İş Hayatı

Kendime nasıl iyi davranırım ?

Gizli Kullanıcı1 Mayıs 2026 04:31

Merhaba.Ben evli bir arkadaşımla bir ilişki yaşadım bunu kimse bilmiyor iş yerinde. Fakat benden daha alt seviyede bir kadın çalışan bana karşı çok mobbing yapıyor beni kafaya takmış durumda.Bu kadın arkadaş benle evli olan arkadaşım hakkında çok yakın olduğumuzu ve aramızda bişeyler olduğunu etrafa yaymış. Bende o işyerinden ayrılmak için bunun iftira olduğunu söyledim.Fakat müdürümüz bana inanmıyor kanıt olduğu halde. Önce inandı sonra müdürüm bana elimde bir belge veya yazışma var senin aleyhinedir.Bunu söyledi ve bana asla göstermedi.İftirayı yayan kadın arkadaş çok tehlikeli ve sevilen biri. Yüzleşme istedim ısrarla kendimi aklamak için önce kaçtılar sonra karşı taraf yüzleşme istiyor.Müdür doğru mu diyor beni korkutuyor mu bilmiyorum.Bana senin geçmişinde haberdarım dedi müdürüm . Orada tepkimi koyamadım.İdareye şikayet etsem hepsi birbirinden kötü ve bu konuyu çözemeyecek insanlar. Sizce yüzleşsem mi konuyu kapatsam mı herkes duydu zaten olayı.Bana işyerinden kaçmak için bahane uydurdu diyorlar.Çalıştığım yer çok küçük .İki haftadır uyuyamıyorum çok üzgünüm kaygılıyım.Ne yapmalıyım?

Bu soru 18 Mayıs 2026 19:24 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabalar,

Şu an içinde bulunduğun durumun iş yeri ortamında seni ne kadar köşeye sıkışmış, çaresiz ve kaygılı hissettirdiğini çok iyi görebiliyorum. İki haftadır uyuyamıyor olman, sinir sisteminin maruz kaldığı bu yoğun tehdit ve belirsizlik karşısında verdiği çok doğal bir alarm tepkisidir. Hem saklı kalmasını istediğin bir durumun deşifre olma korkusu hem de iş yerindeki mobbing ve dedikodu mekanizması seni duygusal olarak ciddi şekilde hırpalamış duruyor.

Şu an seni en çok yıpratan şey muhtemelen, müdürünün "Elimde senin aleyhine belge var, geçmişinden haberdarım" diyerek yarattığı gizem ve belirsizlik.Belirsizlik, kaygıyı en çok besleyen unsurdur ve zihin hemen en kötü senaryoları (Felaketleştirme) üretmeye başlar: "Her şey ortaya çıkacak, rezil olacağım, hayatım mahvolacak." düşünceleri devreye girer.

Müdürünün elinde gerçekten somut, hukuki veya iş akdini feshini gerektirecek bir belge olsaydı, bunu şu ana kadar resmi bir sürece dökerdi. Belgeyi göstermemesi ve geçmişini biliyorum gibi muğlak ifadeler kullanması, aslında senin üzerindeki kontrolü ve otoriteyi elinde tutmak, seni sindirmek için kullanılan bir blöf veya manipülasyon taktiği olabilir.

Karşı tarafın (iftirayı attığını söylediğin kadının) önce kaçıp, şimdi ısrarla yüzleşme istemesi bir strateji değişikliğidir. Küçük iş yerlerinde bu tarz toplu yüzleşmeler genellikle bir aklanma yeri değil, dedikodunun daha da alevlendiği, insanların taraf tuttuğu ve senin duygusal olarak daha çok hırpalanacağın bir tiyatro alanına dönüşür.

O yüzleşme masasına oturduğunda, karşı tarafın çok tehlikeli ve sevilen biri olduğunu söylüyorsun. Muhtemelen seni manipüle edecek, öfkelendirecek ve haklıyken haksız duruma düşürecek cümleler kuracaklar. Olayı herkes duyduysa zaten o masada kendini bir kişiye kanıtlaman, grubun algısını değiştirmeyecektir. Bu nedenle, o masaya duygusal bir aklanma beklentisiyle oturmak risklidir.

Toplu bir yüzleşme yerine müdürünle baş başa, net ve mesafeli bir konuşma yap. Tepkini koyamadığın o anı telafi et. Şöyle bir duruş sergileyebilirsin: "Benim aleyhimde bir belge olduğunu söylediniz. Eğer resmi bir soruşturma veya aleyhimde somut bir kanıt varsa, lütfen bunu bana gösterin ve resmi süreci başlatın. Aksi takdirde, dedikodular üzerinden adımın yıpratılmasına ve bana mobbing uygulanmasına izin vermeyeceğim." Bu netlik, müdürün blöfünü boşa çıkaracaktır.

Diğer çalışanla toplu bir yüzleşmeye girmeyi reddetme hakkın var. "Bu konu benim için kapanmıştır, iş ortamında dedikodularla vakit kaybedecek değilim, profesyonel sınırları koruyacağım" diyerek konuyu kapat. Sen açıklamaya ve kendini savunmaya çalıştıkça, onlar bunu suçluluk psikolojisi olarak okumaya devam edeceklerdir. Sessizlik ve mesafeli duruş, bu tarz ortamlarda en güçlü kalkandır.

"Kaçmak için bahane uyduruyor" demelerini bir kenara bırak (Bu bir Zihin Okuma ve başkalarının ne düşündüğünü aşırı önemseme hatasıdır). Eğer orası küçük, idaresi kötü ve seni mutsuz eden bir yerse, oradan ayrılmak bir kaçış değil, kendi ruh sağlığını korumak adına verilmiş son derece sağlıklı ve rasyonel bir karardır. Başkalarının ne diyeceğine bakarak hayatını o toksik odada geçirmek zorunda değilsin.

Geceleri uyuyamadığında zihnine gelen o senaryolara odaklan. Kendine şunu hatırlat: "Geçmişte ne yaşamış olursam olayım, bu benim şu anki profesyonel haklarımın çiğnenmesine, bana mobbing yapılmasına izin vermez. Ben işimi yapıyorum ve bu dedikodu döngüsünün beni aşağı çekmesine izin vermeyeceğim."

Şu an hissettiğin korku, olayın büyüklüğünden ziyade senin zihninde verdiğin tamamen bittim tepkisinden kaynaklanıyor olabilir..


Bu süreç geçici, sen o sınırları net çizdiğinde dedikodu beslenecek malzeme bulamayacaktır.


Daha fazla soru sormak istersen buradayız


Sevgilerle

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular