Eğitim

Geleceğime nasıl odaklanırım?

Gizli Kullanıcı10 Şubat 2026 13:06

geçen sene liseden mezun oldum ve sınav senemde çok yıprandığım için istediğim 2 yıllık üniversiteye gidebilecekken gitmek istemedim ve 1 sene kendimce mola yapmak istedim ama sınav yaklaşmaya başladı ve benim üstümde nerden geldiğini bilmediğim bir şekilde rahatlık var günüm çok hızlı bitiyor ve değerlendiremiyorum günlerdir kitap yüzü açamıyorum kendimi bir türlü adapte edemedim. konfor alanımdan uzakta ders çalışmayı denedim bir kaç kere ve asla verimli olduğunu hissetmiyorum hep bir şeyler yetersiz geliyor nasıl kendimi bu döngüden çıkarıcam bilmiyorum kitap yüzü açamıyorum gerçekten ve gün geçtikçe korkuyorum. çünkü bu sene başarısız olursam insanlardan çok tepki alıcakmışım gibi hissediyorum ailem beni bu konuda yargılamıyor hatta özel okula vermek istiyor ama onlara yük olacakmış gibi hissediyorum. belki de ne kadar vicdanım onları maddi acıdan zorlamaya izin vermese de bir tarafım özel okulu kazanmanın rahatlıgından istiyor. cidden düşüncelerim çok karışık en azından biraz burs kazanmam gerek. nasıl bu moddan çıkarım kendimi nasıl adapte ederim lütfen bana akıl verin sanırım biraz motivasyona ihtiyacım var. şimdiden desteğiniz ve cevabınız için teşekkür ederim💗

Bu soru 10 Şubat 2026 14:27 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,

Yazdıklarınızı okurken düşüncelerinizin ve hislerinizin ne kadar karışık olduğunu tahmin edebiliyorum. Özellikle önemli sınavlar söz konusu olduğunda bu karmaşık duyguların daha da yoğunlaşması oldukça anlaşılır.


Öncelikle şunu söylemek isterim ki, bazen sınav sürecinde hissedilen ani rahatlık çoğunlukla mental yorgunluğa işaret eder. Uzun süreli çaba ve stresin ardından zihin kendini korumaya almak için adeta bir “fren” mekanizması devreye sokabilir. Bu nedenle yaşadığınız durum, çöken bir rahatlıktan ziyade bir “psikolojik mola dönemi" olarak düşünülebilir. Bu süreçte akıldan geçen yetersizlik düşünceleri, değersizlik hisleri ve aynı döngüde sıkışıp kalma algısı giderek pekişebilir. Bunun sonucu olarak kitap açamama, günlerin çok hızlı geçtiğini hissetme, suçluluk ve kaygının birlikte yaşanması oldukça sık görülür.


Öte yandan anlattıklarınızdan, birçok duygu ve düşünce olsa da temelde iki ana yük taşıdığınızı görüyorum. Bunlardan biri, “başarısız olursam insanlar ne der?” korkusu. Diğeri ise “aileme maddi yük olur muyum?” kaygısı. Bir şeyler, sizin tanımınızla “yetersiz” gelebilir; ancak burada önemli olan şey mükemmel yapmak değil, küçük de olsa adım atabilmektir.


Yani siz aslında sadece bir sınava değil; aynı zamanda emeğinizi ve ailenize duyduğunuz sevgiyi de korumaya çalışıyorsunuz. Bu yüzden sürecin bu kadar yorucu gelmesi çok anlaşılır. Ve bu durum, sizin oldukça sorumluluk sahibi, geleceğini düşünen ve çabalayan biri olduğunuzun da önemli bir göstergesidir.


Bu noktada, süreci biraz daha yönetilebilir hale getirebilmek için atılabilecek küçük adımlar olduğunu söylemek isterim. Dilerseniz bunlardan bazılarını deneyebilirsiniz.


Öncelikle, çalışmaya başlamadan önce kendinize küçük ve basit rutinler (ritüeller) oluşturmak da işe yarayabilir. Örneğin masayı toparlamak, sevdiğiniz ve sizi mutlu eden bir eşyanızı yanınıza almak (varsa tabii ki), bir bardak su ve sevip tükettiğiniz bir içeceğinizi yanınıza almak, yüzünüzü yıkamak, sevdiğiniz biriyle konuşmak, müzik veya podcast dinlemek, ya da birkaç derin nefes almak gibi kısa hazırlıklar, zihninize “şimdi ders zamanı” sinyali verebilir. Bu basit rutinleri, nelerin size iyi geldiğini ve sizi neyin motive ettiğini göz önünde bulundurarak kendiniz için en uygun şekilde belirleyebilirsiniz. ✨


Eğer uzun süre odaklanmakta zorlandığınızı ve gün içinde kendinize koyduğunuz büyük hedefleri gerçekleştiremediğinizi fark ediyorsanız, hedefleri küçültmek faydalı olabilir. Örneğin, “bugün 5 saat kesin çalışacağım” ya da “kesin 500 soru çözeceğim” demek yerine,

“Bugün eksik olduğum bir veya birkaç konuyu bitirmeyi ve ardından o konuyla ilgili soru çözmeyi hedefliyorum” şeklinde daha ulaşılabilir hedefler belirleyebilirsiniz.


Böylece yapmakta zorlanacağınız büyük hedefler koyup kendinizi olumsuz hissetmek yerine, gerçekleştirme ihtimali daha yüksek olan küçük hedeflerle başlayabilirsiniz. Bu süreçte kendinizi katı planlara sokmak zorunda değilsiniz. Esneklik ve kendinize şefkat gösterebilmek, en az çalışmak kadar önemlidir.


Ayrıca, belirlediğiniz hedefleri tamamladıktan sonra kendinizi küçük şekilde ödüllendirebilirsiniz. Bu ödül; kısa bir mola vermek, sevdiğiniz bir müziği dinlemek, resim yapmak ya da hoşunuza giden herhangi bir aktivite olabilir. Bu tür küçük ödüller, motivasyonu artırmada oldukça etkili olabilir.

Son olarak şunu bilmenizi isterim: Şu anki hâliniz yorulmuş olabilir ve siz zihninizi toparlama sürecindesiniz. Bu süreç yavaş olabilir ama geçicidir. Bugün atacağınız küçücük bir adım ve sahip olduğunuz farkındalık, sandığınızdan çok daha kıymetlidir. Bu süreçte tekrar desteğe ihtiyaç duyduğunuzda her zaman yeniden yazabilir ve iletişime geçebilirsiniz.


Başarılar Dilerim,


Sevgilerle,


Psikolog Ecem Bakıner

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.