• Anasayfa
  • Sorular
  • YKS sürecindeki yaşadığım sorunlara nasıl çözüm bulacağım?
Eğitim

YKS sürecindeki yaşadığım sorunlara nasıl çözüm bulacağım?

Gizli Kullanıcı10 Mart 2026 21:27

Yks'ye 3 ay kaldı. 12. Sınıfım. Eşit ağırlık.Matematik sorularını kolay olsa dahi yapamıyorum. Konu eksiğim yok. Ama sorularda bir fikrim olmuyor. Hedef belirleyemiyorum. Yaşadığım şehirde de buna yönelik etkinlikler yapılmıyor. Bir bölüm veya okuyabileceğim bir şehir hedefleyemiyorum. Bu beni ayrı derde sokuyor.Sınava dair inancımı kaybediyorum. Bu üç ay içinde düzelmem gerekiyor. Mezuna kalma gibi bir düşüncem asla asla yok.

Bu soru 11 Mart 2026 09:27 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Sevgili danışan merhaba


Öncelikle sınav dönemine yönelik endişelerinizin ve kaygılarınızın ne kadar yüksek olduğunu tahmin edebiliyorum. Sanki üstünüzde kocaman bir baskı var ve siz bunu çözmeye çalışıyorsunuz ama zaman zaman sıkışıp kalmış gibi hissediyor olabilirsiniz.

Konu eksiğim yok ama soruları çözemiyorum” demeniz özellikle dikkatimi çekti. Burada sanki konuyu anlamak için çabalıyorsunuz ama çabalarınızın karşılığını göremiyormuş gibi hissediyor olabilirsiniz. Bu durum da anladığınızı düşündüğünüz konuların sorularını çözemediğinizde bir hayal kırıklığı yaratıyor olabilir. Gözümün önünde şöyle bir döngü canlanıyor: konuyu anlama, “ben bunu çözerim” deme, daha sonra soruları çözemeyince gelen bir hayal kırıklığı ve tekrar denemek…


Bu durum çoğu zaman bilgisizlikten değil, bu konudaki kaygılardan da kaynaklanabiliyor. Özellikle sınavın yaklaşması ve üzerinizdeki baskının artması, normalde anlayabileceğiniz ve sorusunu çözebileceğiniz bir konuyu bile çözmeyi zorlaştırabiliyor olabilir.


Bir de şu var; eşit ağırlıkta matematik oldukça önemli bir ders. Acaba bu önem, sizi matematiğe karşı ekstra bir performans kaygısı hissetmeye yöneltiyor olabilir mi? Ya da benzer bir durumu diğer derslerde de yaşıyor musunuz? Bu soruların cevabı, yaşadığınız zorluğun sadece matematikle mi sınırlı olduğunu yoksa daha genel bir durum mu olduğunu anlamanıza yardımcı olabilir.


Öte yandan kaygı yükseldiğinde odak çoğu zaman bilgiden uzaklaşıp “ya yapamazsam, ya kazanamazsam, ya rezil olursam” gibi düşüncelere kayabiliyor. Siz soruya bakarken, sanki arkada görünmez bir ses sürekli konuşuyor gibi olabilir. Bu da en basit soruyu bile karmaşık hale getirebilir. Konu çalışıp soruları çözemediğinizde de “inancımı kaybediyorum, yapamayacağım” gibi düşünceler aklınıza geliyor olabilir.


Ayrıca “kesinlikle mezuna kalmayacağım” gibi çok net bir sınır belirlemeniz de kendinize hata yapma alanı bırakmıyor olabilir. Yani mezuna kalmak sizin için bir başarısızlık veya kaybetme anlamı taşıyor olabilir. Bu da üzerinizdeki baskıyı daha da artırabilir.


Hedef konusuna da değinmek isterim. Öncelikle okumak istediğiniz şehirden önce, neyi isteyip neyi istemediğinizi anlamanız önemli olabilir. Kişilik özellikleriniz, ilgi alanlarınız ve gelecekte kendinizi hangi işi yaparken gördüğünüz oldukça önemli etkenlerdir. Kendinize “Ben ne istiyorum? Gelecekte kendimi hangi mesleği yaparken görüyorum? İlgi alanlarım neler?” gibi sorular sormanız bu noktada size yardımcı olabilir. Hedefleri biraz daha netleştirmek, motivasyonunuzu da güçlendirebilir.


Ders çalışma tarafında ise özellikle matematikte kendinize çok büyük hedefler koymak yerine daha küçük ama sürdürülebilir hedefler belirlemek faydalı olabilir. Sınav yaklaştıkça öğrenciler bazen kendilerine çok yüksek soru sayıları veya uzun çalışma saatleri hedefi koyabiliyorlar. Ancak bu her zaman herkes için en doğru yöntem olmayabiliyor. Örneğin “bugün 6 konu çalışıp 600 soru çözeceğim” gibi bir hedef yerine, “bugün zorlandığım bir konuyu çalışacağım ve ardından çözümlü sorularla pekiştireceğim” gibi daha küçük hedefler koyabilirsiniz.


Matematik için küçük bir egzersiz de önerebilirim: Her gün az soruluk mini denemeler yapabilirsiniz. Süre tutabilirsiniz ama çok kısa; örneğin 20 dakika. Bunu “sınav modu”nda değil, deneme yapmak ve hata bulmak amacıyla çözmeye çalışın. Ardından mutlaka yanlış analizine bakın. Buradaki amaç kendinize şunu göstermek: “Zorlanabilirim ama takıldığım yerleri bulup düzeltebilirim.”


Kapanırken şunu söylemek isterim: Üç ay küçümsenecek bir süre değildir. Küçük ve düzenli adımların zamanla neler değiştirdiğini birçok öğrenci yaşayarak görüyor. Siz de kendi yolunuzu adım adım kurabilirsiniz.


Unutmayın, bu dönem hem emek vermeyi hem de motivasyonu korumayı gerektirir. Bu noktada zaman zaman kendinize alan açmanız, ne istediğinizi ve gelecekte kendinizi nerede görmek istediğinizi düşünmeniz oldukça kıymetlidir. Ayrıca kendinize zaman ayırmayı ve motivasyonunuzu sevdiğiniz küçük hobilerle desteklemeyi de ihmal etmeyin.


Tekrar sormak, danışmak veya paylaşmak istediğiniz bir şey olursa her zaman buradayım. Bana buradan ya da profilim üzerinden ulaşabilirsiniz.


Sevgiyle kalın, başarılar dilerim 🙂

Psikolog Ecem Bakıner

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.