Psk. Ayşe Nur Fidan 
Türkiye, İzmir
Online Terapi (Yurt İçi & Yurt Dışı), Depresyon, Kaygı Bozuklukları, Aile Danışmanlığı, Çocuk ve Ergen Psikolojisi, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)
Uzman Hakkında
Psikolog Ayşenur Fidan, Psikoloji lisans eğitimini 2023 yılında Yakın Doğu Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Lisans eğitimi süresince çeşitli kurumlarda gönüllü stajlar yapmış ve alanda kendini geliştirmiştir. Lisans eğitiminin ardından, 2023 Eylül ayında Yakın Doğu Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı’na başlamış, Yakın Doğu Üniversitesi Psikiyatri Kliniği’nde yüksek lisans stajını başarıyla tamamlamış ve 2025 yılı Şubat ayında mezun olmuştur. Oyun Terapisi ve Aile Danışmanlığı eğitimleriyle uzmanlık alanlarını geliştirmiştir. Çocuk, ergen ve yetişkin bireylere hem yüz yüze hem de online olarak psikolojik danışmanlık ve destek hizmeti sunmaktadır. Aynı zamanda aktif iş yaşamını kurum psikoloğu olarak sürdürmektedir.
Eğitim
- Yakın Doğu Üniversitesi - Lisans
- Yakın Doğu Üniversitesi - Yüksek Lisans
Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)
- AİLE DANIŞMANLIĞI
- OYUN TERAPİSİ UYGULAYICI EĞİTİMİ
Uzmanlık Alanları
Çalışma Ekolleri
- Bilişsel Davranışçı Terapi
- Şema Terapi
Cevaplar (8)
Merhaba sevgili danışan, Yazdıklarını okurken, aniden biten ve bu bitiş ile birçok sorunu cevapsız bırakan bir ilişkinin yükünü taşımaya çalıştığını hissettim. Bu şekilde aniden sonlanan ayrılıklarda kişinin yaşadığı kaybı anlamlandırması zor bir durum olabilmektedir. Çünkü zihin tamamlanmamış her hikâyeyi tamamlamak için uğraşır. Bu nedenle sürekli aklına gelmesi, onu unutamadığını hissetmen, ona duyduğun sevgiden ziyade zihninin ani ayrılığı anlamlandırmaya çalıştığı ile ilgili olabilir diye düşünüyorum. Mesajın da “Neden benim için çabalamadı?”, “Neden bana bir hediye bile almadı” gibi sorularının zihnini oldukça fazla işgal ettiğini görüyorum. Bu soruların zihninde dönmesi çok anlaşılır bir durum. Ancak bazen bazı soruların kesin bir cevabı yoktur ya da olsa bile yaşadığın duyguyu değiştirmeyebilir sevgili danışan. Bu nedenle odağını “Neden benim için çabalamadı” sorusundan “Onun benim için yapmadıkları bana ne hissettirdi?”, “Ben nasıl bir ilişki yaşamak istiyorum? gibi sorulara çevirmeye ne dersin? Numaranı değiştirmek istemen ve karşı taraftan fiziksel olarak uzaklaşmak istediğini anlıyorum ve bunun için çok güzel bir başlangıç yapmak istemişsin ancak şunu unutma; fiziksel olarak uzaklaşmak bazen yeterli gibi görünse de, iki insan arasındaki bağ sadece fiziksel bağ ile sınırlı kalmamaktadır. Beyninin içinde o ilişkili ile ilgili bir sürü beklenti ve alışkanlıklar oluşmaktadır. Karşı taraf ile bağ koptuğunda ise geride sadece bir insan yokluğu değil; aynı zamanda “tamamlanmamışlık” hissi oluşmaktadır ve bu his duygusal olarak iyileşme ve özgürleşme sürecini olumsuz etkileyebilmektedir. Bazen birini unutmayı zorlaştıran tek şey sevgi değildir. Yaşanan hayal kırıklıkları, keşke böyle olmasaydı düşünceleri olabilmektedir. Bu nedenle şu an yaşadığın süreçte kendini suçlamadan, hem o kişiye karşı olan sevgine hem de bu ilişkinin sana neler hissettirdiğini odaklanman çok önemlidir. Birini çok sevmiş olmak demek, yaşadığın ilişkinin seni duygusal olarak tatmin ettiği anlamına gelmeyebilmektedir. Bazen sevgi ne kadar büyük olursa olsun; ilişki, o sevgiyi taşıyacak kadar sağlıklı değildir. Bu süreçte bu soruları kendine sormaya ne dersin? 🌸 Şu an özlediğim şey, gerçekten o mu yoksa onunla kurduğum hayaller mi? 🌸 Bu ilişkide hangi duyguları hissediyordum? “Huzur mu?” ,“Kaygı mı?”, “Belirsizlik mi?” 🌸 Bu ilişki bana ne yaşattı ve bende hangi izleri bıraktı? 🌸 Bundan sonra kendim için nasıl bir ilişki istiyorum? Bu sorular, yalnızca yaşadığın ayrılığı değil, kendini daha iyi anlamana katkı sağlayabilir. Lütfen unutma; bu süreçte önemli olan kişi sensin. Kendi hissettiğin duyguları ve ihtiyaçlarını görmezden gelmemelisin. Başka bir sorun olduğunda istediğin zaman yazabilirsin. Burada olacağım. Sevgiler Psikolog Ayşenur Fidan
Merhabalar sevgili danışan, Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; yaşadığın ikilemi ve çaresizliği paylaşarak destek araman çok kıymetli. Bazen insanı yoran şey, yaşadığı ve hissettiği duygular değil; hissettiği duygu ile nasıl bir yol izleyeceğini bilmemekle ilgilidir. Mesajında “boşuna mı bekliyorum” diye sormuşsun; bazı zamanlar olmayacağını bildiğimiz hikayelere tutunmak, bizi yeni bir riskten koruyor gibi görünebilir. Çünkü zihnimiz belirsizlik yerine yaşadığı o umudu canlı tutmayı tercih eder. Bu durum ise, genellikle o kişiden çok, o ihtimallere bağlanmamıza sebep olur. Yazdıklarından, hoşlandığın kişinin başkasından hoşlandığını bildiğin halde bu hisleri yaşamaya devam ettiğini belirtmişsin. Şu süreçte şunu bilmelisin ki, duygularımızı seçmemiz ne yazık ki bizim elimizde değildir; ancak yaşadığımız duygular karşısında nasıl davranacağımız bizim elimizdedir. Birini sevmek demek her zaman bu sevginin karşılıklı olacağı anlamına gelmeyebilir. Cesaret, bazen duygularımızı ifade edebilmek bazen de karşılığını alamadığımız duyguyu kabullenip yolumuza devam edebilmektir. Hangi seçeneği seçeceğin senin kendini nasıl daha huzurlu ve rahatlamış hissedeceğin ile ilgilidir. Duygularını karşı taraf ile paylaşmayı düşünüyorsan; bunu karşı taraftan bir karşılık beklediğin için değil kendi duygularını netleştirmek adına yapmalısın. Ancak bu konuşma sonrasında alacağın olumlu veya olumsuz cevap karşılığında hazır olman çok önemlidir. Bir kişinin senin hislerine karşılık verip vermemesi senin değerin ile ilgili değildir. Hayatta bazı zamanlarda olması için çok çabaladığımız ama istediğimiz gibi olmayan durumlar olabilmekte. Bu durum kişiyi değersiz ya da sevgiye layık olmayan biri yapmaz. Sadece duygularımızın zaman zaman karşılıklı olamayacağını bize gösterir. Eğer duygularını ifade etmemeyi düşünüyorsan; bunu alacağın cevaptan korktuğun için ya da reddedilmemekten endişe duyduğun için değil senin için en doğru karar olduğuna inandığın için yapmalısın. Bu süreçte şu soruları kendine yöneltmen senin için faydalı olabilir. 🌸 Bu şekilde hislerimi saklayarak devam etmek bana iyi geliyor mu, yoksa benim üstümde bir yük haline mi geliyor? 🌸 Benim kontrolümde olan ve olmayan şeyler neler? 🌸 Bu süreçte kendi duygusal iyiliğime ne kadar önem veriyorum? 🌸Duygularımı onunla paylaşmak bana kendimi daha iyi hissettirecek mi? 🌸Duygularımı onunla paylaşmazsam, bu kararımın arkasında durabilecek miyim? Bazen en zoru; gerçeği kabullenebilmektedir sevgili danışan ancak gerçeği kabul ettiğimizde zihnimiz “Acaba?” sorusuna takılmaktan vazgeçer ve kendimizi yeniden kazanmaya başlarız. Çünkü belirsizlik zihni yorarken; kabul iyileşmenin önünü açar. Unutma, bazı duygular hemen geçmeyebilir ancak kabul ettiğinde dönüşmeye başlar. Bu karar sürecinde kendini ihmal etmemeye özen göstermeli ve kendine iyi gelecek alanlar açmayı unutma lütfen. Başka bir sorun olduğunda her zaman burada olacağım. İstediğin zaman yazabilirsin. Sevgiler Psikolog Ayşenur Fidan
Merhabalar sevgili danışan 🌸 Bazen insanı derinden etkileyen şey, yaşanılanlar değil; yaşanılan olaya anlam verememektir. Yazdıklarını okurken, zaman geçmesine rağmen zihninin hala “Neden” sorusuna cevap aradığını hissediyorum. Bazen cevabını bulamadığımız davranışlar, zihnimizi davranışın kendisinden daha çok meşgul edebilmektedir. Yazdıklarında özellikle “Mesaj atmadım?” ve “İstek göndermedim” ifadelerine yer vermişsin bu durum bana kendini açıklama ihtiyacı halinde bulunduğunu düşündürdü. Şuan da zihnin de düşündüğün asıl soru “Neden engelledi” sorusundan ziyade “Varlığımı bile hissettirmediğim halde neden böyle bir tepki ile karşı karşıyayım?” sorusu olabilir mi? Bu düşüncenin nedeni, zihnimiz anlam veremediği davranışları kendi ile ilişkilendirmeye başlaması olabilmektedir. Halbuki karşımızdaki insanın her yaptığı davranış bizim yaptığımız davranışın karşılığı olmak zorunda değildir. Sosyal medyada yapılan davranışlar genellikle tek bir duyguyu yansıtmayabilmektedir. Seni engelleme kararı, sınır koyma isteği, geçmişte yaşadıklarını geride bırakma arzusu ya da sadece kendi isteği gibi birçok nedenle açıklanabilir. Ancak yapılan tek bir davranış ile kesin anlam çıkarmak genellikle mümkün olamayabilir diye düşünüyorum. Bu süreci anlamlandırmaya çalışırken şu soruları kendine sormaya ne dersin? 🏵️Partnerim bana neden engellediğini anlatsa, gerçekten zihnim rahatlar mıydı yoksa başka sorulara neden aramaya devam eder miydi? 🏵️️ Ben bu davranışın nedenini mi merak ediyorum yoksa davranışın bende ne ifade ettiğini mi yorumlaya çalışıyorum? 🏵️ Onun duygularını anlamlandırmaya çalışırken kendi duygularıma ne kadar alan tanıyorum? 🏵️ Bu davranış bende hangi duyguları hissettirdi ? Öfke mi, değersizlik mi, yoksa sadece merak mı? Bu süreçte öncelikle, onun davranışını yorumlamaktan ve nedenini aramaktan çok, sen de bu davranışın hangi duygular ile temas ettiğine odaklanmanı öneririm. Bazen asıl aranılan “Neden yaptı?” sorusunda değil “Bu durum bana neden dokundu?” sorusunun cevabını keşfetmekle başlayabilir. Sana şunu söylemek isterim ki yaşamımızda her davranışın nedeni öğrenmemiz ne yazık ki imkansızdır. Fakat her zaman anlamlandırabileceğimiz bir şey bizim elimizdedir. Bu davranışın bizde nasıl bir duygu yarattığı. Lütfen şunu göz ardı etme, başkasının yaptığı davranışlar senin değerini ölçmez. Bazen zihnimizin aradığı cevaplar dışarıda değil kendimizdedir. Bu nedenle kendi sesini duymayı asla ihmal etmemelisin. Bu süreç seni yoruyor ise bir psikologdan destek alman ruhuna iyi gelebilir. Aklına takılan başka bir sorun olduğunda her zaman burada olacağım dilediğin zaman tekrar yazabilirsin. O zamana kadar sevgi ile kal. .. Psikolog Ayşenur Fidan
Merhabalar sevgili danışan 🌸 Öncelikle yaşadıklarınızı ve duygularınızı bu kadar açıkça ifade edebilmeniz çok kıymetli. .. Bazen değer verdiğimiz ilişkiler beraberinde geleceğe yönelik kaygıları da getirebiliyor ve zihniniz olumsuz senaryoları üretebiliyor. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki bu tür düşüncelerinizin olması sizin sorunlu olduğunuz anlamına gelmez. Partnerinizin size karşı olan sevgisini “bebek gibi seviyor” şeklinde tanımlamanız, bende onu bu kadar çok seviyor muyum gibi düşüncelerinizin olması, üzerinizde görünmez bir sorumluluk baskısı yaratıyor olabilir mi? İlişkilerde duygusal dalgalanmalar oldukça doğaldır. Birini çok sevmek demek sürekli partnerinize karşı aynı yoğunlukta o duyguları hissetmek demek değildir diye düşünüyorum. İlişkiler, sevgililik boyutundan ciddi bir boyuta evrildiğinde bireylerde kimlik ve yaşam tarzı bazen olumsuz etkilenebilmektedir. Nişanlılık gibi kritik bir geçiş döneminde, çevreden duyulan aldatma, evlilik krizleri zihinde birer tehdit olarak algılanabilir. Zihin belirsizliği sevmez ve şu an içinde bulunduğunuz nişanlılıktan evlilik sürecine geçiş gibi yaşam değişimini yönetemediği için geleceği tahmin etmeye odaklanır yani aslında bu olumsuz senaryolar zihninizin sizi korumaya çalıştığını göstermektedir sevgili danışan. .. Bu sürece, kaygılarınızla düşman olmak ve onlarla savaşmak yerine bu kaygıların yeni bir hayat evresine geçerken doğal bir adaptasyon süreci olduğunu kabul ederek başlamaya ne dersiniz? Kıyaslama tuzağı, ilişkinize bakış açınızı olumsuz etkiliyor olabilir. Unutmayın her ilişkinin dinamiği ve sevgi dili özeldir. Önemli olan, sizin nişanlınızla kurduğunuz iletişimdir. Çevrenizde yaşanan olumsuz senaryolar ile ilişkinizi kıyaslama başladığınız anda kendinize “Bugün elimde ilişkimin kötü gittiğine dair somut bir kanıt var mı?” sorusunu sormanızı öneririm. Dikkatimi çeken bir noktaya da değinmek isterim, zihninizde genellikle “Ya mutsuz edersem” “Ya aldatırsam” “Ya değişirsem” gibi ihtimalleri düşünüyorsunuz. Ancak kendinize “Yaşadığım ilişki bana ne hissettiriyor” sorusunu hiç sormuyorsunuz. Zihin kaygılandığında bizi gerçeklerden uzaklaştırır ve ihtimaller arasında kaybolmamızı sağlayabilir. Bu dönemde kendinize şu soruları sorabilirsiniz, Bu düşünceler, nişanlanmadan önce de aklıma geliyor muydu, yoksa nişanlandıktan sonra mı ortaya çıktı? Şu an ilişkimde beni mutsuz eden bir durum mevcut mu, yoksa geleceğe yönelik ihtimaller mi beni etkiliyor? “Onu üzmek istemiyorum” derken bence iyi bir partner olmak benim için neyi ifade ediyor? Kaygılarım olmasaydı bu ilişki benim için ne ifade ederdi? Eğer bu kaygılar gününüzün büyük bir kısmında sizinleyse ve ilişkinizden zevk almanızı engelliyorsa bu süreci bir psikolog eşliğinde yürütmenizin daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Lütfen unutmayın, sağlıklı ilişki hiç kaygılanmadığınız bir ilişki değildir. Kaygılarınıza rağmen partnerinizle birbirinize karşı olumlu iletişim kurmaya devam edebildiğiniz ilişkidir. Kendinizi yargılamak yerine yaşadığınız bu duyguların size ne anlatmak istediğine odaklanın. .. Sevgilerimle Psikolog Ayşe Nur Fidan