Kaygı

Panik atak geldiğinde ne yapmalıyım?

Gizli Kullanıcı18 Haziran 2025 17:09

Birden gelen o yoğun korku hissi... Kalbim sıkışıyor, nefesim daralıyor, bayılacakmışım gibi hissediyorum. O anlarda dış dünyayla bağlantım kopuyor gibi oluyor. Herkes bana sakin olmamı söylüyor ama bu benim elimde değil. Panik ataklar yüzünden hayatımı kısıtlamaya başladım, bazı yerlere gitmekten, yalnız kalmaktan korkuyorum. Bu durumun beni kontrol etmesine daha fazla izin vermek istemiyorum. Panik atak geldiğinde ne yapmalıyım? Bu anları hafifletmek veya önlemek için hangi yöntemleri deneyebilirim?

Bu soru 19 Haziran 2025 11:29 tarihinde Psikolog Aysel Kacak tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Sevgili danışanım,

Merhabalar.Anlattıklarınızdan yola çıkarak, içinizde ansızın yükselen o yoğun korku dalgasının sizi ne kadar zorlayabildiğini hissedebiliyorum. Bir anın içinde her şey normalken, bir anda bedeninizin kontrolünü yitiriyormuşsunuz gibi hissetmeniz, bu durumun tekrar edeceğine dair bir beklentiyle yaşamak… Bunların hepsi, gerçekten yıpratıcı ve yalnızlaştırıcı olabilir. Özellikle çevrenizdekilerin “sakin ol” demesi, niyetleri ne kadar iyi olursa olsun, o anki yoğunluğunuzu anlamadıklarını düşündürebilir. Oysa ki siz, o an elinizde olmayan, istemsiz bir sürecin içindesiniz.

Panik ataklar, bedeninizin tehdit algısına verdiği yoğun bir alarm tepkisidir. Oysa ortada görünür bir tehlike yokken beden bu kadar güçlü sinyaller verdiğinde, kişi kendisini hem çaresiz hem de kontrolsüz hissedebilir. Kalp çarpıntısı, nefes darlığı, bayılacakmış gibi hissetme, hatta ölüm korkusu gibi deneyimler, panik atağın çok yaygın belirtilerindendir. Bu belirtileri yaşarken “ya bu hep böyle kalırsa?” ya da “kimse yardım edemezse?” düşüncesi çok tanıdık olabilir. Bu da zamanla bazı ortamlardan, durumlardan, hatta yalnız kalmaktan kaçınma davranışlarını beraberinde getirebilir.

Siz bu döngünün farkındasınız ve bu çok kıymetli. “Bu durumun beni kontrol etmesine daha fazla izin vermek istemiyorum” demeniz, aslında iyileşme sürecine adım atmaya hazır olduğunuzu gösteriyor. İşte bu noktada, bazı küçük ama etkili tekniklerle başlayabiliriz.

Panik atak geldiğinde ne yapılabilir?

Öncelikle, panik atağın tehlikeli olmadığını kendinize sık sık hatırlatmanız çok önemli. Kalbiniz hızlı çarpabilir, nefesiniz daralabilir, ancak bu belirtiler geçicidir ve bedeniniz aslında size zarar vermeye çalışmaz; sadece “bir şeyler yolunda değil” sinyali verir.

Böyle anlarda yapabileceklerinizden bazıları:

  1. Nefes egzersizi: Burnunuzdan 4 saniyede nefes alıp, 6 saniyede ağzınızdan vermeyi deneyin. Bu şekilde bedeninize “tehlike geçti” mesajını göndermeye başlarsınız.
  2. 5-4-3-2-1 tekniği:
  3. 5 tane gördüğünüz nesneyi,
  4. 4 tane dokunduğunuz şeyi,
  5. 3 tane duyduğunuz sesi,
  6. 2 tane kokladığınız şeyi,
  7. 1 tane tattığınız şeyi zihninizden geçirin.
  8. Bu teknik, zihninizi “şu an”a geri çekmekte oldukça etkilidir.
  9. Pozisyon alma: Mümkünse oturun, ayaklarınızı yere sabitleyin, bedeninizi destekleyin. Bedene “güvendeyim” mesajı vermek sakinleşmeye yardımcı olabilir.
  10. Düşünceyle çalışma: “Şu anda panik atağım var. Bu geçici bir durum ve daha önce de geçmişti.” cümlesini kendinize nazikçe tekrarlayabilirsiniz. Bu tür düşünceler, zihninizin felaket senaryolarına sürüklenmesini azaltabilir.

Panik atağı önlemeye yönelik neler yapılabilir?

  1. Kaçınma davranışlarını fark etmek: Bazı yerlere gitmemek ya da yalnız kalmaktan kaçınmak, kısa vadede rahatlatıcı gibi görünse de uzun vadede korkunun daha da kökleşmesine neden olabilir. Bu yüzden, sizi kaygılandıran durumları küçük adımlarla ve mümkünse güvendiğiniz biriyle deneyimlemek, bu alanlarda tekrar güven duygusu kazanmanıza yardımcı olabilir.
  2. Panik günlüğü tutmak: Atağın ne zaman, nerede, hangi düşüncelerle başladığını not etmek; sonrasında ne kadar sürdüğünü, ne gibi başa çıkma yöntemleri işe yaradığını yazmak çok faydalı olabilir. Bu, hem tetikleyicileri anlamanızı sağlar hem de aslında atakların hep geçici olduğunu size tekrar tekrar gösterir.
  3. Gevşeme ve farkındalık pratikleri: Düzenli yapılan gevşeme egzersizleri, meditasyon veya yoga gibi farkındalık uygulamaları, genel kaygı düzeyini azaltmada etkili olabilir.

Sevgili danışanım, bu süreçte sabırlı olmak, kendinize anlayışla yaklaşmak en az teknikler kadar önemli. Zihniniz ve bedeniniz şu anda sadece fazlaca tetikte; onları yargılamadan dinlemeyi öğrenmek, bu süreçte en büyük kaynaklarınızdan biri olabilir.Ek olarak ,bu süreçte bir psikologdan destek almanızı da önerebilirim.

Cevabımın faydalı olmasını umuyor, sağlıklı günler diliyorum.

bu süreçte yakınlarınızdan veya bir uzmandan destek almaktan lütfen çekinmeyin.

Değerlendirilmesini istediklerinizi yeni bir soru ile sorabilirsiniz.


Sevgilerimle,Psikolog Aysel Kacak

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.