Oğlum bana çok itici davranıyor.
Merhaba. Ben evliyim ve 6 yaşında bir oğlumuz var. On yıllık Askeri personelim ve oğlumdan ayrı 5 yıl geçirdim. Görevde olduğumdan dolayı. Görevim bitti evime geldim fakat oğlum ilk başlarda benden biraz uzak duruyordu. Tayin gördüm yeni geldiğim şehirde ise aramız hiç iyi değil. Bana karşı çok saldırgan ve çok kötü kelimeler kullanıyor. Kızıyorum olmuyor. Uyarıyorum olmuyor. Öncesinde arada izine gelince oyunlar oynardık şimdi ise dokunsam direk saldırıya geçiyor. Bağırıyor bana dokunma bana bakma gibi tepkileri var. Annesine karşı çok iyi ama bana karşı çok kötü davranıyor. Yaşı çok küçük çok fazla sıkmak istemiyorum ama benmde psikolojim bozuldu. Diger arkadaşların çocukları ile aralarındaki baba oğul ilişkilerine özeniyorum. Öncesinde uzakta olduğum için oğlumu özlerdim şimdi ise yakında ama benden çok uzak. Elini tutsam bağırıp heryerimi yırtmaya ve saldırıya geçiyor. Ben ne yapacağımı bilmiyorum. Eski arkadaş çevresinden uzaklaştı ondan mı başka ne olabilir. Ne yapmam konusunda bana yardımcı olurmusunuz. Şimdiden teşekkür ederim.
Bu soru 7 Ocak 2026 19:52 tarihinde Psikolog Seçil Orhun tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
10 yıllık bir askerî personel olduğunuzu ve göreviniz nedeniyle oğlunuzun ilk 5 yılına çok az tanıklık edebildiğinizi anlıyorum. Şu anda oğlunuzun size karşı saldırgan davrandığını, kötü sözler söylediğini, bağırdığını, tekmelediğini; buna karşın annesine karşı daha yumuşak ve uyumlu olduğunu ifade ediyorsunuz. Bu durumun sizi hem şaşırttığını hem de çok üzdüğünü hissediyorum.
Asker babalarda sıkça gördüğümüz bir durum vardır:
Meslek esnasında geliştirilen “asker kimliği”, farkında olmadan eve de taşınabilir. Oysa ev, askerî disiplinin değil; şefkatin, güvenin ve yumuşaklığın alanıdır.
Bu nedenle sizden şunu rica ediyorum:
Bir kâğıda şunları yazın ve gözden geçirin:
Askerlerime nasıl davranıyorum?
Eşime nasıl davranıyorum?
Oğluma nasıl davranıyorum?
Çocuğunuz annesine karşı daha yumuşak davranıyorsa, annesiyle kurduğu bağda kendini “takım arkadaşı” gibi hissediyor olabilir. Aynı güveni sizinle kuramadığında ise sizi bir tehdit veya otorite figürü olarak algılıyor olabilir.
Çocuğunuzun verdiği bu tepkiler şımarıklık olarak adlandırmadan önce burada bir yardım çağrısı olabilir gibi görürseniz çözümcül yaklaşırsınız.
Bu noktada bazı önemli gözlemler yapmanızı istiyorum:
Sesinizi sık yükseltiyor musunuz?
yaptığı hareketlere yorum yaparken daha çok düzeltmeye mi odaklanıyorsunuz?
Çocuğunuz oyun oynarken izin isteyerek dahil olmaya çalışmak ona şu mesajı verecektir:
Sana ve sınırlarına saygı duyuyorum. Ben bir tehdit değilim.
Bir gün ve ya bir kaç gün tüm oyuncaklarını salona dökmesine izin verin.
Onu sadece izleyin.
Sadece izin verdiği kadar oyuna dahil olun.
Bu, “alanına saygı duyuyorum” mesajını verir ve öfkeyi yumuşatır.
Sizi öfkelendirecek hareketler yaptığında görmezden gelin tutarlı olun.
Çocuklar tahmin ettiğimizden daha gözlemcidir ve sizin sınırlarınızı ölçmeyi çok severler çünkü gerçekten güvende olduklarından ve oldukları gibi kabul görüldüklerinden emin olmak isterler
Ayrıca şu sorular da çok kıymetli:
Siz yokken anne–çocuk aynı yatakta uyudu mu?
Şu anda da birlikte uyumak istiyor mu ?
Eğer böyleyse, bu alışkanlığı yumuşak bir geçişle değiştirmek gerekir:
Masal, sohbet, kitap okuma, hayal kurma gibi akşam rutinleriyle çocuğun kendi yatağını sevmesi sağlanabilir.
Bir diğer önemli konu da kendi babanızla olan ilişkinizdir.
Lütfen şunları da düşünün ve yazın:
Babama karşı içimde öfke var mıydı?
Babamla paylaşamadığım duygularım nelerdi?
Babamın otorite seviyesi nasıldı?
Bazen, kendi yaşadıklarımız çocuklarımızdan beklediğimiz davranışları farkında olmadan şekillendirir.
Her şeyi bir kenara bırakacak olursak;
Evinden yuvasından 5 yıl ayrı kalan sizin de sıcak ve kabul görüldüğünüz sevildiğiniz içeri girdiğinizde herkesin mutlu olduğunu gördüğünüz bir eve girmeye ihtiyacınız var
Size küçük ama çok etkili bir öneri bırakıyorum:
Eve her girişinizde, hayalinizde asker üniformanızı çıkarıp kapının kenarına bırakın. Ertesi sabah yeniden giymek için o hayali kimlik sizi kapının dış kenarında beklesin
“Şimdi sadece babayım, eşim” diyerek içeri girin.
Sevgiye ve şefkate açığım sevgi ve şefkat verebilirim.
Sevgi ve şefkat almaya açık olabilirim. bu cümleleri kendinize göre değiştirerek içinizden her eve girdiğinizde tekrarlayabilirsiniz.
Eşinize sık sık sarılın.
Oğlunuzun buna tepkisini gözlemleyin.
Annesinin sizinle mutlu ve güvende olduğunu görmek, çocuğun önce ortama sonra size olan güvenini artırır.
Şimdilik “baba–oğul saati” için ısrar etmeyin.
Dokunmadan önce izin alın.
Öpmeden önce sorun.
İlk zamanlarda “hayır” diyecektir.
Ama siz istikrarlı, sabırlı ve yumuşak kaldıkça bu ilişki yavaş yavaş yumuşayacaktır.
Bu sürecin sizin için de çok zor olduğunu anlıyorum.
Beş yıl sonra hem eşinize hem çocuğunuza yeniden uyum sağlamaya çalışmak gerçekten emek ve çaba ister.
Ama şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim:
Bu ilişki onarılabilir ve bu güç sizin elinizde.
Bize yazdığınız için teşekkür ederim.
Gelişmeleri paylaşmak isterseniz yahut başka bir hususu ele almak isterseniz birlikte adım adım ilerleyebiliriz.
Her zaman yazabilirsiniz.
Sevgiyle,
Psk Seçil Orhun
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.
Yorumlar
Gizli Kullanıcı
Kendi babamla aram çok iyiydi çok severdim o da beni tabi. Hayatta değil şu an . Eşimle aramızdaki sarılma sevme ilişkisini dahi kıskanıyor. Kendi yatağında asla yatmak istemiyor. Bazen hareketlerinden ve kötü konuşmasindan dolayı çocuğuma kızdığım oluyor sonra çok pişman oluyorum. Onu ancak uykusunda opebiliyorum. Eşim o senin baban artık bizimle yaşamak zorunda diyor ve oğlum kabul etmiyor bu durumu. Tamm ben gideyim o zman gelmim dediğimde de hayır gitme diyor. Görev nedeni ile yeni bir ile taşındık. Eski arkadaş ortamından uzak kaldı bu durum da çocuğumu etkiliyor olabilir. Ana sınıfına gidiyordu. Yeni taşındığım ilde de okula göndereceğim. Bu durum yardımcı olur mu hareketlerinde. Ben görevde iken telefonda görüntülü konuşması olsun baba öpücük at yoksa kapatmam diye cevap verirdi. Akşam bunları ona hatırlattım yok ben öyle yapmadım cevabını veriyor. Sabırlı olmam lazım ama diğer babaları görünce zoruma gidiyor çocukları ile aralarindaki ilişki. Bu durum ne kadar daha sürecek ve ben bu durumdan dolayı çok mutlu değilim. Eşimle aram çok iyi ama oğlumla aram ne şekilde ve ne zman düzelecek. Askerlerime davrandığımı gibi davranmiyorim. Yumuşak olmaya çalışıyorum. Sadece kötü söz söyleyince ister istemez kızıyorum ama sonra dediğim gibi pişman oluyorum. Dışarda başkasının yanında böyle davranacağıni düşünüp kimseyle görüşmek gelmiyor içimden.
8 Ocak 2026 09:04Psk. Seçil Orhun
tamam eşimle aramızdaki sarılma sevme ilişkisini dahi kıskanıyor demişsiniz. Fakat zaten asıl problem bu olabilir. "O senin baban ve artık bizimle yaşamak zorunda" gibi cümleler tetikleyici olabilir. annesi ile var olan düzeni bozduğunuzu ifade eder bu tarz cümleler aynı zamanda. Çocuğunuza o doğmadan önceki hayatınızı hikayeleştirerek ve de onu heyecanla beklediğiniz dönemi ayrıntılandırarak anlatınız ne kadar mutlu olduğunuzu tekrar tekrar var olan düzene kendisinin geldiğini ona hissetirecek şekilde bahsediniz. Bunun dışında kendi yatağına geçemiyor olması anneyi paylaşamaması ile ilgili. Bu durumda yüz yüze görüşebileceğiniz bir uzmandan destek alarak özerkliğini kazanmasına yardımcı olunuz. bu hallolabilecek ve de oldukça yaygın görülen bir durumdur. literatürde oedipus kompleksi olarak geçen durumun bir kısmını içeriyor olabilir. Üstesinden sizin sevgi ve şefkatiniz ile bir uzman eşliğinden gelebileceğinize inanıyorum. Sevgiler
8 Ocak 2026 09:53Gizli Kullanıcı
Teşekkür ederim umarım en kısa zamanda düzelir
8 Ocak 2026 18:35