İş Hayatı

İş ve hayır diyememe korkusu

Gizli Kullanıcı1 Mayıs 2026 12:11

Merhaba hocam ben 24 yaşında üniversite mezunuyum bir anaokulunda yardımcı öğretmenlik yapıyorum ve üstümde olan yani emrinde olduğum öğretmenler benden sadece 1 yaş büyükler 25 yaşındalar ve çok samimilerdi. ben geçen sene onların yardımcı öğretmeniydim bu sene onlarla çalışmıyorum bu sene yardımcısı olduğum öğretmen 37 yaşında benden yaşça büyük. Size geçen sene yaşadığım o kötü süreçleri anlatmak ve bana yol göstermenizi istiyorum. Bu sene çalıştığım öğretmenle bu sorunları yaşamıyorum ama geçen sene ki travmalarımı hala atlatamadım. Hocam ben o iki egolu öğretmenlerin geçen sene yardımcısıyken yanımda kahve içiyorlardı bana emir veriyorlardı ben ikisinin de her dediğini yapmama rağmen her söylemlerini yapmama rağmen hayır diyemediğimi nazik naif sessiz oluşumu bildikleri halde bana hiç kahve içer misin diye bile teklif etmiyorlardı bacak bacak üstüne atıp keyif yapıyorlardı ben çocuklarla ilgileniyordum bana bir kahve teklif etselerdi benden çocuklara bakıp hem kahvemi yudumlardım. düşünün hocam her işlerini yapıyordum hayır diyemiyordum bunu bildikleri için kullanıyorlardı biz bu salak kıza ne dersek yapar her işimizi yaptırırız diye düşünce içindeydiler bunu açıkça demediler ama ben her şeyin farkındaydım bunu hissediyordum. Hocam bu sene de başka korkularım var ben başka okula gidip o iki kız fibi sınıf öğretmeni olmak istiyorum ama başka okula gidip risk almaktan korkuyorum ya yapamazsam ya ortamı burdan da kötü olursa beni beğenmezlerse şartları bana uymazsa diye korkuyorum hocam. Bu sene yardımcı öğretmenlik de ikinci senem geçen sene 3 ve 4 yaş da yardımcılık yaptım bu sene de 5 yaştayım ve bu sene 37 yaşında olan öğretmenle iyi anlaşıyorum o asla o iki kız gibi egolu değil bana kendimi değersiz ezik her yere koşan joker eleman gibi hissettirmiyor ama o iki öğretmen o çok hissettirdiler seneye bu okulda yardımcı öğretmenlik yapmak istiyorum devam etmek istiyorum ama yine geçen sene çalıştığım iki öğretmene verilme korkusu sardı beni hocam onlardan çok korkuyorum asla hayır diyemiyorum çünkü hayır dersem bana kızarlar tartışma çıkar cevap veremem diye korkuyorum sevilmeme ve dışlanma korkusu değil bu özgüven eksikliği var bende ama hayır demeyi öğrenmek istiyorum onların bende bıraktığı kötü izler var yanımdan geçtikleri anda bile tiksinti korku sarıyor bedenimi seneye onlarla olma korkumdan bu okuldaki düzenimi bozup gitmek bile var içimde başka hic bilmediğim kendime güvenmesem de başka yere gitme riski bu seneki öğretmenle seneye devam etmeyi isterdim ama bunu müdürüme dersem o iki kız iyice zıtlaşacaklar benimle nolur yardım edin onlar bana bir iş verse emir kulu gibi yapıyorum eğer yapmazsam bana bağırırlar ben yine ezik gibi bakarım dururum diye korkuyorum nasıl yapacağım bana yardım edin

Bu soru 5 Mayıs 2026 12:58 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,


Yaşadığınız durum yalnızca iş ortamında birkaç olumsuz deneyim yaşamış olmanızdan ibaret görünmüyor. Anlattıklarınız, sınır koymakta zorlanmanın ve otorite olarak algıladığınız kişiler karşısında kendinizi otomatik olarak geri çekmenin sizde ciddi bir içsel baskı yarattığını gösteriyor. Burada sizi en çok zorlayan şey o iki öğretmenin davranışlarından çok, onların yanında kendinizi nasıl hissettiğiniz olmuş. Çünkü bazen bir davranışın yarattığı etki, davranışın kendisinden daha kalıcı iz bırakır. Siz o ortamda yalnızca fazla iş yapan biri gibi hissetmemişsiniz; değersizleştirilmiş, ses çıkaramayacak biri olarak konumlandırılmış gibi hissetmişsiniz. Şu an bedeninizde oluşan korku ve tiksinti hissi de o dönemde yaşadığınız güçsüzlük duygusunun belleğinizde hâlâ canlı olduğunu düşündürüyor.


Öncelikle şunu netleştirmek gerekir: Sessiz, nazik ve uyumlu olmak zayıflık değildir. Ancak bazı insanlar sınırları belirsiz kişilere karşı daha fazla talepte bulunabilir. Bu sizin sınırlarınızı ifade etme becerisini geliştirmeniz gerektiğini gösterir. Sizin anlattığınız tabloda temel mesele, karşı tarafın ne yaptığı kadar sizin zihninizde oluşan felaket senaryoları. Hayır dersem bağırırlar, cevap veremem, donar kalırım düşünceleri sizde henüz gerçekleşmemiş bir çatışmayı kesin olacakmış gibi yaşatıyor. Zihin bazen geçmişteki güçsüz hissettiği bir deneyimi geleceğe taşıyarak benzer durumları tehdit olarak kodlar. Şu an yaşadığınız korkunun önemli bir kısmı, o iki öğretmenin gerçek gücünden değil, zihninizin onlara yüklediği otoriteden besleniyor.


Dikkat ederseniz bu sene 37 yaşındaki öğretmenle aynı sorunları yaşamadığınızı söylüyorsunuz. Bu çok önemli bir veri. Çünkü bu, her otorite figürüyle aynı döngünün yaşanmadığını gösteriyor. Demek ki sorun sizin yetersizliğiniz değil; geçen yılki ilişkinin sağlıksız dinamiği. Zihniniz bunu genelleyip gelecekte de aynı şey olacakmış gibi alarm veriyor. Oysa şu an elinizde farklı bir deneyim var ve bu deneyim, iş ortamında saygılı ilişkiler kurabildiğinizi kanıtlıyor.


Hayır diyememenizin temelinde çoğu zaman çatışmadan kaçınma ve olumsuz değerlendirilme korkusu yatar. Fakat burada küçük bir zihinsel dönüşüm önemli: Hayır demek kavga çıkarmak değildir. Sınır koymak saldırganlık değildir. Sakin, kısa ve açıklamasız bir sınır cümlesi kurmak profesyonel bir tutumdur. Özellikle iş hayatında sürekli açıklama yapmaya çalışma ihtiyacı kişiyi savunmada bırakır. Örneğin biri sizden o anda kendi sorumluluğu olan bir işi istediğinde uzun açıklamalar yapmak yerine kısa bir şekilde şu an çocuklarla ilgileniyorum, bunu birazdan yapabilirim demek yeterlidir. Bu cümle hem iş birliğine açık hem de sınır içeren bir ifadedir.


Sizin asıl çalışmanız gereken alan, karşı tarafın vereceği tepkiye zihinsel olarak dayanabilmek. Çünkü çoğu zaman hayır diyemeyen kişiler, hayır dedikten sonra karşıdakinin memnuniyetsizliğini tolere edemez. Birinin yüz ifadesinin değişmesi, kısa bir sessizlik ya da memnuniyetsizlik belirtisi sizde yoğun suçluluk yaratıyor olabilir. Oysa profesyonel yaşamda herkesin sizden hoşnut olması gerekmez. Geçici rahatsızlıklar, kişisel başarısızlık anlamına gelmez.


Seneye ne yapmanız gerektiğine gelince, sırf korku nedeniyle bulunduğunuz düzeni bozup başka yere gitmek uzun vadede kaygıyı besleyebilir. Çünkü bu durumda zihninize şu mesaj gider: Kaçtım ve güvende kaldım. Bu da korkuyu güçlendirir. Eğer bu okulda genel olarak memnunsanız, yalnızca o iki kişi ihtimali yüzünden ayrılmak yerine sınır koyma becerinizi güçlendirerek kalmayı değerlendirmek daha geliştirici olabilir. Müdürünüzle profesyonel bir şekilde hangi yaş grubunda veya hangi ekip yapısında daha verimli çalıştığınızı paylaşmanız da mümkündür; bu bir şikâyet değil, çalışma tercihi belirtmektir.


Şunu bilmeniz önemli: Geçen yıl sessiz kalmış olmanız, bundan sonra da hep öyle kalacağınız anlamına gelmez. İnsanlar çoğu zaman geçmişte verdikleri tepkileri karakterlerinin değişmez bir parçası sanırlar. Oysa bunlar öğrenilmiş savunma biçimleridir ve değişebilir. Siz zaten farkındalık geliştirmişsiniz. Ne yaşadığınızı analiz edebiliyor, hangi dinamiklerin sizi zorladığını görebiliyorsunuz. Bu değişim için çok güçlü bir başlangıçtır. Şu an ihtiyaç duyduğunuz şey cesaretin bir anda gelmesi değil; korkuya rağmen küçük küçük sınır denemeleri yapmak. Özgüven, hazır olduğunuzda gelen bir duygu değil; tekrar tekrar kendinizi savunduğunuzda inşa edilen bir deneyimdir.


Umarım yazdıklarım size faydalı olmuştur. Eğer konuşmak veya soru sormak isterseniz burada olacağım.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular