İş hayatında özgüvensizlik
İş hayatımda bir konuda bilgim olmasına rağmen (kitaplar okudum ve eğitimler aldım), çalışma konusunda kendime yeterince güvenemiyorum. Sanki çuvallayacakmışım gibi geliyor. Nasıl bir yol izlemeliyim? İşim insanlar ile iletişim halinde olmamı gerektiriyor. Sanki insanlar beni bilgisiz görecekler ve kınayacaklar diye endişeleniyorum. Bildiklerimi de iletişim esnasında uygulamakta zorluk yaşıyorum sanki biraz kaygılıyım genel anlamda galiba. Yine de işimi sürdürebiliyorum ama daha iyi olabilirdim...
Bu soru 13 Şubat 2026 12:39 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba,
Yazdıkların çok tanıdık bir iç sesi gösteriyor: “Biliyorum ama uygulayamıyorum. Ya rezil olursam?” Bu durum çoğu zaman bilgi eksikliğinden değil, performans anında devreye giren kaygıdan kaynaklanır. Yani sorun kapasite değil; kaygının dikkatini daraltması. Kaygı yükseldiğinde zihin “hata yapma” moduna geçer, bu da doğal akışı bozar. Senin yaşadığın şey yetersizlik değil; performans kaygısının özgüvenini gölgelemesi.
Burada işleyen düşünce genelde şu olur: “İnsanlar beni bilgisiz görecek.” Bu otomatik düşünce kanıtlanmış bir gerçek değil, zihnin olası bir tehdit tahmini. Kaygı, ihtimali kesinliğe çevirir. Oysa gerçekçi baktığımızda: Eğitimler almışsın, bilgi edinmişsin, işini sürdürebiliyorsun. Bu üçü bir arada yetersizliğe değil, yeterliliğe işaret eder.
Burada iki ana alan var: düşünceyi dengelemek ve kaçınmayı azaltmak.
Önce düşünceyi ele alalım.
Şu egzersizi uygulayabilirsin:
Bir iletişim öncesinde ya da sonrasında şu tabloyu doldur:
- Aklımdan geçen otomatik düşünce:
- (Örn: “Şimdi saçmalayacağım.”)
- Bu düşüncenin kanıtı ne?
- (Somut veri var mı?)
- Buna karşı kanıt ne?
- (Geçmişte iyi giden konuşmalar? Aldığın olumlu geri bildirimler?)
- En dengeli alternatif düşünce ne olabilir?
- (“Kaygılı olabilirim ama bilgim var. Küçük bir hata yapmam beni yetersiz yapmaz.”)
Bu çalışma zihnin felaketleştirme eğilimini törpüler.
İkinci adım davranışsal. Özgüven bekleyerek gelmez; deneyimle inşa edilir. Küçük maruziyet adımları planla. Örneğin:
- Toplantıda en az bir kez fikir belirtmek.
- Bir müşteriye ya da çalışma arkadaşına bilinçli şekilde bir soru yöneltmek.
- Konuşma sırasında kaygı yükseldiğinde yavaş nefes alıp cümleyi bilinçli şekilde sürdürmek.
Buradaki amaç mükemmel olmak değil; kaçınmamayı öğrenmek. Çünkü kaçındıkça kaygı büyür, kaldıkça azalır.
Bir de “başarı kanıt defteri” oluşturmanı öneririm. Her gün işle ilgili iyi giden en küçük şeyi yaz. Bir cümle bile olabilir. Beyin olumsuzu filtreleyip hatırlar; bu defter denge sağlar. Zamanla zihnin otomatik olarak “yapamıyorum” yerine “yapabildiğim şeyler var” demeye başlar.
Şunu da hatırlatmak isterim: Özgüven, kendini kusursuz görmek değildir. Hata yapsan da değerinin değişmediğini bilmek demektir. Sen zaten işini sürdürebildiğini söylüyorsun. Bu, düşündüğünden daha güçlü bir veri.
Ve sana şu cümleyi bırakmak isterim:
“Cesaret, korkunun yokluğu değil; korkuya rağmen adım atabilmektir.”
Şu an ihtiyacın olan şey daha fazla bilgi değil; kendine küçük ama düzenli deneyim alanı açmak. Özgüven, düşünerek değil; yaşayarak yerleşir.
Umarım yardımcı olabilmişimdir,ihtiyaç halinde benimle istediğiniz zaman iletişime geçebilirsiniz, sevgiler...
Psikolog Lara Yelda Aktaş
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.