Psk. Kaan Akay
Türkiye, Erzurum
Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapi
Uzman Hakkında
Bilkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden 3.05 şeref ögrencisi olarak mezun oldum. Bilkent Bellek Laboratuvarı'nda (Bilkent Memory Lab) Araştırma Asistanı olarak makale inceleme çalışmalarında aktif rol aldım. Eğitim sürecim boyunca klinik psikoloji ve endüstriyel psikoloji alanlarındaki bilgi ve becerilerimi geliştirdim.
Akademya Psikoloji, Sampa Automotive ve Erzurum Şehir Hastanesi gibi kurumlarda yaptığım stajlar sayesinde hem klinik hem de endüstriyel psikoloji alanlarında pratik deneyim kazandım. Çeşitli ekiplerle çalışarak insan davranışlarının anlaşılması ve analiz edilmesi süreçlerine, ayrıca uygun psikolojik desteğin sağlanmasına katkıda bulundum. Farklı bakış açıları edinme ve iş birliği yapma konusundaki istekliliğimle, bireylerin ve kurumların gelişimine katkı sağlamayı hedefliyorum.
Şuanda da Rehber Klinik Bünyesinde BDT, Şema Terapi, Aslıhan Psikoloji ve EMDR eğitimlerimi tamamlıyorum.
Eğitim
- Bilkent Üniversitesi - Lisans
Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)
- Akademya Psikoloji Klinik Psikoloji BDT egitimi
- Rehber Klinik Klinik Psikoloji Mesleki Gelişim Eğitimi - BDT, ŞEMA, EMDR terapi
Çalışma Ekolleri
- BDT
- Şema Terapi
Cevaplar (7)
Merhaba sevgili danışan,Öncelikle bahsetmiş olduğunuz durumu çok net bir şekilde özetlediğinizi belirtmek isterim. Anladığım kadarıyla kendinizi bir ilişkinin içerisinde bulunmak için hazır hissetmediğinizi düşünüyorsunuz. Ancak evlilik isteyip istemediğiniz noktasında da bir kafa karışıklığınız bulunduğunu söylüyorsunuz. Bahsetmiş olduğunuz içerikle ilgili cinselliğe değindiğinizi de görmekteyim. Zihninizde cinselliğin size uzak geldiğini belirtiyorsunuz. Cinselliği kendinize uzak bir kavram olarak konumlandırmış olmanızın ilişki konusunda belirtmiş olduğunuz kafa karışıklığıyla bir bağlantısı olabileceğine yönelik bende bir merak uyandırdığını belirtmek isterim. Daha doğrusu hayatınıza yeni birisini alma noktasında hissetmiş olduğunuz çekincelerin cinselliğe bağlı olarak duyduğunuz çekincelerle bir ilişkisi olup olmadığını kendinize sormanızın faydası olacağını düşünmekteyim. Belki böylelikle aralarında bir bağ varsa bunun kökenine yönelik daha derin fikir yürütme fırsatı bulabiliriz. Bahsetmiş olduğunuz bir diğer dikkat çeken unsur ise korkuyor muyum acaba demeniz oldu, bununla ilgili de size sormak istediğim bir şey daha bulunmaktadır. Kendinize, eğer söz etmiş olduğunuz bu korku gerçekten varsa kökenine yönelik bir soru sordunuz mu ? Daha doğrusu geçmişle bağlantısı olabilecek olumsuz bir deneyim sizce bu korkunuzu besliyor olma ihtimali var mıdır diye düşünmenizi isterim. Bahsetmiş olduğunuz hususlar hakkında eğer daha detaylı görüşmek isterseniz ve/veya kendinize yöneltmiş olacağınız bu sorulara cevaplar bulursanız yine benimle iletişime geçebilirsiniz. Her daim burada olurum. Sağlıklı günler dilerim. Kendinize iyi bakın :)Psikolog Kaan Akay
Merhaba sevgili danışan, Öncelikle sizi çok iyi anladığımı belirtmek isterim. Yaşamış olduğunuz hayat içerisinde gerekli desteği ve ilgiyi belki de en yakınlarınız olarak nitelendirdiğiniz kişilerden alamadığınızı söylemektesiniz. İnsan böyle durumlarda yoğun bir yalnızlık ve çaresizlik duyguları deneyimleyebilmektedir. Hayatın içerisinde bazen öyle dönemler olur ki olumsuz birçok şey ardı sıra geliyormuş gibi hissederiz. Böyle dönemlerde insan olumsuz çoğu şeyleri kendisine çektiğine inanma eğiliminde yaşayabilir. Sizin öykünüze baktığımız zaman ise, Şahıs bazında birçok insanın size yönelik olumsuz tutumları olduğunu belirtiyorsunuz. Bu durum oldukça üzücü ve yalnız hissettirici olabilir. Ama bilinmesi gerekilen bir diğer önemli unsur ise kişi böyle dönemlerden geçerken başına gelen çoğu olayı felaketleştirme filtresiyle gerçek dışı değerlendirme eğiliminde de bulunabilir. Sizin yazmış olduğunuz paragrafta kişileri sıraladığınız görülmektedir. Bazen zihnimize ilk gelen olumsuz düşünce üzerinden insanların bize yönelik kötü duygular beslediği fikrine kapılabiliriz. Bu tür dönemler genellikle hissedilen yoğun olumsuz duygulardan ötürü rasyonel ve gerçekçi yorumlar yapmamızı engelleyebilirler. Sizin böyle bir dönemden geçerken yapmanızın size faydası olacağını düşündüğüm şey ise kanıt ve karşıt kanıtları sorgulamanız olacaktır. Örneğin hayatınızda değer vermiş olduğunuz birisinin sizi sevmediğini veya herhangi bir olumsuz duygu beslediğini anında kabul etmektense, olayı gerçekçi değerlendirebilmek adına bu düşüncenizi destekleyen ve desteklemeyen kanıtları her defasında aklınıza getirmeye çalışabilirsiniz. Karşıt kanıtları da bulduğunuz zaman başınıza gelenleri daha rasyonel değerlendirebilme fırsatı yakalayabilirsiniz bu da doğrudan daha olumlu hissetmenize yol açacaktır. Daha derinlemesine ele almak istediğiniz duygularınız varsa dilediğiniz zaman iletişime geçebilirsiniz. Sağlıklı Günler Dilerim. Psikolog Kaan Akay
Merhaba sevgili danışan, Bahsetmiş olduğunuz durumu birlikte ele alalım istedim. Anladığım kadarıyla sözel bir tartışma esnasında ailenizi hedef alan bir hakarete maruz kaldınız. Bu durum çoğu insan için doğal bir öfke, kırgınlık, hayal kırıklığı gibi duyguları tetikleyebilir niteliktedir. Bu noktada size bu hakareti eden kişinin sizin gözünüzde vermiş olduğunuz değer ve yakınlık derecenizin anlamlı olduğuna inanmaktayım. Bu duruma ek olarak olay sonucu hissetmiş olduğunuz "kaygı" duygusuna da bir parantez açmanın gerekli olduğuna inanmaktayım. Bahsetmiş olduğunuz bu hakaret bana bir şey yapar mı kafamdan çıkar mı düşünceleri daha derinlerde bir şeye temas ediyor olabilmektedir. Bunun belki de sebebi daha öncesinde deneyimlemiş olduğunuz travmatik veya sizde uzun süre iz bırakmış durumlar olabilmektedir. Bu hakaretin sizi neden kaygılandırdığına yönelik bir fikriniz veya düşünceniz var mıdır acaba bu noktada bunu bilmenin de kıymetli olduğuna inanmaktayım. Bazen karşı taraftan almış olduğumuz eleştiriler ister saygı çerçevesi içerisinde olsun isterse saygısızlık boyutunda olsun içimizde kendimize yönelik bazı inançlara otomatik temas edebilmektedirler. Bu durum sizin kendinize yönelik bazı inançlarınıza temas etmiş olması olağan duygular olan öfke ve kırgınlığın yanına kaygı duygusunu da eklemiş olacağı kanaatindeyim. Bu süreci yönetmek için neler yapıyor veya duygularınızı nasıl sorguluyorsunuz ? Bunları bilmek isterim. Dilediğiniz zaman iletişime geçebilirsiniz, sevgiyle kalınSağlıklı günler dilerim. Psikolog Kaan Akay
Merhabalar sevgili danışan,Öncelikle belirtmek isterim ki yaşadığınız durumu içtenlikle anlıyorum. İlişki dinamikleri gereği bazen ayrılıklar kalp kırıklıkları ve hüzünler olmaktadır. Bu durumun yaşatmış olduğu ruhsal yorgunluk ise bir miktar devam etmektedir. Böyle bir dönemden geçerken kişi için doğal toparlanma ve tekrardan hayatın akışına adapte olma süreci bulunmaktadır. Kişi için önemli olan ise bu süreci ne kadar etkili kullandığı olmaktadır genellikle. Anladığım kadarıyla siz bu ayrılığın gerçekleşmiş olduğunu kabul etme noktasında doğal bir dönem olan inkar ve öfke dönemlerini bir arada deneyimlemektesiniz. Sevgi duyulan kişiyle gerçekleşen bir ayrılık çoğu zaman ne yazık ki fiziksel bir acı ve ölüm acısı boyutlarında seyredebilmektedir. Böylesi bir dönemden geçerken duygularınızı yazıya dökmek işinize yarayabileceğine inanmaktayım. Ve her geçen gün bir önceki güne kıyasla daha az zorlayıcı olan bir sürecin içerisinde olacağınızı da temin edebilirim. Duygularınız her ne kadar başlangıçta hiç geçmeyecek ve azalmayacak gibi gelse de durum aslında böyle değildir. Bu süreç içerisinde normal yaşantınızda sıklıkla gerçekleştirmiş olduğunuz aktiviteleri gerçekleştirmekte zorlandığınızı tahmin etmekteyim. Lakin, bu sürecin başlarında ufak da olsa arkadaşlarınla buluşmalar, odayı biraz da olsa toplamak gibi adım adım arttırılan fiziksel hareket ve davranışlar bu süreci etkili toparlamanız için size yardımcı olacaktır. Duygularınızın yoğun olduğu dönemleri sıklıkla deneyimliyorsanız eğer profesyonel bir destek için dilediğiniz zaman iletişime geçebilirsinizSağlıklı günler dilerimPsikolog Kaan Akay