Eğitim

Sınav hazırlığı için öneriler

Gizli Kullanıcı14 Şubat 2026 19:31

Kızım bu yıl ikinci defa sınava girecek bu aralar çalışma istegi azaldı günlük 5 saat zorlayarak o da çalışabiliyor.Daha uzun süreli çalışman lazım diyorlar fakat ancak bu kadar oluyor bugün hiç çalışmadı canı istemiyor diye .Yani biraz gevşetti çalışmaları usandı galiba onu nasıl yeniden hırslandirabilirim bilmiyorum. Ödül filan onlar da etkilemiyor yani teklif bile etmem yaşından çok daha olgun hoş karşılamaz biliyorum. Bana yardımcı olur musunuz lütfen kütüphane tarzı bir kuruma yazdırdım kendi gibi çocuklar var orda çalışan hani tek başına hissetmesin diye kendine moral olur diye düşündüm oraya da gitmiyor .Zorlamakta olmuyor 19 yaşına girdi. Şimdiden teşekkür ederim yardiminiz için

Bu soru 15 Şubat 2026 21:18 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,

Sınava ikinci kez hazırlanmak 19 yaşındaki bir genç için sadece akademik değil, psikolojik olarak da zorlayıcı bir süreçtir. Bu dönemde motivasyon düşüklüğü çoğu zaman tembellikten değil; zihinsel yorgunluk, performans kaygısı ve “ya yine olmazsa?” düşüncesinden kaynaklanır.


Günde 5 saat çalışabiliyor olması aslında isteksizlik değil, mevcut kapasitesinin bir göstergesi olabilir. Burada amaç çalışma süresini artırmak değil, çalışmaya karşı oluşan içsel direnci azaltmaktır.

Motivasyon iki kaynaktan beslenir: dışsal baskı (yapmalıyım) ve içsel anlam (neden istiyorum?). İkinci kez sınava giren gençlerde sık görülen düşünceler; “Herkes ilerledi ben yerimde sayıyorum”, “Yoruldum artık” gibi bilişsel yük oluşturan düşüncelerdir ve bu düşünceler kaçınmayı artırır. Bu nedenle öncelikle hedefin korkudan değil anlamdan beslenmesi gerekir.


Sakin bir anda şu sorular üzerinde yazılı düşünmesi faydalı olabilir: “Bu sınavı kazanmak benim için neyi değiştirecek?”, “Kazanamazsam gerçekçi olarak ne olur?”, “Bu hedef gerçekten benim mi?”, “Yıl sonunda kendimle gurur duymam için ne yapmış olmam yeterli olur?” Böylece hedef yeniden kişisel bir anlam kazanır. “5 saat az, daha fazla çalışmam lazım” gibi düşünceler yerine “Verimli 5 saat, verimsiz 8 saatten daha değerlidir” çerçevesi yerleştirilebilir.


Süreyi artırmak yerine 50 dakika odaklanma + 10 dakika aktif mola, gün sonunda 10 dakikalık tekrar ve haftalık deneme analizi gibi yapılandırılmış ama sürdürülebilir bir plan daha etkilidir. Motivasyonu 10 üzerinden kaç gördüğünü sorup, örneğin 4 diyorsa “Bunu 4’ten 5’e çıkaracak küçük bir adım ne olurdu?” diye ilerlemek çözüm odaklı bir yaklaşım sağlar; amaç 10’a ulaşmak değil, 1 puanlık artışları mümkün kılmaktır.


Ebeveyn olarak çalışma süresini değil çabayı takdir etmek, “Ne kadar çalıştın?” yerine “Bugün en zorlandığın yer neydi?” diye sormak ve sonucu değil süreci desteklemek daha regüle edici olur. Çünkü bu yaş döneminde kontrol edilmek değil, anlaşılmak ihtiyacı baskındır.


Çalışma öncesi uygulanabilecek basit bir nefes düzenleme egzersizi de faydalı olabilir:

4 saniye nefes al, 4 saniye tut, 6 saniye ver; bunu 6 tur tekrarlamak sinir sistemini sakinleştirir ve zihinsel direnci azaltır.


Unutmayın, gençler çoğu zaman çalışmak istemez değil; yeniden hayal kırıklığı yaşamaktan korkar. Motivasyon baskıyla değil, güvenle büyür. En güçlü mesaj ise şudur: “Sonuçtan bağımsuz olarak yanındayım.” Umarım yardımcı olabilmişimdir, ihtiyaç halinde iletişime geçebilirsiniz, sevgiler...


Psikolog Lara Yelda Aktaş

alinti

Teşekkür ederim

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Gizli Kullanıcı

Lara Hanım birde kütüphane gibi bir yere yazıldı 4 bin lira her ay para veriyoruz fakat kendisi hiç gitmiyor belki giderim diyor sadece cumartesi pazar denemelere girip hemen eve dönüyor.Ders çalışmak için kullanılan bir yer sabah 9.30 ta açılıyor akşam 9 a kadar açık benim kızım kullanmıyor ve ben bu parayı boşuna veriyorum zorlanarak verdiğimizi biliyor hiç umursamıyor.

16 Şubat 2026 10:49
Psk. Lara Yelda Aktaş

Sizi en çok yoran şeyin maddi kısmından çok, verdiğiniz emeğin karşılığını görememek olduğunu hissediyorum. Çocuğunuz için bir imkan oluşturuyorsunuz ama bunun değerlendirilmediğini görmek hayal kırıklığı yaratabilir. Bu çok anlaşılır bir duygu. Burada iki önemli noktaya bakmak gerekir: Birincisi, kızınız gerçekten neden gitmiyor? Motivasyon eksikliği mi, sınav kaygısı mı, tükenmişlik mi, yoksa sadece alışkanlık sorunu mu? Bazen “umursamıyor” gibi görünen davranışın altında kaçınma, başarısızlık korkusu ya da erteleme döngüsü olabilir. İkincisi ise sınır ve sorumluluk meselesi. Eğer bir imkan sunuluyorsa bunun bir sorumluluğu da olmalı. Şunu net ve sakin bir dille ifade edebilirsiniz: “Biz bu yatırımı senin için yapıyoruz ama devam etmiyorsan bu düzeni gözden geçireceğiz.” Tehdit değil, doğal sonuç. Gitmiyorsa üyeliği dondurmak ya da iptal etmek bir seçenek olabilir. Bazen davranış değişimi konuşmayla değil, sonuçla olur. Aynı zamanda yargılamadan bir konuşma öneririm: “Gitmemeni anlamak istiyorum. Seni zorlayan ne?” Çünkü gerçek değişim baskıyla değil, anlaşılmayla başlar.

16 Şubat 2026 16:08
Gizli Kullanıcı

Gitmiyor orda geriliyorum diyor diğer insanlar benim ne kadar saat çalıştığıma bakıyor bir konuya bu kadar saat çalışmış hocam diyorlar bu da beni geriyor diyor.Bende kızım kullanmadigin bir kuruma neden bu parayı verelim onun yerine yardıma ihtiyacın olan bir dersten özel ders bile alabilirsin dedim ama sonuç yine yok Lara Hanımcım.Susup destek olmak en iyisi sanırım ne yaptıysam olmuyor hiç bir mesleğe hevesim yok diyor. Avukatlık istiyordu bir ara vazgeçti şimdi işletme istiyor o da iyi bir üniversite kazanması lazımmış iş bulması için kafamız çok karışık Lara Hanımcım yoruldum da diyor ders çalışmaya alışık değil yazılı günleri çalışan bir çocuktu. ILK başta iyi gidiyordu süreç uzadıkça usanma gevşeme başladı. Geçen senede tamamen bıraktı boş geçen koca bir 4 yılda var. Fen lisesi öğrencisi 9. Sınıfta aşık oldu ayrıldı derslerde yoktu beden orda kafası orda değil 10. Sınıf hiç yoktu okul deprem yaşadık 11. Sınıf proje yapıyorlardı derslere girmemisler 12 Sınıf hiç okula gitmedi okul idare etti böyle çocukları. Konu çalışıyor daha öğrensin diye o da yordu tabi Lara Hanım. Ne olur bana bir yol gösterin

17 Şubat 2026 06:11
Psk. Lara Yelda Aktaş

Merhaba, Yazdıklarınızı dikkatle okudum. Burada gördüğüm şey “isteksiz bir genç” değil; uzun süredir kopukluk yaşayan, yönünü kaybetmiş ve muhtemelen içten içe yorulmuş bir genç. Fen lisesi süreci, 9. sınıftaki ilişki, sonrasında gelen uzaklaşma, deprem, okuldan kopuş… Bunların her biri bir ergen için ciddi kırılmalar yaratabilir. Süreç uzadıkça çalışmaya dönmek zorlaşır çünkü kişi sadece dersle değil, “yeniden başlayabilme cesaretiyle” mücadele eder. Şu an yapılmaması gereken şey: Saat takibi yapmak, kıyaslamak, “bu kadar para veriyoruz” vurgusu yapmak ya da sürekli hedef hatırlatmak. Bunlar motivasyonu artırmaz; utancı ve geri çekilmeyi artırır. Öncelikle şunu anlamamız gerekiyor: Bu durum akademik bir problem mi, yoksa duygusal bir tükenmişlik mi? Eğer çocuk “yoruldum” diyorsa, bunu ciddiye almak gerekir. Bazen çalışmama davranışı tembellik değil; başarısızlık korkusunun, özgüven kaybının ya da depresif belirtilerin dışa vurumudur. Size önerim: • Bir süre sonuç değil süreç konuşun. • “Ne olmak istiyorsun?” yerine “Son zamanlarda seni en çok zorlayan ne?” diye sorun. • Çalışma süresini değil, düzenli küçük adımı hedefleyin (örneğin günde 40 dakika net bir blok). Ayrıca bir ergen danışmanlığı süreci başlatmanız çok kıymetli olabilir. Çünkü bu noktada mesele üniversite tercihi değil; kimlik, yön ve öz değer inşası. Unutmayın: Zorlanan bir genç disipline değil, regülasyona ihtiyaç duyar. Önce duygusal denge gelir, sonra akademik performans. Umarım yardımcı olabilmişimdir 💌

17 Şubat 2026 16:08