Cinsellik

EŞİMLE BİRLİKTELİK SORUNU

Gizli Kullanıcı18 Ağustos 2026 06:11
merhaba. henüz 11 aydır evliyiz. doğru tabir olduğundan emin değilim ama başlarda çok daha verimli olan cinsel birlikteliğimiz artık verimini düşürmeye başladı. ben bu durumdan daha çok kaçar oldum. eşim talep ediyor ama ben kaçınıyorum. çünkü işten zaten yorgun geliyorum işteyken tek düşüncem biran önce eve gidip uyumak oluyor. eve geliyorum yemek yap, onlaro toparla sonrasında birliktelik bana zor geliyor. sadece bununla da kalmıyor, birliktelik sonrası odadaki herşeyi siliyorum. yatağın başlığını, komidinleri, dolap kapaklarını, çekmeceleri, kapıyı, birliktelikten sonra bunları yapacağımı düşünmek çok zor geliyor. bir de eşim devamlı temas istiyor. bu da beni uzaklaştırıyor gibi hissediyorum. ama eşime de bu konuyu söyleyince 'e sen hiç yaklaşmıyorsun ki' diyor. ona da birşey diyemiyorum o da kendince haklı. eşimi seviyorum, beni heyecanlandırıyor ama birliktelik esnasında da asla anı yaşamıyorum. kendimi o ana odaklayamıyorum bu yüzden de zevk alamıyorum. ama sonrasında kendimi rahatlatıyorum. ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.

Bu soru 18 Ağustos 2026 08:05 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Yazdıklarınızdan ne kadar arada kalmış bir vaziyette olduğunuzu hissetmemek mümkün değil. Bir tarafta sevdiğiniz, sizi hâlâ heyecanlandıran bir eşiniz var; diğer tarafta ise günün sonunda oldukça yorulmuş, zihni dolu ve artık kendine ayıracak enerjisi kalmamış bir tarafınız… Sanki bu iki tarafınız birbiriyle sürekli mücadele ediyor gibi.


Aslında temel mesele yalnızca “cinsel isteğin azalması” gibi görünmüyor. Gün içinde taşıdığınız yorgunluk, eve geldiğinizde devam eden sorumluluklar ve sonrasında zihninizde beliren temizlik düşünceleri bir araya geldiğinde, cinselliğin sizin için dinlenebildiğiniz, yakınlık kurabildiğiniz bir alan olmaktan çıkıp bir başka sorumluluk gibi hissettirmeye başlamış olabilir. Böyle bir durumda bedeninizin geri çekilmesi, aslında size bir şey anlatmaya çalışıyor olabilir.


Bir de eşinizin sürekli temas istemesinden bahsetmişsiniz. Burada sanki sizin için “yakınlık” ile “alan ihtiyacı” aynı anda var olabiliyor. Eşinizi sevmeniz, onunla yakın olmak istemeniz, hatta ondan heyecan duymanız; her zaman dokunulmak, sarılmak ya da cinsel yakınlık yaşamak isteyeceğiniz anlamına gelmeyebilir. Bazen insan sevdiği kişiden bile biraz uzaklaşmaya, kendi bedeninde ve kendi alanında kalmaya ihtiyaç duyabilir. Bu ihtiyacın olması, eşinizi sevmediğiniz anlamına gelmez.


Özellikle “birliktelik sırasında anı yaşayamıyorum” cümleniz de oldukça dikkat çekici. Sanki bedeniniz oradayken zihniniz başka yerlerde kalıyor. Bir taraftan yaşanan ana dahil olmaya çalışırken, diğer taraftan “sonrasında ne yapacağım, nereleri temizleyeceğim?” gibi düşünceler devreye giriyor olabilir. Böyle olduğunda kişinin hazza, bedensel duyumlarına ve yakınlık hissine kendisini bırakması oldukça zorlaşabilir.


Birliktelik sonrasında odadaki pek çok şeyi temizleme ihtiyacınız da burada önemli bir yere sahip gibi görünüyor. Bunu hemen bir yere koymak yerine, sizin açınızdan biraz daha anlamaya çalışmak isterdim. Temizlemediğinizde içinizde nasıl bir duygu oluşuyor? Bir şeylerin kirli veya tamamlanmamış kalacağı hissi mi geliyor, yoksa kontrolü kaybetmiş gibi mi hissediyorsunuz? Ve bu temizlik davranışı sizi gerçekten rahatlatıyor mu, yoksa yanında başka hisler de eşlik ediyor mu? Bunların cevapları bize bu davranışın sizin için ne ifade ettiğini anlamamızda yardımcı olabilir.


Bir diğer önemli nokta ise, eşinizle ilgili olarak “beni heyecanlandırıyor” demeniz. Yani sanki çekim tamamen ortadan kalkmış değil. Daha çok, o çekime ulaşmanızı zorlaştıran bir zihinsel ve bedensel yük var gibi. Bu nedenle belki de kendinize “Neden eşimi istemiyorum?” diye sormak yerine, “Yakınlaşmak istediğim halde beni geri çeken ne oluyor?” diye sormak daha şefkatli ve açıklayıcı olabilir.


Burada ev içerisindeki yükün nasıl paylaşıldığına da bakmak önemli olabilir. Siz işten yorgun gelip yemek yapmak, toparlamak ve ardından birliktelik sonrasında bütün o alanı temizlemek durumunda kaldığınızda, zihninizin ve bedeninizin yakınlığa ayıracak enerjisinin azalması oldukça anlaşılır. Belki de yalnızca cinselliği değil, günlük hayatın nasıl paylaşıldığını da konuşmaya ihtiyaç var. Ev işlerini birlikte yapmak, birbirinizin yükünü hafifletmek ve sizin de günün sonunda gerçekten dinlenebileceğiniz bir alan yaratmak, cinselliği doğrudan “çözmeye” çalışmaktan çok daha temel bir değişim yaratabilir.


Çünkü cinsellik yalnızca haz duymaktan ibaret değil. Elbette haz önemli; ancak kişinin o hazzı yaşayabilmesi için kendisini rahat, güvende, görülmüş, anlaşılmış ve üzerinde bir beklenti ya da zorunluluk hissetmiyor olması da oldukça önemli. Bazen gün içerisinde eşlerin birbirinin yükünü fark etmesi, destek olması, sınırlara saygı göstermesi ve alan açması; akşam olduğunda yakınlığa dair hisleri düşündüğümüzden çok daha fazla etkileyebilir. Yakınlık yalnızca yatak odasında kurulmaz. Gün içerisinde birbirinin yükünü görmek, destek olmak ve birbirine alan açmak da yakınlığın bir parçasıdır.


Eşinizin “sen hiç yaklaşmıyorsun ki” demesi de sizin için ayrıca bir baskı yaratıyor olabilir. Onun da kendi ihtiyacının ve kırgınlığının olması anlaşılır; fakat sizin ihtiyacınızın da aynı anda var olabileceğini unutmamak önemli. Burada amaç kimin haklı olduğunu bulmak değil, ikinizin ihtiyaçlarının aynı ilişkide nasıl yer bulabileceğini keşfetmek olabilir. Belki birlikte “Senin yakınlık ihtiyacın ne, benim alan ihtiyacım ne ve ikisine aynı anda nasıl yer açabiliriz?” sorusunun üzerinde durabilirsiniz.


Belki şu an kendinize koyabileceğiniz ilk hedef daha fazla cinsel birliktelik yaşamak değil. Öncelikle cinselliğin sizin zihninizde yeniden bir “zorunluluk” olmaktan çıkmasını sağlamak olabilir. Eşinizle bunu konuşurken , “Seni sevmediğim ya da senden etkilenmediğim için değil; zihnim ve bedenim şu sıralar yakınlığa geçmeden önce çok fazla yük taşıyor. Biraz bunu anlamaya ve üzerimdeki baskıyı azaltmaya ihtiyacım var, senin de ihtiyaçlarını duymak ve ortak bir nokta bulmak isterim.” şeklinde kendinizi ifade etmek belki daha mümkün olabilir.


Ve belki en önemlisi, kendinize “Bende bir sorun var” diye yaklaşmak yerine, bedeninizin ve zihninizin size ne anlatmaya çalıştığını merak etmeye başlayabilirsiniz. Çünkü bazen geri çekilmek, yakınlığı istememekten çok, yakınlığın şu anki koşullarında bize fazla gelmesiyle ilgili olabilir. Bunu birlikte biraz daha yakından anlamak, sizin için cinselliğin yeniden keyif, merak ve yakınlık içeren bir deneyime dönüşmesinin de önünü açabilir.


Tekrardan danışmak istediğiniz bir konu olursa her zaman bana ulaşabilirsiniz.


Sevgiyle Kalın,

Psikolog Ecem Bakıner

alinti

çok teşekkür ederim. ev yükünün nasıl paylaşıldığını anlamakta fayda olabilir demişsiniz; ben işten gelince duşumu alırım sonra eşim acıktım der zaten bi yemek hazırlama sürecine girerim eşim o sırada uyuyo olur ardından sofra hazırlanır yeriz eşimle beraber masayı toplarız sonra ben bulaşık yıkamaya başlarım. yıkanacak çamaşır varsa onları yıkamaya atarım yıkandılarsa kurutmaya atarım. evin toplanacak kısmı varsa toplarım. çamaşırları katlarım ya da bazen umursamam gece yatmadan önce mecbur eşim de eşlik eder katlamaya. sonra içersek bi çay koyarım yanına atıştırmalıklar. izleyeceğimiz film varsa beraber izleriz yoksa herkes kendi halinde takılır. herşeyi temizleme hissi ben üniversitede yurtta kalırken başladı. çok afedersiniz kusura bakmayın bi gün tuvalete gireceğim sırada benden önce giren oda arkadaşım klozeti ıslak bırakmış, yıkamış gibi yani.. sonrasında ben de her tuvaleti kullanacağımda yıkayıp silerek kullanmaya başladım. şimdi evde alaturka var, kendi evimde de tuvalette girmeden önce alt kıyafetimi çıkartıyorum tuvaletten sonra bacaklarıma komple su tutarım sonra kıyafetimi giyerim. ellerimi dirseklerime hatta bazen omuzlarıma kadar yıkarım. temzilik hissi ben de rahatlama sağlıyo. hıh diyorum tamam şimdi devam edebilirim. diğer türlü her dokunduğum pismiş gibi geliyo sanki üzerlerinde bi tabaka varmışta her yere bulaşıcakmış gibi. zihnimi durduramıyorum. elimin değdiği her şeyi yıkarım. paralarım, cüzdanım, gözlüğüm, makyaj malzemelerim de dahil. kendimi anlaşılmış hissetmiyorum aslında. bazen eşimle tartışıyorum yemek yapmak bana özel bi durum değil ya da dağınık gördüğün yeri toplayabilirsin diye.. o da bana şakayla 'seni niye aldık' şeklinde dalga geçerek cevap veriyor. çok çileden çıktığımda gelip yardım eder ama.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular