Cinsellik

Eşim bisexsül

Gizli Kullanıcı24 Temmuz 2026 10:22

Merhabalar 14 yıllık evliyiz eşimin eşit cinsel olduğunu öğrendim tam bir detaylı bir şekilde ara ara görüyordum izlediği pornoları falan yapmıyorum bir şey etmiyorum deyip üste çıkıyordu inandırıyordu beni yok öyle bir şey diye artık her şey çığırından çıktı her şey ortaya çıktı kimle ne yaptı ne oldu her şeyi anlattı ve şu an benim de bir yakışıklı erkekle beraber yatakta olmamı istiyor üç kişi olalım diyor yatakta ben bundan çok aşırı zevk alacağım diyor bana da çok tuhaf geliyor ben nasıl yaparım böyle bir şey ben varım diyor bana güven diyor sonra üzülüp ağlıyor ben bunu senden nasıl istiyorum ben nasıl bir kocayım ama kendime söz geçiremiyorum diyor sürekli bir istek var içimde illaki yapmak istiyorum diyor önceden kendi geylerle birlikte olmuş olmamı istiyor onla birlikte olmama sonra çok pişman oluyor ağlıyor üzülüyor neden ben böyleyim ben neden böyle oldum ben neden erkeklere bir şey hissediyorum bıktım bu şekilde isyanlar’da git kurtul diyor ama diyor ben seni çok seviyorum diyor sensiz yaşayamam diyor senden de vazgeçemiyorum o pis huydanda davazgeçemiyorum diyo şu an ben ne yapabilirim hocam

Bu soru 26 Temmuz 2026 06:24 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Yazdıklarınızı dikkatle okudum. Satırlarınızın arasında yalnızca bir şaşkınlık değil; aynı zamanda büyük bir kırgınlık, hayal kırıklığı, çaresizlik ve ne yapacağını bilememenin getirdiği yoğun bir yük hissediliyor. Bu kadar uzun yıllar birlikte olduğunuz, hayatınızı paylaştığınız, belki de en çok güvendiğiniz kişinin sizin hiç bilmediğiniz bir yönüyle karşılaşmak gerçekten sarsıcı olabilir. Yaşadığınız kafa karışıklığının, öfkenin, üzüntünün ve hatta zaman zaman "Ben şu an ne yaşıyorum?" diye sorgulamanızın oldukça anlaşılır olduğunu bilmenizi isterim.


14 yıllık bir evlilikten bahsediyoruz. On dört yıl; birlikte geçirilen sayısız anı, ortak kurulan hayaller, paylaşılan zorluklar ve emek verilen bir ilişki demek. Böyle uzun bir ilişkinin ardından, eşinizin yıllardır sizden sakladığı bir gerçeği öğrenmeniz yalnızca yeni bir bilgi edinmek değildir. Bu durum aynı zamanda geçmişte yaşadığınız birçok anıyı yeniden sorgulamanıza da neden olabilir. "Acaba ben neyi göremedim?", "Yıllardır yaşadığım ilişki gerçekten nasıldı?", "Bana söylenenler ne kadar gerçekti?" gibi sorular zihninizde dönüp duruyor olabilir. Güven duygusunun sarsılması tam da böyle hissettirebilir.


Anlattıklarınızdan eşinizin de kendi içinde oldukça yoğun bir çatışma yaşadığı anlaşılıyor. Bir yandan size yaşadıklarını anlatıyor, isteklerini dile getiriyor; diğer yandan suçluluk hissediyor, ağlıyor, kendini sorguluyor ve bundan kurtulmak istediğini söylüyor. Bu içsel çatışmanın onun için de zorlayıcı olduğu düşünülebilir. Ancak burada çok önemli bir noktayı ayırmak gerekir: Bir insanın yaşadığı içsel çatışmalar, partnerinin sınırlarını zorlamasını haklı çıkarmaz. Onun yaşadığı zorlukları anlamaya çalışmanız elbette kıymetlidir; ancak bu süreçte kendi ihtiyaçlarınızı, duygularınızı ve sınırlarınızı geri plana itmeniz gerektiği anlamına gelmez.


Yazdıklarınız arasında en çok düşünürücü cümlelerden biri, eşinizin sizden başka bir erkekle birlikte olmanızı istemesi ve bunu defalarca dile getirmesi.. Böyle bir taleple karşılaşmanız sizde şaşkınlık, rahatsızlık ve hatta kendinizi baskı altında hissetmenize neden olmuş olabilir. "Ben bunu nasıl yaparım?" diye sormanız aslında içinizdeki değerlerle, sınırlarınızla ve yaşam biçiminizle temas ettiğiniz bir noktaya işaret ediyor. Bu sesi küçümsememek gerekir. Çünkü her bireyin cinselliğe, ilişkilere ve yakınlığa dair kendi değerleri vardır. Sağlıklı bir ilişkide bu değerlere saygı duyulması, en az sevgi kadar önemlidir.


Burada özellikle vurgulamak istediğim bir konu daha var. Eşinizin biseksüel olması tek başına bir hastalık ya da psikolojik bir problem değildir. Ancak sizi bugün bu kadar zorlayan şey, eşinizin cinsel yönelimi değil; bunun yıllarca gizlenmiş olması, güven duygunuzun zedelenmesi, geçmişte size defalarca farklı şeyler söylenmesi ve bugün sizin istemediğiniz bir deneyime dahil olmanız yönünde baskı hissetmenizdir. Bunlar ilişkinin temel yapı taşları olan dürüstlük, güven ve karşılıklı saygıyı etkileyen konulardır.


Bazen insanlar sevdikleri kişinin yaşadığı zorlukları görünce kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atabilirler. Özellikle eşinizin ağlaması, suçluluk hissetmesi ve "Seni çok seviyorum ama kendime engel olamıyorum." demesi sizde onu kurtarma ya da onu üzmemek adına fedakârlık yapmanız gerektiği düşüncesini oluşturabilir. Ancak sevgi, kişinin istemediği şeylere razı olması anlamına gelmez. Bir ilişkide sevgi kadar önemli olan bir diğer unsur da karşılıklı rızadır. Rıza ise ancak kişinin kendisini özgür hissettiği, baskı altında olmadığı ve gerçekten istediği durumlarda mümkündür.


Belki de şu an kendinize dönüp şu soruları sormanız faydalı olabilir: "Ben bu süreçte ne hissediyorum?", "Benim ihtiyaçlarım neler?", "Bu evlilikte kendimi hâlâ güvende hissediyor muyum?", "Eşimin yaşadığı iç çatışmaları anlamaya çalışırken ben kendi duygularımı ne kadar duyabiliyorum?" Çünkü bazen yaşanan olayların yoğunluğu içinde kişi, kendi yaşadığı acıyı fark etmekte zorlanabilir.


Yaşadığınız süreç yalnızca bir ilişki krizi değil; aynı zamanda güvenin yeniden sorgulandığı, evliliğin geleceğine dair önemli kararların gündeme geldiği bir dönem gibi görünüyor. Bu nedenle bu yükü tek başınıza taşımaya çalışmamanız oldukça önemli. Eğer eşiniz de bu evliliği sürdürmek istediğini ifade ediyorsa, birlikte bir psikolog desteği alarak ilişkinizi, beklentilerinizi, güven sorunlarını ve sınırlarınızı konuşabileceğiniz güvenli bir alan oluşturmanız faydalı olabilir. Bunun yanında sizin de bireysel olarak yaşadığınız hayal kırıklığını, öfkeyi, güven kaybını ve duygusal yükü çalışabileceğiniz bir psikolog desteği almanız, bu süreçte kendinizi daha iyi anlamanıza ve nasıl bir yol izlemek istediğinize karar vermenize yardımcı olabilir.


**Ona şu tarz cümleler kuabilirsiniz. “Üçlü ilişki, başka erkekle olmam gibi isteklerini kabul etmem mümkün değil. Bu benim değerlerime, duygularıma uygun değil. Senin ne yaşadığını birlikte anlamaya çalışabiliriz, konuşuruz, istersen bir psikologtan birlikte yardım alalım. Seni çok seviyorum, evliliğimizi de önemsiyorum ama isteklerin benim sınırlarımı zorladığında geri çekilmek zorunda kalacağım.”**


Son olarak şunu söylemek isterim; bazen insanlar bir ilişkiyi yalnızca sevgiyle ayakta tutabileceklerini düşünürler. Oysa sağlıklı bir ilişkinin temelinde sevginin yanında güven, dürüstlük, karşılıklı saygı ve sınırların korunması da yer alır. Bu süreçte vereceğiniz karar ne olursa olsun, bunun kendi değerlerinizi, duygularınızı ve sınırlarınızı gözeten bir karar olması oldukça kıymetlidir. Unutmayın, bu süreçte yalnızca eşinizin yaşadıklarına değil, sizin yaşadıklarınıza da aynı özen ve şefkatle yaklaşılması gerekir.


Tekrardan danışmak istediğiniz bir konu olursa sizin için burada olacağım.

Sevgiyle Kalın

Psikolog Ecem Bakıner

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular