Yaren Naz Şentürk

Psk. Yaren Naz Şentürk

Avcılar, İstanbul

Aile Danışmanlığı, Sınav Kaygısı Danışmanlığı, Bireysel danışmanlık, çift danışmanlığı, depresyon, anksiyete, bdt, şema terapi

5.0
(1 Yorum)

Uzman Hakkında

Ben Yaren Naz Şentürk. 2024 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun oldum. Sonrasında Biruni üniversitesinde aile danışmanlığı eğitimimi tamamladım. Şu anda Özel Dünyam Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde çalışmayı sürdürüyorum. Aynı zamanda sınav kaygısı eğitimi çocuk ve ergenlerde Bilişsel Davranışçı terapi gibi eğitimlerle kendimi geliştirmeye devam ediyorum.

Eğitim

  • Orta Doğu Teknik Üniversitesi - Lisans

Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)

  • Aile Danışmanlığı eğitimi

Uzmanlık Alanları

Ergen Psikolojisi
Duygular
Aile Danışmanlığı
Öğrenme Güçlüğü
Çocuk ve Ergen Psikolojisi
Sınav Kaygısı
Zaman Yönetimi
Kariyer Rehberliği
Otizm
Akran Zorbalığı
Aile ve Çift Terapisi

Çalışma Ekolleri

  • Bilişsel Davranışçı Terapi
  • Çözüm Odaklı Terapi

Cevaplar (5)

Merhaba Azra,Yazdıklarını okurken, geçmişte birçok zorluk yaşadığını ve bu zorlukların da hâlâ senin aklını kurcaladığını görüyorum. Yks süreci gerçekten zor bir süreç ve bu süreçte çevreden gelen destek çalışma motivasyonu için oldukça önemli. Senin bu durumda çevrenden destek almak yerine kendini yalnızlaştırdığını, sana destek olmak isteyenler varken onları kendinden uzaklaştırdığını görüyorum. Arkadaşlarınla ne yaşadığını bilmiyorum ama onlar seninle görüşmek istiyorsa, onları reddetmek yerine en azından buluşup aranızdaki sorunları konuşmanın sana biraz da olsa iyi gelebileceğini düşünüyorum. Çünkü sorunlar konuşulup bir karara bağlanmadığında, sürekli geçmişe dönüp “Acaba o zaman daha farklı davransam nasıl olurdu?'' diye düşünmeye devam ediyor insan. Bir diğer nokta da arkadaşlarının ve ikizinin hayatlarını yoluna koydularını ama senin hayatını yoluna koyamadığını düşünüyor olman. Bu konuda sana söyleyebileceğim en önemli şey, kendini başkalarıyla kıyaslamaman gerektiğidir. Belki arkadaşlarının hepsi ilk senelerinde ya da birinci mezun senelerinde üniversite kazanmış olabilir. Bu durumda senin ikinci kez mezuna kalmış olman senin için oldukça bunaltıcı, zorlayıcı geliyor ve sana kendini başarısız olarak hissettiriyor olabilir. Unutma ki herkesin hayatı kendine göre ilerler. Bir başkasının ilk senede kazanması onun için doğru yol olabilirken, senin için ikinci mezunda yapacağın puan ve yerleşeceğin yer senin için hayırlı olan zaman olabilir. Bu yüzden kendini başkalarıyla karşılaştırmak yerine kendi hayatını kendi isteklerine göre şekillendirmek çok daha iyi olacaktır. Bu yazdıklarım romantik ilişkiler için de geçerli. İkizinin romantik bir ilişkisi olması seni mutlu ediyorken dışarıya bunun tam tersi olarak göstermen senin bir ilişkin olmadığı için onun da ilişkisi olmasını istememenden kaynaklanıyor olabilir. Bir kişi için ikizinin olması doğduğu andan beri yanında olan onu anlayan, konuşan, hem kardeş hem arkadaş ilişkisinin bir arada yaşadığı bir kişiye sahip olması gerçekten çok güzel bir şey. Belki onun şu an romantik partneriyle daha çok zaman geçirmesi, sana yeterince zaman ayırmaması senin onun ilişkisine karşı negatif duygular sergilemene neden oluyor olabilir ama o senin ikizin ve her zaman senin yanında olacaktır. Son olarak, seni olumsuz etkileyen geçmiş ilişkin hakkında da bir şeyler söylemek istiyorum. Gençlik yıllarında yaşanan ilk romantik ilişkiler kişi üzerinde çok fazla etkili olabilir. Ne yazık ki senin bu ilişkinin çok da hoş olmayan bir şekilde bitmiş. Onun ilişki bittikten sonra da canını yakmak istemesi ve senin ona söylemek istediklerini söyleyememen, senin hâlâ onu düşünmene sebep oluyor. Bu yüzden ona söylemek istediklerin neyse bunları sürekli düşünmeye devam etmek yerine söylemek istediklerini bir kağıda onunla konuşuyormuş gibi yazıp sonrasında kağıdı yırtabilir ya da yakabilirsin. Ya da imkanın varsa bir psikoloğa giderek bu geçmişte yaşadığın sorunların etkilerinden kurtulmaya çalışabilirsin. Umarım bu yazdıklarım sana yardımcı olur.

Devamını Oku...

Merhaba Sevgili Danışanım,Hayatımızda birçok sınava hazırlanıyoruz, birçok sınava giriyoruz ve maalesef ki bu sınavlar bizim hayatımızı belirleyen önemli bir yere sahipler. ''Ya başaramazsam?'', '' Bu sene de kazanamazsam ne olur?'' gibi düşünceler sınav anında geldiğinde oldukça endişe verici sorunlar ve sınav anındaki dikkat durumuna da olumsuz yönde etki ediyor. Aslında kaygı miktarı ideal bir düzeyde olduğunda bizim için faydalı bir duygudur. Eğer hiç kaygı hissetmezsek o sınava çalışmak için harekete geçmeyiz. Ancak kaygı seviyesi olması gerekenin üzerine çıktığında yaşadığımız fiziksel ve duygusal tepkiler o an bizim doğru şekilde hareket etmemizi engeller. Öncellikle sana kaygının sana hissettirdiklerini daha iyi anlamak istiyorum. Kaygılı olduğunda vücudunda herhangi bir fiziksel tepki oluyor mu? Nefes daralması, kalp çarpıntısı, karın ağrısı, mide bulantısı ve baş dönmesi gibi. Sınav anında etraftakileri ya da geçen zamanı düşünüyor musun? ''Daha önce yapamadım, yine başarısız olacağım. '' düşüncesine sahip misin? Yoksa '' Başarısız olursam ailemi hayal kırıklığına uğratırım. '' düşüncesinin ağırlığını mı hissediyorsun?Bu gibi düşünceler genellikle bilişsel çarpıtmalar dediğimiz düşüncelerdir ve kaygıyı azaltmak için önce bu olumsuz düşüncelerimizi değiştirmemiz gerekmektedir. Çünkü düşüncelerimiz duygularımızı, duygularımız da davranışlarımızı etkilerler. Bir örnek vermem gerekirse '' Daha önce başarısız oldum, yine başarısız olacağım. '' düşüncesi genelleme yaparak bilişsel çarpıtma yapmaktır. Bu düşünce geldiğinde hemen umutsuzluğa kapılmak yerine bu düşünceyi '' Daha önce sınava hazırlanırken yeterince hazırlanmamıştım, ilk kez sınava girmiştim ve ne yapacağımı bilmiyordum. Şimdi ise daha çok hazırlandım ve sınavda beni neyin beklediğini biliyorum. '' gibi daha gerçekçi bir düşünce yaratmak kaygıyı azaltmak noktasında etkili olabilir. Tabii ki bu bir gün de değişebilecek bir düşünce değil o yüzden hemen ''Hiçbir işe yaramıyor. '' diye düşünerek bırakmak yerine biraz sabırlı olmanı istiyorum. Bunların dışında sınav anında ya da ders çalışırken kaygı hissettiğinde uygulayabileceğin bir kaç egzersiz önermek istiyorum. Bu egzersizler nefesini ve kalp atışlarını düzenlemede ve anda kalmana yardımcı olacaktır. Umarım bu yazdıklarım senin için faydalı olur.

Devamını Oku...

Merhaba sevgili danışanım,Öncellikle yazdıklarını okurken içinizdeki kaygıyı benim de hissettiğimi söyleyerek başlamak istiyorum. Zaman zaman hepimizin aklından engel olamadığımız kötü şeyler geçer. Hayatta her zaman iyi şeyler olmadığı gibi düşüncelerimiz de her zaman iyi olmayabilir. Ama unutulmamalıdır ki hayat iyi ve kötü anların bir bütünüdür. Bu olayları iyi ve kötü olarak ayıran şey bizim kafamızdaki kriterlerdir. Ancak yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla, sizin için kötü bir düşünce aklınıza gelip geçtiğinde sizin üzerinizde bıraktığı etki oldukça uzun süreli oluyor ve zihninizi uzun süre meşgul ediyor. Merak ediyorum, bu düşüncelerin aklınıza gelme sıklığı nedir? Attığınız her adımda o anda ne düşünüp düşünmediğinizi değerlendiriyor musunuz? Yoksa günün koşturmacası içinde sadece bazı anlar da mı fark ediyorsunuz bu durumu? Eğer her adımınızda bunları düşünüyorsanız bu gün içinde sizi oldukça zorluyor olmalı. Bu düşünceler aklınıza geldiğinde kendinizi daha iyi hissetmek için uyguladığınız bazı ritüeller var mı? Eğer varsa bu takıntılı düşünceleri uzaklaştırmak için bazı kompulsiyonlar ürettiğinizi gösterir. Tekrarlayan düşünceler ve bu düşüncelere karşı yapılan zorlayıcı düşünceler obsesif-kompulsif bozukluğun belirtileri olabilir. Ancak tabii ki takıntılı düşüncelere sahip olan herkes obsesif- kompulsif bozukuluğa sahiptir diyemeyiz. Bu düşünceleriniz ne kadar zamandır var? Gün içinde ne kadar sizi rahatsız ediyorlar? Ayrıca bir diğer olasılık olarak bu düşüncüler sizi gün içinde bazı anlarda da meşgul ediyor olabilir. Eğer öyleyse bu düşünceler hangi anlarda geliyor? Olumsuz düşünceler bazen hayattaki stresli ve zorlayıcı zamanlardan sonra geliyor olabilir. Takıntılarınızın sebebinin bu olabileceğini düşünüyorsanız olumsuz bir düşünce aklınıza geldiğinde durup öncesinde bu düşünceyi neyin tetiklediğini, bu düşünce geldiğinde neler hissettiğinizi bir kağıda not almak düşüncelerinizin altında yatan sebepleri anlamanıza yardımcı olabilir. Yazdıklarınız hakkında bir diğer merak ettiğim şey ise kötü düşünceler sonrasında sevdikleriniz hakkında endişelendiriyor olması. Herkes sevdiği insanlar için endişelenir ancak hangi kötü düşünce onlara zarar verebilir? Size bunun olacağını düşündüren nedir?Son olarak olumsuz düşünceleri azaltmak için o düşünceleri tamamen yok saymak yerine var olduklarını kabul etmek gerekir. Sonrasında bu düşüncelerin doğruluğunu ve gerçekçiliğini değerlendirmek, gerçekçi olmayanların yerine alternatif olarak daha gerçekçi düşünceler getirilmeye çalışılmalıdır. Bunu yapmak için kısa bir süre yeterli değildir, uzun bir sürece ihtiyaç vardır. Fakat size gün içinde bir düşünce sizi rahatsız ettiğinde rahatlamanız ve olumsuz düşüncelerden uzaklaşmanız için bir kaç egzersiz önereceğim.

Devamını Oku...