Ayşe Özdemir

Psk. Ayşe Özdemir

Türkiye istanbul

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu,bilişsel davranışçı terapi,online terapi

3.0
(1 Yorum)

Uzman Hakkında

Merhabalar ,ben Ayşe özdemir 2025 psikoloji bölümü mezunuyum bilişsel davranışçı terapi mindfulnes terapi ,sanat terapisi,davranışcı terapi vb birçok eğitim aldım .şu an devam eden bir süpervizyon eğitimi almaya devam ediyorum .

Eğitim

  • İstanbul Aydın Üniversitesi - Lisans

Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)

  • Bdt
  • Mindfulnes

Uzmanlık Alanları

Obsesif Kompulsif Bozukluk
Uyum Sorunları
Mindfulness/ Farkındalık
Çocuk ve Ergen Psikolojisi
Kariyer Rehberliği
Dikkat Eksikliği
İnternet Bağımlılığı

Çalışma Ekolleri

  • Davranışçılık
  • Psikoanalitik
  • Bilişsel yaklaşım

Cevaplar (6)

Merhaba 🌿Yazdıklarınızı okurken, bir yandan evlenmek, kendi hayatınızı kurmak ve yeni bir düzen oluşturmak isterken, diğer yandan bu sürecin içinde kendinizi kaybetmekten ve hayallerinizden uzaklaşmaktan korktuğunuzu hissettim. Sanki bir tarafınız “kendi hayatımı kurmak istiyorum” derken, diğer tarafınız “ya sıradan bir hayatın içinde sıkışıp kalırsam?” diye endişeleniyor gibi. Hem evlilik hazırlığı, hem okul süreci hem de geleceğe dair belirsizlikler üst üste geldiğinde böyle bir kafa karışıklığı yaşamak oldukça anlaşılabilir. Bu aslında kararsız olduğunuzdan çok, hayatınızla ilgili önemli şeyleri ciddiye aldığınızı gösteriyor olabilir. “Hayatı kaçırmak” korkusu da burada oldukça belirgin görünüyor. Özellikle çocuk, sorumluluklar ve zamanın sınırlı olduğu düşüncesi, sanki seçenekleriniz daralacakmış gibi hissettirebilir. Oysa çoğu zaman hayat tek bir yoldan ilerlemek zorunda değildir. Evlilik, kişisel gelişimin ya da hayallerin sonu olmak zorunda değildir; ancak bu dengeyi kurabilmek için kişinin önce kendine biraz daha yaklaşması gerekebilir. “Ne istediğimi bilmiyorum” demeniz aslında önemli bir farkındalık. Çünkü bu, otomatik ilerlemek yerine durup kendinize bakmaya başladığınızı gösterir. Belki kendinize şu sorularla yaklaşmak iyi gelebilir:“Benim için tatmin edici bir gün nasıl olurdu?”“Zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım şeyler neler?”“Başarmak dediğimde benim için ne ifade ediyor?”Telefonla fazla vakit geçirmek bazen bu düşüncelerden uzaklaşmanın bir yolu olabilir. Ama aynı zamanda insanın kendisiyle temasını da azaltabilir. Küçük denemeler yapmak — örneğin kısa bir kursa katılmak ya da ilgini çeken bir alanda araştırma yapmak — neyin sana iyi geldiğini keşfetmene yardımcı olabilir. Büyük kararlar vermeden önce küçük adımlar bazen daha yol gösterici olur. Evlilik sürecinin seni yıprattığını söylemen de önemli. Bu süreçte kendine alan açmak, biraz durmak ve nefes almak da en az plan yapmak kadar değerli olabilir. Eğer bu karmaşa seni daha fazla yormaya başlarsa, bir uzmanla konuşmak bu süreci daha net görmene yardımcı olabilir. Bunun yanında, istersen hayalindeki “küçük dükkan” fikrini ya da seni heyecanlandıran şeyleri burada biraz daha açabiliriz. Bazen insan konuştukça kendine biraz daha yaklaşabiliyor. 💚

Devamını Oku...

Merhabalar,Yazdıklarını okurken hem akademik olarak kendini toparlamak istediğini hem de bunu tek başına, sorumluluklarınla birlikte yürütmeye çalıştırkenki yorgunluğunu hissettim. Evle ilgilenmek, kendi düzenini kurmak ve aynı zamanda derslere odaklanmak gerçekten kolay bir denge değil. Buna rağmen “plan yapmak istiyorum” demen, aslında ne kadar istekli ve çabalayan biri olduğunu gösteriyor. Matematik konusunda “çok kötüyüm” demen de anlaşılır bir his olabilir. Ama çoğu zaman bu, gerçekten yapamamakla değil, temelin eksik olması ve nereden başlayacağını bilememekle ilgili oluyor. Matematik, üst üste konulan bir yapı gibi; temel netleşmeden ilerlemek zorlaşıyor. Bu yüzden sıfırdan başlama fikri aslında bir eksiklik değil, doğru bir başlangıç olabilir. Belki burada kendine çok yoğun ve katı bir program yapmak yerine, daha sürdürülebilir küçük adımlarla başlamak daha iyi gelebilir. Örneğin;Günde 1–1,5 saat matematik için temel konulara odaklanmak,Yanına 1 saat sözel ders eklemek,Gün içinde 20–30 dakika kitap okumak gibi daha dengeli bir plan oluşturmak seni zorlamadan ilerlemeni sağlayabilir. Ev sorumluluklarının olduğunu da düşününce, kendine “mükemmel uymalıyım” baskısı kurmak yerine “elimden geleni yapıyorum” yaklaşımı daha destekleyici olabilir. Çünkü bazen planlar değil, planlara karşı yaklaşımımız bizi daha çok yorabiliyor. Şu an bir tatilde olman aslında küçük bir düzen kurmak için güzel bir fırsat olabilir. Bu süreçte kendini denemek, hangi saatlerde daha verimli olduğunu fark etmek ve ona göre planını esnetmek işine yarayabilir. Belki kendine şu soruyu sorarak başlayabilirsin:“Benim için gerçekten sürdürülebilir olan tempo nasıl olur?”Eğer istersen, günlük programını birlikte daha detaylı da şekillendirebiliriz. Hangi saatlerde daha müsait olduğunu ya da seni en çok zorlayan kısmı paylaşırsan, ona göre daha net bir plan oluşturabiliriz. 🌿

Devamını Oku...

Merhaba Yazdıklarınızı okurken, ilişkinizin sizin için ne kadar güvenli ve huzurlu bir yer olduğunu, bu yüzden partnerinizin söylediği o sözlerin sizi doğal olarak sarsmış olabileceğini düşündüm. Özellikle “Seni seviyorum biliyorum ama hissedemiyorum” demesi, insanın zihninde pek çok soru açabilir. Sevginin var olduğunu söyleyip hissedemediğini ifade etmesi, anlaşılması zor bir durum gibi hissettirebilir ve sizde de ister istemez “Acaba ne değişti?” düşüncesini uyandırmış olabilir. Bazen kişiler zor bir dönemden geçerken duygularına ulaşmakta zorlanabilirler. İşsizlik gibi hayatın kontrolünü etkileyen süreçler, kişinin kendine bakışını, enerjisini ve yakınlık kurma isteğini azaltabilir. Bu durumda kişi sevgisini tamamen kaybetmiş olmayabilir, fakat onu hissedemediğini söyleyebilir. Bu, çoğu zaman ilişkiye dair bir karar vermekten çok, kişinin kendi iç dünyasında yaşadığı bir duraklama hali olabilir. Uzun ilişkilerde zaman zaman böyle içe çekilme dönemleri yaşanabilir. Bu her zaman ilişkinin sonuna işaret etmez. Daha çok önemli olan, bu sürecin çift olarak nasıl karşılandığı ve iletişimin kopup kopmadığıdır. Şu an hâlâ iletişimde olmanız ve nazik bir temasın sürmesi, bağın tamamen kesilmediğini gösteren bir işaret olabilir. Şu an sizin yaptığınız gibi hayatınıza yönelmeye çalışmanız, hobilerinize alan açmanız oldukça sağlıklı bir yaklaşım. Belirsizlik dönemlerinde kişi tüm odağını ilişkiye verdiğinde kaygı daha da büyüyebiliyor. Yine de zihninizin bir köşesinde bu sorunun dönüp durması çok anlaşılır. Belki bu süreçte kendinize şunu sormak yardımcı olabilir: “Onun yaşadığı bu geri çekilme haliyle ben nasıl baş ediyorum ve bu süreçte kendimi nasıl koruyabilirim?”Eğer bu durum sizi daha fazla yormaya başlarsa, partnerinizle duygularınızı sakin bir dille paylaşmanız ya da bir uzmandan destek almanız süreci daha sağlıklı yönetmenize yardımcı olabilir. İsterseniz bu süreçte yaşanan gelişmeleri ya da aklınıza takılan başka soruları da buradan paylaşabilirsiniz. Süreçler bazen zaman içinde netleşir ve konuşuldukça daha anlaşılır hale gelir. 🌿psk. Ayşe özdemir

Devamını Oku...

MerhabaAnlattıklarınızı okurken, bu ilişkinin sizde bıraktığı ağırlığı hissetmemek mümkün değil. Başlangıçta mutlulukla, umutla kurulan bir bağın zamanla sizi yoran, kendinizden ödün verdiğinizi hissettiren ve sonunda yalnız bırakan bir sürece dönüşmesi gerçekten ağır bir deneyim olabilir. Üstelik bu süreç yalnızca ilişkinin bitmesiyle değil, arkadaşlıklarınızın etkilenmesi ve kendinizi güvensiz hissetmeye başlamanızla da büyümüş gibi görünüyor. Böyle durumlarda insan çoğu zaman sadece bir ilişkiyi değil, o ilişkiyle birlikte kurduğu hayalleri, güven duygusunu ve kendine dair bazı parçaları da kaybetmiş gibi hissedebiliyor. Bu yüzden şu an yaşadığınız içine kapanma, insanlara karşı mesafe koyma ya da yeniden umut etmekten çekinme hali anlaşılabilir bir tepki olabilir. Bu, zayıf olduğunuzu değil; yaşadıklarınızın sizde iz bıraktığını gösterir. Bir yandan hâlâ sevgi taşıdığınızı söylemeniz de önemli. Sevginin tamamen bitmemesi, çoğu zaman kişinin iyileşemeyeceği anlamına gelmez. Bazen bu, sadece yaşananların zihinde henüz yerini bulamadığını gösterir. İyileşme çoğu zaman unutmakla değil, yaşananları anlamlandırmakla başlar. Belki kendinize şu soruları nazikçe sormak iyi bir başlangıç olabilir:Bu ilişkide en çok hangi yönüm yoruldu?Bugün hâlâ içimde kalan şey sevgi mi, yoksa yarım kalmışlık hissi mi?Şu an kendimi korumaya çalışıyor olabilir miyim?Şu anda kendinizi güçsüz hissetseniz de, bu durumun değişmeyeceği anlamına gelmez. İnsan bazen en çok kapandığını düşündüğü dönemde bile içten içe toparlanma sürecine girmiş olabilir. Kendinize zaman tanımanız ve küçük adımlarla yeniden dış dünyaya temas etmeye çalışmanız bu süreçte destekleyici olabilir. Eğer bu yaşadıklarınız günlük yaşamınızı belirgin şekilde etkiliyorsa, bir uzmanla yüz yüze görüşmek süreci daha sağlıklı anlamlandırmanıza yardımcı olabilir. Bunun yanında, aklınıza takılanları burada paylaşmaya devam edebilir ya da yeni bir soru yöneltebilirsiniz. Bu kadar şeyi fark edip dile getirebilmeniz bile, içinizde hâlâ toparlanmak isteyen bir yan olduğunu gösteriyor. Bu yanın sesini duymanız için kendinize biraz alan tanımanız yeterli olabilir.

Devamını Oku...