Meslek ve Kariyer Seçimi(Tekrar mı sınava hazırlanmalıyım acaba)
Hocam merhaba , ben 27 yaşında yeni mezun bir makine mühendisiyim. 2 yıldır iş arayışındayım ve evdeyim.iyi bir liseyi bitirip biyoloji alanında birşeyler yapmak isterken kendimi tıp gelmediği için bir mühendis olarak buldum. şaşırtıcıdır ki bölümümü dereceyle bitirdim. bu süreçte 5 6 yıldır sağlık sorunlarımla uğraşmaktayım.iş arayışı için beklediğim süreçte acaba ben bu mesleğe uygun değil miyim? yanlış bir yolda hayatımı feda mı edeceğim gibilerinden düşünceler hep aklımda oluyordu.Halen düşünmekte ve kendimi tanıma evresindeyim.Yıllar böyle geçince son günlerde hep bir mesleğimi kendime oturtamama duygusu içerisindeyim. birisi mühendis x mühendis y vay be dediğinde göğsüm kabara kabara içime sinerek bir ''evet benim o '' diyemiyorum. Sebebini de anlamış değilim.Mühendislik derslerini bir yarış atı gibi kayıpsız verdim fakat hiçbir projeye katılmaya motivasyon bulamadım.Üniversite bittiğinden beri de kendimi geliştirmek için mesleki yönde fazla birşey yapmış değilim.Linkedin gibi profesyonel iş arama sitelerinde bile gezinmek ve meslektaşlarımın hareketlerini görmek beni yoruyor.Bunların üzerinden sanırım sağlık sorunlarımdan dolayı özgüvenimin düşmesi de çok muhtemel.19 20 yaşlarımda bu mesleği yazarken ilkokulu annem ve babama çok da diyalog kurmadan '' ben makineleri seviyorum okurum dedim'' ve o motivasyonla yazdım. Şimdilerde ise özel sektör,şirket içi rekabet ve daha farklı durumların bana göre olmadığını seziyorum hele ki bu fiziksel saglıgımla.Acaba
Bu soru 30 Nisan 2026 18:01 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhabalar sevgili danışan,
Yazdıklarınızda nasıl bir kafa karışıklığı içerisinde olduğunuzu, “acaba hata mı yaptım, geç mi kaldım?” gibi birçok düşüncenin zihninizi ne kadar meşgul ettiğini ve sizi içten içe ne kadar yorduğunu tahmin edebiliyorum. Bu kadar uzun süredir hem belirsizlikle hem de kendi içinizdeki sorularla baş etmeye çalışmak gerçekten kolay değil… Özellikle iş hayatı gibi konular, insanın kendini tanımladığı alanlardan biri olduğu için, burada yaşanan kararsızlıklar çok daha derinden etkileyebiliyor.
Yazdıklarınızı tek tek ele almak isterim. Öncelikle, hayatınızda tıp, biyoloji gibi bir hedef varken birdenbire kendinizi mühendislik alanında bulmuşsunuz. Bu aslında oldukça tezat ve insanın içinde kolay kolay oturmayan bir durum olabilir. Bir yandan da bu bölümü dereceyle bitirmişsiniz; bu gerçekten ciddi bir emek, disiplin ve kapasite göstergesi. Ancak bunları anlatırken, sanki bu başarıya eşlik eden bir doyumdan çok, içinizde bir boşluk ya da mesafe hissediliyor gibi… Sanki bir yanınız hâlâ “ben neden mühendislik seçtim ki?” diye sormaya devam ediyor. “Yarış atı gibi” ifadeniz de burada çok şey anlatıyor; başarmışsınız ama o sürecin içinde kendinizle temas etmek pek mümkün olmamış gibi.
Üzerine sağlık problemleri, uzun süre evde kalma, iş bulamama… Bunların her biri tek başına bile insanın kendine olan bakışını zorlayabilecek şeyler. Hele ki yıllardır süren bir sağlık mücadelesi varsa, bu hem fiziksel hem de duygusal olarak insanı oldukça yorabilir. İki yıl boyunca iş aramak, beklemek, umut edip karşılık alamamak… bunlar da zamanla insanın özgüvenini sessizce zedeleyebilir. LinkedIn gibi platformlara girmenin bile ağır gelmesi bu yüzden çok anlaşılır. Orada hissettiğiniz şey belki de biraz “geride kalmışlık” hissi ve buna eşlik eden bir utanç duygusu olabilir. Ve bu duygu çoğu zaman insanı motive etmekten çok durduran, geri çeken bir etki yaratır; böylece bir kısır döngü oluşur.
27 yaşındasınız, uzun süredir sağlık sorunlarıyla uğraşıyorsunuz ve iki yıldır iş arıyorsunuz. Bir yandan da içinizde sürekli “ben bu mesleğe ait miyim?” diye soran bir ses var. Bu kadar belirsizliğin, yorgunluğun ve içsel sorgulamanın bir arada olduğu bir noktada kendinizi mesleğinize ait hissedememeniz aslında hiç şaşırtıcı değil… Hatta oldukça insani bir durum. Çünkü aidiyet duygusu çoğu zaman sadece okuyarak değil, yaşayarak gelişir; işe gidip geldikçe, bir şeyler üretip sonucunu gördükçe güçlenir. Siz bu tarafı yaşama fırsatını çok az bulmuşsunuz gibi görünüyor.
Bir diğer önemli nokta da şu olabilir: Bu mesleği seçerken çok fazla üzerine düşünme, konuşma ya da yönlendirilme fırsatınız olmamış gibi. Daha çok o dönemki ilginizle, belki de o anki koşullar içinde bir karar vermişsiniz. Bu da bugün dönüp baktığınızda içinizde “neden seçtim?” sorusunun canlı kalmasına neden oluyor olabilir. Yani şu an yaşadığınız kafa karışıklığı biraz da geçmişte yeterince işlenememiş bir kararın bugünkü yansıması gibi duruyor.
Ancak şunu özellikle söylemek isterim: Bölümü okumak ile o mesleği yapmak gerçekten çok farklı deneyimlerdir. Şu an “ben bu meslek içinde var olabilir miyim, başarılı olabilir miyim?” sorusuna, o alanın içinde aktif olarak bulunmadan net bir cevap vermek çok kolay değildir. Bu yüzden şu anki belirsizliğiniz, aslında bir “uygunsuzluk”tan çok, henüz yeterince deneyimleyememiş olmanın getirdiği bir boşluk da olabilir.
Ayrıca herkesin hayatının akışı ve zamanı farklıdır. Bazı insanlar daha erken bir noktada yolunu bulurken, bazıları daha geç ama kendine daha uygun bir yer bulur. LinkedIn’de gördüğünüz profiller elbette sizi etkileyebilir, hatta zaman zaman kendinizi yetersiz hissettirebilir; ama bu, sizin gerçekten geri kaldığınız anlamına gelmez. Siz şu an kendi sürecinizdesiniz ve bu süreç, belki de kendinizi daha gerçekçi ve daha derin bir yerden tanıdığınız bir dönem.
Hiçbir şey için geç olmadığını da ayrıca söylemek isterim. Belki de şu an yaşadığınız bu dönem, dışarıdan “bekleme” gibi görünse de, aslında içeride çok önemli bir şey oluyor: Kendinizi sorguluyor, neye ait hissedip neye hissetmediğinizi fark etmeye başlıyorsunuz. Bu da ileride vereceğiniz kararların daha sağlam olmasını sağlayabilir.
Bu süreçte kendinize şu sorularla küçük ama güvenli bir alan açabilirsiniz:
“Ben nasıl bir çalışma hayatı istiyorum?”
“Meslek hayatından beklentilerim neler?”
“Benim için ne önemli, ne kesinlikle olmasın?”
“Beni yormayan, bana iyi gelen bir çalışma düzeni nasıl olurdu?”
Bunları yazmak, belki de “hangi meslek?” sorusundan önce “nasıl bir hayat bana iyi gelir?” sorusuna yaklaşmanıza yardımcı olabilir.
Son olarak şunu da eklemek isterim: Şu an yaşadığınız bu kafa karışıklığı, uzun süredir taşınan bir yükün, belirsizliğin ve belki de biraz yalnız kalmış bir mücadelenin doğal bir sonucu gibi görünüyor. Bu yüzden kendinize karşı biraz daha anlayışlı olmanız çok kıymetli olabilir. Adım adım, kendinizi zorlamadan, küçük denemelerle hem kendinizi hem de mesleki yönünüzü yeniden keşfetme şansınız her zaman var. Ve bu süreçte hissettikleriniz gerçekten anlaşılır.
Tekrardan danışmak, sormak istediğiniz bir konu olursa her zaman buradan veya profilimden ulaşabilirsiniz.
Sevgiyle Kalın
Psikolog Ecem Bakıner
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.