Erkek arkadaşım beni anlamıyor ne yapmalıyım?
Erkek arkadaşımla uzun bir süredir uzak mesafe ilişkisi yaşıyoruz ve ikimizin de evet kişisel ihtiyaçları cinsel anlamda olabiliyor ama ben geçmişte eski erkek arkadaşım tarafından tacize uğradım ve bunu biliyor ve benim bazen tetiklendiğimi de biliyor Ben bunu anlatıyorum ama yine de aşkım kendimi kontrol edemiyorum her gün konuşmamızda Aşkım çok özledim aşkım dayanamıyorum gibi cümleler kuruyor Ciddi düşünüyoruz uzun süreli bir ilişkimiz var ciddi bir ilişkimiz var Ona rağmen bazen kendimi kullanılmış hissediyorum ne yapmam gerektiğini bilmiyorum ona da bunu söyledim ama kendini tutamıyor ve bilmiyorum bununla kendimi kötü mü hissetmeliyim yoksa Sonuçta sevdiğim kişi ben böyle Evlenmeden olmaz kafasında büyümedim o şekilde büyümedim ailem de daha rahat daha bir bu şekilde düşünmüyorlar Aslında onlar da daha rahat bir kişiliğe sahip olduğu için bu benim için yanlış bir şey gibi gelmiyor sevgilim için de öyle sevgilinin ailesinde de öyle ama ne yapmam gerektiğini dediğim gibi bilmiyorum çünkü işte her konuşmamızda her zaman böyle konu bir şekilde bel altına bağlanır konu bir şekilde cinselliğe bağlanıyor ve artık Bazen kendinden iğreniyorum Çünkü eskiden tacize uğradığımda hissettiğim duyguları bazen hissediyorum çünkü Dayanamıyorum Yani bilmiyorum bana bazı şeyler bana eskiye hatırlatıyor ve ona da yansıtmak istemiyorum ne yapmam gerektiğini bilmiyorum Lütfen yardımcı olun sınır çizmek istiyorum ama ve ben de onu istiyorum ama bazen Yani ben nasıl bir şekilde yaklaşmalıyım buna ne demem lazım artık nasıl açıklamam lazım Kendime beni yeterince anlasın bilmiyorum Çünkü bu kadar yüksek Libido artık yeter yani Evet ben de onu çok seviyorum Onun da beni sevdiğini ciddi düşündüğünü biliyorum Çok uzun senelerdir birlikteyiz Ama artık ne yapmam gerektiğini Cidden bilmiyorum Lütfen yardımcı olun
Bu soru 3 Mayıs 2026 15:31 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Anlattığınız durumun sizi ne kadar zorladığını ve arada kaldığınızı hissedebiliyorum.. bir yandan bunu aşmaya çalışırken geçmişin izlerinin sizi bırakmaması da oldukça anlaşılır bir durumdur.. yazdıklarınızı tek tek ele almak isterim..
Geçmişte bir ilişki deneyimi sonucunda çok zor bir deneyim yaşamışsınız.. bu durumun izlerini hala aşmaya çalıştığınızı görüyorum.. bir yanınız ilişkinizde çok mutluyken bir yanınız tekrardan bu konuda güvende hissetmek istiyor.. bu oldukça anlaşılabilir bir durumdur. Çünkü, yaşadığınız hiç de kolay bir durum değil. Bu durumda da flashback ler yaşamak, tekrardan tetiklenmek de durumun bir parçasıdır. Çünkü psikolojik olarak her ne kadar "tamam bir ilişkim var, ihityaçlarım var" deseniz de, geçmişten gelen o an sizde farklı duygular ve düşünceler uyandırıyor ve bedeninizi alarmda "tehlikedeyim" gibi düşünmeye zorluyor olabilir..
Bu konuda da sevgiliniz bunda bazen ısrarcı oluyor gibi görünüyor.. aslında bu deneyiminizi onunla paylaşmaktan da çekinmemeniz oldukça güçlü bir nokta.. ancak cinsellik söz konusu olduğunda hala eski duygular peşinizi bırakmıyor gibi görünüyor.. bu konuda da sevgilinizden anlayış beklemeniz oldukça normal bir yerde.. çünkü bu durum size "kullanılmışlık, iğrenmişlik" hissettiriyor..
bu noktada benim söylemek istediğim birkaç şey var.. cinsellik elbette çok temel bir ihtiyaçtır.. her yetişkinin ihtiyacı olan bir durumdur. Ancak, cinsellik iki kişinin de kendini güvende hissetmesiyle oluşabilecek bir çekimdir. Yani, bir tarafın çok ihtiyacı var diye o durumda kişinin kendisini zorlaması güvenli bir alan içermemektedir. Her yetişkin, bu ihtiyacı kontrol etmekle de yükümlüdür. Yani, erkek de olsa kız da olsa, kontrol edilemeyen cinsel dürtüler, üzerinde çalışılması gereken bir durumdur.
Partnerinizin yüksek cinsel isteği olabilir, bunu dürüstçe dile getirmesi de anlaşılır. Ama burada asıl kritik nokta şu: Siz “burada durmak istiyorum” dediğinizde, onun da durabilmesi gerekir. Bu eylemdeyken de, bu konunun açılması durumunda da geçerlidir. Çünkü sizin o an yalnızca cinsellikten ibaret değil; aynı zamanda geçmişinizle de temas ediyorsunuz.
Sizin yaşadığınız “kullanılmışlık” ve zaman zaman “iğrenme” hissi de geçmiş deneyimlerinizle bağlantılı olarak tetikleniyor olabilir. Bu noktada kendinizi suçlamanız gerekmez. Bunlar sizin bedeninizin ve zihninizin verdiği tepkiler olabilir.
Siz bunu ona da söylemişsiniz ama kendini kontrol edemiyor ve her gün konuşmanızda “aşkım çok özledim, aşkım dayanamıyorum” gibi cümleler kuruyor.. bu da sizde zaman zaman kendinizi kötü hissetmenize, hatta bazen kendinizi kullanılmış hissetmenize neden oluyor.. ciddi düşünüyor olmanız, uzun süreli bir ilişkinizin olması ve bunun karşılıklı olması da önemli.. ama buna rağmen her konuşmanın bir şekilde bel altına veya cinselliğe bağlanması sizi yoruyor..
ve siz aslında “evlenmeden olmaz” gibi katı bir yerden de bakmıyorsunuz.. daha rahat bir aile yapınız var ve bunu tamamen yanlış bir şey gibi de görmüyorsunuz.. sevgilinizin ailesi de benzer şekilde daha rahat.. ama yine de siz ne yapmanız gerektiğini bilemiyorsunuz çünkü bir yanınız onu istiyor, onu seviyor ve onunla bir gelecek düşünüyorsunuz; diğer yanınız ise bu yoğunlukta zorlanıyor..
Ayrıca bazen kendinizden iğrendiğinizi söylüyorsunuz çünkü geçmişte tacize uğradığınızda hissettiğiniz duygulara benzer şeyler tetikleniyor ve bu sizi çok yoruyor.. bunu ona da yansıtmak istemiyorsunuz ama artık bu yoğunluk sizi zorluyor..
bu nedenle ilk adım, kendi duygusal güvenliğinizi korumaktır.. sınır koymak bu süreçte çok önemli bir yer tutar.. bunu da daha açık ve net bir şekilde ifade edebilirsiniz:
“seni çok seviyorum ve çekici buluyorum ama cinsellik konuşmaları çok sık ve yoğun olduğunda tetikleniyorum ve bu bana kendimi güvende hissettirmiyor. ikimizin de daha hazır ve dengeli olduğu bir şekilde ilerlemesine ihtiyacım var ve desteğini hissetmek istiyorum”
Bunun yanında birkaç şey yapmayı da deneyebilirsiniz: Öncelikle tetiklendiğiniz anlarda bunu fark etmeye çalışmak ve o anda bedeninizin nasıl tepki verdiğini gözlemlemek (örneğin sıkışma, huzursuzluk, kaçınma isteği gibi). İkinci olarak, bu anlardan sonra kendinize “şu an geçmişte değilim, şu an güvendeyim” gibi kısa hatırlatmalar yapmak.. Üçüncü olarak, hislerinizi yazmak; özellikle “neyde tetiklendim, ne hissettim, neye ihtiyacım vardı” gibi küçük notlar almak..
ve son olarak, ilişkinizde sınır koyduğunuzda bunun suçluluk yaratıp yaratmadığını fark etmek; çünkü sınır koymak sevgisizlik değil, kendini koruma biçimidir..
Eğer buna rağmen kendinizi sürekli zorlanmış, anlaşılmamış ya da duygusal olarak yorulmuş hissediyorsanız, bu konuyu bir psikologla birlikte ele almak da size destek sağlayabilir..
Tekrardan danışmak, sormak istediğiniz bir konu olursa her zaman buradan veya profilimden ulaşabilirsiniz.
Sevgiyle Kalın
Psikolog Ecem Bakıner
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.