Dürtü kontrol bozukluğumu nasıl kontrol altına alabilirim.
Cinsel dürtü bozukluğu problemimden dolayı evliliğim zarar görüyor bunu nasıl yenebilirim . Cinsel içerikler dikkatimi fazlasıyla dikkatimi çekiyor. Eşimle aram iyi ve onu çok seviyorum. 18 li yaşlarımda yaşamadığım şeyler dikkatimi çekiyor elimde olmadan ama eşimi de çok seviyorum. Daha önce de 2-3 kere twitter da baktığım sayları gördü ve onu sevmediğimi düşünüyor. Ben bu dürtüden kurtulmak istiyorum. Bana yardımcı olmanızı istiyorum
Bu soru 13 Temmuz 2026 10:44 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Öncelikle bu konuyu açık yüreklilikle paylaşmanızın ne kadar kıymetli olduğunu söylemek isterim. Bir durumun sizi zorladığını fark etmek ve bunun için çözüm arayışına girmek, değişim yolunda atılmış oldukça önemli bir adımdır.
Yazdıklarınızı okurken, içinizde iki farklı tarafın çatıştığını hissettim. Bir yanda eşinizi çok sevdiğinizi, ona zarar vermek istemediğinizi söylüyorsunuz; diğer yanda ise kontrol etmekte zorlandığınız bir yöneliminiz var gibi görünüyor. Bu durumun ardından da yoğun bir suçluluk, pişmanlık ve "Ben neden böyle yapıyorum?" sorgulaması yaşıyor olabilirsiniz. Size yakın gelen bir tarif mi bu?
Dikkatimi çeken bir başka nokta ise, 18'li yaşlarınızda yaşayamadığınızı düşündüğünüz deneyimlere vurgu yapmanız oldu. Bazen geçmişte eksik kalmış, bastırılmış ya da yaşanamamış deneyimler zihinde farklı şekillerde varlığını sürdürebilir. Bu nedenle burada yalnızca cinsel içeriklere yönelmekten değil, belki de geçmişten bugüne taşınan bazı ihtiyaçları ya da merakları anlamaya çalışmaktan da söz ediyor olabiliriz. Bunlar üzerinde düşünmek, yaşadığınız süreci anlamlandırmanıza yardımcı olabilir.
Burada önemli olduğunu düşündüğüm noktalardan biri de şu: Dürtüler ve davranışlar aynı şey değildir. İnsanın aklına istemediği düşünceler gelebilir ya da bazı dürtüler hissedebilir. Bu, kişinin karakterini ya da eşine duyduğu sevgiyi tek başına belirlemez. Asıl üzerinde çalışabileceğimiz alan, bu dürtüler geldiğinde onlarla nasıl baş ettiğimizdir. "Aklıma geliyor, demek ki kötü biriyim." yerine "Aklıma geliyor, peki ben bununla nasıl baş edebilirim?" sorusunu kendinize yöneltmek daha işlevsel olabilir.
Bir diğer önemli konu ise bu içeriklere en çok hangi zamanlarda yöneldiğinizi fark etmeye çalışmanızdır. Kendinizi yalnız hissettiğinizde mi? Stresliyken mi? Sıkıldığınızda mı? Yoksa tamamen otomatikleşmiş bir alışkanlık hâline mi geldi? Çünkü davranışın hangi ihtiyacı karşıladığını anlamak, onu değiştirebilmenin ilk adımlarından biridir.
Özellikle Twitter gibi platformlar, algoritmaları nedeniyle kişiyi benzer içeriklerle tekrar tekrar karşılaştırabilir ve zamanla bir alışkanlık döngüsü oluşabilir. Örneğin; sıkılma ya da gerilme hissi → telefona yönelme → kısa süreli rahatlama → ardından suçluluk... Beyin zamanla bu kısa süreli rahatlamayı öğrenir ve benzer anlarda aynı davranışı tekrar etmeye eğilim gösterebilir. Bu döngüyü fark etmek, onu değiştirebilmek açısından oldukça önemlidir.
Bu süreçte uygulayabileceğiniz bazı küçük adımlar olabilir. Örneğin, sizi tetikleyen uygulamalara süre sınırı koyabilir, belirli saatlerde erişimi kısıtlayabilir ya da tetikleyici hesapları engelleyebilirsiniz. Dürtü geldiğinde ise hemen harekete geçmek yerine kendinize "10 dakika bekleyeceğim." deme alışkanlığını deneyebilirsiniz. O sırada kısa bir yürüyüş yapmak, su içmek, bulunduğunuz ortamı değiştirmek ya da dikkatinizi farklı bir etkinliğe yönlendirmek, dürtünün şiddetinin zamanla azalmasına yardımcı olabilir.
Eşinizle ilişkinize baktığımda ise yazdıklarınızdan onu gerçekten sevdiğiniz ve ilişkinizi korumak istediğiniz anlaşılıyor. Bu nedenle uygun bir zamanda, savunmaya geçmeden ve kendinizi suçlamadan; bunun onu sevmediğiniz anlamına gelmediğini, aksine değiştirmek istediğiniz ve üzerinde çalıştığınız bir davranış olduğunu onunla paylaşmanız ilişkinizde güveni yeniden inşa etme açısından faydalı olabilir. Elbette yaşadığı kırgınlık da anlaşılabilir; bu nedenle birbirinizi dinleyebileceğiniz açık ve sakin bir iletişim kurmaya çalışmanız önemlidir.
Son olarak şunu eklemek isterim: Eğer bu davranışın sıklığı giderek artıyorsa, kontrol etmekte zorlanıyor, günlük yaşamınızı ya da evliliğinizi belirgin şekilde etkilemeye devam ettiğini fark ediyorsanız, bir psikologtan destek almanız oldukça faydalı olabilir. Bazen bu tür davranışların altında yalnızca cinsellik değil; stres, yalnızlık, duygusal ihtiyaçlar ya da geçmiş yaşantılar da yer alabilir. Bunları güvenli bir ortamda ele almak, süreci çok daha sağlıklı yönetmenize yardımcı olacaktır.
Kendinize bu süreçte karşı biraz daha şefkatli yaklaşmaya çalışın. Değişim çoğu zaman bir anda değil, küçük ama istikrarlı adımlarla gerçekleşir. Bu konuda destek arıyor olmanız bile değişim isteğinizin güçlü olduğunu gösteriyor.
Tekrardan danışmak istediğiniz bir konu olursa her zaman buradayım, bana ulaşabilirsiniz.
Sevgiyle Kalın
Psikolog Ecem Bakıner
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.