Saygı çerçevwsi içinde
Merhabalar 8 yıldır evliyim 8 yıldır eşim ne zaman isterse o zaman birlikte oluyoruz ve o bir kere işini görünce daha beni istemiyor istese de olmuyor ben hep yarım kalıyorum son 2 haftadır da hiç istemedi ve artık rüya görüyor rüyada boşalıyor herşey kafasının rahat olmayışından ama neden benim isteklerimi ona defalarca söyledim ama olmuyor artık bendde soğuyorum ne yapmalıuom sizce bana da yardımcı olur musunuz sabrı azdır sinirlenince küser gerçekten bensiz haytta yapamaz tabiki de o söylüyor ama bilmiyorum evliliğin yapı taşı cinsel ilişki neden böyle oluyor
Bu soru 23 Ocak 2026 00:03 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba,
Yazdıklarınızdan uzun süredir görülmeyen, istenmeyen ve yarım bırakılmış hissettiğiniz çok net anlaşılıyor. Evlilikte cinsellik yalnızca fiziksel bir yakınlık değildir; aynı zamanda seçildiğini, arzu edildiğini ve bağ içinde olunduğunu hissettiren çok temel bir temas alanıdır. Bu temas uzun süre tek taraflı hale geldiğinde ya da tamamen ortadan kalktığında, insanın içinde kırgınlık, öfke, değersizlik ve zamanla soğuma oluşması çok anlaşılır bir durumdur. Yaşadıklarınız sabırsızlık ya da fazla talepkârlık değil, karşılanmayan bir bağ ihtiyacının doğal sonucudur.
Eşinizin iş, zihinsel yorgunluk ya da stres nedeniyle geri çekilmesi bir açıklama olabilir; ancak bu durum sizin ihtiyaçlarınızı görünmez kılmamalıdır. Siz bekleyen, isteyen ve anlatan tarafta kalırken; onun mesafeyi belirleyen tarafta durması, ilişkideki dengeyi zamanla bozabilir. Bu durumda kişi sadece eşine değil, yavaş yavaş kendine de yabancılaşır. Rüyalarınızda boşanma görmeniz de bilinçaltınızın “bir şeyler yolunda gitmiyor” diye verdiği bir uyarı olarak düşünülebilir.
“Sensiz yapamam” sözleriyle davranışlar arasındaki fark kafa karıştırıcı ve yorucudur. Sevgi yalnızca söylenen bir şey değil; yaşatılan bir histir. Siz bu ihtiyacı defalarca dile getirmenize rağmen bir karşılık alamıyorsanız, burada artık ne kadar sabırlı olduğunuzdan çok, bu ilişkinin size nasıl hissettirdiği önem kazanır. Sürekli bekleyen, eksik kalan ve kendini geri çeken tarafta olmak, zamanla kişinin kendilik değerini zedeleyebilir.
Cinselliğin azalması ya da kesilmesi tek başına bir evliliğin bittiğini göstermez; ancak uzun süre konuşulmadan, ele alınmadan kalması ilişkiyi sessizce yorar. Burada mesele suçlu bulmak değil; birlikte kalmanın hâlâ iki taraf için de güvenli ve besleyici olup olmadığını fark edebilmektir. Bu farkındalık, ilişkinin devamı ya da gidişatı için önemli bir dönüm noktası olabilir.
Küçük bir egzersiz önermek istiyorum:
Bir kağıdı ikiye ayırın. Bir tarafına evlilikte cinselliğin sizin için ne ifade ettiğini yazın; yakınlık, sevilme, bağ kurma, rahatlama gibi.
Diğer tarafına ise bu temas olmadığında içinizde nelerin oluştuğunu yazın; kırgınlık, yalnızlık, öfke, soğuma gibi.
Bunu suçlayıcı bir dilden uzak, sadece “ben böyle hissediyorum” cümleleriyle ifade etmeye çalışın. Uygun bir zamanda bu yazıyı eşinizle paylaşabilirsiniz. Amaç onu ikna etmek değil, kendinizi net ve dürüst bir şekilde ortaya koyabilmek.
Bir ilişkide ihtiyaç dile getirmek sorun değildir. Asıl zorlayıcı olan, bu ihtiyaçların uzun süre karşılıksız kalmasıdır. Siz ilişkiyi ayakta tutmaya çalışan, çabalayan bir yerdesiniz. Şimdi önemli olan, bu çabanın sizi tüketmeden, ilişkinin gerçekten iki kişilik olup olmadığını fark edebilmenizdir.
İhtiyaç duyduğunuzda burada olacağım, sevgiler...
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.