu kendinize yöneltmek faydalı olabilir : ''Özlediğim gerçekten bu kişi mi yoksa onun bana hissettirdiği duygu ve hayatımın o dönemindeki ben miyim?'' Bu sorunun tek bir doğru cevabı yoktur. Duygularınızı yargılamadan gözlemlemeniz ve zaman içinde nasıl şekillendiğini izlemeniz, bu hissin sizin için ne ifade ettiğini daha net anlatmanıza yardımcı olabilir. Unutmayın, anlamlandıramadığımız duygular yanlış oldukları için değil, bazen bize anlatacakları şeyi, zamana ihtiyaç duydukları için belirsiz hissedilir. Kendinize bu zamanı tanımanız, duygularınızı daha sağlıklı bir biçimde anlamanıza yardımcı olacaktır. Son olarak aklınıza takılan ya da sormak istediğiniz bir soru olursa lütfen çekinmeyin. Umarım sizin için açıklayıcı olmuştur. Bir başka soru da görüşmek üzere. .

Devamını Oku...

Merhaba Sevgili Danışan,Öncelikle bu kadar kişisel ve derin bir konuyu benimle paylaşma cesaretini gösterdiğiniz için size teşekkür ederim. Anlattıklarınızdan yaşadığınız sürecin sizin içn oldukça yıpratıcı olduğu anlaşılıyor. Geçmişte maruz kaldığınız tehditler, hukuki süreç ve bunların sizde oluşturduğu yoğun stres, panik atak belirtileri ve bugün hala olayları hatırladığınızda yaşadığınız kaygı, bu deneyimin duygusal etkisinin devam ettiğini düşündürüyor. İlişkiniz açısından bakıldığında ise partnerinizin güven duygusunun zedelenmiş olması da anlaşılabilir bir durum olabilir. Güven kaybı yaşayan kişiler karşı tarafı sevmiyor oldukları için değil kendilerini korumaya çalıştıkları için mesafeli davranabilirler. Bu durum her zaman ilişkinin bittiği anlamına gelmez bazen yaşanan olayın etkisini anlamlandırmaya çalıştıklarının bir göstergesi olabilir. Bu noktada partnernizi ikna etmek yerine yaşadığınız süreci savunmaya geçmeden, duygularınızı açık ve sakin bir şekilde paylaşabilmeniz daha işlevsel olabilir. Aynı zamanda onun yaşadığı kırgınlığı ve kalbini de anlamaya çalışmanız kendisini daha güvende hissetmesine katkı sağlayabilir. Güven çoğu zaman tek bir açıklamayla değil zaman içinde tutarlı davranışlarla, şeffaf iletişimle ve karşılıklı çabayla yeniden inşa edilebilir. Yazdıklarınıza baktığımda gördüğüm bir diğer önemli nokta da, yaşadığınız olayları düşündüğünüzde uyuyamamanız, yoğun stres yaşamanız ve geçmişin, bugün hala sizi bu kadar etkilemesi durumu. Bu belirtiler aslında şu an yalnızca ilişkinizde değil aynı zamanda yaşadığınız travmatik deneyimin etkileri ile de mücadele ettiğinizi düşündürebilir. Böyle durumlarda bireysel psikolojik destek almak hem geçmiş olayların üzerinizdeki yükü hafifletmenize hem de ilişkinizde yaşanan sürece daha sağlıklı yönetebilmenizi yardımcı olabilir. İlişkinize dönecek olursak eğer her iki tarafta ilişkiyi sürdürme konusunda istekli ise ilerleyen süreçlerde çift terapisi de değerlendirilebilir ancak öncelikle sizin yaşadığınız olayların duygusal etkisinin ele alınması ve ilişkinizde karşılıklı güvenin hangi noktalarda zedelendiğinin anlaşılması sürecin daha sağlıklı ilerlemesine katkı sağlayabilir. Bununla birlikte ilişkide güvenin yeniden oluşması mümkündür. Sadece ilişkinin asıl ilerleyeceği;her iki tarafında duygularını ifade edebilmesine birbirini anlamaya istekli olmasına ve sürece birlikte emek vermesine bağlı olarak değişebilir. Bu nedenle kendinizi yalnızca beni neden anlamıyor sorusuna odaklanmak yerine ikimiz bu süreçte birbirimizi nasıl daha iyi anlayabiliriz sorusunu birlikte ele alabilmeniz daha yapıcı bir başlangıç olabilir. Son olarak şunu da eklemek isterim yazdıklarınızdan hem yaşadığınız olayların hem de ilişkinizde oluşan belirsizliği sizi gerçekten yorduğu ve çaresiz hissettirdiği anlaşılıyor. Bu duyguları içinde ne yapacağınızı bilememek oldukça anlaşılabilir bir durum. Süreci tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Eğer aklınıza takılan başka sorular olursa ya da yaşadığınız durumla ilgili konuşmak istediğiniz farklı nokta olursa her zaman yazabilirsiniz. Sizin için burada olacağım. Bir başka soruda görüşmek üzere. ..

Devamını Oku...

Merhabalar, öncelikle bu kadar kişisel ve sizin için önemli bir konuyu benimle paylaştığınız için ve bu süreci açık yüreklilikle anlatmaya istekli olduğunuz için teşekkür ederim. Yaşadığınız duyguların içinde yönünüzü bulmaya çalışırken kendinizi sorgulamanız ve bunları konuşabilmeniz süreciniz açısından oldukça kıymetli. Gelelim sorunuza; ilişkinizin başlangıcında kendinizi değer görmüş hissettiğinizi ancak son dönemde özellikle sorumluluk paylaşımı konusunda yaşanan güçlüklerin ilişkinizi yıprattığını belirtmişsiniz. Bunun yanı sıra ayrılık kararını dile getirmenin sizin için oldukça zorlayıcı olduğu o an yoğun duygular nedeniyle konuşmakta güçlük çektiğinizi ve sonrasında ilişkinize yeniden bir şans vermeyi tercih ettiğinizi söylemişsiniz. Sorunuzda dikkat çeken noktalardan biri yaşadığınız süreçte kendi ihtiyaçlarınızı ve sizi zorlayan durumları daha net fark etmeye başlamanızdı. ''Evde iş yaparken bunları fark edenin ve düşünenin bir ben olduğumu fark ettim. '' ifadeniz yalnızca ilişkinizi değil kendi sınırlarınızı, beklentilerinizi ve ilişki içerisindeki rolünüzü de yeniden değerlendirmeye başladığınızı gösteriyor. Bu farkındalık ilişkinin geleceğine dair kesin bir cevap vermese de kendinizi daha yakından tanımanız açısından önemli bir noktadır. Şu an zihninizi en çok meşgul eden konu, partnerinizin bu deneyimden gerçekten bir değişim çıkarıp çıkaramayacağı ve ilişkinin geleceğinin nasıl şekilleneceği. Ancak bu sorunun kesin bir cevabını bugün vermek mümkün değildir. Gerçek değişim yalnızca pişmanlık ifade etmek değil zaman içinde tutarlı, sürdürülebilir ve davranışlara yansıyan adımlarla değerlendirilebilir. Bu nedenle yalnızca söylenenleri değil önümüzdeki süreçte gözlemleyeceğiniz davranışları da dikkate almanız önemli görünüyor. Önümüzdeki süreçte sizin için kendinize sorabileceğiniz birkaç soru hazırladım. Bu sorular kendi ilişki deneyimize dair fikir edinmenize yardımcı olabilir. 1) Bu ilişkide sizin vazgeçilmez ihtiyaçlarınız nelerdir?2) Sizin için sağlıklı bir ilişkiyi tanımlayan temel özellikler nelerdir?3) Partnerinizin hangi davranışları size güven verir, hangileri güveninizi zedeler?4) Gelecek kaygılarınız ile ilişkiye dair kararlarınız birbirini nasıl etkiliyor? 5) Bir karar verirken korkularınız mı yoksa değerleriniz ve ihtiyaçlarınızı mı daha belli edici oluyor?Yukarıda yazdığım soruların doğru ya da yanlış bir cevabı yok tabi ki. Amacımız karar vermeden önce kendiniz ve ihtiyaçlarınızı daha yakından tanıyabilmenizi desteklemektir. Eğer ilerleyen süreçte ilişkinizi sonlandırmanın sizin için daha sağlıklı olduğuna karar verirseniz bu kararı karşı tarafa ''doğru cümleyi bulmak'' üzerinden değil kendi sınırlarınıza sadık kalarak açık, net ve saygılı bir şekilde ifade edebilmeniz işlevsel olabilir. Bu süreçte odak noktanız ilişkinin devm edip etmemesine karar vermekten ziyade sizin kendinizi ihtiyaçlarınızı ve karar alma sürecinizi daha iyi anlayabilmenizi -bu sorular yardımı ile- desteklemeniz daha faydalı olabilir görünüyor. Böylece vereceğiniz karar kaygılarınızın değil, farkındalığınızın ve değerlerinizin rehberliğinde şekillenebilir. Son olarak aklınıza takılan ya da sormak istediğiniz bir soru olursa lütfen çekinmeyin. Umarım sizin için açıklayıcı olmuştur. Bir başka soru da görüşmek üzere. .

Devamını Oku...

Hasan Bey Merhabalar, Öncelikle yaşadığınız durumun sizi yıpratmasının çok anlaşılır olduğunu söylemek isterim. Anlattıklarınıza baktığımda dikkatimi çeken ilk şey eşiniz ile aranızdaki iletişm biçimi. Eşinizle aranızdaki iletişim, giderek çatışmalı bir hal almış görünüyor. Hakaret, sürekli bağırma ya da boşanma ile tehdit etmenin sağlık bir iletişim yolu olmadığını belirtmek isterim. Aile içi huzuru korumak adına sessiz kalmayı tercih ettiğinizi söylemişsiniz ancak uzun vadede sessiz kalmanız çatışmayı çözmeyebilir ve çatışmanın ertelenmesine yol açabilir. Bu nedenle görece sakin zamanlarınızda ''ben'' dilini kullanarak ''Hakaret edildiğinde konuşmayı sürdüremiyorum. Birbirimize saygılı şekilde konuşabilirsek çözüm arayabilirim'' gibi net ancak sakin ifadeler kullanmak işlevsel olabilir. Bunun yanı sıra anlattıklarınız ilişkinizde iletişim ve sınırlarla ilgili önemli güçlükler yaşandığını gösteriyor. Bu nedenle mümkünse eşinizle birlikte bir çift terapistine başvurmanız faydalı olabilir. Eğer eşiniz destek almaya istekli değil ise bireysel olarak bir psikologdan destek alıyor oluşunuz da sürecinizi daha sağlıklı yönetmenize ve nasıl bir yol izleyeceğinizi değerlendirmenize yardımcı olacaktır. Bununla birlikte sağlıklı bir ilişkide sorunların olması elbette normaldir ancak önemli olan bu sorunların karşılıklı saygı, güven ve yapıcı iletişim içinde ele alınabiliyor olmasıdır. Bu noktada profesyonel destek almak ilişkinin geleceğini değerlendirmek ve daha sağlıklı iletişim becerileri geliştirmek açısından kıymetli bir adım olabilir. Umarım sizin için faydalı bir cevap olmuştur. Son olarak sorunuz için teşekkür ediyorum. Aklınıza takılan ya da sormak istediğiniz bir soru olursa sizin için burada olacağım. Bir başka soru da görüşmek üzere. ..

Devamını Oku...

Değerlendirmeler (0)

No results
Henüz görüş bulunmuyor.