Aile

13 haftalık gebeyim

anonimss20 Ağustos 2026 12:50
çocukken baba kız ilişkilerinden yaşadığım bazı şeylerden kaynaklı olarak kız cocuğumun olmasını hiçbir zaman istemedim. üzerine 12. haftada erkek olduğu kesin bir şekilde söylenen bebeğimin 14. haftada %100 olarak kız olduğu söylendi. Bunu duyduğumdan beri ağlama krizleri yaşıyorum. kendimi hiç kız bebekle hayal etmemiştim. bu durumda annem dahil herkes beni dışlıyor kimse anlamıyor kimseye anlatamıyorum bebeği nasıl kabul edeceğimi hiçbir şekilde bilmiyorum onu aldıramam tek bir hakkım olsa o güne gidip hamile kalmamayı seçerdim ama bunun dönüşü yok bana yol gösterin napacağım nasıl kabul edeceğim o bebeğe haksızlık yapamam kız çocuğunu hayatımın hiçbir safhasında hayal bile etmedim evde benden başka bir kız görmeyi kafamda kuramıyorum ben ciddi anlamda bu konuda patolojik hissediyorum ve bu çocuğa zarar veriyor eminim. babası da tüm bu sözlerim yüzünden çok üzülüyor ama ben keşke evliliğime bir çocuğu dahil etmeseydim diye ağlıyorum öte yandan bana verilen sağlıklı bir çocuk için bunları düşündüğüm için kendimden nefret ediyorm ama takıntımdan vazgeçemiyorum çok çaresizim

Bu soru 22 Ağustos 2026 11:37 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan, yazdıklarınızdan ne kadar çaresiz hissettiğinizi görmemek mümkün değil. Özellikle hem hamilelikle hem de geçmişteki bir yarayla bu kadar derinden bir yerden uğraşmak oldukça zor olmalı. Hadi gelin yazdıklarınızı birlikte değerlendirelim.


Çocukluğunuzda baba-kız ilişkinizde yaşadığınız sorunlar ve yaralar nedeniyle, belki içinizde “benim yaşadıklarımı çocuğum yaşamasın” diyen çok güçlü bir taraf oluşmuş olabilir. Kız çocuğu sizin için yalnızca bir cinsiyeti değil; çocukluğunuzda yaşadığınız acıları, korkuları, çaresizliği ve belki de o dönemde kendinizi koruyamamış olmayı temsil ediyor olabilir. Bu nedenle erkek çocuk ihtimalinde rahatlayıp kız çocuğu ihtimalinde bu kadar yoğun bir tepkinin ortaya çıkması, aslında üzerinde durmaya değer çok önemli bir bağlantı gibi geliyor.


Burada belki kendimize “Neden kız çocuk istemiyorum?” sorusundan biraz farklı bir soru sormamız gerekiyor: “Kız çocuğu benim için ne ifade ediyor?”* Kızınızın başına gelebilecekler sizi korkuyor olabilir mi? Onu koruyamama ihtimali mi sizi rahatsız ediyor? Yoksa onun kız olması, sizin kendi çocukluğunuzla ilgili çok acı veren bir yere mi dokunuyor? “Benim yaşadıklarımı o da yaşar” düşüncesinin altında nasıl bir korku olduğunu anlamaya başladığımızda, bugün yaşadığınız yoğunluğu da daha iyi anlamlandırabiliriz.


Çünkü belki şu anda bebeğinizin geleceğiyle kendi geçmişiniz birbirine karışmış durumda. Sizin yaşadıklarınız gerçekti; fakat kızınızın yaşayacağı hayat henüz yazılmış değil. Sizin ailenizi, babanızı ve çocukluğunuzdaki koşulları seçme şansınız yoktu. Bugün ise geçmişte size yaşatılanları fark eden ve bunların kendi çocuğunuza da yaşatılmasından korktuğu için yardım arayan bir tarafınız var. Ayrıca, her ne kadar bu ihtimal size korktucu gelse de, çocuğunuza özellikle yaşadıklarınızı yaşatmamaya özen gösterecek de farkındalıklı bir alanınız da var. Bunlar çok kıymetli.


Bir de kendinize yönelttiğiniz suçluluğa biraz bakalım., “ona haksızlık yapıyorum”, “bu çocuk bundan zarar görüyor” diyorsunuz. Oysa bir düşüncenin veya duygunun ortaya çıkması, onu seçtiğiniz ya da davranışa dönüştüreceğiniz anlamına gelmez. Şu anda bebeğinize zarar vermekten korkmanızın kendisi bile, onunla ilgili ne kadar dikkatli ve kaygılı olduğunuzu gösteriyor. Bu nedenle hissettiğiniz şeyi bastırmaya çalışmak yerine, bu duygunun nereden geldiğini anlamaya çalışmak daha koruyucu olabilir.


“Keşke hamile kalmasaydım” ve “keşke evliliğime bir çocuğu dahil etmeseydim” demeniz de üzerinde ayrıca durulması gereken bir yer. Bu cümleleri hemen “bebeğimi istemiyorum” şeklinde yorumlamak yerine, içinde bulunduğunuz çaresizliğin bir ifadesi olarak da duyabiliriz. Belki geri dönüp her şeyi değiştirme isteğinizin altında, aslında şu anda hissettiğiniz bu yoğun duygudan kurtulma arzusu vardır. Bunu zaman içinde birbirinden ayırabiliriz.


Bu nedenle şu anda kendinizi kızınızı kabul etmeye, onu hayal etmeye veya onun için mutlu hissetmeye zorlamayın. Bunları zorlamak muhtemelen üzerinizdeki baskıyı artıracaktır. Şimdilik yapabileceğiniz şey, kızınızla ilgili zihninizden geçenleri fark etmek olabilir. Örneğin “Kızım olduğunda en çok korktuğum şey...” diye başlayıp aklınıza gelenleri yazabilirsiniz. Ardından “Bu korku bana geçmişimde neyi hatırlatıyor?” diye bakabilirsiniz. Amacımız cevabı hemen bulmak değil; bugünkü korkuyla geçmişteki yaranın nerede birbirine bağlandığını görmeye başlamak.


Ve belki şu aşamada kendinize verebileceğiniz en önemli izin şu: Henüz ne hissedeceğinizi bilmek zorunda değilsiniz. 14. haftada öğrendiğiniz bir gerçekle çok yoğun bir şekilde sarsılmış durumdasınız. Şu anda yaşadığınız şey bir sonuç değil, bir süreç. Bugün hissettiğiniz duyguların kızınızla kuracağınız ilişkinin tamamını belirleyeceğini bilmiyoruz. Önünüzde bu duyguları anlamak, geçmişinizle bugün arasındaki ayrımı kurmak ve kendi anneliğinizi geçmişte size yaşatılanlardan bağımsız olarak yeniden düşünmek için zaman var.


Bu kadar yoğun ağlama krizleri yaşadığınızı da göz önünde bulundurarak, özellikle baba-kız ilişkinizde yaşadığınız deneyimleri çalışabileceğiniz bir psikologtan gebelik döneminde destek almanızı öneririm. Çünkü burada yalnızca bebeğin cinsiyetiyle ilgili bir kabullenme güçlüğünden ziyade, geçmişinizdeki çok hassas bir yerin yeniden harekete geçtiğini düşünüyorum. Bunu tek başınıza çözmek zorunda değilsiniz.


Şimdilik kendinize “Neden böyleyim?” diye yüklenmek yerine, “Bende neye dokundu da bu kadar canım yandı?” diye bakmayı deneyin. Bence üzerinde çalışabileceğimiz asıl yer tam da burası.


Tekrardan danışmak istediğiniz bir konu olursa her zaman bana ulaşabilirsiniz.


Sevgiyle Kalın

Psikolog Ecem Bakıner


Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular