Psk. Seçil Orhun
Türkiye, İzmir
Depresyon, Yetişkin, Çocuk
Uzman Hakkında
2014 yılından itibaren kamu kurumunda mühendis olarak görev yapmaktayım. Psikolog olma kararı ile Uşak Üniversitesi Psikoloji bölümünü 2024 yılında tamamladım. Psikoloji alanında eğitimler alarak kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Şimdilik aldığım eğitimler davranışçı ekolü temelli olsa da, bir problemi çözerken başta psikoanalitik ekolünü göz önünde bulundurmayı ve diğer tüm ekollerden yararlanarak bütüncül yaklaşmayı önemsiyorum. Ülke koşullarında ekonomik olarak danışmanlık alamayan ve bir destek arayışı içinde olan insanlara, sunmuş olduğunuz bu zekice platform aracılığı ile, yardım etmek istiyorum. Teşekkür ederim.
Eğitim
- Yıldız Teknik Üniversitesi - Lisans
- Uşak Üniversitesi - Lisans
Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)
- 1.ACT(Kabul Kararlılık Eğitimi)
- 2.BDT(Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi)
- Aile Danışmanlığı(eğitim süreci devam etmekte )
Uzmanlık Alanları
Çalışma Ekolleri
- Bütüncül
Cevaplar (12)
Merhaba sevgili danışan, Öncelikle başınız sağ olsun. tam bir yas dönemine girdiğinizi görüyorum. Yaşanan talihsiz olay için isyan etmek bağırıp çağırmak herkese kötü davranmak istiyorsunuz. Hayatı suçluyor kendinizi şansız hissediyor olabilirsiniz. Hamileliğin başlangıcı, kadının hormonları hareketlendiği için duygusal olarak yoran bir süreçtir. Hamilelik ile birlikte değişen hormonlarınız hamilelik öncesinde olan seviyesine geri dönmeye çalışırken bedeni duygusal olarak zorlamaya devam ediyor ne yazık ki. Üstelik bu defa hormonlardan kaynaklanan duygusal çalkantıya yas süreci de eşlik ediyor. Bu kısım, sizin kontrolünüz dışında yaşanan bir durum. Bu durumla başa çıkmaya çalışmayın sıcak duş alarak dingin bir şekilde müzik eşliğinde eşinize sarılarak ağlayarak geçirmek sizi hafifletebilir. Bu bir yas süreci. Bir diğer taraftan kurduğunuz hayaller yaşanan talihsiz olayla kırılmış. Zaman zaman duyduğumuz hikayelerde bilinçli gebelik sonlandırma girişimlerinde dahi gebeliğin devam ettiğini duymuş muydunuz hiç? Plasenyata yerleşen bebek genetik olarak sağlıklı değil ise hiç bir hayati tehlikeye maruz kalmasa bile gebelik yarım kalabiliyor. Anne karnında bebek ölümlerinin bir çok sebebi bulunmaktadır ve yapılan istatistikler ışığında 70 bebekten 1 tanesi doğmadan sonlanmaktadır. Bir bu oran tıp ilerlemeden önce çok daha yüksek rakamlara sahipti. Üstelik sebebinden bağımsız anne suçlu görülürdü. Tıpkı çok eski zamanlarda erkek beklenen bebeğin kız olduğu anlaşıldığında annenin beceriksiz olarak yargılanıyor olması gibi. Kadınlık her dönem kendi şartlarında zorluklar barındırıyordu. Eşinizin size destek olması bizim işimizi kolaylaştıracaktır. Eşiniz de yavrusunu kaybetti birbirinize destek olmanız evliliğinizin gönül bağı içerisinde sizi birbirine daha çok bağlayacaktır. Cenaze evi gibi gelen gidenin olduğundan bahsetmişsiniz evet henüz bir anı biriktirmemiş olsanız da bir yavrunuz vardı. En yakından siz hissediyordunuz. Her an birlikte idiniz ve elinizde olmayan sebeplerden dolayı hayata gelemedi. Bu durum azımsanacak bir acı değil çok haklısınız. Eşinizin ve annenizin size destek olduğundan bahsediyorsunuz. Bu güzel bir şans size sunular sevgiyi şefkati ilgiyi alabildiğiniz kadar alın, kabul edin, güçsüz kaldığınız anlarda sessiz bir şekilde bun duygu durumunun geçmesini bekleyiniz. Yasınızı sonuna kadar yaşayın. Size iyi davrananlara kötü davrandığınız için bir suçluluk hissediyorsanız kendinize yüklenmemenizi öneririm sevgili danışan. Hormonlar dengeye geldiğinde hüznünüz devam etse dahi daha dayanabilir bir seviyeye gelebileceğini umuyorum. Yeniden anne olmadan önce bu yas sürecinizi doya doya yaşayın. Sakince dingin bir şekilde anlayışlı eşinize sarılarak eşinizin omuzunda bu yas sürecinizi tamamlayınız. Onunla konuşunuz, bu duygularınızı paylaşınız. Size destek olmak için buradayız. Çare arayışında olduğunuz için kendinizle gurur duyun sevgili danışan. Güzel bir anne olmadan önce bu süreci bir dinlenme süreci olarak düşünün. Sevgiyle kalın. Psk. Seçil Orhun
Merhaba sevgili danışan; Ailenizle aranızda sizin farkında olduğunuz ve hissettiğiniz rahatsız olma durumlarında bahsediyorsunuz. Çocuk olmaktan çıkıp ergin olduğumuz zaman vücudumuzda bizim hakim olamayacağımız değişikler gerçekleşir. Bedenimiz değişir, hormonlarımız değişir, hayattan beklentimiz değişir ve yeniden şekillenecek olan bir hayata hazırlanırız. Bu süreç oldukça sancılı ve elimizde olmayan gerginlikle sebep olabiliyor. Enerjimiz artar ve dağıtamadığımızda vücutta öfke olarak birikebilir. Bu durumda var olan şartlar bize daha tahammül edilemez görünebilir. Yaşınız gereği bu duygular oldukça olağandır. Hele de kimse ile paylaşamıyorsanız hislerinizi bu sizi bir köşeye sıkışmış hissettirebilir. Diğer taraftan İnsanlar yetişkin olduktan sonra ergin bireyleri anlamakta güçlük çekebilirler. Kendi gençlik çağlarındaki yaşam şartlarında var olan farklılıklar da buna sebep olabilir. Bu sebeple aileniz ile aynı ortamda olmak istememeniz olağan size iyi gelmediğini hissetmeniz beklenen bir durumdur. Bunun zamanla şekil değiştirebileceği bilgisini, ihtimalini bir kenarda tutalım. şartlarınızı incelemeye devam edelim; Kuşaklar arası yaşam sitilindeki farklılıklar duygu paylaşımına zaman zaman ket vurabilir. Bu durum genç bireyde yalnızlığa sebep olur anlaşılmadığını düşünmenin verdiği hüzün, kaygı ,öfke vücudunun belli yerlerinde birikir. Kaslarımız biz fark etmeden gün içerisinde bize hizmet etmeyen negatif duyguları biriktirir. Bu süreçte sportif aktiviteler enerjinizi atmaya yardımcı olur biriken öfke kaygıyı azaltabilir. Tercihimiz takım oyunlarıdır. Bedensel aktivitenin yanında sosyalleşmek de duygu regülasyonunda iyi gelecektir. Takım sporu bulamıyor iseniz bireysel spor olarak yürüyüş yapmak, ip atlamak olduğunuz, yerde zıplamak, müzik eşliğinde dans etmek deneyebilirsiniz. Bilmenizi isterim ki; bu durumu bir çok genç arkadaşınız yaşıyordur bunun farkında olsalar da olmasalar da. Sizin, farkındalığı yüksek bir birey olduğunuzu görüyorum. Bu sebeple bu geçiş sürecindeki durumu içinizde yoğun yaşamanız çok normal. Ayrıca bir arayış içinde olmanız, çare aramanız, sebeplerini anlamaya çalışmanız takdire şayan bir davranış kendinizle gurur duyun sevgili danışan. Yıllar içerisinde olgun ayakları üzerinde durabilen sorgulayan sorguladıkça kendini geliştiren bir hanım efendi olacağınıza inanıyorum. " Ben ailede ikinci çocuğum ve kızım. " demişsiniz. Bu sebeple değer görmediğinizi dile getirdiğini anlıyorum. Aile yapınızı bilmemekle birlikte erkeklerin kendine yetemeyeceğini düşünmek daha ilgiye ve sevgiye ihtiyacı olduğunu düşünmek bunun yanı sıra kadın bireyin ne yaşta olursa olsun daha mücadeleci yapısı ile hayata tutunma biçimi ile kendi kendine idare edebileceğini, üstesinden gelebileceğini düşünmek; ailelerin kadınları ikinci plana atıyor gibi görünmesine sebep olabiliyor zaman zaman. Sorulduğunda sevgide ayırt edemeyeceğini söylerken aile büyükleri erkeğin daha kollanması gerektiği yanılgısına düşebiliyor. İkinci çocuk olmanıza rağmen kendinize yetebiliyor olmanız sizin ailenizle de böyle bir yanılgıya sebep olmuş olabilir. Unutmayın ki annenizin de ilk defa 15 yaşında bir kız çocuğu oluyor. Ona nasıl yaklaşması gerektiği bilememiş olabilir kendi problemleri ile meşgul olurken sizi içinde bulunduğunuz duygu karmaşasını hissedememiş olabilir. İlerleyen yaşlarda daha sağlıklı bir anne kız ilişkisinin inşası size düşmüş olabilir. Siz farkındalığınızın yüksekliği ile annenize, baş başa yemeğe çıkmayı teklif ederek bu konuyu konuşmayı seçebilirsiniz. Biraz annenizin yanında ağlayabilmek belki de size şifa olacaktır. Konuşarak yapmak istemiyorsanız bir mektup yazarak duygularınız dökmeyi deneyebilirsiniz. Bu söylediğim şeylerin cesaret istediğinin farkındayım. Size zor gelebilecek tekliflerde bulunuyor olabilirim. Hayat denemeye değer bir yer sevgili danışan. İpek Ongun' nun yazmış olduğu Bir Genç Kızın Gizli Defteri kitap serisini okumadı iseniz bir kütüphaneden temin etmenizi, fırsatınız var ise satın almanızı öneririm sevgili danışan. Bahsetmediğiniz halde bir konuya daha değinmek istiyorum. Tüm hisleri anlamlandırmaya çalışırken, ailenize öfke duyarken, fark etmeden kendinizi suçlar halde bulursanız lütfen kendi omuzunuzu okşayın ve şefkat gösterin sevgili danışan. Güzel bedeninize, ruhunuza bol bol şefkat gösterin. Büyüme sancıları doğuyor ve hoş bir hanım efendi olarak varlığını ortaya koyma ihtiyacı baş gösteriyor. Bunlar çok olağan. Ve en önemlisi; Hayal kurun, nasıl bir hayat inşa etmek istiyorsanız hayal kurun, ayrıntılı bir şekilde yazıya dökün. Sizin için iki egzersiz seçiyorum. Bize soru sormaya devam edin sevgili danışan size yardım olabilmeyi hedefliyoruz. Psk. Seçil Orhun
Merhaba sevgili danışan; Öncelikle büyümüş olduğunuz ortam hakkında biraz size dokunmak istiyorum. Oldukça zorlu bir çocukluk geçirdiğinizi ve şuan bunun yaralarını henüz saramadan başka mücadelelere girmiş olduğunuzu görüyorum. Şizofren tanılı bir baba ile büyümek başlı başına sıkıntılı bir durum. Şefkat ihtiyaçlarınızı karşılayacak, hayata karşı dik duruş sergileyebilmeniz için arkanızda duracak en sağlam kayalardan biri olan babanız belki de yeri geldiğinde sizin desteğinize ihtiyaç duyacak durumda oldu. Bu durum sizi oldukça yormuş, üzmüş, hırpalamış. Bunu ne kadar ayrıntılı bahsetmemiş olsanız bile bunun ne kadar size hüzün verebileceğini hissedebiliyorum. Bu yaşa kadar baba figüründen alınması beklenen desteği tam alamadan gelebildiğiniz için kendinizle gurur duyun. Kendinize şefkat gösterin. Diğer taraftan annenizin durumunu da size destek olamayacak şekilde özetliyorsunuz. Çocukluğunuzdan beri şefkatli, sizi hayatta destekleyecek bir yetişkin oldu mu bilemiyorum? Babanızın ölümü sonrasında yasınızı tutabildiniz mi sevgili danışan? Şimdi ise yine sizin desteğinize ihtiyaç duyan bir insanı hayatınıza çektiğinizi görüyorum. Evet zor günlerinizde size yardım etmiş olabilir bu kişi hayatın belli dönemlerinde biri girer bize iyi gelir ve bir süre sonra bize iyi gelmemeye başlar fakat ilk günlerin hatırına ilişkinin yükünü çekerken buluruz kendimizi. Alkol bağımlılığı; başlı başına bireyin kendi isteği doğrultusunda doktor desteği ile başa çıkılabilecek bir durumdur. Siz sevgiyle aşabileceğinizi, destek olmanız durumunda partnerinizin hayatını düzene sokabileceğinizi düşüyorsanız bu konu hakkında kendinize çok yüklenmemenizi öneririm sevgili danışan. Herkes günün sonunda sadece kendine yardım edebiliyor. Bu ilişkinin size iyi gelmemeye başladığını ifade ediyor olduğunuzu görüyorum. Fakat kendimde olumsuz değişimler gözlemliyorum. Tahammülüm azaldı konuşma isteğim azaldı ve ciddi bir depresyon halim var bunalımlar geçiriyorum içim daralıyor yediğim hiçbir şeyden zevk duymuyorum günlük ihtiyaçlarımı bile karşılamak zor geliyor. Bu cümleleriniz bizim için çok kıymetli her biri başlı başına bizim için sizin hakkınızda birer ip ucu. Farkındalığınızın yüksek olması ise verilmiş bir armağan gibi. Kedinize sahip çıkabilme becerinizin yüksek olduğunu anlayabiliyorum. Bu sizin çocukluğunuzdan beri yapabildiğiniz bir şey. bugün de kendinize siz sahip çıkacaksınız sevgili danışan bedeniniz ruhunuz zihniniz yorgun düşmüş olabilir. Yemek yiyemiyor olmanız günlük ihtiyaçlarınızı karşılayamıyor olmanız çok anlaşılır. Her şeye rağmen ayağa kalkmak için ihtiyacınız olan tek şey kendinizsiniz. Psikologca gibi bir platformu bulup kendinizi anlatabildiğiniz için sizi tebrik ediyorum. Hayatınıza yön verebilmek için gerekli gücü bu yazımda size biraz verebilirsem çok bahtiyar olacağım. Biz size destek olmak için buradayız. Hüznünüzü üzüntünüzü yorgunluğunuzu kalbimde hissediyorum. Evinize yakın bir toplum sağlığı merkezi bulunuyor ise ücretsiz bir şekilde psikologlardan destek alabilirsiniz. . sizin için 1 tane egzersiz seçiyorum bu egzersizi yaparak bol bol kendinize odaklanın lütfen. Bedeniniz sizin için var. Bize yazmaya devam edin sevgili danışan size her zaman yardım etmeyi hedefliyoruzSevgiyle kalın sevgili danışan Psk. Seçil Orhun
Küçüklüğünüzden beri içinize kapanık olduğunuzu söylüyorsunuz, etrafınızdaki insanların üzülmemesi için arayı bulan rolde olduğunuzu söylüyorsunuz. Lise ve üniversitede içinize kapanık olduğunuzu anlıyorum. Aslında kendinizi ifade edebilme yeteneğinizin olduğunu söylemişsiniz etrafınızda enerjisi yüksek, anılar anlatan neşeli insanlara gıpta ettiğinizi anlıyorum onlar gibi olmak istiyorsunEtrafımızda görüp kendi hayatımızda olmasını istediğimiz şeyler esasında iç potansiyelimiz de bulunur fakat bunu ortaya çıkaracak ortam fırsat imkan olmamış olabilir. Siz enerjik neşe dolu hikayeler anlatan kendini dinleten insanları şaşırtan neşelendiren bir insan olmak istiyor musun? Sessiz sakin kendi halinde olmanız gerçekten bir özgüven eksikliği midir? Yoksa hayatta huzur buluş şekliniz midir? ilk önce buna bakmak gerekiyor Siz gerçekten ne istiyorsunuz?Annenizin sizi başkalarıyla kıyaslaması sonucu mu kendinizi yetersiz hissediyorsunuz? Yoksa gerçekten var olan hayatınızı değiştirmek mi istiyorsunuz? Örneğin Şu an bir işte çalışıyor musunuz bundan bahsetmemişsiniz. İlişkileri düzgün olan kendini olduğu gibi gösteren çok güzel arkadaş grupları olan hobileri olan insanlardan bahsetmişsiniz inanın insanların pek çoğu yetersizlik duygusuyla mücadele etmektedir. var olanın yetmediği yanlış gidene odaklanmak insan tabiatında bulunmaktadır. Bu sadece size has bir duygu değildir. Kendinizi geç kalmış hissediyorsunuz diğerleriyle kıyaslıyorsun bu Sizi yıpratabilir sevgili danışan. Kendinizi geliştirmeniz için hayatınızda nasıl fırsatlara sahipsiniz? Film izleyebiliyor musun bu size duygunuzu yaşayabilme noktasında yardımcı olacaktır. Kafeye gidip oturabiliyor musunuz tek başınıza? Annenizle sohbet edebiliyor musun? Varlığından bahsettiğiniz durgunluk sakinlik içine kapanıklık sadece sizden mi kaynaklanıyor yoksa çevrenizde bulunan imkanlar sizin dışa dönük olmanızı engellediğini mi düşünüyorsunuz? Aile yapınıza da bakmak gerekiyor öncelikle çocukluğunuzda nasıl bir ailede büyüdünüz? Susmayı sessiz kalmayı ara bulmayı neden kendinize hedef edindiniz? Siz konuşsaydınız dinleyen olacak mıydı? Siz talep etseydiniz problem çıkacak mıydı ? Siz hırçınlık yapsaydınız size ikna etmeye çalışan olacak mıydı ?Yoksa siz sessiz kalmayı uyumlu olmayı bir çözüm olarak mı geliştirdiniz ? Kendinize çok yüklendiğinizi görüyorum. Bütün yetersizliklerden sakinliklerden durgunluklardan ve renkli olmadığını düşündüğünüz hayatınızda size sorumluymuşsunuz gibi davranıyorsunuz. Fakat unutmayın ki ekonomi sosyolojik bir problemdir ve hayat tarzı ailenin bize bir mirası olabilir. Çok keskin virajlarla değişiklik yapmadığımız sürece ailemizin bize empoze ettiği hayatı devam ettiririz fark etmeden. Örneğin bir kardeşiniz var mı? Bundan hiç bahsetmemişsin yaşınız 31 Evet onu anlıyorum fakat en yakın arkadaşınız nasıl biri bundan hiç bahsetmemişsiniz? Bunların hepsi bir bütün Siz tek başınıza kendinizi değiştirmek istiyorsunuz fakat insan o kalabalığın içinde tek başına kendisine değiştirme kudretine sahip midir? Desteğe ihtiyacı olmaz mı?Hayatınızı renklendirmek için komik ve eğlenceli şeyler izleyerek tek başınıza kahkaha atmayı keşfederek başlayabilirsiniz sevgili danışan. Siz nelerden hoşlanırsınız? Nelere gülersiniz? Ne sizi heyecanlandırır? Ne olduğunda kalbiniz daha hızlı atar? Nasıl erkeklerden hoşlanırsınız? Resim yapmayı sever misiniz? Belki de bir müzikali çalmayı öğrenmek istediniz hep ? Ne yapmak Size iyi gelir ? Hayat standartlarınız içerisinde 31 yaşınızın elverdiği hangi aktiviteleri yapabilirsiniz? Bunun için para harcamaya da gerek yok belki sadece spora başlayabilirsiniz yürüyüş yapmak ip atlamak Evet doğru duydunuz. Sadece kendinize bir ip alın. İlk başladığınızda 5 dakika ip atlamanın ne kadar zor olduğunu göreceksiniz yaşam enerjinizi yükseltmek istiyorsunuz anladığım kadarıyla bunu bedeninize uyandırarak yapın lütfen başlangıçta ip atlayarak bütün vücudunuzun sarsılmasına iç organlarınızın harekete geçmesini vücudunuza şimdikinden daha fazla oksijen gitmesine sebep olacaksınız. Yaşam enerjimizi vücutta mitokondri üretir. Ve bu da anneden geçer genetik olarak bunu aktive etmek için hareket etmek beyine yeni şeyler öğrenmek göstermek iyi gelir. Kendinize özgü etkinlikler bulun. İp almak zorunda dahi değilsiniz sadece bir müzik eşliğinde zıplamak bile yeterli olacaktır başta size saçma gelecek fakat siz neyin size neşelendirdiğini bulabilirsiniz. Duygularınızı fark edin. Mesela hiç öfkeleniyor musunuz ? Öfke belli bir seviyede sağlıklı bir ihtiyaçtır. öfke duygunuz ne zaman en son ne zaman ortaya çıktı? Öfkeniz içinizde mi biriktiriyorsunuz? En son ne zaman bir erkekten hoşlandınız? En son ne zaman saçlarımızı taradınız? En son ne zaman kendinize bir krem sürdünüz çatlayan bir yerinize?Ne zaman bir toka aldınız? En son ne zaman kendinize bir tatlı ısmarladınız ya da kalkıp bir kek yaptınız sadece kendiniz için ? Önce önce kendinizi olduğunuz gibi sevmek için kendinize kulak verin sevgili danışan. Siz nelerden hoşlanırsınız bu hayatı nasıl yaşamak istersiniz? Öncelikle bugünü 1. gün kabul edersek hayatınıza ufak bir alışkanlık olarak neyi eklemek istersiniz ?Örneğin bileğinize renkli bir bileklik takmaya ne dersin? bu size yaşam enerjinizi ve içlerde saklı kalan neşenizi hatırlatsın ister misin? İnternette psikologca gibi bir platform bulup arayış içinde olmanız umut verici. kendinizle gurur duyun siz daha iyi versiyonunuzu arıyorsunuz. Ve bu arayış her insan için hayat boyu devam edebilir. Bunun keyfine varın. Aynanın karşısına geçip nerenizin güzel olduğuna tekrar bakmak ister misiniz? Siz kendinizde en çok neyi beğenirsiniz? Neyi beğenmezsiniz. Kendinizi kağıda dökün kendinizi keşfedin bu beden size bir armağan bu ruh size bir emanet. Bu akıl size bir araç donanımınızı güzellikler ve keyif içinde kullanmak için sadece harekete geçmeye ihtiyacımız var. Özgüven bir araç değildir bir sonuçtur her alanda özgüvenli olamayız bazı konularda kendimize güveniriz bazı konularda yetersiz olduğumuzu biliriz geliştirmek istediğimiz alanda kendimize geliştiririz geliştirmeye ihtiyaç duymadığımız alanlarda ise belli bir seviyede kalırız ve sessiz sakin ve İçine kapanık olarak da özgüvenli olmak mümkün. İç potansiyeliniz ile kendinizi içeriden beslediğinizde yine bu halinizle özgüvenli olabilirsiniz. Bu mümkün. Siz herkesten daha iyi bilirsiniz hangi konuda kendinizi iyi hissettiğinizi geliştirebileceğinizi. Bunu görün keşfedin kendinize özgü özelliklerinizi parlatın herkes gibi olmak zorunluluğundan özgürleşin. Burada dikkat edilmesi gereken şey mide bulantıları ve yönetildiğinde rahatlayabilecek kaygı düzeyi bunun için psikolojik bir desteğe ihtiyacınız olabilir gibi görünüyor sevgili Danışan. Biz yazdığınız için teşekkür ederiz. Zıplamayı ve kahkaha atmayı unutmayın. Her zaman yanınızdayız, sevgiyle kalın :)Psk. Seçil Orhun