Nuray Halaç

Psk. Nuray Halaç

İstanbul

Bilişsel Davranışcı Terap,Kriz ve Yas Terapisi, KÇOT,Oyun Terapisi,Çocuk ve Yetişkin Testleri Yüz yüze ve Online terapi

4.9
(27 Yorum)

Uzman Hakkında

Merhabalar ben Psikolog Nuray Halaç.

Üsküdar Üniversitesi Psikoloji bölümünden 2022 yılında yüksek onur derecesi ile mezun oldum.

Lisans eğitimimi tamamlarken gönüllü olarak ''UCİM'' çocuk istismarı ile mücadele derneğinde staj yaptım ve anaokullarında çocuklara sunulan mahremiyet eğitiminde bulundum.

NP Beyin İstanbul Hastanesinde Prof. Dr.Nevzat Tarhan eşliğinde vizitlere katılarak hastane stajımı tamamladım.

Mezuniyetimin ardından Bilişsel Davranışçı Terapi, Oyun Terapisi, Çocuklarda Bilişsel Davranışcı Terapi, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi, Kriz ve Yas Terapisi, MMPI,Çocuk ve Yetişkin test eğitimlerimi tamamladım.

Klinik stajımı Rehber Klinik bünyesinde 4 farklı eğitim alarak ve süpervizyon raporları yazarak tamamladım.

Bir kurumda Müdür olarak çalışmaktayım.

Mezun olduğum okulumda Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini tamamladım.

Şu anda Çocuk,ergen,yetişkin bireylere Online ve İstanbul Anadolu yakasında Yüz yüze psikolojik danışmanlık hizmeti vermekteyim.

Eğitim

  • üsküdar üniversitesi - Lisans
  • üsküdar üniversitesi - Yüksek Lisans

Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)

  • BDT
  • OYUN TERAPİSİ
  • KRİZ VE YAS TERAPİSİ
  • KISA SÜRELİ ÇÖZÜM ODAKLI TERAPİ
  • ÇOCUKLARDA BDT
  • MMPI
  • ÇOCUK TESTLERİ
  • YETİŞKİN TESTLERİ
  • Mindfulness Terapi
  • Sanat Terapisi

Uzmanlık Alanları

Depresyon
Yas
Anksiyete
Öfke Yönetimi
Uyum Sorunları
Stres
Duygudurum Bozuklukları
Kardeş Kıskançlığı
Otizm
Akran Zorbalığı
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite
Varoluşsal Kaygılar

Çalışma Ekolleri

  • BDT
  • KÇOT

Cevaplar (140)

Öncelikle sorunlarını tanımlayıp, anlamlandırıp soru sorma cesaretinde bulunduğunuz için kendinizle gurur duymalısınız. Mesajınıza istinaden oldukça zorlayıcı ve yıpratıcı bir durumun içerisinde olduğunuzu görebiliyorum. Şunu bilmelisiniz ki birçok insan bu gibi durumları ve etkilerini yaşayabilmektedir, yalnız olmadığınızı unutmayınız. Buraya mesaj yazarak soru sormanız duygularınızı önemsediğinizi gösteren bir adım bunu hafife almanızı istemem. Sizin için yorucu bir deneyim olduğu aşikar, başkalarına karşı kibar ve nazik olabildiğiniz gibi kendinize karşı da kibar ve nazik olabilmelisiniz. Duygularımız bizler için misafir gibi olmalıdır. Onları karşılamalı yeri geldiğinde de onlarla vedalaşarak güle güle diyebilmelisiniz ki yeni misafirleri karşılayabilecek gücünüz olsun. Aileden destek görmediğinizi söyleyişiniz kendinize dair değersizlik şemasını tetikleyerek olumsuz duyguları besleyebilir. Ne kadar güçlü olursanız olun duygular sizi ele geçirebilir, bunun bir hata ya da eksiklik olmadığını, bilinçli olarak tercih edilebilecek bir durum olmadığını fark etmenizi isterim. Şunu kendinize soruyor olmanız faydalı olabilir. ben ne zaman kendimi duymamaya, susturmaya ve bastırmaya başladım? bu sonradan yaşanan bir durum muydu yoksa çocukluğumdan beri kendimi ifade etmekte zorlandığım zamanlar, ortamlar, kişiler oldu mu ? Çünkü çocukluk döneminde yaşadığımız olumsuz deneyimler şimdi ve buradayı şekillendirebilir, yön verebilir. Erken çocukluk geçmişine bakıyor olmak şimdiki süreci anlamlandırmanız da fayda sağlayabilir. Yakın ilişkinizde yaşadığınız iletişim sorunları bazen kendinize ben değerli miyim, sözüm önemli mi gibi soruları dönüşebilir. Duygusal olarak yaşadığınız yorgunluk ben neden buradayım sorusuna evrilmiş gibi. Bazen yaşadıklarımızı somut bir şekilde görüyor olmak fayda sağlayabilir; bir kağıda gün içerisinde yaşadığınız zorlayıcı olayları, düşüncelerinizi, hissettiğiniz duyguları yazabilirsiniz. Dışarı aktararak yaşadığınız boşaltım bir süre sonra duygu aktarımında size cesaret verebilir. Bir başka küçük pratik de, kısa nefes egzersizleri. Özellikle duygular birdenbire değişirken, bedeninizi fark etmek ve 4 saniye nefes alıp, 4 saniye tutup, 4 saniyede nefesi bırakmak. Sanki içsel bir mola gibi, dalga gelince sahilde bir anlığa durmak gibi. .. Basit ama bazen çok işe yarayabiliyor. Sonrası için bir uzman desteği alabilirsiniz, bunun neticesinde medikal bir desteğe ihtiyacınız olup olmadığı, ya da hangi ilacı kullanabileceğiniz konusunda daha sağlıklı bir yönlendirme yapılabilir. Umarım cevabım yardımcı olmuştur. Bizlere her zaman yazabilirsiniz. Sevgilerle ve musmutlu kalmanız dileğiyle. Psikolog Nuray Halaç.

Devamını Oku...

Öncelikle sorunlarınızı tanımlayıp, anlamlandırıp soru sorma cesaretinde bulunduğunuz için kendinizle gurur duymalısınız. Mesajınıza istinaden sizin ve ilişkiniz için zorlayıcı ve yıpratıcı bir durumun içerisinde olduğunuzu görebiliyorum, sizi anladığımı söylemek isterim. Şunu unutmamalısınız ki birçok insan ilişkilerinde bu gibi durumları ve etkilerini yaşayabilmektedir, tek olmadığınızı bilmenizi isterim. Başkalarına karşı kibar ve nazik olabildiğiniz kadar kendinize karşı da kibar ve nazik olabilmelisiniz. Değişim ne kadar imkansız gibi gözükse de sonunda sizi güzellikler bekliyor olabilir. Bazen zihin, unutmaya çalıştığımız şeyleri bir kenarda bırakıyor; ta ki yeterince hazır olup yüzleşebileceğimiz zamana kadar. Belki de içinizde, 'ya ben yetersizim, ya da ben gerçekten bu değeri hak etmiyorum,' gibi sesler duyulmaya başlıyor. Halbuki bu tür döngüler, bir kişinin değersizliğinden değil, ilişkinin sağlıksız dinamiklerinden kaynaklanır. Bu noktada şu önemli: Bir insandan sıcaklık, ilgi ve güven beklentisi çok doğal; fakat sürekli değişen davranışlarla karşılaşmak, insanın temel güven duygusunu da zedeliyor. Kendinizi yargılamak yerine biraz durup olan biteni uzaktan izlemeye çalışabilirsiniz. Bu süreci anlatmak, biraz yazmak ya da bir arkadaşınızla paylaşmak bile bazen gözlerinizi açabiliyor. Küçük bie egzersiz önerisi olarak;Daha da somutlaştırabilmek adına bazı soruları kendinize sorup, cevapları not alabilirsiniz. Kısa vadede etkisi olmayacak gibi gelebilir ama uzun vadede bu egzersiz oldukça önemlidir. Sorular şu şekildedir; Bu ilişkinin bana kattığı şeyler ve benden götürdükleri neler?' Bir kağıt alıp her iki tarafı da açıkça görmeye çalışmak, bazen zihin bulutlarını hafifletebilir. Siz, kendiniz için neyi iyi ve sağlıklı hissediyorsunuz? aslında temeli tam olarak budur. Umarım cevabım yardımcı olmuştur. Bizlere her zaman yazabilirsiniz. Sevgilerle ve musmutlu kalmanız dileğiyle,Psikolog Nuray Halaç.

Devamını Oku...

Öncelikle sorunlarınızı tanımlayıp, anlamlandırıp soru sorma cesaretinde bulunduğunuz için kendinizle gurur duymalısınız. Mesajınıza istinaden sizin ve ilişkiniz için zorlayıcı ve yıpratıcı bir durumun içerisinde olduğunuzu görebiliyorum, sizi anladığımı söylemek isterim. Aldatılmak kendimize ve dünyaya olan bakışımızı epey sarsabilir. Şunu unutmamalısnız ki birçok insan ilişkilerinde bu gibi durumlerı ve etkilerini yaşayabilmektedir, tek olmadığınızı bilmenizi isterim. Başkalarına karşı kibar ve nazik olabildiğiniz kadar kendinize karşı da kibar ve nazik olabilmelisiniz. Değişim ne kadar imkansız gibi gözükse de sonunda sizi güzellikler bekliyor olabilir. Unuttum” dediğinizde bile, aklınıza düştüğünde tekrar o parlayan sinirin, kalbinizi hırpalaması aslında ne kadar kırıldığınızı gösteriyor. Bazen zihin, unutmaya çalıştığımız şeyleri bir kenarda bırakıyor; ta ki yeterince hazır olup yüzleşebileceğimiz zamana kadar. Siz de şimdi, yeni bir ilişkinin içinde olmanıza rağmen, eski yaraların bazı izlerini hâlâ taşıyor olabilirsiniz. Bu kesinlikle olması anormal bir durum değil; hatta geçmişimize dair hislerimizin tamamen silinmesi, çoğu zaman hiç kolay olmaz ve beklendiktir. Şöyle bir egzersiz denemek ister misiniz: Tam da o öfke, hüzün ya da çöküş duygusu geldiğinde, bir süre nefesinize odaklanarak bu duygunun bedeninizde nerede ve nasıl hissettirdiğini anlamaya çalışın. Mesela göğsünüzde bir baskı mı oluyor, yoksa yüzünüz mü geriliyor? Kendinizi yargılamadan, sadece o duygunun gelmesine ve gitmesine izin verin. ”Şu an üzgünüm/sinirliyim. Bu his, şu anda var ve ben bu duyguyu yaşama hakkına sahibim. ” demek bile bazen o içsel baskıyı hafifletebilir. Çünkü çoğu zaman, duygularımızdan kaçtıkça daha çok “yakalanırız”. Duygularımız bizim misafirlerimiz gibidir onları anlar, kabul eder sonrasında da vedalaşarak güle güle deriz. Burada ki amaç tüm duygulara alan açabilmek sonrasında yeni gelecek duygular için vedalaşabilmek her duyguya bağlı kalmamaktır. Yeni ilişkinizde her şey yolunda gidiyorken, geçmişin bazen kendini hatırlatması, geleceğe dair umutlu bakışınızı gölgeleyebilir. Böyle zamanlarda, “Geçmişteki o kişinin bana yaşattığına rağmen şu an sevebiliyorum ve sevilmeye layık olduğumu hissediyorum” diyebilecek kadar güçlendiğinizi de unutmamak iyi gelebilir. Umarım cevabım yardımcı olmuştur bizlere her zaman yazabilirsiniz. Sevgilerle ve musmutlu kalmanız dileğiyle,Psikolog Nuray Halaç.

Devamını Oku...

Öncelikle sorunlarınızı tanımlayıp,anlamlandırıp soru sorma cesaretinde bulunduğunuz için kendinizle gurur duymalısınız. Sizi anladığımı söylemek isterim, şunu bilmelisiniz ki birçok insan bu gibi durumları ve etkilerini yaşayabilmektedir, yalnız değilsiniz. Mesajınıza istinaden sizi ve ilişkinizi oldukça zorlayıcı ve yıpratıcı bir durumun içerisinde olduğunuzu görebiliyorum. Adeta bir karmaşanın içerisinde yön bulmaya çalışmak gibi bir tarafta geçmişte yaşadığınız güzel anılar ve hissedilen duygular bir tarafta da şu an yaşadıklarınız ve kafa karıştırıcı duygular. Birlikte uzun bir geçmişe sahip olmak sizi zorlayan temel noktalardan biri gibi. İlişkiler iki kişilik oldukları için zamanla olumlu ya da olumsuz bir değişime uğrayabilir, dönüşebilir. Şu an yaşadığınız tüm bu duygular, geçmişte yaşadıklarınızın bir sonucu; ama şu anda olup bitenin sorumluluğunu sadece kendinize yüklemeniz süreci zorlaştırabilir. O yaşta bir genç olarak, duygularınızın ve düşüncelerinizin tamamı yerli yerine oturmuş olmuyor. Bazen anlamadan, düşünmeden bir adım atabiliyoruz ve sonradan bunun vicdan azabını yıllarca taşıyabiliyoruz. Ama belki de şunu düşünmek gerekir: Siz o gün bugünkü deneyimlerinize ve bakış açınıza sahip değildiniz. Bunu bazen tekrar tekrar hatırlatmak gerek kendine. İnsan geçmişindeki kararları her zaman bugünün aklıyla yargılayınca, adil davranamıyor. Bir ilişkinin temeli güven, dürüstlük ve karşılıklı empati üzerine kurulur; sizin geçmişiniz ise sizi siz yapan deneyimlerinizden yalnızca biri. - Kendinize öfke duymak yerine, “O günkü ben ne hissediyordu, ne yaşayarak buraya geldim?” diye sorabilirsiniz. Yaşadıklarınızı anlamlandırmak, pişmanlığı biraz olsun hafifletmeye yardımcı olur. - Kendinizi affetmeyi bir süreç olarak görebilirsiniz. Bunun için bazen küçük bir günlük başlamak, düşüncelerinizi yazıya dökmek bile iyi gelebiliyor. - İçinizi yemek yerine, bu konuyu güvendiğiniz biriyle -belki bir terapistle ya da içinde kendinizi rahat hissedeceğiniz bir arkadaşınızla- konuşabilirsiniz. Sessiz kalmak insanı daha fazla yalnızlaştırıyor. - Ve elbette, kendinize bu kadar yüklenmemeyi öğrenmek zaman alıyor. Her gün biraz daha anlamaya, biraz daha kabul etmeye çalışabilirsiniz. Umarım cevabım yardımcı olmuştur. Bizlere her zaman yazabilirsiniz. Sevgilerle ve musmutlu kalmanız dileğiyle,Psikolog Nuray Halaç.

Devamını Oku...