Nihal Sena Çetin

Uzm. Kl. Psk. Nihal Sena Çetin

İzmir

Online Terapi, Aile Danışmanlığı

5.0
(2 Yorum)

Uzman Hakkında

Merhaba, Ben Uzman Klinik Psikolog Nihal Sena ÇETİN.

İstanbul Aydın Üniversitesi'nde klinik psikoloji alanında yüksek lisans eğitimimi başarıyla tamamladım. Ardından, İstanbul Topkapı Üniversitesi'nde %100 burslu olarak psikoloji yüksek lisans eğitimimi bitirdim.

Lisans eğitimimi ise 2018-2021 yılları arasında İstanbul Maltepe Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi'nde psikoloji alanında yüksek onur derecesiyle tamamladım.

Ecodittata Clinic'in CEO'su olarak görev yapmaktayım, bu pozisyon beni iş dünyasıyla psikoloji alanını birleştirmemde büyük bir avantaj sağlıyor.

Medicana International İzmir Hastanesi'nde psikoloji stajyeri olarak çalıştım ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne bağlı Çocuk Hastanesi'nde Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda psikoloji stajyeri olarak görev aldım.

Marmara Üniversitesi Aile Danışmanlığı Eğitimi, Masal Terapisi Uygulayıcı Eğitimi, Çocuk Değerlendirme Testleri Uygulayıcı Eğitimi, Çocuk Resimlerinin Psiko-Pedagojik Analizi ve Projektif Çizim Testleri Uygulayıcı Eğitimi, Oyun Terapisi Uygulayıcı Sertifikası, Aile ve Çiftlerde Bilişsel Davranışçı Terapi Uygulayıcı Sertifikası, Çocuk ve Ergenlerde Bilişsel Davranışçı Terapi Uygulayıcı Sertifikası, Yetişkinlerde Bilişsel Davranışçı Terapi Uygulayıcı Sertifikası ve Çocuklarda Sağlıklı İletişim Eğitimi kurslarını tamamladım.

Eğitim

    Cevaplar (13)

    Merhaba Bu duygularla başa çıkmak zor olabilir. Ancak yalnız olmadığınızı bilmenizi isterim. Yetersizlik hissi belirli standartlara uymanın getirdiği bir yanılsama gibidir. Ne kadar çaba gösterseniz de istediğinizi elde edemeyeceğinizi söyler. İçinizde dolmayacak bir boşluk gibidir. Size yardımcı olabileceğini düşündüğüm bazı şeyler önermek istiyorum. Güçlü yanlarınızı keşfetmeye çalışın. Her bireyin kendine özgü özellikleri vardır. Belki ilk zamanlar için bunu düşünmek zorlayıcı olabilir. Küçük adımlarla ilerleyebilirsiniz. Ayrıca, kendinizle ilgili özelliklerinizi düşünürken; ‘‘Ben yeterince iyiyim’’ ‘‘Ben yeterince güçlüyüm’’ gibi cümleler şeklinde düşünmek size daha iyi hissettirebilir. Neyde iyi olduğunuzu düşünün. İyi bir dinleyici misiniz? İyi bir arkadaş mısınız? Herhangi bir güçlü yanınız, sizin için büyüme noktası olarak kullanabileceğiniz bir temeli oluşturacaktır. Bu nedenle tüm olumlu yönlerinizi listelemeye çalışın. Bu çalışmayı yaparken kağıt kalem kullanabilir veya telefonunuza not alabilirsiniz. Her birey yaşamında güçlüklerle mücadele etmektedir. Başa çıkmakta zorlandığı, aşmakla mücadele ettiği durumlarla karşılaşabilir. Bu tamamen normal bir durumdur. Bir kişi bir şeyde hemen iyi olamaz. Büyüme noktasındaki adımlarınızı takip ederek devam edebilirsiniz. Yetersizlik hissi sizi hayal kırıklığına uğratıp durdurmaya çalışsa bile, sizin öz değerinizi belirlemesine izin vermeyin. Yeni şeyler öğrenmeye, keşfetmeye ve hata yapmaktan korkmayarak ilerlemeye gayret edin. Hata yapmak gelişmenin bir parçasıdır. Kendinize kusurlu olmanın iznini vermeye çalışabilirsiniz. Mükemmel olma çabası içindeyken, bir şekilde kusurlu olduğumuzu ve eksik olduğumuzu hissederiz. Bu eksiklik bizi mutsuzluğa ve tatminsizliğe doğru iter. Hata yapmama korkusuyla öğrenme ve büyüme fırsatlarını kaçırmamıza neden olur. Hayatta önemli olan mükemmel olmak değil, özgün olabilmektir. Siz tüm özelliklerinizle; yaptıklarınız veya yapamadıklarınızla özgünsünüz. Kendinize hata yapma izni verdiğinizde, benliğinize de mutlu olma iznini vermiş olacaksınız. Bizi zorlayan duyguların üstesinden gelmenin en iyi yollarından biri de kendinize karşı şefkatli ve anlayışlı olmaktır. İçinde bulunduğunuz durumun ne kadar zorlayıcı olduğunu anlıyorum. Bir arkadaşınıza göstereceğiniz şefkati kendinize de göstermeye gayret edin. Hissettiğiniz duyguları kabul etmeye çalışabilirsiniz. Her bireyin yaşam yolculuğu hızı farklıdır. Kendi hızınızda ilerlemeniz çok normaldir. Geçmişte pişmanlıklarınız veya gelecek endişeleriniz olabilir. Anda kalma egzersizlerinin faydalı olabileceğini düşünüyorum. Günlük rutininize mindfulness egzersizlerini de ekleyebilirsiniz. Özellikle nefes çalışmaları ve meditasyon, zihninizi sakinleştirmenize yardımcı olabilir. Unutmayın, bu süreçte kendinize karşı nazik olmanız çok önemlidir. Yaşadığınız duygusal zorluklarla başa çıkmak için psikolojik destek almaktan çekinmeyin. Kendinize ve duygularınıza değer verdiğinizde, hayatınızda olumlu değişiklikler yapmak için önemli bir adım atmış olursunuz. Sevgilerimle…

    Devamını Oku...

    Merhaba,Böylesine yoğun bir programın sizi zorluyor olması oldukça normal. Hem iki üniversitede eğitim almak hem de bir sınava hazırlanıyor olmak oldukça güç olabilir. Yaşamınızda kendinize belirlediğiniz hedefleriniz nelerdi? Kaçına ulaştınız, kaçına ulaşamadınız? Bunları düşünmenizi isteyeceğim sizden. Daha sonrasında ulaşamadığınız hedeflerinizde engeller neydi sizce? Çevrenin etkisi, ailenin yeterince destek vermemesi, yeterli imkânlara sahip olamamak gibi, sizce hedeflerinize ulaşamamanızdaki engeller bunlardan birkaçı olabilir mi? Büyük bir ihtimalle birkaç sorumlu bulmuş olabilirsiniz. Bazen gözümüzden kaçan önemli bir sorumlu vardır o da kendimiz…Bilinçli yanımız, hedeflerimize ulaşmaya çabalarken bilinç dışı biriken korkularla kendini koruma güdüsüne girer. Bizi korumak yerine kendi kendimizi sabote eder konumda oluruz. Böylece karşımıza yeni zorluklar çıkmış olur. İçinizde ne kadar çok o şeyi tamamlamak isteseniz de erteledikçe işler tersine gitmeye başlıyor olabilir. Burada birbirine zıt iki durum olduğunu siz de fark etmiş olabilirsiniz. Tamamlamak istiyorsunuz ama erteledikçe çığ gibi büyüyor. Ertelemenin altındaki temel motivasyona bakmaya çalışalım. Altında yatan birçok neden olabilir. Kişinin geçmişte çok fazla eleştirilmiş olması, hata yaptığında çok büyük tepkiyle karşılaşmış olması, onu yetiştiren ebeveyninin beklentilerini karşılayamamış olma gibi birçok neden olabilir. Kişi bilinç dışında hata yapacağını hissedeceği duygudan kaçmak için o işi erteleme durumuna girebilir. Duygusal olarak korunmak için böyle yanlış bir yöntem seçilmiş olabilir. Dışarıdan sadece bir erteleme olarak görülen bir davranışın arka planında daha farklı şeyler barındırıyor olabilir. Bu erteleme davranışı için pek çok örnek verebiliriz. Yüksek lisans veya doktora tezi mükemmel olsun diye hiç başlayamamak veya iş hayatında başarısız olma korkusundan dolayı işe girmekten çekinmek gibi. Kendini sabote etme döngüsünü fark etmek burada önemlidir. Uzun bir süredir bu döngü içinde olduğunuzu fark etmiş görünüyorsunuz. Bu döngüyü kırmanın ilk adımı fark etmektir. Mükemmeliyetçilik ilerlemenizi engelleyen imkânsız bir standarttır. Kendini sabote etme davranışının altında asıl nedenin ne olduğuna bakarak küçük anlamlı değişikliklerle başlayabilirsiniz. Yapmayı planladığınız hedeflerinizi küçük parçalara bölerek üzerinde çalışmak istediğiniz tek bir şeyi seçebilirsiniz. Bir seferde büyük bir değişiklik yapmayı bekleyemeyiz. Bu durum gerçekçi ve sürdürülebilir olmayabilir. Yapmayı planladığınız şeylerin bir listesini yapıp belirli süreler ayırıp ilerlemek size nasıl gelir? Böylece hedeflerinize ulaşabilir ve kendinizi motive edebilirsiniz. Hissettiğimiz her duygunun bir anlamı vardır. Duygular bir alarm sistemi gibidir, bize uyarılarda bulunurlar. Duygularımızı önemsediğimizde hayati katkıları olduğunu görebiliriz. Geçmişte yaşadığımız travmalar çocukken zihnimize ağır yükler bırakmış olabilir. Bu sebeple duygularımızı bastırıyor ve yok sayıyor olabiliriz. Bu şekilde bir savunma mekanizması geliştirmiş olabiliriz. Bahsettiğiniz duyguları anlamaya çalışın. Duygularımızın en büyük işlevi hayatta kalmamıza yardım etmektir. Duygularımız acıdan kaçmaya, diğer insanlarla ilişki kurmamıza ve karşımıza çıkan sorunları çözmemize yardımcı olur. Hayatta karşımıza çıkan bazı durumlarda birden fazla duygu hissedebiliriz. Bazen ilk duygumuz öfke olabilirken bu duygumuz başka bir duyguyu da tetikleyebilir. İlk ortaya çıkan duygumuz birincil duygu, diğer duygu ikincil duygudur. Geçmişi özgürleştirmek ve bugünü anlayabilmek için duyguları tanımak ve duyguların size anlatmaya çalıştıklarına kulak vermek gerekir. Kendinize çok fazla yüklendiğinizi hissediyor olabilirsiniz. Zaman zaman kendinize dinlenme vakitleri oluşturmaya çalışın. Gün içinde kısa da olsa ruhunuza iyi gelecek güzel aktiviteler yapabilirsiniz. Negatif düşüncelerinizi yeniden çerçeveleme yaparak daha olumlu düşünceler oluşturabilirsiniz; “Keşke bu bölümü seçmeseydim” gibi düşünceler yerine, bu süreçten ne öğrenebileceğinize odaklanmak sizi daha olumlu bir noktaya yönlendirebilir. Bahsetmiş olduğunuz sıkıntılar için profesyonel destek almak isterseniz bir uzmana başvurmak faydalı olabilir. Sevgilerimle…

    Devamını Oku...

    Merhaba, Bu tür duyguların ne kadar zorlayıcı olabileceğini anlıyorum. Dış görünüşünüzle ilgili olumsuz düşünceleriniz olabilir, ancak eminim ki sevilecek ve değerli birçok özelliğiniz var. Bu süreçte yalnız olmadığınızı ve birçok kişinin benzer duygular yaşadığını bilmenizi isterim. Kendinize daha şefkatli olmayı deneyin. Kendinize göstereceğiniz şefkat, başkalarına göstereceğiniz şefkatten farklı olmamalı. Hepimiz kusurlu olabiliriz bu insan olmanın bir parçasıdır. Beraber, olumsuz düşüncelerinize farklı bir pencereden bakmayı deneyelim. İlk olarak, kendinizle ilgili olumsuz düşüncelerinizi fark etmeye çalışın. Bu düşünceleri yazmak size yardımcı olabilir. Daha sonra bu düşünceleri sorgulamaya başlayın. İnsan kendi içinde iki kişi gibidir: "Olduğu haliyle var olan ben" ve "Onu değerlendiren ben. " Bu iki ben ne kadar uyumlu olursa, o kadar huzurlu oluruz. Olduğu haliyle olan ben, doğal halimizdir. Değerlendirici ben ise, genellikle ebeveynlerimizden ve çevremizden aldığımız geri bildirimler doğrultusunda şekillenir. Bu ben, sevgi, saygı ve güven gibi temel ihtiyaçlarımızın karşılanmasıyla sağlıklı veya sağlıksız olabilir. Değerlendirici ben, var olan durumu olumsuz ve eleştirel bir dille vurguladıkça, var olan ben pasifize olmaya başlar ve değersizlik hissi oluşur. Değerlendirici ben, bizi daha iyiye ulaştırmak yerine zarar verir. Kişisel ve duygusal gelişimimiz için kendimize acımasızca değil, şefkatle ve anlayışla yaklaşmalıyız. Var olduğumuz halimizi kabul edip, neden bu şekilde davrandığımızı anlamaya çalışarak gelişim için ilk adımı atmış oluruz. Bir arkadaşımıza problemlerini anlatırken onu nasıl anlayışla dinliyorsak, bunu kendimizden neden esirgeyelim? Değerlendirici ben, var olan ben'e anlayışla yaklaştıkça, hatalarını daha gerçekçi şekilde değerlendirirse, bu iki ben arasında uyum daha fazla olacaktır. Bu, ruhsal açıdan daha dengeli olmamızı sağlar. İki benin ilişkisi, zor zamanlarda yaslanabileceğimiz bir dost gibi olmalıdır. Hayatımız boyunca bizimle olacak tek kişi kendimiziz, bu yüzden kendimizi iyi bir arkadaş olarak görmek hayatımızı daha kolay kılar. Yaşam zorlu bir mücadeledir. Kocaman evrende ayakta kalmaya çalışan aciz varlıklarız. Kalabalık içinde olsak da acılar ve zorluklar söz konusu olduğunda hepimiz hikayelerimizde yalnızız. Böyle zamanlarda en çok ihtiyacımız olan şey kendimize göstereceğimiz şefkattir. Uzun yıllar boyunca kendine şefkat gösteremeyen bir kişinin kısa sürede kendine anlayışla yaklaşması pek kolay olmayabilir. Bu durumu spor yapan bir kişi gibi düşünebilirsiniz; yavaş adımlarla ilerleyerek güzel bir sonuca ulaşabilirsiniz. Kendinize şefkatli ve anlayışlı olma yolculuğunda ilk adım, başınıza gelen olumsuzlukları sadece sizin yaşamadığınızı kendinize hatırlatmaktır. İnsan olmanın doğası bu; yaşadığınız şeylerin benzerlerini hatta aynılarını yaşayan başka kişiler de var. Bu, üzülseniz bile sizi güçlü hissettirebilir. Kendinizi kötü hissettiğinizde, başkalarıyla kendinizi kıyaslamak yerine, değer verdiğiniz bir kişi sizin yaşadıklarınızı yaşıyor olsaydı ona nasıl yaklaşırdınız? Ona ne gibi tavsiyeler verirdiniz? Bu soruların cevaplarını yazın ve sıklıkla bu alıştırmayı yaparak kendinize olan yaklaşımınızı daha şefkatli hale getirin. Bu süreçte, olumsuzluklara daha gerçekçi ve anlayışla yaklaşmayı öğrenebilirsiniz. Sevgilerimle…

    Devamını Oku...

    Merhaba, Meslek belirlemek, özellikle lise zamanlarında oldukça zorlayıcı ve kafa karışıklığına sebep olabilir. Bu zamanlarda kendini baskı altında hissediyor olabilirsin. Bu çok anlaşılır. Bu süreci büyük ve keşfedilmemiş bir ormanda yolunu bulmaya çalışmak gibi düşünebilirsin. Bu ormanda yürürken zaman zaman hangi yöne gideceğini bilemeyebilirsin. Yolculuğun ilk anlarında sık ağaçların ve karmaşık bitkilerin olması seni kaybolmuş gibi hissettirebilir. Ancak her adım seni kendi yoluna biraz daha yaklaştırır. Zaman zaman bu ormanda yürürken dinlenmeye ihtiyaç duyacaksın. Keşfetmeye ve yeni yollar denemen gerekebilir. Bazen geri dönüp farklı yollar deneyeceksin. Her yolculuk kendine özgüdür. Attığın her adım senin neyi istediğini, neyi sevdiğini daha iyi anlamana yardımcı olacak. Düşüncelerimiz duygularımızı ve davranışlarımızı etkiler. Kendimize dair olumsuz düşünceler duygusal durumumuzu olumsuz etkileyebilir. “Mesleğim hakkında karar verirken hangi adımları atabilirim” gibi bir cümle sana nasıl gelir? Ya da “ Yeteneksiz olduğumu düşündüğümde, bu düşüncemi destekleyen kanıtlar neler?(Bu düşüncemi çürütecek kanıtlar neler?)” Neyi sevip sevmediğini ifade etmişsin. Monotonluğu sevmiyor,şarkı söylemek seni huzurlu hissettiriyor ve yüzmeyi seviyorsun:)Bunlar senin yeteneklerin ve seni huzurlu güvende hissettiriyor. Her birey biriciktir. Sen de kendi varlığınla biriciksin. Yeteneklerin, sevdiğin sevmediğin şeyler, ilgi alanların, aklına gelen şeyleri ifade etme şeklin ile sen varsın. Başarılı olmak ve değer konusuna başka pencereden bakalım. Kendilik değerini başarıyla ilişkilendiriyor olabilir misin? Hadi bir kaç soru daha ekleyelim. Başarılı olmak senin için ne demek, neleri içinde barındırıyor? Başarılı olmadığında gerçekten değersiz mi olursun? Kendilik değerin sadece başarıya bağlı değildir. Bir bütün olarak sen değerlisin. Geçmişte başardığın şeyleri düşünelim. Hangi durumlardı onlar, nasıl elde etmiştin? Başarı ve değer konularında kendine karşı daha şefkatli olmayı deneyebilirsin. Hayat sürekli bir keşif yolculuğudur ve önemli olan kendini bulma ve doğru yolu bulma sürecini keyifle yaşamaktır. Sevgilerimle…

    Devamını Oku...