Amigdala işlevsizliği
Merhabalar,
Doğuştan mı yoksa sonradan mı olduğunu bilmediğim bir rahatsızlığım var. Beynim de amigdala zayıf.
Sadece vicdanım yok, bilişsel empati kurabiliyorum ancak duygusal olarak kesinlikle yokum. Eğer birisi karşımdaysa ne hissettiğini veya düşündüğünü anlamak için gözlerinin içine bakmak benim için yeterli gerisi zihnimde canlanmaya başlıyor.
Bazen gerçekten insanları araç gibi görüyorum yani umurumda olmuyor onlarla bir oyuncak gibi oynadığım sadece hedefime ulaşmak istiyorum ve bunun için kendimi kötü hissetmiyorum. Arkadaşlarıma kötü davranmam veya aileme karşı sorumsuz değilimdir ancak onları sevip sevmediğimi bilemiyorum sanki içimde hep bir boşluk varmış gibi.
Hayatımı kimseye açmam nerede ne yaşadığımı asla kimseye anlatmam çünkü içimde her zaman bir güvensizlik vardır.
Ancak şöyle ki benim gibi olanlarda olduğu gibi benim de ihtiyaçlarım var. Etrafımdakileri manipüle etmeye, kontrolü ele almaya, detaylı akıl oyunlara oynamaya ve kesinlikle efendilerinin ben olduğumu benim asla ama asla yenilmeyeceğimi anlamalarını hissetmeye ihtiyacım var. Eğer dürtüm eksik kalırsa bu sefer sinirli olabiliyorum. Çünkü içimde ki boşluğu sadece bunlar dolduruyor.
Ancak ben böyle olmak istemiyorum. Diğerleri gibi sıradan, belki çok değil ama sessiz, her şey yolunda giden hayatta ki sıkıntılar ile uğraşan biri olmak istiyorum.
Bu soru 24 Ocak 2026 15:36 tarihinde Uzman Klinik Psikolog Nuray Halaç tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba Sevgili Danışan.,
Öncelikle soru sorma cesaretinde bulunduğun için kendinle gurur duymalısın, soru sorduğun için teşekkür ederim .
Yazdıklarınızı okurken, oldukça karmaşık ve iki taraflı bir durumun içerisinde olduğunuzu fark ettim. Bir tarafta zeka, kontrol etme ve güç bulunuyorken diğer tarafta ise o hiç dolmayan,anlamlandıramadığınız boşluk hissi, yanı sıra yoğunlaşan bir güvensizlik ve bilinçli bir farkımndalık ile çözüm arayışında olan ses “ben böyle olmak istemiyorum” diyen bir taraf. Bu iki zıt kutuplu duruma sahip olmak oldukça yıpratıcıdır.
Size şunu açıkça söylemek isterim ki: Kendinize karşı oluşmuş bir farkındalık ile bu kadar dürüst olmanız, ve “ben böyle hissediyorum dolayısıyla bu beni rahatsız ediyor” diyebilmeniz, pek çok kişinin zorlandığı durumlarda yapamadığı bir şey ve oldukça kıymetli bir taraftan . Bu,sizin içinizde size karşı nazik olan bir taraf olduğunu gösteriyor. Sadece suçlayan ve başarı isteyen değil, aynı zamanda “sıradan da olsam, daha sakin bir hayat istiyorum” diyebilen bir şefkatli iç ses. İşte terapi sırasında terapötik bir bağ kurularakyapılan şey tam olarak o iki var olan sesi karşılıklı oturtup, gerçekten neye ihtiyacınız olduğunu anlamaya çalıştığımız yer olurdu.
Mesajınızda “Vicdanım yok, duygusal empatim yok” dediğinizi görüyorum. Bilişsel empatinizin ve farkındalığınız yüksek olduğu yazdıklarınız ile çok belliaslında ; insanları okuyabiliyor, zayıf noktalarını görebiliyorsunuz ve bundan da beslenen bir tarafınız da var. Bir yandan da, o boşluğu sadece manipülasyon, akıl oyunları, kontrol duygusunun doldurduğunu söylüyorsunuz. Bu bize şunu sorgulamamız gerektiğini düşündürüyor: Güçlü hissetmediğinizde, zihninizde başlayan ve yayılan belki de dayanması çok zor bir kırılganlık ve değersizlik hissi ortaya çıkıyor olabilir. O yüzden zihniniz adeta sizi ele geçirmek istercesine şöyle diyor: “Ya kontrol bende olur, ya da ben ezilirim.”Bu tür oluşan bilişsel çarpıtmalar genelde çocuklukta, bakım veren ile kurulan erken ilişkilerde, güvenin kolay kurulmadığı, duyguların pek de görülmediği ortamlarla kaynaklı olabiliyor. Siz de zaten “kimseye açılmam, kimseye güvenmem” yazmışsınız. Aslında bu cümle derin bir yalnızlık korkusuna dayanıyor olabilir.Güvenememek çoğu zaman “kimse beni tutamaz,bağlı hissettiremez” hissinin çok bilindik bir yankısıdır.
Şunu da söylemek isterim: duygusal empati eksikliği, amigdala işlevsizliği gibi kavram ve durumlar tek kelimeyle özetlenecek, ve açıklanabilecek “böyleyim, bitti” denecek, kesin hükümler verilebilecek eksiklikler,anomalililer değiller. Gökkuşağı gibi gibi düşünebilirsiniz. Siz de ogökkuşağının herhangi bir renginde, noktasında dolaşıyor olabilirsiniz,bir yerinde olabilirsiniz ama bu, davranışlarınızın tamamen değişmez olduğu başka bir renk olamayacağınız anlamına gelmemektedir. Özellikle de anlamlandıramadığınız,itiraf edemediğiniz içsel bir motivasyonunuz varken ki sizde bu var hatta şöyle diyorsunuz: “Ben böyle olmak istemiyorum.”
Şu an bu durumu minik bir egzersiz ile değiştirebileceğiniz bir yerden bahsedeyim. Birine karşı manipülatif bir hamle yapmak istediğinizde, önce 10 saniyelik bir duraklama sağlıyor olun. İçinizden şu soruyu sorun: “Bu hamleyi yapmazsam, hangi duyguyla kalmak zorunda kalacağım?” bu bir boşluk mu, sıkıntı mı, güçsüzlük mü, anlamsızlık mı? O duygunun adını koymaya onu tanımaya çalışın. Manipülasyon yerine, sadece o duyguyla 12 dakika oturmayı deneyin. Kaçmadan. Sadece fark ederek. Bu çok küçük gibi görünür, ama aslında kendi üzerinizde kontrolü artıran oldukça etkili ve önemli bir adımdır. Kontrolü başkalarından çekip, yavaş yavaş kendinize doğru almanın bir yoludur.Bir gün imkanınız olursa bir uzman desteği alabilir her zaman bizlere yazabilirsiniz.
Umarım cevabım yardımcı olmuştur. Değişim ne kadar zor ve imkansız gibi gözüksede sonunda güzellikler sizi bekliyor olabilir.
Sevgilerle ve musmutlu kalmanız dileğiyle,
Psikolog Nuray HALAÇ.
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
4-7-8 Nefes Tekniği
5 Duyu Farkındalık Taraması
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.