Cinsellik

Karşı Cins İlişkisi Kurmakta Zorlanma ve Çekingenlik

big_owner2 Ekim 2026 18:07
Merhaba,Ben 39 yaşında bekar bir erkeğim. Ergenliğe girdiğim dönemlerden itibaren karşı cinsimle arkadaşlık, iletişim ve birliktelik anlamında hep çekingen ve pasif kaldım. Uzun zaman annemin öğretilerinden ve utandırılmamdan dolayı ilişki yaşayamadım. Ta ki 30 yaşında yurtdışında çalıştığım dönemlerde ve farkında olmadığım mani atak dönemlerimi yaşadığım evrede pervasız cinsel ilişkiler yaşamaya başlayana kadar. Daha sonrasında tedavi sürecim başlandı. Ancak cinsel isteğimin aşırı olması kadınlarla iletişimimde bozukluklar yaşamama neden oldu. Yalnızca cinsel ilişkiye girme arzusu yaşayarak kadınlara bakış açım oldu.Ancak dürtülerimle baş edebildim ve yanlış ve tehlikeli davranışlardan mümkün olduğunca kaçtım. Daha sonrasında tanıştığım bir genç kadınla çalkantılı bir ilişki yaşadım. Cinsel birliktelikte yaşadık birkaç defa ve ilişkimiz yoğun bir cinsellik iletişimi üzerine kurulu oldu. Daha sonrasında benden ayrıldı. 4 yıl gibi bir süredir kadınlarla ilişki ve iletişim kurmaktan ve denemekten kaçınmaya devam ettim. Aslında kimse beni istemez düşüncesi hakim bu düşüncenin üstünde. Beğenilmem ve tercih edilmem gibi düşünüyorum. Rahatsızlığımın bipolar oluşu ve yaş olarak geç kalmış olmam gibi bu ve benzeri düşüncelerim yoğunlukta. Olumsuz ve karamsar düşünceler hakim. Fiziksel ve duygusal olarak yoğun yoksunlukla mücadele etmeye devam ediyorum. Sizden değerli görüşlerinizi belirtmenizi rica ediyorum.Sevgilerimle.

Bu soru 3 Ekim 2026 14:20 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Yazdıklarınızı okurken, hayatınızın farklı dönemlerinde birbirinden oldukça farklı deneyimler yaşadığınızı ve bugün bütün bunların duygusal yükünü taşımaya çalıştığınızı hissettim. Bir taraftan kendinizi bastırmak zorunda hissetmek, diğer taraftan yoğun arzularınızla mücadele etmek ve bugün yeniden yakınlık kurma konusunda kendinizi geri çekmek oldukça yorucu olmalı. Öncelikle bütün bunları bu açıklıkla paylaşabilmenizin kıymetli olduğunu belirtmek isterim.


Ergenlik döneminizde annenizden gördüğünüz tutum ve utandırılma deneyimleriniz üzerinde biraz durmak isterim. Çünkü kişinin kendisini, cinselliğini ve karşı cinsle kurduğu yakınlığı tanımaya başladığı bu dönemde karşılaştığı tepkiler, zamanla kendisine ilişkin geliştirdiği düşünceleri de etkileyebilir. Belki de o dönemde yalnızca bazı davranışlarınızı değil, kendinizi ifade etme biçiminizi ve yakınlık kurma isteğinizi de bastırmak zorunda hissettiniz. Elbette bunun sizin üzerinizde nasıl bir etkisi olduğunu ancak kendi deneyiminiz üzerinden anlayabiliriz.


30 yaşınızdan itibaren yaşadığınız yoğun cinsel dürtüler de bu sürecin önemli bir parçası. Ancak burada paylaştığınız bilgiler, yaşadıklarınızın nedenlerini kesin olarak açıklamak veya yeni bir tanısal değerlendirmede bulunmak için yeterli değil. Bu nedenle geçmiş deneyimlerinizi hem psikolojik yaşantılarınız hem de bipolar bozukluk tanınız çerçevesinde, bir psikiyatristin takibiyle birlikte ele almak önemli olacaktır.


Geçmişte yaşadığınız ilişkide cinselliğin oldukça merkezi bir yerde olduğunu da ifade ediyorsunuz. Burada belki şu sorular üzerinde düşünmek anlamlı olabilir: Cinsel yakınlık sizin için yalnızca fiziksel bir ihtiyaç mıydı, yoksa o yakınlığın içerisinde sevilmek, arzulanmak, kabul edilmek veya bir başkasına ait hissetmek gibi başka ihtiyaçlar da var mıydı? Çünkü bazen fiziksel yakınlık ile duygusal yakınlık birbirinden ayrı yaşanmayabilir. Özellikle, bu anlamda annenizin yakınlık ile ilgili tutumu konusunda zorluk yaşadığınızı belirtmeniz, burada bir ipucu içeriyor olabilir.


Daha sonra bu ilişkinin sona ermesi ve ardından yaklaşık dört yıl boyunca kadınlarla ilişki ve iletişim kurmaktan kaçınmanız da dikkatimi çekti. Acaba yaşadığınız ayrılık, yalnızca bir ilişkinin sona ermesi olarak kalmayıp zaman içerisinde kendinizle ilgili "Ben tercih edilmiyorum" veya "Beni kimse istemez" düşüncelerinin güçlenmesine de katkıda bulunmuş olabilir mi? Bunu kesin bir açıklama olarak değil, birlikte düşünmeye değer bir ihtimal olarak ele alabiliriz.


Bugün yazdıklarınızda ise en çok "Kimse beni istemez", "Beğenilmem, tercih edilmem" düşünceleriniz de çok dikkat çekici. Sanki geçmişte yaşadığınız deneyimlerin ardından, kendinizi bir başkasının gözünden değerlendirmeye ve daha ilişki başlamadan reddedileceğinizi düşünmeye başlamış olabilirsiniz. Bu düşüncelerle yaşamak, insanın yalnızca başkalarına değil, kendisine de mesafe koymasına neden olabilir.


Dört yıldır kadınlarla iletişim kurmaktan ve ilişki denemekten kaçındığınızı söylüyorsunuz. Acaba bu uzaklaşma, bir yanınızın yakınlık kurmayı çok istemesine rağmen diğer yanınızın yeniden hayal kırıklığı yaşamaktan, reddedilmekten veya yeterince beğenilmemekten korunmaya çalışmasıyla ilişkili olabilir mi? Belki de burada yalnızca bir ilişki kurma güçlüğünden değil, kendinizi bir başkasının sevgisine ve tercihine layık görme konusunda yaşadığınız bir zorlanmadan da söz ediyoruz.


39 yaşında olmanızın, sevgi ve yakınlık yaşamak için geç kaldığınız anlamına gelmediğini özellikle belirtmek isterim. Geçmişte yaşadıklarınız, bugün kendinize nasıl baktığınızı etkilemiş olabilir; ancak sizin kim olduğunuzu veya bundan sonra nasıl ilişkiler kurabileceğinizi tek başına belirlemez. Aynı şekilde bipolar bozukluk tanınız da sizi yalnızca bu tanıdan ibaret hale getirmez ve ilişki kurma kapasitenizi tek başına belirlemez.


Fiziksel ve duygusal yoksunluk olarak ifade ettiğiniz duygularınız da oldukça önemli. Çünkü insan bazen yalnızca bir partneri değil; anlaşılmayı, kabul görmeyi, bir başkasının yanında kendisi gibi olabilmeyi ve duygusal olarak karşılık bulmayı özleyebilir. Belki de kendinize şu soruyu sormak, bu duyguların altında yatan ihtiyaçları anlamanız için bir başlangıç olabilir: "Bir kadın tarafından tercih edilmek benim için ne ifade ediyor? Bu gerçekleşmediğinde kendimle ilgili neye inanıyorum?"


Bütün bu yaşantılarınızı tek başınıza çözmek zorunda değilsiniz. Özellikle kendinize ilişkin olumsuz inançlarınız, geçmişteki utandırılma deneyimleriniz, cinselliğe yüklediğiniz anlamlar ve yakınlık kurma konusundaki çekinceleriniz psikoterapi sürecinde güvenli bir ortam içerisinde birlikte ele alınabilir.Geçmişte yaşadıklarınızdan bağımsız olarak, bugün de anlaşılmayı, sevilmeyi ve güvenli bir yakınlık kurmayı istemeniz son derece insani. Bu ihtiyaçlarınızı bir eksiklik olarak değil, kendinizi ve ilişkilerinizi daha yakından tanımanız için bir başlangıç noktası olarak değerlendirebilirsiniz.


Tekrardan sormak, danışmak istediğiniz bir konu olursa her zaman bana ulaşabilirsiniz.

Sevgiyle Kalın

Psikolog Ecem Bakıner

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular