Sizce ne istediğimi biliyor muyum yoksa kaçış noktası mı arıyorum?
Ben hep sporda başarılı ve okçuluk dalında federasyona bağlı lisansı olan biriydim aynı zamanda voleybol, dans ve atletizm alanında da ilkokul öğretmenim tarafından yetenekli olduğum düşünülürdü ve beni yarışmalara sokmak için çabalardı fakat o günler hep hasta olurdum:). Kısaca hep sporla ilgilenen biriydim ama ailem beni uzak tutmaya çalışırdı ortaokulda ders kursları olurdu, beden dersi de dahil, başta sürekli annem derslerime odaklanmamı istediği için kayıt yapmazdım sonra ise görünce dayanamaz bazen kendi kursumu asar bedene giderdim hatta LGS zamanı da ortaokul hocam spor lisesine gitmediğim için kızmıştı. Geçen sene Almanca hazırlık okudum ve bu sene 1.sınıfım bölümüm beni çok zorluyor ve bunun içinde pek çabaladığım söylenmez. KYK da açılan pilates kursuna gidiyordum okullar açıldığından beri gidiyorum şu an 5. ayım:) hocayla da samimi olduk, derslerinde ne kadar hırslı, enerjik olduğumu, BESYO okuyabileceğimi, gitsem hiç sırıtmayacağımı söyledi, 5 dakika plank rekorum olduğu için bana mayo bile hediye etti. Bunlar beni hem düşündürdü hem de daha motivasyonumu arttırmıştı. Kampüste de voleybol oynamaya başlamıştım insanlar o kadar tekrarladı ki artık ben de hırslı biri olduğumu düşünüyorum ama aynı hırsı derslerde göremedim. Potansiyelimi anlamak için kendime hangi soruları sormalıyım? Teşekkürler şimdiden.
Bu soru 5 Ocak 2026 16:16 tarihinde Psikolog Seçil Orhun tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Şu duyguyu hissetmeye ihtiyacınız var. Şuan da var olan bölümümü çalıştığım zaman yapabiliyorum fakat buna rağmen spor hayatımın merkezinde olsun istiyorum. Eğer bu duyguyu yakalayabilirseniz size oldukça yol gösterecektir. Bunun için de çalışmak daha fazla çalışmak:)
Psikoloğun Videolu Cevabı
Video Transkripti
Merhaba sevgili danışan, ben Psikolog Seçil Orhan. Bize yazdığınız için teşekkür ederiz. Öncelikle mesajınızı okurken, açıkçası ben de sizin kadar heyecanlandım. Bu kadar yetenekli, spor dalında bu kadar başarılı bir birey olarak olduğunuz için tebrik ediyorum. Hem okçuluk dalında, hem voleybolda, dansta, atletizmde ve bedensel olarak uyum sağlayabilmeniz aslında çok büyük bir avantaj.
Ve bunu hayatınızın birçok alanında kendinizi durdurmaya çalışsanız dahi hep karşınıza çıktığından bahsediyorsunuz. Yazarken heyecanlandığınızı hissedebiliyorum. Ben okurken heyecanlandım açıkçası. Gözlerim parladı. Fakat her genç birey gibi siz de şu anda okuduğunuz bölümün zorluğundan dolayı mı yoksa gerçekten isteyip istemediğinizi algıladıktan sonra yolunuza devam edip etmemeniz gerektiğini anlamak istiyorsunuz haliyle.
Yani ben şu anda spora yönlenmek istiyorum. Ama bunu şu andaki bölümümü yapamadığım için mi istiyorum yoksa gerçekten spora ilgim olup olduğu için mi istiyorum? Kaygısına düşmeniz çok erdemli bir davranış. Bu kaygıya düşüp bunu sorgulamanız. Gerçekten kendinize karşı dürüst olmak istiyorsunuz. Kendinize gurur duyun sevgili danışan.
Öncelikle hocalarınızın da yaptığı yorumlar doğrultusunda söyleyebilirim ki hiç yatsınamayacak kadar bir beceriniz var spora. Onun dışında şu andaki yaptığınız, okuduğunuz bölümü eğer üstüne düşerseniz, çalışırsanız yapabileceğinize yürekten inanıyorum. Fakat şunu sormamız gerekiyor. Ben bu meslek bittiğinde kendimi sahnede görebiliyor muyum? Yahut beden eğitimi okuduğumda kendimi sahnede görebiliyor muyum? Kendi hayatımın merkezinde görebiliyor muyum?
Hangisinde daha huzurlu? Hangisinde daha enerjik? Hangisinde daha neşeli bir ben olabilirim? Hangisinde kendimi var olmuş ortamda var edebilen bir birey olarak görebilirim? Hangisinde bir başkasına ışık olabilirim, yol gösterebilirim? Hangisinde ilerlersem ben eve geldiğimde işten eve geldiğimde evet yoruldum ama değdi diyebilirim. Buralara tekrar kulak vermenizi rica edeceğim sevgili danışan.
Aileniz tarafından engellenmişsiniz. Birçok Türkiye'de yaşayan birçok ailenin yaptığı durum. Aileleri de anlamak lazım. Çünkü garantisi olan bir meslek sahibi olmak ancak ülkemizde. Bizleri bir düzenin üzerinde yaşayabilmemize yardımcı oluyor. Elinizi kalbinize koyduğunuzda hangisinin ağır bastığını aslında biliyorsunuz. Fakat geri dönüş yolunda hata yapıp yapmamaktan korkuyorsunuz. Bu korku çok normal.
Fakat yeniden sınava girmenizi herkesten daha fazla çabalamamız gerektiğini dile getirmek isterim. Çünkü bölümdeki arkadaşlarımız bu bölümün derslerini halletmeye çalışırken siz tekrardan üniversite sınavına girip bir de bu bölümün hakkını vermeye çalışmanız sizi oldukça zorlayacaktır. Ama bu zorluğa değer. Bu riski almaya da değer. Yorulmaya da değer diyorum.
Eğer kazanırsanız işte o zaman geçiş yapıp yapmama noktasında her şey yeniden sıfırdan başlamaya gücünüzün olup olmadığını yoksa var olan bölümde devam edip etmeyeceğiniz noktasında tekrar karar verme aşamasına geleceksiniz. O tam olarak bir dönem noktası olacak. Fakat şu anda sizin kendi hayatınızı daha güzel, daha eğlenceli, kendi istediğiniz gibi hale getirebilmek için herkesten birazcık daha fazla çabalamanız gerekiyor.
Hem kendi bölümünüz hem de istediğiniz bölüm için çabalamanız gerekiyor. Hayal kırıklığı etrafınız için hayal kırıklığı olmasından korkmanız da normal. Kendimi oyalıyor muyum diye düşünmeniz de normal. Bu korkular, kaygılar çok normal. Ama dediğim gibi her zaman tek bir seçenek yoktur. Lütfen ikisini aynı anda götürmeye çalışın. Bu da bir seçenek. Belki bunu da yapabilirsiniz.
Ve beden eğitimini kazandıktan sonra karar aşamasını kararı birazcık daha ötelemiş olursunuz. Daha şartlar netleştikten sonra karar vermek için zaman tanımış olursunuz. Bu da bir seçenek olur mu? Bunu da değerlendirin isterim. Tekrar yazın lütfen. Çok ayrıntılı ve duygu dolu yazmışsınız. Çok mutlu oldum. Hoşçakalın.
İlginize ve cevabınızın samimiyeti için çok teşekkür ederim. Kelime sınırı olmasına rağmen karşınızdaki kişiyi bu denli içten anlamanız çok hoş.
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.
Yorumlar
protenisplayer
Merhabalar Seçil Hanım, yorumun size de ulaşacağını umut ederek, kariyer sürecimde nasıl yol izlemeyi düşündüğümü anlatmak isterim. Öncelikle tekrardan samimiyetiniz ve ilginiz için teşekkür ederim, bana ortak olduğunuz duygular da umarım hep sizinle olur. ''Sporcu'' olmak ve anılmak benim için hep ayrı bir yerde, ''Kimi kıskanırsınız?'' sorusuna cevabım hep Milli Sporcularımız olurdu, ben gururla gösterilen, çok başarılı bir temsilci olmak isterim. Bu yüzden önceliğim ''Sporcu'' unvanına sahip olmak, istediğim spor dalı Tenis, bunun içinde GSB'nin 2.dönem kurslarını bekliyorum. Antrenör tarafından teniste yetenekli ve ilerleyebileceğim kanısına varılırsa beni şehrimde bir kulübe sevk etmelerini bekleyeceğim, eğer beklediğim ilgiyi görmezsem de kendim antrenöre gidip bu işte ciddi olduğumu ve ilerlemek istediğimi söyleyip desteğini isteyeceğim. Pilates hocamda bu konuda destekçi erken başlayabilmem için bakınıyor. B planımda var tabii ki ama bu planda beni tenise götürecek bir yol olacak:)) Sizin de dediğiniz gibi BESYO okumak, spor kulüplerinde kendi şehrinize bağlı olmanız lazım, ders yoğunluğunu bana sağlayacağı ortamı düşünerek kendi şehrimde güzel bir BESYO bölümü okumak isterdim. Şu anki bölümümle ilerletmem konusunda ise her sporcu ''Akademik kariyerin mi yoksa spor kariyerin mi?'' sorusu eninde sonunda kaldığı/bırakıldığı ikilemdir, LGS'ye gireceğim dönem daha 13 yaşımdayken hayatımı etkileyecek bu soru bana da soruldu, işler çok karışıktı o zaman, sonuç olarak bıraktım ama kontrolüm dışında gelişmişti o yüzden yorum yapamayacağım :)). İmkansız değil ama çok zor. Bunu da düşündüm, ama aynı bölümü kendi şehrimde devam ettirme şansım biraz düşük YGS için çok çalışmam gerekiyor şu an pek parlak notlarım olduğunu söyleyemem ama imkansız da değil bunu da düşünüp, ona göre adım atacağım. Üniversitemden Kariyer Danışmanlığı alacağım, bir de öyle bakalım:)) Tekrardan çok teşekkür ediyorum ve heyecanla gelişmeyi, ilerlemeyi, bekliyorum. Görünürde planlarımda bunlar umarım keyifle okumuşsunuzdur.
6 Ocak 2026 10:27