Psk. Elif Mutlu
Türkiye, İstanbul
Dinamik psikoterapi ile ilgilenmekteyim. Kendi psikoterapi sürecimi dinamik ekol ile sürdürmekteyim. Lisans eğitimim boyunca psikanalitik kuram hakkında fazla sayıda araştırma yaptım ve çeşitli etkinliklere katıldım. Yaptığım stajlarla birlikte edindiğim bilgileri daha kapsamlı bir şekilde öğrendim.
Uzman Hakkında
İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji bölümünden onur öğrencisi olarak mezun oldum. Firuzköy Kadın Sosyal Yaşam Merkezi’nde bir sene boyunca psikoloji stajımı yaptım. Bunun yanında Balıklı Rum Hastanesi’nde hastane stajımı tamamladım. Mahza psikoloji de “Klinik Psikoloji Çocuk Staj Programı”nı tamamladım. Şu an da yüksek lisansımı yapmak için Ales sınavına hazırlanmaktayım. Bu süreçte sorularınızı yanıtlamak için burada sizlerle olacağım.
Eğitim
- İstanbul Rumeli Üniversitesi - Lisans
Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)
- istanbul Psikanaliz derneği: Patrick Miller, Analitik deneyimin travmatik yönlerini etik boyut içerisinde derinlemesine işlemek
- İstanbul Psikanaliz Derneği: Sempozyum: “kötülük” kötülük üzerine psikanalitik düşünme grubu
- İstanbul Psikanalitik Psikosomatik derneği: Birinci Yıl ETKİNLİĞİ
- İstanbul Psikanalitik Psikosomatik derneği: Ağrı çeken fibromiyaljili kadınlarla çalışmak
- İstanbul Üniversitesi: 13. Psikoloji günleri “mistisizm”
Uzmanlık Alanları
Çalışma Ekolleri
- Dinamik
Cevaplar (34)
Merhabalar, öncelikle sorunuz için teşekkür ediyorum☺️Psikolojide kullanılan tedavi yöntemleri uzmandan uzmana ve getirilen şikayete göre değişiklik göstermektedir. Bununla beraber hipnoterapi kullanılan ve sonuç veren bir yöntemdir. Fakat işlenecek konu “kaygı” ysa eğer daha farklı çalışma yöntemleri de denenebilir. Ben size Psikodinamik ekolün kaygıya yaklaşımını anlatacağım. Psikodinamik ekolde kaygınızı yok etmek ve ortadan kaldırmak değil nedenini anlıyor olmak önemlidir. Yani kaygınız size ne anlatmaktadır? Kaygı nedensizce çıkan bir durum değildir ardında olan başka nedenler olabilir. Burada size bir örnek vereceğim. Ağlayan ve ağlaması durdurulamayan bir bebek düşünelim. Bu durumda bebek çevredeki insanları ağlamasıyla rahatsız etmektedir. Fakat ağlaması nedensiz midir yoksa bir şey mi anlatmaktadır? Bebek, belki acıkmıştır. Burada ağlamasını sonlandırmak için çocuğun ağzını bağlamamıza gerek yoktur. Doyurulduğu zaman ağlaması zaten kesilecektir. Burada önemli olan ağlamayı yok etmek değil neden ağladığıyla ilgilenmektir. Çözüm bu şekilde daha anlaşılır olmaktadır. Kaygı da böyle nedensiz değildir. Hangi durumlarda kaygılandığınız oldukça önemli olmakla birlikte nedenine yönelik bir çalışma yapıldığında zaten kaygının yeniden ortaya çıkmasına gerek kalmayacaktır. Kaygınızın nedeni çeşitli sebepler olabilmekle birlikte sizin bir birey olarak neler yaşadığınız, duygularınızı ne derecede anlamlandırdığınız oldukça önemlidir. Hatta belki şu an ortaya çıkan problemlerinizin ana sebebi kendi çocukluk döneminizle bile ilişkili olabilmektedir. Bunun için sizi kendi yaşam öykünüzle ele alıyor olmak çok daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Şunu da eklemek istiyorum. Sorunuzda ilaç tedavisini sormuşsunuz fakat ilaç tedavisini size bir psikolog uygulayamaz. Bunun için bir psikiyatrist hekime danışmanız, onun sizi değerlendiriyor olması gerekebilir. tüm bunlarla beraber kaygınızın nedensiz olmadığını ve nedenini anlamanızın ve kendinizi tanımak adına adım atmanızın bu konuda çok önemli olabileceğini altını çizerek yeniden söylemek isterim. Sevgiyle Kalın…
Merhabalar, öncelikle sorunuz için teşekkür ediyorum✨Ayrıca üniversiteye başlayacak olmanızı da tebrik ederek sorunuza dönüyorum☺️Aslında yeni üniversite, sizin için yeni bir çevre demek olabilir. Üniversitede yaşlar belli bir yaş grubundan ibaret değildir. Yaşları daha büyük öğrenciler de olabilmektedir. Bazısı bir bölüm daha okumak adına bazısı ise fırsatı yeni yakalayabildiği için daha ileri yaş grubunda olabilmektedir. Bu konuda yalnız olmadığınızı söylemek isterim. Şu an kaygılanabilirsiniz ancak hayat her zaman herkese aynı zamanda aynı şansı sunmayabilir. Yeni başlıyor olmanız sizden herhangi bir şey götürmeyecektir. Ancak belki şunu konuşabiliriz: sorunuzda 2 kez “kötü bir bölüm” demişsiniz. Neden kötü olduğunu düşündüğünüz bir bölüm tercih ettiniz? Ya da neden kötü olsun? Ne açıdan kötü olduğunu düşünüyorsunuz? Size fayda sağlayacak ve de meslek edinmenize yardımcı olacak bir bölüm değil mi? Sorunuzda detay verseydiniz belki buralar üzerine daha detaylı konuşabilirdik. İnsanlar, daha ileri yaşta üniversiteye başlamanızı neden yüzünüze vuruyorlar? Bu konuda eğer rahatsız oluyorsanız o kişilere sınır çekebilirsiniz. Unutmayınız ki hayatınızdaki belli konular, eleştiriye kapalı olmalıdır. Bu yüzden öncelikle kendi tercihlerinizi bilmeli ve tüm bu endişelere rağmen vermiş olduğunuz bu kararın arkasında durmanız önemli olabilir. Seans aralıkları genel olarak haftada 1 seasn olacak şekildedir. Falat gelen danışanın kendi ihtiyacına göre bazen bu aralıkta değişiklikler yapılabilmektedir. Sizde eğer ayda bir görüşme yapmak istiyorsanız bunu konuşabilir seans aralıklarında esnetme yapabilirsiniz. Şunu da eklemek isterim ki: herkesin hayat yolculuğu bambaşka olabiliyor. Bahsini ettiğiniz diğer kişilerin üniversiteyi bitirmiş olmaları, sizin ise yeni başlayacak olmanız sizi herhangi bir şekilde geride kalmış yapmayacaktır. Hayatın herkese getirileri farklıdır. Bu konuda kendinizi bir kıyasa tutmayıp herkesin yaşamının biricik ve özel olduğunu, herkesin aynı zamanda okumak, aynı zamanda işe başlamak gibi bir zorundalığının olmadığını hatırlatmak isterim. Sevgiyle Kalın…
Merhabalar, öncelikle sorunuz için teşekkür ediyorum☺️ Bir başka insanın düşüncelerini bilemez ve de onları kontrol edemezsiniz. Ama belki diğer insanların düşüncelerinin sizdeki karşılığına bakabilir ve de kaynağına bakabilirsiniz. Diğerlerinin sizi eleştirmelerine dair duyduğunuz kaygı sizin kendinizi eleştirmenize yol açıyor olabilir. Yani size eleştirel gözlerle bakan onlardan önce kendiniz olabilir misiniz? Her birimiz insan olarak belli bir yaşam öyküsüne sahibizdir. Dünyayı kendi ebeveynlerimizden öğrenir daha sonra onlardan ayrışırız. Siz doğduğunuz evde eleştirilerek mi büyüdünüz yoksa her yönünüzle kabul edilerek mi büyüdünüz? Daha sonrasındaysa kendinizi olduğunuz gibi kabul ettiniz mi? Zayıf ve güçlü yanlarınızı bilir misiniz? Terk edilmiş olmanın sizdeki anlamı nedir? Arkadaşlarınızın gözünde nasıl bir konuma geleceğinizi düşünüyorsunuz? Eğer arkadaşlarınız rahatsız olduğunuz halde eski ilişkiniz hakkında konuşmayı isterlerse, siz bu konuda sınır çekebilirsiniz. Konuşmak istemediğinizi talep edebilir, bunu onlara söyleyebilirsiniz. İlişkinizin ardından bir süre atlatamamanız, üzüntü duymanız çok doğaldır. Bu duyguları yaşıyor olmanızda oldukça önemlidir. Çünkü hayatta olumlu duygulara yer olduğu kadar olumsuz duygulara da yer vardır. Ve çoğunlukla bu olumsuz duyguları eğer yaşarsanız kendinizi anlamanızı ve kendinizi daha iyi tanımanıza yardımcı olurlar. Bir süre o duyguları dinleyip anlamalı ve size ne anlattıklarını duymak için kendinize zaman vermeniz bu hususta önemli olabilir. Hayat bir süreçtir ve sorunuzda bahsettiğiniz "yeni bir ben olsun" arzunuz birdenbire gerçekleşmez. Bu gibi değişimler zaman ister. Değişimleri başlatan ise kendimize duyduğumuz anlayıştır. Öncelikle ötekilerin düşüncelerinin sizin için neden önemli olduğuna bakmak ve bazı konularda zayıf olmanın da kabul edilebilir bir durum olduğunu fark etmeniz önemli olabilir. Terk edilmiş olabilirsiniz, bu süreç size anlamsız geliyor olabilir, saçma geliyor olabilir. Bunlar beklenen tepkilerdir. Bir süre bu duyguları anlamayı deneyebilir veya bir uzmanla bu konuları konuşmayı deneyebilirsiniz. Sevgiyle Kalın. ..
Merhabalar, öncelikle sorunuz için teşekkür ediyorum☺️ Ayrılık süreci hoş olmayan duyguların kendisini daha fazla gösterdiği bir süreçtir. Bu süreçte yıkıcı duygularla baş başa kalıyor olmamız beklenen bir durumdur. İlişkiye başladığımız kişiyi geçmişiyle ve yaşam öyküsüyle kabul ediyor olmamız kıymetlidir. Herhangi bir nedenden ötürü güvenmediğinizi hissetmişseniz bunun nedenleri belki ayrıntılarıyla ele alınarak konuşulabilir. Ya da ilişkiniz süresince güveninizi sarsan davranışlarının olup olmamasına bakılabilir. Şüphelerinizin gerçek bir nedenden ötürü mü yoksa gerçek dışı bir nedenden mi kaynaklandığı önemlidir. Burada şüpheyi es geçmemek, üzerinde durmak faydalı olabilir. Ayrılıklar her zaman istenildiği gibi gerçekleşmeyebilir. Belki gerçekten ayrılmak istemiyordunuz. Belki de hazır değildiniz. Bu sebeplerle üzüntü duymanız, kendinizi kötü hissetmeniz oldukça doğal tepkilerdir. Kendinize bu süreci yaşamak için biraz zaman verebilir, duygularınızı anlamayı deneyebilirsiniz. "Bu acı nasıl geçecek" sorunuza ise yaşayarak ve deneyimleyerek cevabını verebilirim. Eski ilişkinizi bir süre aklınızda tutmaya ihtiyaç duyabilirsiniz, rüyalarınızda görmeye devam edebilirsiniz, birlikte geçirdiğiniz anları hatırlayabilirsiniz. Tüm bunlar ayrılıklardan sonraki yas sürecinin ( ayrılıklar, çoğu kez ölüm ve kayıp acısına benzetilir) bir parçasıdır. Yas sürecinin zamanı ise kişiden kişiye, ilişkilere yüklenen anlama, verilen emeklere vs göre farklılık gösterebilir. Bu süre zarfında bu acı verici duyguları deneyimliyor olmak çok kıymetlidir. Çünkü hayat her zaman olumlu duygularla dolu olan bir süreç değildir. Bu süreçte olumlu duygular olduğu gibi acı veren, üzen duygularda vardır. Bu duyguları yaşamayı es geçmeyip yaşamanız size fayda sağlayacaktır. Tüm bu sürecin sonunda olumsuz duygularla da yaşamayı deneyimlemiş biri olarak var olursunuz. Bu acı duyguların durulması beraberinde kendinizi daha iyi anlıyor olmanıza ve de kendinizi daha iyi tanıyor olmanızla sonuçlanır. Duygularınızı anlamanız ve dönüştürüyor olmanız dileklerimle. .. Sevgiyle Kalın. ..